<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/14077 E.  ,  2025/7005 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/14077<br>Karar No : 2025/7005<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemde yer verilen Bankasya hesabına ait hesap bilgileri ve hesap hareketleri Mahkememizin 01/02/2020 tarihli ara kararı ile TMSF'den istenilmiş, gönderilen CD içeriği Bank Asya hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemede, Bank Asya hesabının İstanbul ilinden kullanıldığı, para havale-gönderme işlemlerinde davacının kardeşi ... adının yazılı olduğu görülmüş; davacının İstanbulda görev yapmaması, para havale-gönderme işlemlerinde ...'ın adının yazılı olması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasında beyanı alınan A.B.'nin , hakkındaki maddi manevi tazminat davaları ve eşinden boşanma süreci nedeni ile ağabeyi davacının hesabını kullandığı yönündeki beyanı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda belirtilen kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının Bankasya hesabını kendisinin kullanmadığı ve hesabındaki işlemler nedeni ile sorumlu tutulamayacağı kanaatine varıldığından, Bankasya hesap hareketlerinin davacının iltisak veya irtibatına delil oluşturamayacağı sonucuna ulaşılmakla birlikte, 01/12/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibat ve iltisakını gösterebilecek bilgi belgelerin istenildiği, sayılanlar dışında bu konuda başkaca herhangi bilgi belge gönderilmediği görülmekle, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, davacı hakkında Bank Asya'daki hesabını 2014 yılından itibaren arttırdığı tespitinin incelenmesinden; ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Sor. No:..., K. No:... sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı'ndaki " "...Asya Katılım Bankası A.Ş.yazısı ekindeki CD'nin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen hususlar ve tanık ...'in beyanları ile şüpheli vekilinin 13/03/2018 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Bank Asya hesabının İstanbul ilinde kardeşi ... tarafından açıldığı ve onun tarafından kullanıldığı kanaatine varılmış, bu hesaba ... tarafından örgüt talimatları ile para yatırıldığı şüphesi nedeniyle işlem yeri itibariyle İstanbul C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur.....Bank Asya Katılım Bankası A.Ş.nezdindeki hesabının da kardeşi ... tarafından açıldığı ve onun tarafından kullanıldığı değerlendirildiğinde, terör örgütü üyesi olduğuna dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilik ve nitelikte delil elde edilemediği..." gerekçesine atıfta bulunarak "... Bank Asya hesabının İstanbul ilinden kullanıldığı, para havale-gönderme işlemlerinde davacının kardeşi A.B. adının yazılı olduğu görülmüş; davacının İstanbulda görev yapmaması, para havale-gönderme işlemlerinde A. B.'nin adının yazılı olması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasında beyanı alınan A. B.'nin , hakkındaki maddi manevi tazminat davaları ve eşinden boşanma süreci nedeni ile ağabeyi davacının hesabını kullandığı yönündeki beyanı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda belirtilen kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının Bankasya hesabını kendisinin kullanmadığı ve hesabındaki işlemler nedeni ile sorumlu tutulamayacağı" kanaatine varılmışsa da davacıya ait Bank Asya hesap dökümlerinin incelenmesinden dava konusu işlemde 05/02/2015 tarihli 240,980,00TL tutarlı 372 günlük katılım hesabı açma işleminin açıklamasında ağabey A.B.'nin adının geçtiği, dava konusu işlemde yer verilen diğer para yatırma işlemlerinde ağabey A.B.'nin adının geçmediği bu kapsamda davacının adına kayıtlı hesaba 30/01/2014 tarihinde yatırılan 3.000,00TL'nin Uncalı/Antalya'dan; 09/12/2014 tarihinde yatırılan 10.500,00TL'nin Esenyurt/İstanbul'dan; 05/05/2015 tarihinde yatırılan 13.500,00TL'nin Siirt'ten yatırıldığı ve bu para yatırma işlemlerinin davacının kardeşi tarafından yapıldığına dair Bank Asya hesap dökümlerinde açık bir ibarenin bulunmadığı görülmüş olup davacı hakkında Bank Asya'da 2014 yılından itibaren mevduatını arttırdığı yönündeki tespitin belirtilen hesap hareketleri yönünden doğru olduğu sonucuna ulaşılmış olup 2014 yılından sonraki dönemde Bank Asya'daki mevduatını arttıran ve birinci derece yakını örgüt içerisinde aktif olarak yer alan davacının FETÖ/PDY ile en az irtibat derecesinde bağı olduğu sonucuna ulaşıldğından, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat düzeyinde bağı olduğu sonucuna varılan davacının başvurusunun reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kendisinin kullanmadığı tespit edilen kardeşi A.B.'ye ait olan Bank Asya hesap kullanımının Bölge İdare Mahkemesi kararıyla kendisine ait kullanım olarak değerlendirildiği, ByLock sinyalinin olduğu belirtilen GSM hattının kullanımının birinci derece yakını tarafından kullanılmasının irtibat ve iltisak nedeni olarak sayıldığı, bunlar dışında bilgi belgenin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.