<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/7409 E. , 2025/8277 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/7409<br>Karar No : 2025/8277<br><br> <br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Kurulu / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından kamu davası açıldığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam ettiği ve bekletici mesele yapılması gerektiği, idari soruşturma raporunun hatalı olduğu, araba alım satımı, ticari ilişki ve komşuluk hukuku haricinde olaylarda hiçbir dahlinin bulunmadığı, C.K.'ye araç satmasının ya da onunla aynı araç içerisinde yer almasının suç olarak kabul edilmemesi gerektiği, C.K.'nin yıllar önce babası ile ticaret yaptığı, bu şahıs ile arkadaşlık yaptığı, aynı zamanda ikamet ettiği sitede komşusu olduğu, C.K.'nin uyuşturucu madde ticareti içerisinde olduğuna dair verilen herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, 29/10/2022 tarihinde "..." plakalı araçta görüntü verilmesinin doğal olduğu, bu aracın kendisi tarafından satılan "..." plakalı aracın yerine geçici olarak ve 29 Ekim tatili nedeniyle yarım gün adliyeye mesaiye gitmek için aracın satıldığı galericilik yapan C.K.'den alınan ve adliyeye gelindikten sonra iade edilen araç olduğu, iade edildikten sonra C.K. ve M.K. tarafından kullanılmasının ve PTS görüntüsü alınmasının da normal olduğu, bu aracın onların aracı olduğu, araçta o tarih itibarıyla kendisinin olmaması ya da onlara artçı öncü ilişkisi ile bağlı bulunmamasının önemli olduğu, anılan tarihte Antalya'da olduğu, ... veya ...'da bulunmadığı, "..." ve "..." plakalı araçlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı M.T.Y.'yi arayarak aracı sattığını ancak noter satış evrakı olmadığını, harici satış ile aracı sattığını bildirdiği, adli kovuşturma sonucu beklenmeden hakkında verilen meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller işlediği sübuta erdiğinden, davacının eylemlerinin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu dikkate alındığında 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından; 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmektedir.<br>T.C. Anayasasının 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. <br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br> Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir."hükmüne yer verilmiştir.<br>Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, soruşturma raporu, alınan beyanlar, savunmalar birlikte değerlendirildiğinde davacının 26/03/2018 tarihinden bu yana ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı, Cumhuriyet savcısı olmadan önce Antalya ilinde serbest avukatlık yaptığı, ... ilinde görev yapmakta iken ... ilinde uyyşturucu madde naklederken yakalanan görevli polis memuru ... ve onun irtibatlı olduğu ... ile aynı sitede oturduğu, uyuşturucu naklinde kullanılan ... plaka sayılı Audi marka aracın ilgilinin babası ... tarafından 600.000,00 TL bedelle ... Gayrimenkul Ltd. Şti yetkilisi ...'den satın alındığı, aracın devrinin noter huzurunda yapılmadığı, sözleşme tarihinin 10/10/2021 olduğu, aracın alınmasından bir gün sonraki PTS görüntülerine göre ilgili ile ... 'un araç içerisinde oldukları ve aracı...'un kullandığı, yine 12/10/2021, 13/10/2021 ve 15/10/2021 tarihlerinde ilgilinin ... ile birlikte araçta görüntülerinin yer aldığı, bu tarihlerde de aracı kullananın ... olduğu, 17/10/2021 tarihinde ilgilinin aynı araçta bu kez ... ile PTS görüntülerinin yer aldığı, iki PTS görüntüsünde de aracı kullananın ... olduğunun belirlendiği, 19/10/2021 tarihli PTS görüntüsünde ise ilgili ile ... 'un görüntülerinin yer aldığı, uyuşturucu maddelerin yakalandığı 29/10/2021 tarihinden bir gün öncesinde yani 28/10/2021 tarihli PTS görüntüsünde ilgilinin ... plaka sayılı araç ile saat 09.01 'de araçta tek başına olduğu halde görüntü verdiği, aynı gün 13.34 sıralarında söz konusu aracın yine ilgilinin sevk ve idaresinde iken görüntü kaydının yapıldığı, olay günü olan 29/10/2021 günü saat 18.50 sıralarında ... ve ...'un ... plaka sayılı araç ile ...-Karapınar-Ereğli yolu girişinde PTS görüntüsünün yer aldığı, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen polis memuru ... 'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın öncü-artçı olacak şekilde ... iline girdiklerinin tespit edildiği, soruşturmada ismi geçen ... 