<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10147 E. , 2025/4011 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/10147<br>Karar No : 2025/4011<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Malatya İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Adıyaman ilinde trafik denetleme memuru olarak görev yaptığı dönemde, "sahtecilik" disiplin suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...günlü,... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarına ilişkin zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; davacının, hem ceza soruşturmasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan, "Manisa ilinden aldığı ve üzerinde yakalama ve haciz kaydı bulunan ... plaka sayılı aracı, ... sayılı iki adet metal mühürsüz APP plaka kullanmak suretiyle Kahta ilçesine getirme" eyleminin, davacının görevinin önemi ve niteliği gereği disiplin mevzuatına aykırı olduğu ve disiplin cezasını gerektirdiği sonucuna varılmakla birlikte, davacı hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçuna ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucunda Kahta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen takipsizlik kararındaki gerekçeler de göz önüne alındığında, söz konusu araçta kullandığı sahte plakanın iğfal kabiliyeti olmadığından, davacının sahtecilik suçunun faili olamayacağı ve dolayısıyla fiilinin sahtecilik olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakta olup, davacıya isnat edilen fiilin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan (...) sahtecilik (...) suç tanımına uymadığı; diğer bir ifadeyle anılan Tüzüğün 8/6. maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan ve meslekten çıkarma cezasını gerektiren "hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" suçlarına 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de yer verilmediği, uyuşmazlık konusu olayda, davacının eyleminin Türk Ceza Kanunu kapsamında "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturmadığının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... günlü, Soruşturma No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı ile kesin olarak ortaya konulduğu, bu nedenle davacının eyleminin anılan Tüzüğün 8/6. maddesinde belirtilen "sahtecilik" suçu kapsamında disiplin cezasına konu edilmesi mümkün olmadığı gibi, davacıya atfedilen fiille ilgili olarak anılan KHK'de bir düzenlemeye de yer verilmediği, bununla birlikte gerçeğe aykırı rapor tanzim edilerek idareye sunulması fiilinin, ceza hukuku kökenli bir ilke olan "lehe olan hükmün uygulanması ilkesine" aykırı olmamak koşuluyla, anılan KHK ile getirilen düzenlemeler de dikkate alınarak anılan Tüzüğün diğer maddeleri kapsamında değerlendirilmek suretiyle davacıya başka bir disiplin cezası verilebileceğinin kuşkusuz olduğu, davacının üzerine atılı olan ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan ''sahtecilik'' fiilinin 682 sayılı KHK'de herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak suç olmaktan çıkarılması nedeniyle davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının işlemiş olduğu "sahtecilik" fiilinin yürürlükten kaldırılan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6'ncı maddesinde “meslekten çıkarma” cezasını gerektirdiği, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de ise fiilin karşılığının bulunmadığı, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 34'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında “Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmünün yer aldığı, davacının işlediği “sahtecilik” fiilinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125'inci maddesinin E bendinin (g) alt bendinde yer alan “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmünü ihlal niteliğinde olduğu, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve davacının lehine olan Tüzüğün 8/6 hükmü uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br>Polis memuru olarak görev yapan davacının, Adıyaman ili, Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğünde trafik denetleme memuru olarak görev yaptığı dönemde; Kahta ilçesinde ikamet eden ve ilçede oto kurtarıcı-çekici işiyle uğraşan M.S.D. isimli şahıs tarafından 06-07/07/2015 tarihinde Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubunda, "Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli polis memurları Ş.N.S., H.Ö., B.Ö. ve davacının hacizli araçları sahte plakalar ile kullandıklarının" iddia edilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda, "davacının, 2015 yılı Temmuz ayında üzerinde yakalama ve haciz kaydı bulunan ... plaka sayılı aracı, PTS (Plaka Takip Sistemi) sisteminde sinyal düşüp yakalanmaması için, Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru A.B.'nin eşi C.A.B. adına tescil kaydı bulunan aynı marka ve model aracın gerçek plakası olan ... sayılı iki adet metal mühürsüz APP plakayı polis memuru Ş.N.S.'den teslim aldığı, tescil yönüyle sakıncalı olan ... gerçek plakalı araca taktığı ve böylelikle polis memuru A.B.'nin eşinin adına kayıtlı aynı marka ve model aracın plaka numarasını kullanmak suretiyle üzerinde yakalama ve haciz kaydı bulunan aracı Manisa ilinden karayoluyla Kahta ilçesine getirerek "sahtecilik" fiilini işlediği, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması" yönünde getirilen teklif doğrultusunda ... günlü,... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı tesis edilmiş olup, anılan işlemin iptali ve işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarına ilişkin zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sorasında, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.<br>7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br>09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.<br>Bu bağlamda; verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir.<br> Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gereklidir.<br>Yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır. <br>Nitekim, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:... olan kararında da bu husus belirtilmiştir.<br> Somut uyuşmazlıkta; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan eylem nedeniyle "resmi belgede sahtecilik" isnadıyla yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla; "... Tüm soruşturma evrakları birlikte değerlendirildiğinde; TCK 204. maddede düzenlenmiş olan resmi evrakta sahtecilik eyleminin oluşabilmesi için, hukuken geçerli bir belgenin bulunması, belgedeki gerçeğin değiştirilmesi, zarar olanak ya da olasılığının olması, kasten işlenmesi ve belgenin aldatma yeteneğinin (iğfal kabiliyeti) bulunması gerektiği, tüm bu unsurları barındıran bir belge olması durumda TCK 204 maddesi kapsamında bir eylemden söz edilebileceği, soruşturma konusu olayda kullanılan plakaların incelenmesinden söz konusu plakaların iğfal kabiliyetinin olmadığının anlaşıldığı, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve duraksamazın uygulamalarına göre sahte bir belgede iğfal kabiliyeti olmaması halinde sahtecilik suçu oluşmayacağından şüpheliler hakkında unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik eylemine ilişkin kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığı" yönünde karar verildiği ve bu kararın 22/09/2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. <br>Bu durumda; "resmi belgede sahtecilik" suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması ve davacıya isnat edilen "resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı Kahta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesi karşısında, davacının üzerine atılı eylemin sübuta ermediği anlaşılmakla; davacının, sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br> <br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup, aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçları "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. <br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. <br>Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.<br>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.<br> <br>İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> <br>Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
memur