<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/425 E. , 2024/3511 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/425<br>Karar No : 2024/3511 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2019/4924, K:2023/3613 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 06/07/2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin, 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile başlığı, "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştirilen ve eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getirilen 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline karar verilmesi; 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ile dava konusu Yönetmelik hükmü ile aynı ibareleri içeren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2019/4924, K:2023/3613 sayılı kararıyla;<br>Davacı tarafından, her ne kadar, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin iptali istenilmiş ise de; dava dilekçesinin içeriğindeki hukuka aykırılık iddiaları karşısında uyuşmazlığın, Yönetmeliğin 5. maddesinin dördüncü fıkrasına hasren incelenerek işin esasına geçildiği, <br>Dairelerinin, bu dava dosyası ile ilgili olarak "bekletme kararı" verilmesine neden olan 21/12/2021 tarih ve E:2019/4923 sayılı kararıyla; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 01/06/2023 tarih ve 32208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararıyla;<br> "1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yönünden; kaymakam aday adaylarının eğitim şartına dair düzenlemeler içeren Kaymakam Adayları Yönetmeliğinin 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptalinin istendiği, bu hükmün dayanağının ise 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen 274/A maddesi oluşturduğu, bu nedenle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bakılmakta olan davada uygulanma imkanı bulunmadığından, bu bende yönelik başvurunun Dairenin yetkisizliği nedeniyle reddine";<br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine eklenen 274/A maddesi yönünden ise; "Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü'nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.<br>Anayasa'nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinde 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemez' hükmüne yer verilmiştir. Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı Dördüncü Bölümü'nde yer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenleme yapılması mümkün değildir.<br>Kamu hizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik ve şartların aranacağı Anayasa'nın 70. maddesi kapsamındadır. Kural, kamu görevi niteliğinde olan kaymakam adaylığına atanma için aranan şartlara ilişkin olduğundan kamu hizmetlerine girme hakkının uygulanmasına dair bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu itibarla kural Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır." gerekçesiyle, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesinin iptaline, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği,<br>Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların, Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, <br>Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kurallarının yer aldığı, <br> Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceği, aksine durumun ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı,<br>Kararda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmalarının gerektiği, <br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 274/A maddesine dayanılarak hazırlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin kararda metnine yer verilen 5. maddesinin dördüncü fıkrasının, anılan Kararname'nin 274/A maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararı ile hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği, <br>Bu durumda; dava konusu olan ve iptali istenen Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 274/A maddesine dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulduğundan ve yasal dayanak olan bu maddesi, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin dördüncü fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, <br>gerekçeleriyle, 06/07/2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin, 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile başlığı, "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştirilen ve eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararıyla, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle verilen iptal kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmesi nedeniyle, temyize konu Daire kararının verildiği tarih itibarıyla iptal kararının henüz yürürlüğe girmediği ileri sürülerek Daire kararının bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: <br>Üye ...'ın, "dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin tamamının iptaline karar verilmesi istenilmesine rağmen, Daire tarafından sözü edilen maddenin dördüncü fıkrasına hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",<br> sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br> 2. Yukarıda açıklanan gerekçeyle, dava konusu düzenlemenin iptaline ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 20/06/2023 tarih ve E:2019/4924, K:2023/3613 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 25/12/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY <br>X- Anayasa’nın 153. maddesinde, "... Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar" hükmüne yer verilmiştir. <br> 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 66. maddesinin üçüncü fıkrasında da, Anayasa'da yer alan bu düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.<br>Somut olayda, Anayasa Mahkemesinin 01/06/2023 tarih ve 32208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararıyla; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olması, anılan maddelerde yer alan söz konusu ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına dokuz ay süre verilmesi amacını taşımakla birlikte, bir diğer amaç da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle anılan yasal düzenlemelerin dokuz ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.<br> Kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca Yasama Organına yönelik olduğunun kabulü, öncelikle iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına, bunun yanı sıra, Anayasanın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir. <br> Bu nedenle, dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarih itibarıyla henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanması mümkün değildir. Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında işlem tesis edilememesi ve daha önce tesis edilip, henüz yargılama süreci devam eden tüm işlemlerin de iptali sonucunu doğuracak, böylece bu süreçte işlenen tüm fiillerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracaktır ki böyle bir durum, kamusal yararın özel yararın üzerinde tutulma prensibine de aykırı olacaktır.<br>Diğer taraftan, 30/11/2024 tarih ve 32738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile, <br>" 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2 nci maddesinin mülga (B) fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.<br>"B) Kaymakam aday adaylarının yurt içindeki üniversitelerin veya diploma denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış olmak kaydıyla yabancı üniversitelerin en az dört yıllık lisans eğitimi veren fakültelerinin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, iktisat, işletme, maliye, finans, ekonometri, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri bölümlerinden veya bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az yüzde seksenine sahip olan diğer bölümlerden ya da hukuk fakültelerinden mezun olmaları veya üniversitelerin mühendislik fakülteleri ile tarih, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji bölümlerinden veya bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az yüzde seksenine sahip olan diğer bölümlerden en az dört yıllık lisans eğitimi yapmış ve uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, hukuk, maliye ve iktisat alanlarında tezli lisansüstü eğitimini tamamlamış olmaları gerekir.” şeklinde düzenleme yapılarak dava konusu Yönetmeliğin kanuni dayanağı ortaya konulmuştur. <br> Bu durumda, dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarih ve temyize konu Daire kararı tarihi itibarıyla, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması ve dolayısıyla 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesinin yürürlükte olduğu; ayrıca, temyiz incelenmesinin yapıldığı tarih itibarıyla da, 30/11/2024 tarih ve 32738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin kanuni dayanağının bulunduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali istemine ilişkin davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>
memur