<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13248 E.  ,  2025/4914 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/13248<br>Karar No : 2025/4914<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'deki hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı ayrıca davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile para gönderdiğinin ve çocuğunun örgütle iltisaklı özel okulda kaydı olduğunun Komisyon tarafından tespit edildiği, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve bu bağlamda hükme esas alınabilecek nitelikte görülerek, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma hakkı tanınmadan, hiçbir somut sebep ve bu sebebi doğrular bilgi ve belge ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin çağrısı doğrultusunda Bank Asya A.Ş.'ye para yatırmadığı, hesabın 2007 yılında açılmış olduğu, para çekme ve olağan katılım bankacılık işlemleri hususunda değerlendirme yapılmadan kanaate varıldığı, bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiği, Bank Asya dışında Kuveyt Türk Katılım Bank A.Ş'de de benzer tarih, şekil ve miktarlarda hesap hareketlerinin olduğu, sadece bir çocuğunun örgütle iltisaklı olarak kabul edilen okulda 8 ay boyunca öğrenim gördüğü, evlerine yakın ve ücretinin düşük olması nedeniyle sözü edilen okulu tercih ettikleri, 2015 ve 2016 eğitim döneminde okula kayyum atandığı için tereddüt etmeden devam ettikleri, hakkında yürütülen herhangi bir ceza soruşturması/kovuşturması bulunmadığı, herhangi bir örgütle irtibatının ya da iltisakının söz konusu olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkına Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarihli ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Davalı idare bünyesinde belediye çalışanı olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br> Bununla birlikte, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya A.Ş.'de ... müşteri numarası ile açılan hesabındaki parayı, örgüt liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı tespitine yer verildiği, bu tespite ilişkin olarak davacı tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin çağrısı doğrultusunda Bank Asya A.Ş.'ye para yatırmadığı, söz konusu hesabın 2007 yılında açılmış olduğu, bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiği, talimatın aksine hesabına para yatırdığı, Bank Asya dışında Kuveyt Türk Katılım Bank A.Ş'de benzer tarih ve miktarlarda hesap hareketlerinin olduğunun ileri sürüldüğü, davacının Bank Asya A.Ş.'de ilk olarak 2007 yılında açılan hesabı sonrasında, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında hesaba para yatırma, para çekme ve katılım hesapları açma işlemleri yapıldığı, davacının Bank Asya hesabına ait hesap bakiyelerinin incelenmesinden; 2013 yılı Aralık ayında hesap bakiyesi 20.259-TL iken, 09/5/2014 tarihinde 8.641-TL tutarında hesaba para yatırıldığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi yapıldığı ayrıca 07/02/2014 tarihinde 30.000-TL, 18/03/2014 tarihinde 10.000-TL, 11/12/2014 tarihinde 42.500-TL tutarlarında katılım hesapları açıldığı ve hesabın 18/01/2016 tarihinde kapatıldığı görülmüş olup davacının, Banka Asya' daki hesabına dair beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bakiye artış ve azalış tarihlerinin örgüt liderinin talimat tarihleri ile uyumluluk göstermediği, söz konusu Banka'nın TMSF'ye devrinden sonra da davacının, Banka'dan parasını çekmediği ve bankacılık işlemlerine devam ettiği, Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda ve örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı da anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının çocuğunun FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Nilüfer Yenişehir Ortaokulunda 2015-2016 eğitim öğretim döneminde kaydı bulunduğu ve Nilüfer Özel Eğitim Hiz. A.Ş'ye 22/07/2015 ila 22/04/2016 tarihleri arasında 5.000,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de davacı tarafından, evlerine yakın olması ve ücretinin çok düşük olması nedeniyle bu okulu tercih ettikleri, okula kayyum atandığı için eğitiminin devam etmesinden endişe etmedikleri ve sadece 8 ay öğrenim gördüğünün belirtildiği, davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının çocuğunu, 2015-2016 eğitim öğretim döneminde bahsi geçen okula gönderirken eğitim saiki dışında örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Yine, temyize konu İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğu sonucuna ulaşılırken, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile para gönderdiğinin Komisyon tarafından tespit edildiği hususuna yer verildiği, davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak, Devletin gözetimi altında faaliyet gösteren Derneğe bir kez SMS ile 5,00 TL göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin ileri sürüldüğü, davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, Kimse Yok Mu Derneği'ne 12/09/2014 tarihinde SMS ile gönderilen paranın insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Her ne kadar, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararı'nda, davacının personel bilgi dosyasında, Şanlıurfa Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararında, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğu tespitine yer verilmişse de, FETÖ/PDY örgütü ile irtibat/iltisak değerlendirmesinin hangi gerekçeye dayanak olarak yapıldığı hususunun dosyada ortaya konulamadığı görüldüğünden, bu tespitin de davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.<br> Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik ya da yardım etme suçundan açılmış herhangi bir adli soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmadığı görülmüştür.<br> Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur