<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2617 E. , 2025/4019 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/2617<br>Karar No : 2025/4019 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... İl Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; disiplin soruşturma raporu ve ceza davası dosyasının birlikte değerlendirilmesinden; zimmet ve rüşvet suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hakkında mahkumiyet kararları verilen davacının, anılan eylemler nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer verilen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yüksek Disiplin Kurulunda vekili aracılığıyla savunma yapmak istemesine rağmen, usule uygun bir tebligat veya bildirim yapılmadığından toplantıya katılınamadığı, dolayısıyla savunması alınmaksızın dava konusu işlemin tesis edildiği, hakkında somut bir delil olmadığı, imhası yapılan ürünlerin tutanaklarının dosyalarında mevcut olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, hakkında yürüten disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda; haklarında imhasına yönelik herhangi bir kayıtlandırma bulunmayan, davacının zimmet ve sorumluluğu altındaki marka taklidi olmaları sebebiyle el konularak milli emlaka intikal eden çanta, ayakkabı, fren diski, kumar makinesi, saat ve cep telefonlarının, sistem kayıtlarına göre idarenin sorumluluğu altındaki depoda bulunmadığı anlaşıldığından, davacının zimmet suçuna konu teşkil eden fiilleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” maddesi kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının uygun olacağı yolunda getirilen teklif doğrultusunda davacının devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, davacının disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle yargılandığı davada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla zimmet, rüşvet almak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet ile ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu ve yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği görülmüştür.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayıldıktan sonra, 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.<br> Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası yönünden de sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur. <br> Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de yine disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.<br> Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.<br>Uyuşmazlık konusu olayda; davacıya isnat edilen ve disiplin cezasına konu fiillerin, aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla zimmet, rüşvet almak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet ile; ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği görülmüştür.<br>Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan ve verilecek karar kesinleştikten sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
memur