<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/1028 E.  ,  2025/1612 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/1028<br>Karar No : 2025/1612 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Tunceli ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapan davacının, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35/B-6 maddesi uyarınca İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; <br> UYAP kayıtları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacının FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 23/05/2018 tarihinde gözaltına alındığı, 29/05/2018 tarihinde adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, 31/05/2018 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve hakkındaki disiplin soruşturması neticesinde Birlik Komutanınca kamu görevinden çıkarılmasının teklif edildiği, davacının, öğrencilik döneminde terör örgütüne ait evlere gittiği, ardışık arama kayıtlarının olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği, davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının verildiği ve söz konusu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinde, bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görülerek bu konuda idarelere geniş takdir yetkisi verildiği, öte yandan davacının icra ettiği askeri hizmetin hassasiyeti, önem ve özelliği, görev yapmaya devam etmesi halinde ülkenin güvenliği ve asayişi ile kamu düzeninin korunmasından sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığının güvenilirliğini ve saygınlığını zedeleyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anılan kararda; davacının ByLock veya Eagle kullanmadığı, FETÖ/PDY ile irtibatlı sendikaya veya derneğe üye olmadığı, ... hesabının bulunmadığı, hakkında örgütsel arama olduğu kabul edilen ardışık/ankesör arama kayıtlarının olduğu, davacının savunmalarında örgüt ile irtibatını 2013 yılı sonrasında kopardığını, arama kayıtlarının bu tarihten öncesine ilişkin olduğunu beyan ettiği ve sanığın bu savunmalarının tanık beyanları ile doğrulandığı, davacının bu örgüt ile 2014 yılı ve sonrasında da irtibatını gösterir herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, davacının örgüt ile olan irtibatını örgütün terör örgütü olarak halk nezdinde bilinir hale geldiği tarih olan 17/25 Aralık sürecinden önce sonlandırdığı gerekçesine yer verildiği, bu durumda, FETÖ/PDY terör örgütünün dini olmaktan öte örgütsel bir yapı olduğu yönünde kamuoyunda bilinç oluşmasıyla birlikte bu yapıyla irtibatını sonlandıran ve hakkında başkaca bir delil bulunmayan davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunduğuna ilişkin davalı idarece somut ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir delil ibraz edilmediğinden, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,<br>Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2023/6644, K:2024/3920 sayılı kararıyla; <br> FETÖ/PDY terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak en hassas ve azami şekilde yapılması gerekliliği ile davacının icra ettiği askerlik görevinin ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Teşkilatının hassasiyeti, önem ve özelliği dikkate alınarak, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı incelendiğinde; davacının etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek verdiği ifadesinde, 2009 yılında lise son sınıfta aynı sınıfta bulunduğu ... isimli şahıs ile örgüt hiyerarşisinde yer alan "abilerin" evine gittiği, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı bir kişi tarafından sabit telefon hattından arandığı, kendisini bir kaç kez aradığını belirttiği kişi ile görüştüğü ve bu görüşmede kendisinden fakir öğrencilere yardım edileceği belirtilerek para istendiği şeklinde beyanlara yer verildiği, ayrıca tanık ... isimli şahsın kovuşturma aşamasında alınan beyanında da davacının sabit hatlardan arandığını belirttiği,<br> Bu durumda; davacının kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere öğrencilik döneminde terör örgütüne ait evlere gittiği, FETÖ/PDY örgüt üyeleri tarafından sabit hatlardan arandığı ve bu aramalar doğrultusunda FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri ile görüşmeye gittiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna dair yeterli düzeyde delilin dosyada mevcut olduğunun anlaşıldığı,<br>Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35/B maddesinde, kamu görevinden çıkarılma işleminin belli bir tarihten önce veya sonra değerlendirilmesine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı; kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütüyle bağın mutlaka üyelik veya mensubiyet düzeyinde olması gerekmediği, iltisak ve irtibat bulunmasının yeterli olduğu; davacının kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği, davacının “üyelik” suçundan beraat etmiş olmasının örgütle irtibatlı veya iltisaklı olmadığı sonucunu doğurmayacağı; davacının lise döneminde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasıyla tanıştığı, örgüte ait evlerde kaldığı, burada davacıya örgüt lideri Fethullah Gülen’e ait videoların izletildiği, ardışık arama kayıtlarının olduğu, bu hususun tanık beyanlarıyla da doğrulandığı, dava konusu işlemin Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, kamu yararı gözetilerek tesis edildiği; kamu görevlisinin Devlete sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, silahlı terör örgütüne üyelik ya da mensubiyet olmasa dahi, irtibat ve iltisakın bulunması durumunda kamu görevine son verilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile hiçbir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, terör örgütü ile bağlantısı olduğuna dair somut bir delil ortaya konulmadığı; yalnızca lise yıllarında maddi imkânsızlık nedeniyle örgüte ait bir evde kalmak zorunda kaldığı, kısa süre sonra evdeki baskıya dayanamayarak bu evden ayrıldığı, bu dönemde örgütün yapılanmasından haberdar olmadığı, 2013 yılında mesleğe başladıktan sonra örgütle bağlantılı şahıslarca ankesörlü telefonlardan arandığı ve görüşmelere çağrıldığı, birkaç defa görüşmelere gittiği, kendisinden himmet adı altında para istenmesi üzerine görüşmelere gitmediği, örgütün gerçek amacının ise 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra ortaya çıktığı ve kendisinin de bu tarihten itibaren bu yapıyla tüm bağını kopardığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.<br> 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen, 10/03/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin, Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.<br>'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.<br> Davacı, Tunceli ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. <br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br> Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraat kararı verildiği ve UYAP üzerinden yapılan incelemede anılan kararın istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleştiği görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME<br> OHAL döneminde çıkarılan KHK'lar uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br> Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. <br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). <br>Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. <br> Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;<br> Davacı, hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen davacıya ait 29/05/2018 tarihli şüpheli ifade tutanağında: "Eşim ... ile liseden tanışırız 2018 yılında da evlendik. Kendisi halen Antalya ilinde Polis Memuru olarak görev yapmaktadır.<br>2009 yılında lise son sınıfta iken okuldan arkadaşım ... bana benim çalıştığım ev rahat gel sende orda birlikte ders çalışırız üniversite sınavına hazırlanırız, orada abiler (üniversite öğrencileri) anlamadığımız konulara yardımcı oluyorlar diyerek beni bir eve götürdü. Bu evde 1 kişi ile tanıştım ancak şuanda ismini hatırlamıyorum görsemde tanıyamam bu kişi bana bu evde ders verdiğimiz kişi fazla diyerek başka bir eve yönlendirdi. Ben bu kişinin tarif ettiği eve gittim. Bu evde … ( Mersinli, esmer tenli, 185 cm boylarında, Kilis üniversitesinde okuduğunu biliyorum) ile tanıştım. Bana burada ders çalışabilirsin sigara içmek yasak şeklinde uyarılarda bulundu ve bana hafta sonları gelirsin dedi. Ben bu eve yaklaşık 3 ya da 4 hafta sonu gittim. Evde 2 defa ... isimli şahıs bana Fetullah GÜLENİN CD ni izletti. Daha sonra ben odaya geçerek ders çalışmaya devam ediyordum. Son gittiğim de balkonda sigara içerken ... … bana sigara içmenin yasak olduğunu söyleyerek kızdı, ben odaya geçtim biraz daha ders çalıştıktan sonra evden ayrıldım birdaha da bu eve gitmedim. Bu evde ders çalıştığım sürüde takımdığım konulara sadece ...… yardımcı oldu. Bu evde ...… dışında gördüğüm üniversite öğrencilerinin isimlerini hatırlamıyorum şu anda görsemde tanımam. <br>Lise den arkadaşım olan ...’ın cemaat evlerine gittiğini biliyordum. Benim cemaat evine gitmeden önceki zamanda bana tenefüste sohbet esnasında cemaat evlerindeki abilerin elinde okuldaki lise son sınıftaki tüm öğrencilerin listesinin olduğunu ve benim ismimi karşısında da KIZ ARKADAŞI VAR SİGARA İÇER şeklinde not bulunduğunu söylemişti.<br>2009 yılında polislik sınavlarına girdim ancak sınavlar iptal oldu daha sonra bende 2010 yılında uzman jandarma sınavına girdim ve kazanarak 2010 yılı Ağustos ayı gibi Ankara Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığında eğitimime başladım. 2011 yılı Eylül ayında da mezun oldum. Okul süresince beni arayan olmadı. 2011 yılı Eylül ayında ilk görev yerim olan Kars da göreve başladım. Yaklaşık 20 gün kadar sonra beni telefonla arayan bir kişi isminin ... ( petrol yeşili ... aracı vardı. Kayserili, öğretmen olabilir, 175 cm boylarında, esmer, siyah düz saçlı, alnından saçlarının yan tarafı dökük, orta kilolu) olduğunu telefonumu Kilisten ...'nin verdiğini görüşmek istediğini söyledi Kağızman çarşı da buluştuk aracının içerisinde bir süre muhabbet ettik bana BURADA YALNIZ DEĞİLSİN BİZDE VARIZ BİR SIKINTIN OLURSA BİZE SÖYLE HASTANELİK İŞİN OLURSA BİZE SÖYLE YARDIMCI OLURUZ dedi bir süre daha konuştuktan sonra ayrıldık. 2012 yılı Nisan ayına kadar ... isimli şahısla ile 3-4 defa yüzyüze görüştüm. Zaman zaman telefonla arardı. Benim ... isimli şahıs ile konuşmalarımda hep hal hatır muhabbetleri oldu bana sürekli namaz kılıp kılmadığımı soruyordu bende kılmadığım halde kıldığımı söylüyordum. İlk görüşmeden sonra benden sürekli 300- 400 lira para istiyordu bende aileme gönderdiğimi, param olmadığını söyleyerek vermiyordum. Kars merkez deki son görüşmemiz de benden yine para istedi bende cüzdanımı çıkararak 25 TL param olduğunu gösterdim. Kendisi de gösterdiğim paranın için den 10 TL sini alarak kardeş payı yapalım dedi. Bunu dışında da para vermedim. Bu görüşmeden sonra birkaç defa daha beni telefonla aradı görüşmek istedi benden para istedi, kardeş bulunduğun yerde kalıcı değilsin sizin tayinler çok çabuk oluyor dedi, bende görevim var param yok şu anda diyerek atlattım, tayin olursa da gönderilen yere gideriz dedim. 2012 yılı nisan ayında Selim ilçesi ... Karakoluna tayin dönemi olmamasına rağmen atamam yapıldı. Yanlış hatırlamıyorsam bu tarihten sonra da beni telefonla hiç aramadı ve kesinlikle yüz yüze de görüşmemiz olmadı. <br>Kollukta bu yapı ile ilgili tüm bildiklerimi anlattım. 2011 yılında Kars ...'da uzman çavuş olarak görev yapmakta iken ... kod isimli şahıs beni ankesörlü telefondan arıyordu. Daha sonraları beni ... aracı ile Kağızman ilçesinde gezdiriyordu. Bu gezi esnasında dini sohbet mahiyetinde diyaloglar yapıyordu. İlk iki görüşmeden sonra benden himmet adı altında 400 TL para istedi. Ben de kendisine miktarın yüksek olduğunu, maddi durumumun da iyi olmadığını söyleyerek para vermedim. Bu şahıs beni sürekli aramaya devam etti. Her arayışında para istiyordu. Sana her türlü konuda yardımcı oluruz diyordu. Bir ara ben Kars'ta iken benimle iletişime geçti. Dışarıda bir yerde yemek yedikten sonra aracın içerisinde bulunduğum esnada yine benden para istedi. Ben de paramın olmadığını ve cüzdanımda sadece 25'TL'nin olduğunu söyledim. Cüzdanımı çıkartıp parayı gösterdiğimde cüzdanımdan 10 TL'yi alarak kardeş payı yapalım demesi üzerine bu davranışından dolayı ben de şahsa karşı bir soğukluk oluştu. Beni her görüşmek için aramasında ben her defasında bahane uydurarak görüşmeye gitmedim. Bu şahıs bir gün yine beni aradı. Telefonda bana "kardeş uzun zamandan beri görüşemiyoruz, para vermiyorsun" şeklinde şeyler söyledi. Ben de devriyemin olduğunu, paramın olmadığını görüşemeyeceğimi söyledikten sonra bana "sen orda kalıcı değilsin, her an tayinin çıkabilir biliyorsun değil mi" şeklinde konuştu. Akabinde ... Jandarma Karakoluna 2012 mart ayında tayinim çıkarıldı. Bu şahsın tayinimde etkisi olduğunu düşünüyorum. Bizim atama dönemimiz haziran ve temmuz olmasına rağmen ben rızam dışında mart ayında tayin oldum. Bu şahıs tüm tariflerime rağmen kollukta fotoğrafı gösterilen şahıslardan değildir. Kolluk tarafından bu şahsın fotoğrafı gösterilmiş olsaydı net bir şekilde teşhis yapardım. <br>2013 yılında Samsun iline atamam yapıldı. Yaklaşık 15-20 gün sonra telefonla arayan bir kişi isminin ... ( 175 cm boylarında, esmer, saçları hafif dik, siyah saçlı, hafif tombul, Ordulu) olduğunu söyleyerek telefonumu Kars'tan ...'dan aldığını söyledi bende kendisine sizde para isteyecekseniz görüşmek istiyorum dedim oda benim parayla işim yok senle görüşmek istiyorum dedi ve bende şuanda müsait değilim diyerek telefonu kapattım. Beni sürekli olarak telefonla aramaya devam etti telefonda benden para istedi bende uzak köydeyim diyerek atlattım. Yine bir aramasında nerede olduğumu sordu ilçe jandarma da olduğumu söylemem üzerine ben kapıdayım görüşelim dedi bende inerek kendisiyle görüştüm. Burada benim görüşmelere gelmemi ve fakir öğrencilere yardım için para vermemi istedi bende müsait olursam gelirim şuanda param yok diyerek hiç bir şey vermedim ve ayrıldık. Kendisi beni belirli aralıklarla görüşmek için ve para istemek için aramaya devam etti bende çeşitli bahanelerle görüşmeye gitmedim. Yine telefonla bir görüşmemiz de bana KARSTA TAYİN GÖRMÜŞSÜN BURADA DA ÖYLE BİRŞEY BAŞINA GELEBİLİR GÖRÜŞMELER GEL gibi tehditler de bulundu. Bu görüşmeden yaklaşık 3 ay kadar sonra benim atamam ... dış karakoluna yapıldı. Ben bu tayinimin... tarafından yaptırıldığını Kars ilinden Selim ilçesine de atanmamında ... tarafından yaptırıldığını düşünüyorum. 2014 yılı yaz aylarında ... beni telefonla arayarak yeni görev yerin hayırlı olsun kendine dikkat et dedi. Telefonu kapattık bir daha da beni arayan olmadı. Ben para vermediğimden dolayı 8 yıl Samsun ilinde kalma hakkım olmasına rağmen 1 yıl sonra ... Jandarma Karakol Komutanlığına tayin oldum. <br>2016 yılı Kasım ayında astsubaylık kursuna katıldım. 2017 yılı Mart ayında Tunceli iline atamam yapıldı ve halen ... ilçe jandarma komutanlığında görev yapmaktayım. Benim bu yapı ile ilgili alakam anlattıklarımdan ibarettir. Ben fetöcü değilim dedi." şeklinde beyanlarda bulunulmuştur.<br> Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ/PDY terör örgütünün neredeyse tüm uygulamalarında olduğu gibi haberleşme yöntemlerinde de gizlilik içerisinde iletişim sağlamaya özen gösterildiği, FETÖ kapsamında yürütülen soruşturmalardaki şüphelilerin hatları ile kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat ve ankesörlü hatların HTS kayıtlarının incelenmesinden;<br>-Ardışık Arama (Yakın zaman diliminde birbirini takip eden peşi sıra),<br>-Periyodik Arama (Farklı tarih ve zaman diliminde belirli gün aralığı dahilinde),<br>-Tek Arama, şeklinde iletişimin gerçekleştirildiği ve irtibat sağlandığı saptanmıştır.<br>Somut olayada ise, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararında; "Şüpheli ... adına kayıtlı olan ... numaralı telefon hattının 17/12/2011 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... ve ... isimli sivil şahıslar ile birlikte ardışık olarak arandığı, 26/02/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 27/02/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ...isimli sivil şahıs ile birlikte ardışık olarak arandığı, 27/102/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 11/03/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 01/04/2012 tarihinde ...adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli askeri personel ve ... isimli sivil şahıs ile birlikte ardışık olarak arandığı, 06/04/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli askeri personel ve ...isimli sivil şahıs ile birlikte olarak arandığı, 07/04/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli sivil şahıs ile birlikte ardışık olarak arandığı, 08/04/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 28/04/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 16/06/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 04/08/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 10/08/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 17/11/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 24/11/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 29/12/2012 tarihinde ... adına kayıtlı olan... numaralı sabit hattan ... ve ... isimli sivil şahıslar ile birlikte ardışık olarak arandığı, 04/01/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 05/01/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 06/01/2013 tarihinde .... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 08/02/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli sivil şahıs ile birlikte ardışık olarak arandığı, 10/02/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli polis memuru ile birlikte ardışık olarak arandığı, 05/05/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli askeri personel ile birlikte ardışık olarak arandığı, 29/05/2013 tarihinde tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... ve ... isimli sivil şahıslar ile birlikte ardışık olarak arandığı, 01/06/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan tek olarak arandığı, 01/06/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli askeri personel ile birlikte ardışık olarak arandığı, 19/07/2013 tarihinde ... adına kayıtlı olan ... numaralı sabit hattan ... isimli askeri personel ile birlikte ardışık olarak arandığı, <br>Şüpheli ...'nün kullanmış olduğu ... numaralı telefon hattı aracılığıyla yukarıda belirtilen sabit hatlardan toplamda 66 kez arandığı," tespitlerine yer verilmiştir. <br> Temyize konu ısrar kararında, dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacının öğrencilik döneminde terör örgütüne ait evlere gittiği, bu evlerde örgüt lideri Fetullah Gülen’e ait videoları izlediği, askerlik görevine başladıktan sonra sabit hatlardan arandığı ve bu aramalar doğrultusunda FETÖ/PDY terör örgütü üyeleriyle görüşmelere gittiğine dair kendi beyanları ile ankesörlü/sabit hat aramalarına ilişkin kayıtların birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

memur