<br> 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, ... tarihli ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:..., K:... sayılı kararı ile "Soruşturma evresi neticesinde,şüpheli adına kayıtlı GSM hattında ByLock programı tespit edilmiş ise de bu hattın ve ByLock programının A.B. tarafından kullanıldığı,dolayısıyle şüphelinin FETö/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kendi aralarında internet üzerinden haberleşme işlemlerinde kullandıkları ByLock programı kullanıcısı olmadığı,Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdindeki hesabının da kardeşi A.B. tarafından açıldığı ve onun tarafından kullanıldığı değerlendirildiğinde,terör örgütü üyesi olduğuna dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilik ve nitelikte delil elde edilemediği evrak kapsamından anlaşılmakla; şüpheli hakkında yeni bir delil elde edilmesi durumunda dosyanın tekrar ele alınmak üzere kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br> Temyize konu İdare Mahkemesinde yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;<br> a) Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığının tespit edildiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;<br> Davacı tarafından, bu hususla ilgili olarak; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:..., K:... sayılı kararında "Asya Katılım Bankası A.Ş. yazısı ekindeki CD'nin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen hususlar ve tanık ...'in beyanları ile şüpheli vekilinin 13/03/2018 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Bank Asya hesabının İstanbul ilinde kardeşi ... tarafından açıldığı ve onun tarafından kullanıldığı kanaatine varılmış,bu hesaba ... tarafından örgüt talimatları ile para yatırıldığı şüphesi nedeniyle işlem yeri itibariyle İstanbul C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur." sonucuna varıldığı bu nedenle Bank Asya ile ilgili iddiaları kabul etmediği, Bank Asya hesabını kendisinin kullanmadığı ileri sürülmüştür.<br> FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.<br> Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden; davacının Bank Asya hesabının kardeşi A.B. tarafından kullanıldığının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:..., K:... sayılı kararı ile sabit olduğu görülmüştür.<br>Bu itibarla, davacının Asya Katılım Bankası hesabında FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemde olan hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz etmediği anlaşıldığından, davacının salt Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabı bulunmasının veya 2014 ve 2015 yılına ilişkin hesap hareketlerinin olmasının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> b) Davacının, adına kayıtlı gsm hattı ile 16/09/2014 (ilk tespit tarihi) tarihinden itibaren örgüt içi iletişim programı Bylock'u kendisinin kullandığı değerlendirilmesiyle ilgili olarak;<br> Dosyanın incelenmesinden; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:..., K:... sayılı kararında "Kaçakçılık Ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 07/07/2017 tarihli fezlekesi kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde düzenlenen 24/03/2017 tarihli araştırma tutanağında,şüpheli ...'in T.C.kimlik numarası,adı soyadı ile kapalı ağ üzerinden yapılan sorgulamasında,mevcut veriler dahilinde ByLock programı ile ilgili bir veriye ulaşılamadığı belirtilmiş, 22/09/2017 ve 08/06/2017 tarihli araştırma tutanaklarında ise ... nolu GSM hattı ve ... imei nolu telefonu ile 16/09/2014 ilk tespit tarihi itibariyle ByLock programında kaydı bulunduğu belirtilmiştir. Şüpheli ...'in savunması, ByLock tespiti yapılan GSM hattının HTS kayıtları ile ilgili düzenlenen 22/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen hususlar,hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan C.Başsavcılığımızca kamu davası açılan oğlu A.B.'nin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2017 tarihli celsesindeki savunması,kolluk tarafından EKİP,POL-NET üzerinden yapılan araştırmalara göre ByLock tespiti yapılan GSM hattının A.B. tarafından kullanıldığı belirlenmiştir." tespitine yer verildiği görüldüğünden, davacının ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı bulunduğu görülmüştür.<br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Dava konusu işlemin iptalie ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur