<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14143 E. , 2024/22488 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/14143<br>Karar No : 2024/22488<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, üst amir kanaatinin soyut ve çelişkili olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, ByLock isimli uygulamayı kullanmadığı, kullanıcının kim olduğunun tespit edilemediği, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen fişleme bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı delil olduğundan hükme esas alınamayacağı, İ.D. isimli şahsın mahkemeye ifade vermeye gelmediği ve dosyada yer alan ifadesine de mahkemece itibar edilmediği, OHAL KHK'sı adı altında yapılan genel düzenleyici işlemi nitelendirmenin mahkemenin görevi olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği,KHK ile kesin ve yürütülebilir bireysel işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminde Anayasa ve kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. <br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;<br> "...Sanığın adına kayıtlı ... numaralı hat üzerinden ilk tespit 15/08/2014 tarihli Bylock programını kullandığı ancak bu hatta ilişkin Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağının tespit edilememiş ise de BTK dan getirtilen kayıtlarda sanık adına kayıtlı bu hattın CGNAT kayıtlarının tespit edildiği, ... Tanık C.D.’ın beyanlarında sanığın komşusu olup ADSL hattının WİFİ şifresini sanığa verdiğini, 2015'in Eylül ayında evinden taşindiğını, ... bylock ID sine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağında bu Bylock İd’sinin C.D. adına kayıtlı ADSL hattı üzerinden kullanıldığının anlaşıldığı, söz konusu ... bylock İd si kullanıcısının Ö.Y., M.D., E.D. isimli kişilerle Bylock üzerinden görüştüğünün tespit edildiği, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağında söz konusu bylock hattında kullanıcı adı ... şifresinin ... olduğu, sanık...’in de 06.11.1994 doğumlu oğlu E.B. isimli bir dönem polis okuluna giden bir çocuğunun bulunduğu, “06” nın oğlu E.’in doğum günü “94” ün ise oğlu E.’in doğum yılı olduğu, söz konusu ... bylock ID sinde sadece bylock arama kayıtlarının bulunduğu bylock arama kayıtlarında tarih ve saatlerin yer aldığı, sanık...'in adına kayıtlı... numaralı HTS kayıtlarının incelenmesinde sanığın ... bylock ID sinde ekli kişilerden olan E.D. isimli polis memuru ile normal cep telefonu yolu ile de uzun süreli onlarca telefon görüşmesi yaptığı bu nedenle Bylock İd sindeki E.D.’ı zaten tanıdığının tespit edildiği, tanık C.D.’ın ise E.D. ile bir HTS irtibatının tespit edilmediği, yine 131279 nolu bylock ID sinde son online tarihinin 20/05/2015 saat 20:25 olduğunun belirtildiği, sanık...'e ait ... nolu cep telefonuna ait CGNAT kayıtları da incelendiğinde bu CGNAT kayıtlarının en son 20/05/2015 tarihinde sinyal verdiği, tanık polis memuru R.Ş.’in de mahmememizce alınan yeminli beyanında 2010-2015 yılları arasında Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalıştığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içeriisnde kendisinin, sanık ...’in ve E.D. isimli polis memurunun kendilerinden sorumlu ismini ...olarak bildikleri kişinin sorumluluğunda bir grup olduklarını, Kod isimleri kullandıklarını, kendisinin kod adının ... olduğunu, sanığın kod adını ... olarak bildiğini. E.'ın kod adını da ... olarak bildiğini, ... kod isimli şahsın bir sohbet esnasında bylock programını kurduğunu, Bylock programında sanık ...’in ... olarak göründüğünü, E.’ın ise ..., kendisinin ise ... ismi ile ekli olduğunu, bu bylock programını ... numaralı kayınpederi üzerine kayıtlı olan ancak eşinin kullandığı hat üzerinden kullandığını, bylock programında ... kod adlı kişi İbrahim ve E. isimli kişilerin olduğunu, bylockunda çok fazla kişi bulunmadığını, düzenli olmamakla beraber 2-3 haftada bir herkesin evinde toplandıklarını, sanığın evinde de birkaç defa çay içtiklerini, sanığın evinin Ankara ili Çankaya ilçesinde olmakla birlikte Dikmen'e gidildiği bölgede olduğunu, birkaç defa sanığın evinde de toplandıklarını, ... isimli şahsın kendisini Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde kendisini proje mimarı olarak tanıttığını, ...'in evinde de bir kez toplanmış olabileceklerini, ...'in evinin de Yenimahalle ilçesinde olduğunu ifade ettiği, tüm bu delillerden her ne kadar Bylock Tespit ve değerlendirme tutanağı tanık C.D. adına tutulmuş ise de; ... Bylock iD sine ait tespit ve değerlendirme tutanağı ile tanık R.Ş.’in beyanlarının örtüştüğü ve tanık C.D. adına kayıtlı ADSL hattında kullanılan ... Bylock İD’sinin kullanıcısının sanık... olduğu kanaatine varıldığı,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur