<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/8035 E.  ,  2025/5040 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/8035<br>Karar No : 2025/5040<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;davacı hakkında kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacının en son görev yaptığı kurum tarafından yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı aleyhinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturma yürütüldüğü, dosya içeriğine göre ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının örgüt içerisinde yer aldığı yönünde ihbarcı beyanı bulunduğu, ancak bu beyanın doğrulanamadığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, öte yandan, kurumu tarafından Mahkememize gönderilen personel bilgi dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından kullanıldığı belirlenen ... numaralı GSM hattının Adalet Bakanlığı mahrem hizmetler yapılanmasında mahrem imam olduğu tespit edilen M.K. isimli şahıs tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı ile irtibatının bulunduğunun bildirildiği, bu hususun da ayrıca davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden Mahkemelerince hükme esas alınabileceği değerlendirilerek, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hakkında yapılan ve Mahkeme kararı ile iftira olduğu sabit olan ihbar nedeniyle kamu görevinden çıkarıldığı, somut bir delile dayanmadan, gerekçesiz bir şekilde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, İdare Mahkemesi kararının da gerekçesiz olduğu, istihbari bilgiye dayanılarak karar verildiği, hukuken kabul edilebilir bir delile dayanılmadığı, hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile atılı suçların sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince her iki suçtan da beraatine karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacı hakkında yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğunun sonucuna varılarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br> Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.<br> Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur.<br> 08/07/2018 tarih ve 30472 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/164, K:2022/134 sayılı kararıyla 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Diğer yandan, davacı hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan dava sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile atılı suçların sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince her iki suçtan da beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br><br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 701 sayılı KHK'nın 1. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br> Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. <br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>Uyuşmazlıkta, temyizen incelenen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının örgüt içerisinde yer aldığı yönünde ihbarcı beyanı bulunduğu, ancak bu beyanın doğrulanamadığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu, yine personel bilgi dosyasında, davacı tarafından kullanıldığı belirlenen ... numaralı GSM hattının Adalet Bakanlığı mahrem hizmetler yapılanmasında mahrem imam olduğu tespit edilen M.K. isimli şahıs tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı ile irtibatının bulunduğunun bildirildiği ve söz konusu değerlendirmenin ve bilginin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br> Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan dava sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararında, FETÖ PDY terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle M. K. isimli şahıs tarafından ihbarda bulunulduğu, soruşturma kapsamında el konulan dijital materyallerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının, davacı hakkında ihbarda bulunan kişinin sanıkla ve ailesiyle husumetinin bulunduğu ve ihbar içeriğinin somut hiçbir vakıaya dayanmadığının anlaşıldığı, davacının örgütün finans ayağını oluşturan Bank Asya'da hesabının bulunmadığının 30/10/2018 havale tarihli müflis Asya Katılım Bankası cevabi yazısından anlaşıldığı, örgütün gizli haberleşme uygulaması olan ByLock programını kullanmadığı, dosya içerisindeki belgelerden davacı hakkında yapılan ihbarın asılsız olduğu, ihbarı yapan kişi ile davacı arasında husumet bulunduğu, davacıdan el konulan dijital materyallerde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, davacının üzerine atılı örgüt üyeliği suçunu işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince beraatine, davacı hakkında TCK 309 ve 311. maddeleri gereğince açılan kamu davasında ise cebir ve şiddet kullanmak suretiyle işlenebilen bu suçlar açısından sanığın icrai hiçbir hareketinin bulunmaması gözetilerek atılı suçun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğundan CMK'nun 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden 05/02/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Diğer taraftan davalı idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait personel bilgi dosyasının incelenmesinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 10/08/2016 tarihli bilgi notunda davacı hakkında "FETÖ'ye üye olma hususunda adliye içerisinde bu yönde yoğun bir inanışın bulunması dikkate alındığında adı geçenin Fetö terör örgütü ile ilişkisinin yoğun olduğu, en azından bu örgüt ile iltisakının bulunduğu ve bu sebeble 667 sayılı KHK çerçevesinde, meslekten ihracının gerektiği tarafımızdan değerlendirilmiştir." şeklinde değerlendirilme yapıldığı, öte yandan ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen ... tarih ve ... sayılı üst yazıyla düzenlenen bilgi notunda, "03/08/2016 tarihinde Başsavcılığının ... nolu telefonunu arayan, kendisini M. K. olarak tanıtan bir kişinin davacının FETÖ/PDY üyesi olduğunu beyan ettiğini, bu ihbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ihraç ve tutuklamanın gerçekleştiğini, devamla, İhbarı yapan kişinin gerçekte B. Y. olduğu ve alınan ifadesinde iddiasını tekrarladığı, ancak ihbar yapan kişi ile davacının başka olaylar nedeniyle adli boyutta husumetli olduğunun tespit edildiği, davacının bylock kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, bu haliyle davacının fetö terör örgütü üyesi olduğuna dair bir kanaate tarafımızca ulaşılamadığının anlaşıldığından gereğinin yapılmasının arz olunduğu, akabinde ... Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonunun ... tarihli ... sayılı kararı ile davacının; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyasında evinde ve işyerinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, dosya kapsamındaki delillerin niteliğine göre bu aşamada kamu görevini yürütmesinde sakınca görülmediği belirtilerek görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasına karar verildiği,y ine bila tarihli Adli yargı ilk derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı tarafından düzenlenen personel bilgi formunda özele, ... Cumhuriyet Başsavcısı ...'ın makam odasını arayan ve kendisini M. K. olarak tanıtan kişinin, davacının FETÖ/PYD terör örgütü üyesi olduğunu, durumu daha önce Kahraman Maraş adliyesinde çalışması nedeniyle bildiğini belirtmesi dışında, davacının FETÖ/PYD terör örgütü üyesi, mensubiyeti, irtibatı veya iltisakı bulunduğuna dair yeterli kanaatin bulunmaması hususları gözönünde bulundurularak bu aşamada 667 KHK gereğince meslekten ihracının gerekmediğinin belirtildiği görülmüştür.<br>Bunun yanında, ... Cumhuriyet savcısı M.K. tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün talebi üzerine düzenlenen ... tarih ... sayılı raporda özetle; davacının eşinin, çocuklarının, dernek, vakıf, sendika, banka, bylock, sosyal medya, SGK, Varlık fonu kayıtlarının detaylı olarak incelendiği ve FETÖ/PYD terör örgütüne üyelik, irtibat veya iltisakına rastlanmadığı, sadece 25/10/2016 ve 31/10/2016 tarihli ad soyad gizlenilmiş olarak gönderilen BİMER'e yapılmış şikayetlerin olduğu, iş bu şikayetlerinde davacının husumetli olduğu B. Y. ve babası D. Y. tarafından yapılan soyut ihbarlar olduğunun anlaşıldığının belirtildiği, akabinde ... Cumhuriyet Başsavcısı O.U. tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 17/01/2018 tarihli bilgi notunda özetle, davacının, eşinin kayıtları, SGK'mu kayıtları, çocuklarının eğitim durumu, memuriyetten önce çalıştığı kurum ve şirketler, memuriyete alan komisyon üyeleri, banka kayıtları, ceza dosyasındaki deliller toplanmış ve birlikte değerlendirildiği ve ilgili evrakların Adalet Bakanlığına sunulduğu, davacı hakkındaki adli soruşturmanın aralarında husumet bulunan B.Y.'nin soyut iddiası üzerine başlatıldığı ve başkaca hiçbir somut delilin bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile mensubiyet, iltisak veya irtibatı olmadığı kanaatine varıldığı ve davacının 667 sayılı KHK uyarınca meslekten ihracına gerek olmadığı yönünde görüş bildirdiği görülmüştür. <br>Dolayısıyla dava konusu işlemde ve İdare Mahkemesi kararında kurum kanaatini; davacı hakkında yapılan ve asılsız olduğu daha sonra yargı kararı ile sabit olan ihbara dayanılarak düzenlenen ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 10/08/2016 tarihli ilk bilgi notu olduğu, diğer bilgi notu ve soruşturma raporlarında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile mensubiyet, iltisak veya irtibatı olmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.<br>Öte yandan personel bilgi dosyasında yer alan bila tarih ve sayılı Bilgi notunda, davacının ile Adalet Bakanlığı mahrem hizmetler yapılanmasında mahrem imam olduğu tespit edilen M.K. isimli şahıs tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı ile hangi tarihlerde olduğu belirtilmeden üç kez irtibatının bulunduğu şeklinde istihbari bilgiye yer verildiği görülmüş ise de, M.K. isimli şahıs ile davacının örgütsel saikle iletişim kurduğuna ilişkin somut bir tespit ya da başkaca bir veri bulunmadığı, M.K hakkındaki istihbari tespitin, davacının da doğrudan örgüt ile irtibat ve iltisakı olduğu sonucunu doğurmayacağı dikkate alındığında, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Ayrıca İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için 30/03/2021 tarihli, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Bölge İdare Mahkemesince 15/09/2023 ve 12/10/2023 tarihlerinde, davalı İdareye, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK'a) Vakıflar Genel Müdürlüğüne, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğünden (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Terörle Mücadele Daire Başkanlığına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ara kararlarına verilen cevabi yazılarda, yukarıda İdare Mahkemesi kararında belirtilen hususlar dışında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmektedir.<br>Bu haliyle, hakkında somut tespitlere dayanmayan istihbari bilgi dışında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına dair başkaca bir delil bulunmayan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 05/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur