<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/4081 E. , 2025/4556 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/4081<br>Karar No : 2025/4556<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacı hakkında "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ortadan Kaldırma veya Görevini Engellemeye Teşebbüs Suçunun Beraberinde Başka Suç İşleme, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ortadan Kaldırma veya Görevini Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından yürütülen kovuşturmada Komisyon tarafından, davacıya ait dijital materyallerin incelenmesinden FETÖ/PDY terör örgütü liderine ait videoların bulunduğu, H.Ö.'nün soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde davacının örgüt toplantılarına katılan şahıslar arasında yer aldığını beyan ettiğine dair tespitlerin bulunduğu hususlarının tespit edildiğine yer verildiği, davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacının en son görev yaptığı kurum tarafından örgüt toplantılarına katıldığı, örgüt ile iltisakı ve irtibatı olduğuna dair sosyal çevre bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğunun bildirildiği; davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile, tanık beyanları ile örgütle bağının ortaya konulduğu, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, dijital materyallerinde örgüt elebaşına ait vaaz videoları içeren CD'ler bulunduğu, yine örgüt liderine ait videolar ve silinmiş birçok ses dosyası ile herkül.org isimli siteye ait web geçmişi olduğu, ancak FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği; anılan yargılamadaki tanık beyanlarının davacının terör örgütü ile irtibatını ortaya koyduğu ve anılan diğer hususların ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği; dolayısıyla sözü edilen Komisyon tespitleri ile ceza yargılamasında elde edilen delillerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, davacının ikametinde yapılan aramada FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Sızıntı dergilerinin bulunduğu ve çocuğunu FETÖ/PDY ile iltisaklı dershaneye gönderdiğini ikrar ettiği, davalı idarenin savunması ekinde dosyaya sunulan özet bilgi tablosunda; mahallinde yapılan araştırmada davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair sosyal çevre algısının olduğu ve görev mahallinden gelen aynı yönde değerlendirme yazısının bulunduğu hususlarının da dava konusu işlemde belirtilen diğer delillerle birlikte davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkardığı açıklamasına yer verilerek istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına ilişkin iddiaların dayanaktan yoksun olduğu, ceza yargılaması sonucunda hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, bu kararla masumiyetinin ispatlandığı, hakkındaki iddialarla ilgili yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyize konu kararda usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br>Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Davalı idare bünyesinde yazı işleri müdürü olarak görev yapan davacı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br>Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs suçunun beraberinde başka suç işleme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet" suçlarından yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br>AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br>Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; Komisyon tarafından, davacı hakkında yürütülen kovuşturmada davacıya ait dijital materyallerin incelenmesinde FETÖ/PDY terör örgütü liderine ait videoların bulunduğunun tespit edildiği, H.Ö.'nün soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde davacının örgüt toplantılarına katılan şahıslar arasında yer aldığını beyan ettiğine dair tespitlerin bulunduğu; davacı hakkındaki personel bilgi dosyasında, davacının en son görev yaptığı kurum tarafından örgüt toplantılarına katıldığı, örgüt ile iltisakı ve irtibatı olduğuna dair sosyal çevre bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğunun bildirildiği; ceza yargılamasındaki tanık beyanları ile davacının örgütle bağının ortaya konulduğu, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, dijital materyallerinde örgüt elebaşına ait vaaz videoları içeren CD'ler bulunduğu, yine örgüt liderine ait videolar ve silinmiş birçok ses dosyası ile herkül.org isimli siteye ait web geçmişi olduğu gerekçesine yer verilerek davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, davacının ikametinde yapılan aramada FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Sızıntı dergilerinin bulunduğu ve çocuğunu FETÖ/PDY ile iltisaklı dershaneye gönderdiğini ikrar ettiği, davalı idarenin savunma ekinde dosyaya sunulan özet bilgi tablosunda; mahallinde yapılan araştırmada davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair sosyal çevre algısının olduğu ve görev mahallinden gelen aynı yönde