'un ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... sayılı soruşturma dosyasında da uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle şüpheli olduğu, bu olayın da polisin takibi ile şüpheliler tarafından öncü-artçı olacak şekilde gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, bunun yanı sıra ilgilinin yukarıda adı geçen şüphelilerle farklı tarihlerde de sıkı irtibatının bulunduğu HTS ve PTS kayıtları ile belirlendiği, ilgilinin olayı haber aldıktan sonra duruşma savcılığını yaptığı ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ...'i aradığında ... plaka sayılı aracın satış sözleşmesi olmadığını söylediği ancak daha sonra uyuşturucu maddelerin yakalandığı 29/10/2021 tarihinden iki gün önce yapılmış gibi gösterilen ...ile arasındaki haricî araç satış sözleşmesini ibraz ettiğinin anlaşıldığı, ilgili hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma numaralı dosyasında uyuşturucu ticareti yapmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından soruşturma yürütülmekte olduğu, ilgilinin bu soruşturma kapsamında 22.07.2022 tarihinde tutuklandığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ise soruşturma sonucu davacının eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan ilgilinin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İncelenen soruşturma dosyasından, davacının soruşturmaya konu eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğunun sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/06/2025 tarihinde, davacı vekili tarafından sunulan 27/06/2025 tarihli dilekçede ceza davasının bekletici mesele sayılarak duruşmanın ertelenmesine karar verilmesi, bu aşamada mazeretli sayılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de söz konusu erteleme ve mazeret talebi yerinde görülmedi, davacının geldiği, davalı idare vekili Av. ...'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra, gelen taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br>Davacı hakkında mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren, etik ilkelere aykırı nitelik arz eden davranışlarda bulunarak ... Adliyesinde muhtelif konularda soruşturmaları olan C.K. ile irtibatlı olduğu, kolluk görevlilerince 29/10/2021 tarihinde ... plaka sayılı araç ile ... iline uyuşturucu madde nakledileceği yönünde bilgiler edinilmesi üzerine aynı gün saat 21.00 sıralarında ... İli, Karatay İlçesi, Tatlıcak Mahallesi, Ereğli ... Çevre Yolu ... istikametinde oluşturulan uygulama noktasına gelen C.A. ile N.A. isimli şahısların içerisinde bulunduğu ... plaka sayılı aracın durdurulduğu, araç sürücüsü C.A. isimli şahsın “ben polisim” diyerek araçtan inmediği ve görevli polis memuruna araçla çarparak kaçmaya başladığı, kolluk görevlilerince ... plakalı aracın takip edildiği, C.A.'nın bir başka araca çarparak durduğu, araçtan inerek kaçmaya devam ettiği sırada yakalandığı, araçta yapılan aramada 24.600,00 gram uyuşturucu madde ele geçirildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden C.A. ve araçta bulunan eşi N.A. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan soruşturma başlatıldığı, C.A.'nın ... Sulh Ceza Hâkimliğinin kararı ile tutuklandığı, N.A.'nın ise adli kontrol altına alınmasına karar verildiği, C.A.'dan elde edilen maddenin eroin maddesi olduğunun kriminal raporunda ifade edildiği, C.A. ve N.A.'dan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede C.A.'nın irtibatlı olduğu, yapılan HTS ve PTS karşılaştırmasında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçuna iştirak ettiği yönünde somut deliller elde edildiği iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Anılan soruşturma sonucunda davacı hakkında düzenlenen 18/07/2022 tarihli soruşturma raporu üzerine tesis edilen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "...Cumhuriyet savcılığı mesleğini icra eden ve buna bağlı olarak sosyal hayatında içinde bulunacağı ortam ve mekanları titiz bir şekilde seçerek mesleğin saygınlığını koruması gereken davacının uyuşturucu ticareti suçundan yürütülen soruşturmada adı geçen şüphelilerle doğrudan ve yakın irtibatının bulunduğu, mezkûr şahıslarla meslek onuruna uygun olmayan ilişkiler içerisine girdiği, sübut bulan eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak mahiyette olduğunun anlaşıldığı ..." şeklindeki gerekçe ile davacı 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır. <br>Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 15/03/2023 tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. <br>Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br>Öte yandan; UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu dava konusu disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayısına kayıtlı davanın açıldığı, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan davanın derdest olduğu görülmüştür.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.", son fıkrasında; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklanmakta olup, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamaları gerekmektedir. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Yargının güvenirliğine doğrudan etken olan kamu yararı, kamu görevlilerinden uymaları gereken meslekî ve etik kurallar açısından büyük bir önem arz etmektedir. Özellikle meslekî yaşamı ile bağlantısı olabilecek özel hayat yaşantısında meslekî ve etik kurallara aykırı davranışlarının kamu görevlilerinin ve bu bağlamda kamu hizmetinin saygınlığı ve yargının güvenirliği hususunda belirli bir etkiye sahip olabileceği hususu da bir gerçekliktir. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.<br>Hâkimler ve savcılar Anayasa ve kanunlarla kendilerine verilen görev ve yetkileri, yazılı olsun ya da olmasın evrensel anlamda hâkim ve savcıları bağladığı hususunda kuşku bulunmayan etik kurallara tabi olarak yerine getirmelidirler.<br>Nitekim Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilmiş ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tüm hâkim ve savcılara genelge olarak duyurulmuş olan "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri"nde bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmıştır. Yine Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 10/10/2006 tarih ve 424 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilerek Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından tüm hâkim ve savcılara duyurulan Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri” de Bangalor İlkeleri ile benzer ilkeleri içermektedir.<br>Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde hâkimin; herhangi bir yerden herhangi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmesine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışı ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmesi; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması; sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hâkimin, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda olduğu ve bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapması, özellikle yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranması; diğer vatandaşlar gibi ifade, inanç, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne sahip olduğu ancak bu hakların kullanılmasında, yargı mesleğinin onurunu, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyacak şekilde davranması gerektiği hususları belirtilmiştir.<br>Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.<br>Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile HSK Başmüfettişince düzenlenen 18/07/2022 tarihli soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının, 26/03/2018 tarihinden bu yana ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı, Cumhuriyet Savcısı olmadan önce Antalya ilinde serbest avukatlık yaptığı, ... ilinde görev yapmakta iken ... ilinde uyuşturucu madde naklederken yakalanan ... Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru C.A. ve onun irtibatlı olduğu C.K. ile aynı sitede oturduğu, uyuşturucu naklinde kullanılan ... plaka sayılı ... A6 marka, 2016 model aracın davacının babası M.Y. tarafından 600.000,00 TL bedelle ... Gayrimenkul Ltd. Şti yetkilisi İ.İ.'den satın alındığı, aracın devrinin noter huzurunda yapılmadığı, sözleşme tarihinin 10/10/2021, aracın Audi A6 marka, 2016 model siyah renk olduğu, aracın alınmasından bir gün sonra 11/10/2021 tarihli PTS görüntülerine göre davacı ile C.K.'nin araç içerisinde olduğu, aracı kullananın C.K. olduğunun tespit edildiği, 12/10/2021, 13/10/2021 ve 15/10/2021 tarihlerinde davacının C.K. ile birlikte araçta görüntülerinin yer aldığı, bu tarihlerde de aracı kullananın C.K. olduğu, 17/10/2021 tarihinde davacının aynı araçta bu kez M.K. ile PTS görüntülerinin yer aldığı, iki PTS görüntüsünde de aracı kullananın M.K. olduğunun belirlendiği, 19/10/2021 tarihli PTS görüntüsünde ise davacı ile S.K.'nin görüntülerinin yer aldığı, bu kez aracı kullananın davacı olduğu, S.K.'nin aracın ön yolcu koltuğunda olduğunun görüldüğü, uyuşturucu maddelerin yakalandığı 29/10/2021 tarihinden bir gün öncesinde yani 28/10/2021 tarihli PTS görüntüsünde davacının ... plaka sayılı araç ile saat 09.01’de araçta tek başına olduğu halde görüntü verdiği, aynı gün 13.34 sıralarında söz konusu aynı plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresinde iken görüntü kaydının yapıldığı, olay günü olan 29/10/2021 günü saat 18.50 sıralarında C.K. ve M.K.'nin ... plaka sayılı araç ile ...-Karapınar-Ereğli yolu girişinde PTS görüntüsünün yer aldığı, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen polis memuru C.A.'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile M.K.'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın öncü artçı olacak şekilde ... iline girdiklerinin tespit edildiği, soruşturmada ismi geçen C.K.'nin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında da uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle şüpheli olduğu, bu olayın da polisin takibi ile şüpheliler tarafından öncü artçı olacak şekilde gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, bunun yanı sıra davacının adı geçen şüphelilerle farklı tarihlerde de sıkı irtibatının bulunduğunun HTS ve PTS kayıtları ile belirlendiği, davacının olayı haber aldıktan sonra duruşma savcılığını yaptığı ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı M.T.Y.'yi aradığında ... plaka sayılı aracın satış sözleşmesinin olmadığını söylediği, akabinde uyuşturucu maddelerin yakalandığı 29/10/2021 tarihinden iki gün önce yapılmış gibi gösterilen S.K. ile davacı arasındaki harici araç satış sözleşmesinin ibraz edildiği, ... plaka sayılı aracın kiralanması sürecinde aracın M.B.Y. kiralanarak, kiralama ücretinin davacı tarafından ödenmesi, davacının isminin gizli kalması yönündeki isteğinin tanık E.Ç.'nin beyanı ile ortaya çıktığı, ... ilinden başlayıp ... ya da Antalya iline yapılan yolculukların tümünde kiralık ya da başka kişiler adına kayıtlı araçların kullanıldığı, olay tarihinden bir gün önce 28/10/2021 tarihinde M.B.Y. ile davacının Antalya iline kiralık araç olan ... plaka sayılı araç ile gitmeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının C.K. ile doğrudan irtibatının bulunduğu, organizasyon içerisinde uyuşturucu maddenin temini ile birlikte diğer illere sevkinde kullanılacak araçları ayarladığı, uyuşturucu maddelerin Antalya iline gitmesi durumunda durumunda Antalya’da ikamet eden babası M.Y.'nin yardımıyla depoladıkları, akabinde tekrar sevkiyat aşamasında kullanılan aracı istenilen şehre götürerek organizasyonun içinde yer alan diğer şüphelilere aracı teslim ettiği, davacının tüm bunları yaparken icra ettiği kamu görevinin kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullandığı, mesleki tecrübesi ile şüpheli şahıslara takibin etkisiz kılınması için yol ve yöntemler gösterdiği, işlediği suçun 2802 sayılı Yasa’nın 93/2. maddesi kapsamında kişisel suç olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında davacının da içinde bulunduğu şüpheliler hakkında soruşturma yürütüldüğü, rapor yazım tarihinde soruşturma dosyasının muktezaya bağlanmadığının izlendiği, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma numaralı dosyasında uyuşturucu ticareti yapmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından soruşturma yürütüldüğü, davacının bu soruşturma kapsamında 22/07/2022 tarihinde tutuklandığının belirlendiği, davacının görevini icra edip yetkilerini kullanırken yargı etik kurallarına uygun hareket etmediği, gerekli dikkat, özen ve duyarlılığı göstermesi gerekirken müsnet eylemleriyle, uluslararası belgelerde yer alan yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmadığı değerlendirilmiştir.<br>Belirtilen tespitler doğrultusunda, Cumhuriyet savcılığı mesleğini icra eden ve buna bağlı olarak sosyal hayatında içinde bulunacağı ortam ve mekanları titiz bir şekilde seçerek mesleğin saygınlığını koruması gereken davacının uyuşturucu ticareti suçundan yürütülen soruşturmada adı geçen şüphelilerle doğrudan ve yakın irtibatının bulunduğu, davacının mezkûr şahıslarla meslek onuruna uygun olmayan ilişkiler içerisine girdiği, davacıya isnat edilen eylemlerin sabit olduğu belirtilerek Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi tarafından davacının mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Yargı görevini yerine getiren kişilerin, özellikle yargı mesleğinin onuru ile uyumlu davranmaları ve mesleğin kendisine verdiği yetkileri kötüye kullanmamaları gerektiği açıktır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının eylemlerinin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu ve mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu itibarla, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemleri tespit edilen davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> <br>D) KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
memur