<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/1106 E. , 2025/7178 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/1106<br>Karar No : 2025/7178<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Vekili ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlıkta; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ihbar sayılı dosyasında; "...ihbar edilenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yapılan araştırmalarda, örgütün münhasıran kendi aralarında haberleşmek, örgütsel talimat alıp vermek amacıyla kullandığı Bylock yazışma programını kullandığına dair kaydın bulunmadığının belirlendiği, KHK kapsamında kapatılan ve örgüte müzahir derneklere bir üyeliğinin olmadığı, örgütün finans ayağında bulunan Banka Asya'da eski tarihli açılmış hesabı bulunmakla birlikte hesap hareketliliğinin olmadığı ve hesabın 06/05/2014 tarihinde kapatıldığı, SGK kayıtlarınında araştırılması ile birlikte geçen süre zarfında ihbar edilenin kod ismi kullandığına veya örgüt hiyerarşık yapısı içerisinde yer aldığına dair bir anlatımında dosyaya yansımadığı, sosyal medya hesaplarının araştırılmasında örgüt lehine bir paylaşımının tespit edilemediği, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarının araştırılmasında da örgüt üyeliğinden soruşturma yürütülen şüphelilerle yurt dışı giriş çıkış kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, ihbar edilenin konaklama kaydının araştırılmasında 14/06/2013-16/06/2013 tarihleri arasında konakladığı Asya Termal tatil köyünde örgüt üyeliğinden soruşturma yürütülen şüphelilerle konaklama kaydının bulunduğunun tespit edildiği, ihbar edilen hakkında aldırılan MASAK raporu içeriğine göre süreklilik arz eden ve örgüt faaliyeti kapsamında olduğu değerlendirilebilecek bir para transferi hareketliliğine rastlanılmadığı, yalnızca 17/08/2011 tarihinde hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma yürütülen A.Y. ile 1000 TL'lik para transferi olduğunun belirlendiği, İncelenen dosya kapsamına göre, ihbar eden R.P.'nin anlatımlarının R.P.'nin ifadesinde de geçen H.E.S.'nin beyanı ile desteklenmemesi, ihbar eden Y.Ç.'nin iddiası ile ilgili olarakta Diyarbakır ilinde yürütülen soruşturmada ihbar edilenin dosyada taraf kaydının bulunmaması, sonradan kapatılmış hesap hareketliliği bulunmayan yalnızca Bank Asya hesabının olması ile konaklama kaydı ve MASAK raporundaki tek bir para transferinin tek başına mevcut aşamada ihbar edilen hakkında soruşturmaya geçmeyi gerektirir yeterli şüpheyi oluşturmayacağı, ancak ihbar edilen ile ilgili olarak örgütsel bağlantıyı ortaya koyacak yeni bir delil elde edildiği zaman yeniden inceleme veya soruşturma yapmaya engel bir durumun bulunmaması nedeniyle yeni delil karşısında tekrar inceleme veya soruşturma yapılabileceği hususuda gözetilerek..." gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiği, "... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarasıyla davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla başlatılan soruşturmada da;" Yapılan hazırlık soruşturmasında, şüpheli ... hakkında yapılan araştırma sonunda düzenlenen Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı doğrultusunda şüphelinin "KOM Daire Başkanlığı ve bağlı birimler tarafından yürütülen soruşturmalarda adı geçen şahıslardan olmadığı, 31.12.2013 ile 24.12.2014 tarihleri arasında Bank Asya Katılım Bankasında para artışı olan veya yeni hesap açan şahıslardan olmadığı, FETÖ/PDY kapsamında değerlendirilen dernek ve sendikalarda kaydının olmadığı. KOM Daire Başkanlığı ve bağlı birimler tarafından yürütülen soruşturmaya konu şirketlerdeki ortak ve yöneticilerinden olmadığı, FETÖ/PDY kapsamında haklarında soruşturma yapılan şirketlerde çalıştığına dair SGK kaydının bulunmadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Ana Çatı Soruşturması kapsamında HTS kaydı alınan 72 şahısla irtibatlı olmadığı"tespit edildiği, ayrıca şüphelinin örgütün mahrem sorumluları ile operasyonel hat (Örgütün, genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına ulaşılamayan GSM hatlarını, bu hatların takılarak kullanılacağı iletişim cihazları ile birlikte mahrem sorumlulara teslim ettiği, mahrem sorumlular tarafından kullanılan bu operasyonel GSM hatlarının ise sadece örgütsel görüşmelerde kullanılması yönünde talimat verildiği yapılan çalışmalar neticesinde tespit edilmiştir) üzerinden görüşme gerçekleştirmediğinin tespit edildiği, ancak örgütün diğer bir iletişim yöntemi olan Büfe/Ankesör aranması kapsamında şüpheli ile bu şekilde iletişime geçildiğinin tespit edildiği,... evrak kapsamındaki veriler incelendiğinde ise; soruşturmaya konu olayda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Mülkiye Mahrem Yapılanması kapsamında gizli haberleşme yöntemi olan ankesör ve büfe aramaları yoluyla haberleşme yönteminin kriterlerinin sağlanmadığının görüldüğü, diğer yandan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince şüpheli ... hakkında düzenlenen araştırma raporunda” sonuç olarak, incelenen ardışık aramalarda arayanın ve konuşma içeriğinin bilinmediği, diğer yandan aranan mülki idare amirlerinin aynı kaymakamlık dönemine mensup olduğu, bazıları hakkında bu kapsamda adli ve idari takibat yapıldığı, diğer aranan ve mülki idare amiri olmayan kişilerin ise FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiğinin görüldüğü, sadece bu ardışık arama verisi üzerinden örgüt üyeliği değerlendirmesi yapmanın yeterli ve doyurucu olmayacağı, sağlıklı bir değerlendirmenin kişi hakkındaki diğer verilerin bütüncül değerlendirilmesiyle yapılabileceği " şeklinde tespitlere yer verildiğinin görüldüğü, Şüphelinin savunması, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve ... esas sayılı kararının içeriği ve toplanan deliller ışığında yapıları değerlendirmede; Şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunmadığı, şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla; Şüpbeliye ilişkin ileride tespit edilecek delillerin varlığı halinde yeniden soruşturmaya geçilmesinde herhangi bir engel bulunmadığından..." gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı kararıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verildiği, davacı hakkında yürütülen idari soruşturma neticesinde ... tarihli ve ... tarihli araştırma raporlarının düzenlendiği, 27/05/2022 tarihli araştırma raporunda; "...... hakkında “... ...'nın FETÖ/PDYterör örgütü ile ilişkisi bulunduğu, çekirdekten yetiştiği için kendini çok iyi gizlediği” iddiası ile ilgili olarak ... tarih ve ..., ... sayılı Araştırma Raporu düzenlendiği, araştırma raporunda, R.P'nin yazdığı 29/12/2017 tarihli başvurusunda: "Bakanım ... ... FETÖ'cü daha önce BİMER'den şikayet ettim. Bu kişi ile aynı üniversitede okudum bütün fakülte bu kişinin fetöcü olduğunu biliyordu.... İddialarının incelendiği, R.R.'nin alınan ifadesinde; ... ...'nın FETÖ/PDY yapısının içinde olduğunu okula başladığı yıllardan itibaren bildiğini,... ...'yı yı o dönem emniyet yurdunda kalan H.E.S isimli sınıf arkadaşının daha iyi tanıdığını,...ifade ettiği, ancak H.E.S'nin alınan ifadesinde özetle:.....'nın FETÖ /PDY örgüt yapısı içerisinde olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği,..Adıyaman Valiliği İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı oluru ile R.P.'nin ihbar mesajındaki iddialarla ilgili olarak araştırma yaptırıldığı, araştırma raporunda ... hakkında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün arşiv kayıtlarında ve TEM Daire Başkanlığı organizesinde kurulmuş olan... verileri programında bilgi ve belge tespit edilemediğinin belirterek.. ...'nın FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak bir bağlantısı olduğuna ilişkin bilgi, belge, duyum ve tanık ifadesi bulunmamaktadır, sonucuna bağlandığı ve İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Diyarbakır ili, Dicle ilçesinden Y.Ç'nin...... hakkında CİMER'e gönderdiği ... tarihli ve ... başvuru sayılı şikâyet mesajında,.. ...'nın 2013'ün sonlarına kadar Diyarbakır 'ın Dicle ilçesinde iken tamamen Fetöye hizmet ediyordu... şeklindeki ihbar ve başvurusuna yer verildiği, bu ihbar dilekçesinde yer verilen Dicle ilçesinde yürütülen...projeleri ile ilgili ... Cumbhuriyet Başsavcılığnca ... numarası ile dava açıldığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ... Esas sayılı yazısından; Uyap sisteminde yapılan incelemede,... Açılan davalarda ...'nın taraf sıfatı ile sanık, tanık, katılan vs. ile kayıtlı olmadığının belirtildiği, Emniyet birimlerinden alınan verilerde ...'nın Bank Asya Katılım Bankasının Bursa, Ostim ve Kızılay Şubelerinde açılan ve kapanan hesap bilgilerinin bulunduğu, ancak hesap hareketinin bulunmadığı hususlarına yer verilerek, ... (Eski ...) ... hakkında 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. Maddesi gereğince İçişleri Bakanlığı'nda oluşturulan Kurul tarafından karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, Emniyet Birimlerince yapılan “Büfe- Kontörlü Telefon Çalışması” kapsamında ...'ya ait GSM hattının (3) ardışık aramasının tespit edildiği,..Emniyet birimlerince yapılan “Mahrem Baz Birlikteliği Çalışması” kapsamında; 05/10/2008-10/07/2017 tarihleri arasında ...'ya ait (...) numaralı GSM hattı ile emniyet birimlerince FETÖ/PDY Mülki İdare Yapılanması içerisinde mahrem imam olarak faaliyet gösterdiği belirtilen kişilerden (17) mahrem imam ile (65) ayrı zaman diliminde baz birlikteliğinin tespit edildiği, Emniyet birimlerince yapılan çalışmada ...'nın Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde FETÖ Terör Örgütü iltisaklı Asya Termal Tatil Köyüne 14/06/2013 tarihinde giriş ve 16/06/2013 tarihinde çıkış yaptığı, bu konaklama dönemini içine alan tarih aralıklarında, FETÖ/PDY mülkiye yapılanması içerisinde faaliyet gösteren mahrem imamların ve bu kapsamda ihraç olmuş ya da adli-idari takibat geçiren mülki idare amirlerinin de burada kaldığının incelendiği,...örgütsel amaçlı konaklama birlikteliği olabileceği, hususları dikkate alınarak ayrıntıları inceleme ve tahlil bölümlerinde verilen bilgi, belgeler, ifadeler ve eldeki veriler ışığında, 25/07/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile değiştirilen 375 sayılı KHK”'nın Geçici 35 inci maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmemesi hususunda yetkinin İçişleri Bakanlığına ait olduğu,.."şeklinde sonuç ve kanaate varıldığı, mahkemelerince 28/02/2023 ve 18/05/2023 tarihli ara kararıyla yapılan araştırma neticesinde, ankesör sorgu rapor değerlendirme tutanağında davacının adına kayıtlı, kendisi tarafından kurum ve irtibat numarası olarak verdiği ve tespit edilen ...GSM hatları ile ilgili, görüşme kayıtları, periyodik arama, şifreli kaydetme, yöntemi ve tüm irtibat görüşme kayıtları tablolarında aranmasının bulunmadığının tespit edildiğinin belirtildiği, davacının Fetö terör örgütünün gizli haberleşme programlarını kullandığına dair bir kanıt bulunmadığı, Banka Asya'da eski tarihli açılmış hesabı bulunmakla birlikte hesap hareketliliğinin olmadığı ve hesabın 06/05/2014 tarihinde kapatıldığı, hesap hareketinin bulunmadığı, Fetö bağlantılı özel eğitim kurumlarında herhangi bir kaydının bulunmadığı, Fetö bağlantılı dernek veya sendika kaydının bulunmadığı, Fetö bağlantılı vakıflara bağışta bulunduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, Digitürk üyeliğinin 14/04/2022 tarihinde iptal edildiği, bu durumda, her ne kadar araştırma raporunda, davacı hakkında ankesörlü sabit hattan armalarının olduğu, hakkında ihbar bulunduğu, Bank Asya'da hesabının olduğu, aynı dönemde Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde FETÖ Terör Örgütü iltisaklı Asya Termal Tatil Köyünde mahrem imalar ve bu kapsamda ihraç olmuş ya da adli-idari takibat geçiren mülki idare amirlerinin de burada kaldığının bilgisine yer verilmiş ise de, davacı hakkında verilen soruşturmaya yer olmadığına ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar içeriği, davacının idari soruşturma kapsamındaki açıklamaları ve davacı hakkında yukarıda ayrıntısına yer verilen açıklamalar ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; bahsi geçen tespitlerin davacının Fetö terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu konusunda yeterli olmadığı, davalı idarece davacının FETÖ/PDY örgütüne irtibatlı veya iltisaklı olduğu tam olarak ortaya konulamadığı, bu şekilde değerlendirme yapılarak davacının 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesi uyarınca verilen yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hakkaniyete ve hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü karşısında, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi haklarının her biri için ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine ve özlük haklarının davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her biri için ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce hesaplanarak davacıya ödenmesine ve özlük hakların davacıya iadesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, beraat kararı ve dosyadaki diğer bilgi belgeler incelendiğinden hakkında soruşturma yürütülen S.T.'nin ifadesinde; 2002-2003 yılları arasında kamu mahrem yapılanmasında dört kişilik bir sohbet grubu olduğu, kendisinin bu grubun abiliğini yaptığı, grupta davacının da olduğunu belirttiği, görevden uzaklaştırılan İ.Ş. hakkında düzenlenen iddianamede; şüphelinin Ankara'da kurulu ... ..... numaralı ankesörlü sabit hattan 23/07/2010 tarihinde davacıyı aradığı ve davacıyla aynı mesleği (mülki idare amirliği) icra ettikleri, bu aramanın örgütsel habarleşme amaçlı olduğunu belirttiği, etkin pişman örgüt üyesi S.T. ile 2008-2019 yılları arasında davacının 46 kez, mahrem yapılanmada öğretici olarak faaliyet gösteren R.A. ile 2008-2011 yılları arasında 271 kez irtibat kurduğunun tespit edildiği, böylece davacının kamu mahrem yapılanmasında faaliyet gösteren kişilerle periyodik şekilde düzenli irtibat kurduğunun saptandığı, R.P.'nin ifadesinde; davacıyla Uludağ Üniversitesi Uluslararası İktisat bölümünde birlikte okuduklarını, bu kişinin FETÖ'nün evlerinde kaldığı, üniversitede örgüte eleman topladığı, bu kişinin üniversiteyi zor bitirdiği, Kaymakamlığı kazanmasının imkansız olduğunu belirttiği, öte yandan FETÖ terör örgütü bir dönem Sivas ilinde görevli kaymakamdan sorumlu olan L.Ş.'nin örgütle iltisaklı Asya Termal Tatil köyünde 2013 yılı içerisinde konakladığı tarihlerde aynı otelde konakladığı tespit edilen Mülki İdare Amirlerine ilişkin dosyada; davacının da L.Ş. ile birlikte aynı tarihlerde arama ve HTS kayıtları olduğu, Asya Termal Tatil köyüne aynı tarihlerde giriş yaptıkları, her iki şahsın da 16/06/2013 tarihinde çıkış yaptığı görülmekte olup ve her ne kadar davacının Ceza Mahkemesi'nce beraatine karar verilmiş ise de yukarıda belirtilen aleyhe ifadeler ankesörlü sabit hattan yapılan aramalar ve davacının görüştüğü kişilerin örgütte görevli kişiler oldukları hususları gözönüne alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin olduğu şekline değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böylelikle Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşılan davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf mahkemesince verilen kararın somut olayın hukuki değerlendirilmesinden uzak ve tamamen ihtimaller üzerine kurulu bir karar olmaktan öteye gidemediği, adli ve idari yargı mercileri tarafından ilgili kurumlardan yapılan araştırmalar neticesinde verilen bilgi ve belgeler ile adli yargı mercinde hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma neticesinde verilen kararlara aykırı olarak karar verildiği, istinaf kararında örgütle iltisakı ve irtibatı bulunduğuna ilişkin yapılan tespitlerin özetle; tanık beyanları, dönemin birçok mülki amirin katıldığı Asya Termal Otelde bazı mahrem imam olduğu belirlenen kişilerle telefonun baz vermesi ve …. numaralı sabit hattan İ.Ş. isminde biri tarafından ardışık aramasının bulunduğu varsayımlarına dayanıldığı, bu iddiaların ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ayrıntılı olarak incelendiği ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... tarih ve ... sayılı kararıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bahsi geçen ceza yargılamasında dosya kapsamında yer alan tüm iddiaların ayrıntılı olarak tartışıldığı, bu ceza yargılamasında ankesör iddiasının FETÖ'nün örgütsel amaçlı iletişim kriterlerini sağlamadığı tespitine yer verildiği, yargılandığı davada İ.Ş. isimli şahsın tanık olarak dinlendiği, bu şahıs hakkında da beraat kararı verildiği ve şahsın kamu görevine devam ettiğini beyan ettiği, gerek idari gerekse de cezai soruşturma süreçlerinde söz konusu otelde kaldığını, bu otelde valiliğin talimatı ile gittiğini, valilik makamı tarafından verilen talimata ilişkin kendisine resmi yazı ile bildirildiğini tüm soruşturma süreçlerinde ifade ettiği, nitekim yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan sorguda da bu durumu ifade ettiği, valilik onayıyla katıldığı bir program nedeniyle irtibat ve iltisak yönünde değerlendirme yapılmasının hukuki ve vicdani olmadığı, ceza mahkemesince yapılan değerlendirmede de bu hususa ilişkin olarak, bu otelde yapıldığı iddia edilen toplantılarına katıldığına dair herhangi bir somut delilin bulunmadığının tespit edildiği, S.T. isimli şahsın beyanında geçen kişiler ile ilgili olarak aynı kurumda çalıştığını her aşamada dile getirdiği, şahsının sohbet grubunda olduğuna ilişkin bir beyanının bulunmadığı, diğer tanık beyanlarının ise tamamen varsayımsal iddialara dayandığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br>Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br>MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.<br>23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır.<br>'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.<br>... olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. <br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br>Diğer yandan, davacı ile ilgili yapılan ihbarlar sonucunda başlatılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Bürosunca ... tarihli, İhbar Dosya No:..., Karar No:... sayılı karar ile "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince davacının anılan suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği ve anılan kararların kesinleştiği anlaşılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br>Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. <br>AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br>Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. <br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmış olup, davacı hakkında yapılan ihbarlar sonucunda başlatılan soruşturma neticesinde verilen soruşturmaya yer olmadığı kararı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin; ... tarih ve ..., ... sayılı Araştırma Raporu, ... tarih ve ..., ... sayılı Tevdi Raporu ile ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı Araştırma Raporu, davacının 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/G maddesi kapsamında yapmış olduğu savunma, UYAP kayıtlarındaki ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası'ndaki bilgi ve belgeler davacının anılan örgütle bağlantısı yönünden incelendiğinde; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve ..., ... sayılı Araştırma Raporu ile ... tarih ve ..., ... sayılı Tevdi Raporunda; muhbir R.P.'nin ifadesinde; “2001 yılı Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunuyum...İçişleri Bakanına hitaben yazdığım 29/12/2017 tarihli BİMER mesajı bana aittir. Mesaj içeriğinde yer alan konularla ilgili olarak: Bana sorduğunuz ...'yı Uludağ Üniversitesinden tanırım. Aynı üniversitede aynı bölümde 1997-2001 yılları arasında aynı sınıfta okuduk. ...'nın o dönemde cemaat veya Fethullahçı diye tarif edilen FETÖ/PDY örgütüne üye olduğunu en başından okula başladığı yıllardan itibaren biliyordum. Çünkü kendisi bizzat o dönemde cemaat tabir edilen yapının içinde olduğunu bu yapının Bursa'daki etkinliklerinde yer aldığını ifade ederdi. Birlikte futbol maçı yaptığımız olmuştur. Maçlar sırasında anılan örgütün faaliyetleri kapsamında polis okulu yurduma, kredi yurtlar kurumu kyk yurtlarına yemek götürdüğünü bizzat kendisi ifade ederdi. Batı garajı yakınlarında bir örgüt evinde kaldığını söylerdi. Ancak, ben o evi hiç görmedim. BİMER başvurusunda ifade ettiğim kendisini çok iyi gizlediği hususunda; bu örgütün en başından beri içinde olduğunu benim de arkadaşım olan H.E.S.'den duydum. H.E.S. hâlihazırda Bursa'da ikamet eden orda çalışan aynı üniversitede birlikte okuduğum okul arkadaşımdır. ...'yı benden: daha iyi tanımasının sebebi kendisinin okul döneminde Emniyet yurdunda kalması idi, ...'da örgüt faaliyetleri kapsamında Emniyet yurdunda çok fazla zaman geçirdiği için E., ...'yı benden daha iyi tanırdı. Yine E.S.'den duyduğuma göre kendisi daha okulun 2. Sınıfındayken Kaymakam olacağını örgüt tarafından öyle öngörüldüğünü ifade etmiştir...Okulda bulunduğumuz dönemde sınıfımız 130 kişilik bir sayıya sahipti. Ancak, alt ve üst sınıftan devam edenlerle 200 kişiyi aşıyordu. Bu 130 kişi içinde ... vasat bir öğrenciydi. Son %10'luk dilimin içinde olduğunu söyleyebilirim. Okula aktif olarak gelirdi ancak derslerle çok alakalı değildi. “Daha çok kantinde birileriyle oturur bizlerden not talep ederdi. Okul hayatından sonra ...'yı hiç görmedim. Kendisiyle doğrudan veya dolaylı herhangi bir irtibatımda olmadı. Kendisinin Kaymakam olduğunu 5-6 yıl önce Bursa'daki arkadaşım E.S.'den duydum ve ondan sonra internetten kendim araştırdım, Doğuda bir yerde kaymakam olduğunu, daha sonra Sinop'un bir ilçesine tayini çıktığını gördüm. 17-25 sonrasında ilgili şahısla ilgili internetten daha dikkatli bakmaya başladım. Çünkü FETÖ/PDY mensubu olduğunu bildiğim için alınır diye tahmin ediyordum. Ancak, göreve devam ettiğini gördüğüm için 2016 yılı hain darbe girişiminden 4-5 gün en fazla 1 hafta sonra BİMER'e aynı doğrultuda bir başvuruda bulundum. Ancak, o başvuruyla ilgili ne yapıldı bilmiyorum. Sadece başvurumun ilgili birime devredildiği yönünde internette bir kayıt gördüm. Başvurumun dikkate alınmadığını, kimsenin bakmadığını düşündüm. Hatta ödül gibi Doğudan Sinop'un güzel bir ilçesine tayini çıktığını gördüm. Benim ilk başvuruma sıranın gelmediğini o yüzden işlem yapılmadığını düşündüm. Ama süre uzayınca tekrar başvurma gereği hissettim. Başvurumun tek sebebi bu örgüt mensuplarının kamu kurumlarından temizlenmesi gerektiğine olan inancımdır. Yoksa ...'yla okul yıllarında hiçbir husumetim veya anlaşmazlığım vukuu bulmamıştır. Ancak, o örgüt mensuplarını o zamanda sevmez eleştirirdim...Son söz olarak ...'nın 2001 yılına kadar o dönemde cemaat olarak adlandırılan hala da FETÖ/PDY tanımlaması yapılan yapının üyesi olduğuna her yerde her ortamda şahitlik ederim. Ancak 2001 yılı sonrasında ne tür gelişmeler olduğunu bu şahısla ilgili ne tür hadisler vukuu bulduğunu bilmem mümkün değil" şeklinde beyanda bulunduğu, aynı Araştırma Raporunda Diyarbakır İli Dicle İlçesinden Y.Ç.'nin ... ... hakkında CİMER üzerinden gerçekleştirdiği ... tarih ve ... başvuru sayılı şikayet mesajında; “Şuan Sinop Ayancık ilçesinde kaymakamlık yapan. ...'ın 2013'ün sonlarına kadar Diyürbakır'u in Dicle İlçesinde iken tamamen Fetöye hizmet ediyordu. Yaptığı çalışmalar;<br>1.Dicle ilçesindeki 8. Sınıf öğrencilerini Erganide'ki fetö dershanesine kayıtlarını teşvik edip devlet desteğiyle servis aracı ayarladı.<br>2. Sodes kapsamında Dicle'deki fetö yurduna para aktardı.,<br>3. Fırsat buldukça Fetöye ait yurda gidip sohbetlerine katıldı. Bu çalışmaları yapan birini hala kaymakam makamında gördükçe gerçekten huzursuz oluyorum. Takdir Cumhurbaşkanımızındır. Saygılarımla” şeklinde beyanda bulunulduğu, aynı araştırma raporunda bilgisine başvurulan H.E.S'nin özetle; "2002 yılı Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunuyum... Bana sorduğunuz Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde aynı sınıfta birlikte okuduğum iddia edilen ... isimli şahsın ismi bende çağrışım yapmakla birlikte şu anda onun kim olduğu nasıl biri olduğu ve beraber paylaşımlarımız olduğu konusunda net değilim. Ayrıca ... veya başka bir arkadaşımın bana “ben kaymakam olacağım öyle öngörüldü” şeklinde her hangi bir beyanı olmamıştır. Bu hususta sadece o dönemde. babasının Mülkiye Müfettişi olduğu bildiğim O.Ç. adlı arkadaşım idealisti hakim olmak için bir hedefi ve kariyer planı vardı onu net olarak hatırlıyorum. Kendisi benim hem polis okulu yurdunda hem de daha sonra özel ev arkadaşımdı. O.Ç. bizim Üniversitesinde Çalışma Ekonomisi bölümünde okuyordu bana sorduğunuz R.P. benim üniversitede aynı bölümde okuduğum samimi arkadaşımdı O.Ç. ile bu vesile ile tanışmış olabilirler şu anda da olduğu gibi okul yıllarında da futbolu sever oynardım. Üniversite yıllarında çok fazla halı saha maçı yapmışlığım vardır. ancak bu maçlar sırasında da ... ismli şahsı hatırlamıyorum. Ben okul yıllarının başlarında iki buçuk yıl Bursa polis okulu yurdunda kaldım. Babamda polis memuruydu O.Ç.'yi de yukarıda söylediğim gibi bu yurtta tanıdım. Ancak ...'nın veya dışarıdan başka bir yabancının yurda yemek getirdiğine, o dönemde cemaat tabir edilen FETÖ/PDY örgütünün programlarını bu yurtta uyguladığına hiç şahit olmadım. Yurtta kurallar sıkıydı bu tür şeylere izin verilmezdi diye biliyorum. Siz bana sorup internet üzerinden resmini gösterene kadar ...'nın ne iş yaptığını bilmiyordum. Bana gösterdiğiniz resimde bana hiç tanıdık gelmedi. İlgili şahıs okul yılları sonrası görüştüğüm ve iletişim kurduğum birisi değildir. ... isimli şahsın okul yıllarında o dönem cemaat tabir edilen FETÖ/PDY örgüt yapısı içinde olup olmadığını bilmiyorum...” şeklinde beyanda bulunduğu, Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Olur'u ile R.P.'ninn ihbar mesajındaki iddialarla ilgili olarak araştırma yaptırıldığı, şahsın FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak bir bağlantısı olduğuna ilişkin bilgi, belge, duyum ve tanık ifadesi bulunmadığı sonucuna bağlandığı, Y.Ç. tarafından CİMER üzerinden yapılan şikayet üzerine de araştırma yapıldığı, şikayet mesajında bahsi geçen projelerden üç tanesinin adli mercilere intikal ettiği ancak ...'nın taraf sıfatı ile sanık, tanık, katılan vs. ile kayıtlı olmadığı tespitinin yapıldığı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı Araştırma Raporunda özetle; Emniyet Birimlerince yapılan “Büfe- Kontörlü Telefon Çalışması” kapsamında ...'ya ait GSM hattının 09/11/2008, 23/07/2010 ve 23/07/2011 tarihlerinde olmak üzere (3) ardışık aramasının tespit edildiği, söz konusu tespite yönelik olarak ise, "...incelenen ardışık aramalarda arayanın ve konuşma içeriğinin bilinmediği diğer yandan aranan mülki idare amirlerinin aynı kaymakamlık dönemine mensup olduğu, bazıları hakkında bu kapsamda adli ve idari takibat yapıldığı, diğer aranan ve mülki idare amiri olmayan kişilerin ise FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiğinin görüldüğü, sadece bu ardışık arama verisi üzerinden örgüt üyeliği değerlendirmesi yapmanın yeterli ve doyurucu olmayacağı, sağlıklı bir değerlendirmenin kişi hakkındaki diğer verilerin bütüncül değerlendirmesiyle yapılabileceği..." kanaatinin bildirildiği, Emniyet birimlerince yapılan “Mahrem Baz Birlikteliği Çalışması” kapsamında; 05/10/2008-10/07/2017 tarihleri arasında ...'ya ait (...) numaralı GSM hattı ile emniyet birimlerince FETÖ/PDY Mülki İdare Yapılanması içerisinde mahrem imam olarak faaliyet gösterdiği belirtilen kişilerden (17) mahrem imam ile (65) ayrı zaman diliminde baz birlikteliğinin tespit edildiği, söz konusu tespite yönelik olarak ise, "...tespit edilen baz birlikteliklerinin çoğunun insan hareketliliğinin fazla olduğu yerlerdeki baz istasyonlarından tespit edildiği, bu sebeple başka bir veriyle desteklenmedikçe bu tespitlerin doğrudan mahrem bir buluşmayı göstermede yeterli olmadığı, ancak Diyarbakır Dicle Kaymakamı olduğu dönemde (resmi görev olmaması halinde) 3 gün arka arkaya FETÖ/PDY iltisakı/irtibatı bulunan mahrem imam ve diğer kişilerle baz birlikteliği vermesinin şüphe uyandırdığı, bu sebeple bu baz birlikteliklerinin kişi hakkındaki diğer verilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği..." kanaatinin bildirildiği, Emniyet birimlerince yapılan çalışmada ...'nın Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde FETÖ Terör Örgütü iltisaklı Asya Termal Tatil Köyüne 14/06/2013 tarihinde giriş ve 16/06/2013 tarihinde çıkış yaptığı, bu konaklama dönemini içine alan tarih aralıklarında, FETÖ/PDY mülkiye yapılanması içerisinde faaliyet gösteren mahrem imamların ve bu kapsamda ihraç olmuş ya da adli-idari takibat geçiren mülki idare amirlerinin de burada kaldığının incelendiği tespitine yer verilerek bahsi geçen konaklamanın örgütsel amaçlı konaklama birlikteliği olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.<br>Ayrıca, davacının ilgili araştırma raporlarında yer alan tespit ve beyanlara ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince alınan ifadelerinde, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/G maddesi kapsamında yapmış olduğu savunmasında ve ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamındaki savunmalarında ve yargılama aşamasında özetle; R.P. isimli şahsı tanımadığı, asılsız itham ve iftira niteliğinde beyanlarda bulunduğunu, öğrencilik döneminde Tokat İlinden arkadaşı M. ile evde kaldığını, daha sonraki süreçte M.'nin arkadaşının da evde kalmaya dahil olduğunu, üniversite yıllarında Kaymakam olmak gibi bir planının ve düşüncesinin olmadığını, H.E.S isimli şahsı üniversite yıllarından hatırladığını ancak simayen hatırlamadığını, bu şahıs ile okul dışında bir paylaşımının bulunmadığını, Bursa Polis Okulu Öğrenci yurduna hiç gitmediğini, bahsi geçen yurdun yerini dahi bilmediğini, R.P.'nin beyanlarında bahsi geçen hususlar ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, 09/11/2008 tarihli aranma kayıtlarının çok eski tarihli olduğunu, hatırlamasının mümkün olmadığını, kendisinden hemen önce aranan İ.S.B.'nin dönem arkadaşı olduğu ve aktif olarak görevine devam ettiğini, kendisinden sonra aranan A.E.'nin de dönem arkadaşı olduğunu, bir sonraki aramanın gerçekleştiği G.G. isimli şahsı ise hiçbir surette tanımadığını, bahsi geçen aranma tarihinde Kaymakam adayı olarak Ankara'da gerçekleştirilen staj programında olduğunu, 23/07/2010 tarihli aranma kayıtlarının çok eski tarihli olduğunu, hatırlamasının mümkün olmadığını, mülki idare amiri olarak görev yapmakta iken vatandaşların her zaman kendilerine ulaşılabilir olması gerektiği, bu konuda Başbakanlık genelgesinin de bulunduğunu, bahsi geçen aramada kendisinden önce aranan İ.Ş. isimli şahsın kendisi ile birlikte göreve başlayan dönem arkadaşı olduğunu, kendisinden sonra aranan Y.Y. isimli şahsı hiçbir surette tanımadığını, 23/07/2011 tarihli aranma kaydında görüşme süresinin sıfır olarak belirtildiğini, meslek hayatında her gün onlarca telefon görüşmesi yaptığını ve bunları hatırlamasının hem bu nedenle hem de tarih itibariyle mümkün olmadığını, kendisinden önce aranan Ç.A.'nın aynı dönemde mesleğe başlayan dönem arkadaşı olduğunu, E.A. İsimli şahsı tanımadığını, aramanın yapıldığı tarihte Afyonkarahisar ilinde görev yaptığını, sıfır saniyeden ibaret olan aramaların ardışık arama niteliğinde olmadığını, aramaların yapıldığı kişilerin dönem arkadaşı olduğunu, hayatın olağan akışı içinde tamamen rastlantısal bir durum teşkil ettiğini, meslek hayatının sadece ilk iki yılı ile sınırlı olan Afyonkarahisar iline isabet ettiğini, daha önceki ve daha sonraki görev yerlerinde hiçbir surette aranmadığını, 2008 yılında gerçekleşen aranmada İ.S.B. ve A.E. ile dönem arkadaşı olarak Kaymakam adaylığı seminerinde bulunduklarını, 2010 yılında yapılan armada dönem arkadaşı olan İ.Ş.'nin Yozgat İli Kadışehşir ilçesinde görev yaptığını, kendisinin ise Afyonkarahisar İli Evciler ilçesinde görev yaptığını, 2011 yılındaki aranmada ise dönem arkadaşı Ç.A.'nın Trabzon İli Düzköy ilçesinde görev yaparken kendisinin Afyonkarahisar İlinde görev yaptığını, farklı coğrafi bölgelerde görev yaptığını, bu durumun da örgütsel arama kapsamında olmadığını gösterdiğini, periyodik ve rutin görüşme taktiklerinin hiçbirine uymadığını, aynı zamanda söz konusu ardışık aranmaların hakkındaki ceza soruşturmasına ve kovuşturmasına konu olduğunu, yürütülen ceza soruşturması neticesinde de kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma neticesinde de beraatine karar verildiğini, 14/06/2013-16/06/2013 tarihleri arasında Ankara İli Kızılcahamam ilçesinde bulunan Asya Termal Tatil Köyü'nde konaklamasının ise Diyarbakır İli Dicle İlçesinde kaymakam olarak görev yapmakta iken Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen "Gençlik Araştırmaları Seminerine" davetli olmasından kaynaklandığını, ilgili Bakanlık ve Valilik tarafından görev onayı verilmesi sonrası katılım sağladığını, bu görevlendirme dışı ilgili yerde konaklamasının bulunmadığını, kamuoyunda mahrem imam olarak bilinen, ihraç edilen mülki idare amiri olarak bilen kişi ve kişileri de hiçbir surette tanımadığını, konaklama birlikteliği hususun hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında da değerlendirildiğini, örgütsel amaçla yapıldığının ortaya konulamadığının bu yargılamada tespit edildiğini, baz birlikteliği kapsamında değerlendirildiği kişi ve kişileri hiçbir surette tanımadığını, baz birlikteliği olduğu iddia edilen lokasyonlar ve tarihlerde kapsamlı bir araştırma yapılırsa aynı istasyonlar ve tarihlerde daha birçok mülki idare amirinin de sinyal vereceği gerçeği ile karşılaşılacağını, kendi durumunun da bundan farklı olmadığını, Ankara İli Kızılcahamam'da bulunan Asya termal tesisindeki baz birlikteliğinin ise yine Bakanlık ve Valilik onayı ile gerçekleştirilen görevlendirmeden kaynaklandığını, görev yeri olan Afyonkarahisar'ın yoğun olarak kullanılan yol güzergahı üzerinde bulunduğu, baz istasyonlarının da çekim mesafesi dikkate alındığında bu durumun hayatın doğal akışında tamamen rastlantısal bir durum teşkil ettiğini beyan ettiği görülmüştür.<br>UYAP kayıtlarının ve dava dosyasının incelenmesinden; özetle, Diyarbakır Dicle ilçesinde FETÖ'ye hizmet ettiği, SODES kapsamında FETÖ yurtlarına para aktardığı, FETÖ'ye ait yurda gidip sohbetlerine katıldığına ilişkin Y.Ç. tarafından yapılan ihbar ile üniversite hayatında bu yapının mensubu olduğu, çekirdekten yetiştiğine ilişkin R.P. tarafından yapılan ihbar hususlarına yönelik ... Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Bürosunca ... tarihli, İhbar Dosya No:..., Karar No:... sayılı karar ile "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" kararında "...ihbar edilenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yapılan araştırmalarda, örgütün münhasıran kendi aralarında haberleşmek, örgütsel talimat alıp vermek amacıyla kullandığı Bylock yazışma programını kullandığına dair kaydın bulunmadığının belirlendiği, KHK kapsamında kapatılan ve örgüte müzahir derneklere bir üyeliğinin olmadığı, örgütün finans ayağında bulunan Banka Asya'da eski tarihli açılmış hesabı bulunmakla birlikte hesap hareketliliğinin olmadığı ve hesabın 06/05/2014 tarihinde kapatıldığı, SGK kayıtlarınında araştırılması ile birlikte geçen süre zarfında ihbar edilenin kod ismi kullandığına veya örgüt hiyerarşık yapısı içerisinde yer aldığına dair bir anlatımında dosyaya yansımadığı, sosyal medya hesaplarının araştırılmasında örgüt lehine bir paylaşımının tespit edilemediği, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarının araştırılmasında da örgüt üyeliğinden soruşturma yürütülen şüphelilerle yurt dışı giriş çıkış kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, ihbar edilenin konaklama kaydının araştırılmasında 14/06/2013-16/06/2013 tarihleri arasında konakladığı Asya Termal tatil köyünde örgüt üyeliğinden soruşturma yürütülen şüphelilerle konaklama kaydının bulunduğunun tespit edildiği, ihbar edilen hakkında aldırılan MASAK raporu içeriğine göre süreklilik arz eden ve örgüt faaliyeti kapsamında olduğu değerlendirilebilecek bir para transferi hareketliliğine rastlanılmadığı, yalnızca 17/08/2011 tarihinde hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma yürütülen A.Y. ile 1000 TL'lik para transferi olduğunun belirlendiği, İncelenen dosya kapsamına göre, ihbar eden R.P.'nin anlatımlarının R.P.'nin ifadesinde de geçen H.E.S.'nin beyanı ile desteklenmemesi, ihbar eden Y.Ç.'nin iddiası ile ilgili olarakta Diyarbakır ilinde yürütülen soruşturmada ihbar edilenin dosyada taraf kaydının bulunmaması, sonradan kapatılmış hesap hareketliliği bulunmayan yalnızca Bank Asya hesabının olması ile konaklama kaydı ve MASAK raporundaki tek bir para transferinin tek başına mevcut aşamada ihbar edilen hakkında soruşturmaya geçmeyi gerektirir yeterli şüpheyi oluşturmayacağı..." tespitlerine yer verildiği, özetle, örgütün mahrem sorumluları ile Büfe/Ankesör aranması kapsamında davacı ile iletişime geçildiğinin tespit edilmesi üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında "...Ülke genelinde yapılan operasyonlar neticesinde gözaltına alınan şüpheliler ile mahrem sorumlulardan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen şahıslardan elde edilen bilgiler ışığında;<br>Örgütün iletişim yöntemlerinden hareketle sözde imam düzeyinde sorumlu olan şahısların sadece kod isimlerinin tespit edilebildiğinin, itirafçıların çoğunlukla bu şahısların GSM numaralarını ve açık kimlik bilgilerini bilmediklerinin,<br>Genellikle ayda veya iki ayda bir kez iletişime geçilerek buluşmalar/toplantıların gerçekleştirildiğinin, ilk görüşmede bir sonraki buluşma tarihinin kararlaştırıldığının, bir aksaklık olmadığı müddetçe yeniden bir aramaya ihtiyaç duymadıklarının,<br>Sabit kontörlü hatlardan yapılan aramaların tarih/saat aralıkları incelendiğinde, bazen birden fazla kişinin ardışık olarak aynı tarih ve saatlerde aynı kontörlü hatlardan peş peşe arandıklarının, bazen aynı gün ve ancak farklı saatlerde arandıklarının, bazen farklı gün ve farklı saatlerde arandıklarının, bazen de farklı kontörlü telefon bayisinden arandıklarının, ardışık olmayan aramaların belli zaman aralıklarında ve belirli sayıda periyodik olduğunun, <br>Mahrem yapı sorumlularının şüpheliler ile yaptıkları görüşmelerin genellikle kendilerine ait evlerde ya da yine mahrem yapıdan sorumlu diğer şahısların evlerinde veya şüphelinin kendi evlerinde gerçekleştirildiğinin,<br>Sabit hatlardan konuşmaların genelde kısa süreli olduğunun, sadece görüşmeye gelinip gelinmeyeceğinin teyit edildiğinin, <br>Aramaların 15 gün, bir ay ya da iki aylık periyotlarla olduğunun,<br> belirlendiği, evrak kapsamındaki veriler incelendiğinde ise; soruşturmaya konu olayda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Mülkiye Mahrem Yapılanması kapsamında gizli haberleşme yöntemi olan ankesör ve büfe aramaları yoluyla haberleşme yönteminin kriterlerinin sağlanmadığının görüldüğü, diğer yandan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince şüpheli ... hakkında düzenlenen araştırma raporunda" sonuç olarak, incelenen ardışık aramalarda arayanın ve konuşma içeriğinin bilinmediği, diğer yandan aranan mülki idare amirlerinin aynı kaymakamlık dönemine mensup olduğu, bazıları hakkında bu kapsamda adli ve idari takibat yapıldığı, diğer aranan ve mülki idare amiri olmayan kişilerin ise FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiğinin görüldüğü, sadece bu ardışık arama verisi üzerinden örgüt üyeliği değerlendirmesi yapmanın yeterli ve doyurucu olmayacağı, sağlıklı bir değerlendirmenin kişi hakkındaki diğer verilerin bütüncül değerlendirilmesiyle yapılabileceği " şeklinde tespitlere yer verildiğinin görüldüğü... Şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunmadığı, şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği..." tespitlerine yer verildiği, özetle, sabit hatlardan ardışık aranma yöntemiyle çağrıldığı örgütsel toplantılara katıldığı, Asya Termal Tatil Köyü'nde düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı, örgütün mahrem imamları ve örgüt üyesi olduğu iddia edilen şahıslar ile telefon irtibatının ve baz birlikteliğinin bulunduğu ve örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında yer aldığının tespit edilmesi üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacı hakkında başlatılan kovuşturma sonucunda verilen ve kesinleşen ... Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında " ... Kod adı ve münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullandığı gizli haberleşme programlarından olan bylock veya eagle isimli programları kullanmayan ve daha önce hakkında iki kez kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen sanığın; Örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında yer alan mahrem imamlar tarafından sabit hatlardan ardışık şekilde arandığı iddia edilmiş ise de, ardışık aranma öbeğindeki konuşma sürelerine ve aranma saatlerine bakıldığında sözkonusu aramaların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ardışık aranma kriterlerine uymadığı, yine ardışık aramanın sürekli olmadığı, sabit hatlardan aranmasının örgütsel mahiyette olduğuna dair herhangi bir somut delilin elde edilemediği, Asya Termal Tatil Köyü'nde konaklama kaydı olsa da sözkonusu yerde düzenlendiği iddia edilen örgütsel toplantılara katıldığına dair herhangi bir somut delilin elde edilemediği, örgütün mahrem imamları ve örgüt üyesi olduğu iddia edilen şahıslar ile içerikleri tespit edilemeyen telefon irtibatının ve baz birlikteliğinin bulunmasının örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, dijital materyalleri üzerinde kollukça yapılan incelemede de herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığının bildirildiği; Kendi soruşturması aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren S.T.nin Mahkememizce segbis üzerinden tanık sıfatıyla alınan beyanında sanığın herhangi bir örgütsel faaliyetine şahit olmadığına ve örgütsel toplantılarına katılmadığına dair beyanda bulunduğu, yine dinlenen diğer tanıkların da sanığın örgüt ile herhangi bir alakasının olmadığına dair beyanda bulundukları ..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.<br>Öte yandan, İdare Mahkemesince davacının örgütle irtibat ve iltisakına ilişkin tespitlerin yer alabileceği ... Cumhuriyet Başsavcılığından, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadale Daire Başkanlığından, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından, Düzce Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünden, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan(MASAK), İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğünden ve Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden ara karar yapılmak suretiyle bilgi/belge istenildiği, ara karara cevaben sunulan bilgi ve belgelerden ankesör sorgu rapor değerlendirme tutanağında; davacının adına kayıtlı, kendisi tarafından kurum ve irtibat numarası olarak verdiği ve tespit edilen ...GSM hatları ile ilgili, görüşme kayıtları, periyodik arama, şifreli kaydetme, yöntemi ve tüm irtibat görüşme kayıtları tablolarında aranmasının bulunmadığının tespit edildiğinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün gizli haberleşme programlarını kullandığına dair bir kanıt bulunmadığının, Bank Asya'da eski tarihli açılmış hesabı bulunmakla birlikte hesap hareketliliğinin olmadığının, ilgili hesabın 06/05/2014 tarihinde kapatıldığının ve hesap hareketinin bulunmadığının, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı özel eğitim kurumlarında herhangi bir kaydı bulunmadığının, FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı dernek veya sendika kaydı bulunmadığının, FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı vakıflara bağışta bulunduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığının ve Digitürk üyeliğinin 14/04/2022 tarihinde iptal edildiğinin bildirildiği görülmüştür.<br>Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında ihbarda bulunan R.P.'nin ve CİMER üzerinden şikayet gerçekleştiren Y.Ç.'nin beyanlarına ilişkin olarak gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde düzenlenen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve ... sayılı Araştırma Raporu ile ... tarih ve ..., ... sayılı Tevdi Raporunda; R.P. tarafından tanık olarak gösterilen H.E.S.'ce R.P.'nin beyanlarının doğrulanmadığı, bu ihbar mesajındaki iddialarla ilgili olarak şahsın FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak bir bağlantısı olduğuna ilişkin bilgi, belge, duyum ve tanık ifadesi bulunmadığı sonucuna bağlandığı, Y.Ç. tarafından gerçekleştirilen şikayet mesajında bahsi geçen projelerden üç tanesinin adli mercilere intikal ettiği ancak ...'nın taraf sıfatı ile sanık, tanık, katılan vs. ile kayıtlı olmadığı tespitinin yapıldığı, aynı zamanda söz konusu ihbar hususlarına yönelik ... Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Bürosunca ... tarihli, İhbar Dosya No:.., Karar No:... sayılı karar ile "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" kararında her iki hususun da araştırıldığı, bu haliyle bu hususların, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı hakkında "Mahrem Baz Birlikteliği Çalışması" ve "Konaklama Birlikteliği" kapsamında gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde düzenlenen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı Araştırma Raporunda; 05/10/2008-10/07/2017 tarihleri arasında ...'ya ait (...) numaralı GSM hattı ile emniyet birimlerince FETÖ/PDY Mülki İdare Yapılanması içerisinde mahrem imam olarak faaliyet gösterdiği belirtilen kişilerden (17) mahrem imam ile (65) ayrı zaman diliminde baz birlikteliğinin tespit edildiği belirtilmekle birlikte "...tespit edilen baz birlikteliklerinin çoğunun insan hareketliliğinin fazla olduğu yerlerdeki baz istasyonlarından tespit edildiği, bu sebeple başka bir veriyle desteklenmedikçe bu tespitlerin doğrudan mahrem bir buluşmayı göstermede yeterli olmadığı, ancak Diyarbakır Dicle Kaymakamı olduğu dönemde (resmi görev olmaması halinde) 3 gün arka arkaya FETÖ/PDY iltisakı/irtibatı bulunan mahrem imam ve diğer kişilerle baz birlikteliği vermesinin şüphe uyandırdığı, bu sebeple bu baz birlikteliklerinin kişi hakkındaki diğer verilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği..." tespitinin yapıldığı, bu haliyle de davacının Kızılcahamam ilçesinde FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı Asya Termal Tatil Köyüne 14/06/2013 tarihinde giriş ve 16/06/2013 tarihinde çıkış yaptığı, bu konaklama dönemini içine alan tarih aralıklarında, FETÖ/PDY mülkiye yapılanması içerisinde faaliyet gösteren mahrem imamların ve bu kapsamda ihraç olmuş ya da adli-idari takibat geçiren mülki idare amirlerinin de burada kaldığının incelendiği tespitine yer verilerek bahsi geçen konaklamanın ve bu tarihler itibariyle baz birlikteliğinin örgütsel amaçlı olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı tarafından ek beyan olarak temyiz aşamasında dava dosyasına sunulan belgelerden davacının ilgili tarih aralığında Diyarbakır Valilik makamı onayı ile "Gençlik Çalıştayı"na katılmak için görevli/izinli sayıldığına ilişkin belgelerin bulunduğu, aynı zamanda söz konusu iddiaların da araştırıldığı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacı hakkında başlatılan kovuşturma sonucunda verilen ve kesinleşen ... Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında ilgili hususlar yönünden "...Asya Termal Tatil Köyü'nde konaklama kaydı olsa da sözkonusu yerde düzenlendiği iddia edilen örgütsel toplantılara katıldığına dair herhangi bir somut delilin elde edilemediği, örgütün mahrem imamları ve örgüt üyesi olduğu iddia edilen şahıslar ile içerikleri tespit edilemeyen telefon irtibatının ve baz birlikteliğinin bulunmasının örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği..." tespitine yer verildiği, bu haliyle belirtilen hususların, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bahsi geçen araştırma raporunda davacı hakkında "Büfe-Kontörlü Telefon Çalışması" kapsamında da araştırma yapıldığı, gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde davacıya ait GSM hattının 09/11/2008, 23/07/2010 ve 23/07/2011 tarihlerinde olmak üzere 3 ardışık aramaya ilişkin olarak ",...incelenen ardışık aramalarda arayanın ve konuşma içeriğinin bilinmediği diğer yandan aranan mülki idare amirlerinin aynı kaymakamlık dönemine mensup olduğu, bazıları hakkında bu kapsamda adli ve idari takibat yapıldığı, diğer aranan ve mülki idare amiri olmayan kişilerin ise FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiğinin görüldüğü, sadece bu ardışık arama verisi üzerinden örgüt üyeliği değerlendirmesi yapmanın yeterli ve doyurucu olmayacağı, sağlıklı bir değerlendirmenin kişi hakkındaki diğer verilerin bütüncül değerlendirmesiyle yapılabileceği..." kanaatinin bildirildiği, 09/11/2008 tarihinde Ankara ilinde bulunan bir büfeden(...) davacı ile birlikte aranan diğer kişilerin de aranmanın gerçekleştiği tarihte Ankara'da Kaymakam adayı olarak TODAİ'de Milli Güvenlik Stajında oldukları, davacıdan önce aranan İ.S.B.'nin aktif olarak görevine devam ettiği, 23/07/2010 tarihinde Ankara ilinde bulunan bir büfeden(...) davacı ile birlikte aranan İ.Ş.'nin Yozgat Kadışehir Kaymakamı olduğu, davacının ise bu tarihte Afyonkarahisar Evciler Kaymakamı olduğu, 23/07/2011 tarihinde Ankara ilinde bulunan bir büfeden(...) davacı ile birlikte aranan Ç.A.'nın Trabzon Düzköy Kaymakamı olduğu, davacının ise bu tarihte Afyonkarahisar Evciler Kaymakamı olduğu, nitekim davacı hakkında örgütün mahrem sorumluları ile Büfe/Ankesör aranması kapsamında davacı ile iletişime geçildiğinin tespit edilmesi üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma sonucunda verilen ve kesinleşen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında "...soruşturmaya konu olayda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Mülkiye Mahrem Yapılanması kapsamında gizli haberleşme yöntemi olan ankesör ve büfe aramaları yoluyla haberleşme yönteminin kriterlerinin sağlanmadığının görüldüğü, diğer yandan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğince şüpheli ... hakkında düzenlenen araştırma raporunda" sonuç olarak, incelenen ardışık aramalarda arayanın ve konuşma içeriğinin bilinmediği, diğer yandan aranan mülki idare amirlerinin aynı kaymakamlık dönemine mensup olduğu, bazıları hakkında bu kapsamda adli ve idari takibat yapıldığı, diğer aranan ve mülki idare amiri olmayan kişilerin ise FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiğinin görüldüğü, sadece bu ardışık arama verisi üzerinden örgüt üyeliği değerlendirmesi yapmanın yeterli ve doyurucu olmayacağı, sağlıklı bir değerlendirmenin kişi hakkındaki diğer verilerin bütüncül değerlendirilmesiyle yapılabileceği..." şeklinde tespitlere yer verildiğinin görüldüğü.." ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda verilen ve kesinleşen beraat kararında da ilgili hususlar yönünden "...Ardışık aranma öbeğindeki konuşma sürelerine ve aranma saatlerine bakıldığında sözkonusu aramaların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ardışık aranma kriterlerine uymadığı, yine ardışık aramanın sürekli olmadığı, sabit hatlardan aranmasının örgütsel mahiyette olduğuna dair herhangi bir somut delilin elde edilemediği..." tespitine yer verildiği, bu haliyle belirtilen hususun da, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bununla birlikte, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince "...S.T.'nin ifadesinde; 2002-2003 yılları arasında kamu mahrem yapılanmasında dört kişilik bir sohbet grubu olduğu, kendisinin bu grubun abiliğini yaptığı, grupta davacının da olduğu..." ve "...etkin pişman örgüt üyesi S.T. ile 2008-2019 yılları arasında davacının 46 kez, mahrem yapılanmada öğretici olarak faaliyet gösteren R.A. ile 2008-2011 yılları arasında 271 kez irtibat kurduğu..." hususları davanın reddine gerekçe olarak alınmış ise de; davacı tarafından hakkında yürütülen ceza yargılamasında R.A. isimli şahıs ile aralarında 2004 yılında gerçekleşen Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı müfettiş yardımcılığı sınavını birlikte kazanmaları nedeniyle gerçekleşen iş arkadaşlığı dışında bir durumun bulunmadığı, aynı kurumu kazanmaları nedeniyle iş arkadaşlığının oluştuğu, iş dışında bir görüşmesinin olmadığı, bahsi geçen sınavı kazandığı sırada S.T. isimli şahsın ise bu kurumda kıdemli müfettiş olarak çalıştığı, iş dışı bir tanışıklığının olmadığı, aynı zamanda S.T. isimli şahsın hissedarı olduğu taşınmaz kooperatifinin başkanlığını yönettiğini ve bu nedenle bazen irtibata geçtiklerine yönelik beyanda bulunulduğu, aynı zamanda davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması kapsamında S.T.'nin mahkeme huzurunda alınan beyanında "...Benim hakkımda FETÖ'den soruşturma yapıldı ve KYOK kararı verildi. Ben 2000 senesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başladım. Bizden birkaç yıl sonra da sanık ... aynı yerde müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Kendisini o yıllarda tanıdım. Gördüğüm kadarıyla kendisinin FETÖ ile herhangi bir alakası yoktu. Kendisi herhangi bir sohbet grubuna ya da örgütün yaptığı sohbet ortamına gitmiyordu. Ben ifadem alınırken Y.T. ve S.K. isimli şahıslara ilişkin bir takım sorular sorulunca bu sorulara cevaplar verdim. Dediğim gibi sanıkla birlikte çalıştığım dönemde kendisinin örgütle herhangi bir alakasına şahit olmadım. Ben o yıllarda sohbete gidiyordum. Benim gittiğim sohbet ortamlarında da hiçbir zaman ... yer almadı...çelişki nedeni ile soruldu: Bana sormuş olduğunuz ifadeyi üçüncü defa göz altına alındığımda verdim. Ben o ifadem alınırken biraza önce ifade ettiğim gibi Y.T. ile S.K. isimli şahıslar bana sorulduğunda bir takım isimlerden bahsettim ancak ...'nın sohbet grubunda yer aldığına dair bir şey söylemedim. Dediğim gibi ... o yıllarda herhangi bir sohbet grubunda yer almadı. Benim şimdiki beyanlarım doğrudur..." şeklinde beyanda bulunduğu ve aynı yargılama kapsamında "Kendi soruşturması aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren S.T.'nin Mahkememizce segbis üzerinden tanık sıfatıyla alınan beyanında sanığın herhangi bir örgütsel faaliyetine şahit olmadığına ve örgütsel toplantılarına katılmadığına dair beyanda bulunduğu," tespitine yer verildiği, S.T. ve R.A. isimli şahıslarla gerçekleştiği belirtilen irtibatın davacı hakkında yürütülen idari ve adli süreçlerde yapılan tüm araştırmalarda davacının anılan örgütle bağlantısı bulunduğunu gösterebilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi, belge ve delille desteklenmediği, öte yandan yargılama aşamasında yapılan ara karara istinaden sunulan cevabi yazılarda da davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir tespit, tanık beyanı bilgi ve belgenin sunulamadığı görüldüğünden, anılan tespitlerin salt bu haliyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; işlemin iptaline, özlük haklarının iadesine ve davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının işleyecek dönemsel yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Dava konusu işlemin iptaline, özlük haklarının iadesine ve davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının işleyecek dönemsel yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X)KARŞI OY :<br> Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
memur