değerlendirme yazısının bulunduğu hususlarının da dava konusu işlemde belirtilen diğer delillerle birlikte davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkardığı açıklamasına yer verilerek istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. <br>Dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs suçunun beraberinde başka suç işleme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet" suçlarından yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;...sanık ... savunmasında:...ben çocuğumu 2011 ve 2012 yıllarında söz konusu yapının Malatya'da bulunan Hügem dersanesine gönderdim, o dönemde söz konusu yapının bu dersanesi Malatya'da en çok rağbet gören dersanelerden biriydi, ben de her baba gibi çocuğumun geleceğini düşündüğüm için çocuğumu bu dersaneye gönderdim,...evimde bulunan Sızıntı dergisi çocuğumun dersaneye gittiği dönemde yapılan veli toplantılarından sonra bilgi olarak verilen eşyalardandı, hatta bazen bu türden hediyeleri eve gönderiyorlardı, bu dergilerden bir tanesi evde yapılan arama sırasında daha hiç ambalajından çıkartılmadığı görülmüştür, benim teknolojiyle aram yoktur, Twitter hesabım yoktur, iddia edildiği gibi devlet büyüklerine twitter hesaplarını veya adreslerini takip etme gibi bir durumum yoktur, sadece çocuğum çok sık internete girdiği için yanlış sitelere girmemesi için zaman zaman girdiği sitelerin dökümünü alıyordum, bulunan liste buna ilişkindir, ben söz konusu yapının hiçbir dini sohbetine katılmadım, sanık H.Ö ile adliye içerisinde ve dışında hiçbir yerde oturup çay içmişliğim yoktur, kendisinin birlikte sohbetlere katıldığımız yönündeki beyanını kesinlikle kabul etmiyorum,...suça konu CD'leri çocuğumu kapatılan dershaneye gönderdiğimde bize hediye olarak vermişlerdi, bunlar evde kalmış olabilir, açıp seyretmedim,..." şeklinde savunmada bulunmuştur..." tespitlerine yer verilmiştir. <br>Aynı yargılamada tanık olarak dinlenen, aynı zamanda sanık olarak yargılanan H.Ö'nün davacı hakkında; "...1991 yılında Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesinin açtığı zabıt katipliği sınavına girdim ve sınavı kazanıp Malatya Adliyesinde Devlet Güvenlik Mahkemesinde zabıt katibi olarak göreve başladım, özel yetkili mahkemeler kapatılıncaya kadar orada çalıştım,...sanık H.Ö benim amcamın oğludur, psikolojik rahatsızlığımı bildiği için çalıştığım dönemde bana yardımcı olmaya çalıştı, sosyal birisi olmam için çaba sarfetti, bunun için zaman zaman sendika toplantılarına ve sohbetlerine beni davet ediyordu, ancak ben bu sohbetlerin hiçbirisine katılmadım, sanık ...'i 2015 yılından sonra özel yetkili mahkemeler kapatıldıktan sonra tanıdım, kendisiyle bir hukukumuz yoktur, kendisini sonradan tanıdım, bu kişinin sohbetlere katılıp katılmadığını bilmiyorum,..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. <br>Sözü edilen ceza yargılaması sonucu verilen kararda, "...Sanığın örgütün finans ayağını oluşturan Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, örgütün gizli haberleşme uygulaması olan ByLock programını kullanmadığı görülmüş, dijital materyallerinden elde edilen internet geçmişi tespitleri ve tanık beyanlarının sanığın üzerine atılı örgüt üyeliği suçunun sübutu açısından yeterli olmadığı...sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın dijital materyal tespitleri sebebiyle oluşan şüphe gözetilerek üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği...sanık hakkında TCK 309 ve 311. maddeleri gereğince açılan kamu davasında ise cebir ve şiddet kullanmak suretiyle işlenebilen bu suçlar açısından sanığın icrai hiçbir hareketinin bulunmaması gözetilerek atılı suçun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğu..." gerekçesiyle atılı suçlardan davacının beraatine karar verilmiştir. <br>Yukarıda ayrıntısına yer verilen tanık beyanının, davacının sohbet toplantılarına katılmadığı yönündeki savunmalarını doğrular nitelikte olduğu, ayrıca davacının çocuğunu söz konusu yapının okuluna göndermiş olması ve Sızıntı dergisine ilişkin açıklamaları da dikkate alındığında, dava dosyasında söz konusu beyanın aksini ortaya koyacak, okul kaydının örgütsel saikle gerçekleştirildiğine, dergi aboneliğinin örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belge de bulunmadığı gibi davacının dijital materyalleri arasında terör örgütü liderinin videolarının bulunmasının da FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınan ve davalı idarece savunma ekinde dosyaya sunulan özet bilgi tablosunda; mahallinde yapılan araştırmada davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair sosyal çevre algısının olduğu ve görev mahallinden gelen aynı yönde değerlendirme yazısının bulunduğu belirtilmiş ise de; bu hususu destekleyen herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı görülmekte olup, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. <br>Bu durumda, yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
memur