<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/11355 E.  ,  2025/4290 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/11355<br>Karar No : 2025/4290<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı / ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E..., K... sayılı kararında; davacının "PKK Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme" suçlamasıyla yargılanmış olduğu ve beraatine karar verile... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararında; "....Her ne kadar sanıklar A.K., Ramazan İldem ve S.K. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmaları talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanıkların silahlı terör örgütü PKK hiyerarşisi içerisinde yer aldıkları, bu örgüt içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduklarına dair somut bir delilin bulunmadığı, ... iddia konusu eylemlerle ilgili olarak TCK'nın 220/7. fıkrası kapsamında değerlendirme yapıldığında ise sanıkların olay tarihinde Kızıltepe Belediyesinde şoför olarak çalıştıkları, terör örgütü PKK mensuplarının mezarlarının bulunduğu alanın şehitlik olarak inşa edilmesi ile ilgili olarak tahsis edilen araçlarda resmi olarak ilgili amirlerinin onaylarıyla görevlendirildikleri dolayısıyla sanıkların Kızıltepe Belediyesindeki görev ve konumları da dikkate alındığında bilerek ve isteyerek örgüte yardım ettiklerine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla müsnet suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." şeklinde tespitlerin yer aldığı, ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibat ve/veya iltisaklı olduğuna dair somut bilgi ve belgenin dosyada yer almadığı, Yargıtay ...... Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında da belirtildiği üzere örgütle irtibatlı ve iltisaklı kişilerin tespiti bakımından tutanağa bağlanmış kurum kanaati, tanık beyanları ve sosyal çevre bilgilerinin en önemli delillerden olduğu hususu göz önüne alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair, görgüye dayanan somut tanık beyanları, kurum kanaati ve sosyal çevre bilgisinin bulunmadığı, davacının ilgili amirleri tarafından resmi olarak amir onayıyla görevlendirildiği dikkate alındığında, davalı idare bünyesinde şoför kadrosunda görev yapan davacının amirleri tarafından yazılı olarak verilen emir ve talimatı yerine getirdiği anlaşılmakla birlikte dava dosyasında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görüldüğünden dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı kararıyla; dava konusu uyuşmazlıkta; PKK/KCK terör örgütü mensupları için yapılan ve öldürülen terör örgütü mensuplarının ismi verilen mezarlığın 09/09/2013 tarihinde yeniden inşası için giden kişiler arasında davacının da bulunduğu, davacının 09/09/2013 tarihinde geçici görevlendirme yazısı ile ilçe sınırlarında bulunmayan kırsal alana gittiği, henüz bir hafta önce kaldırılan mezarlığın basında geniş yer bulduğu, terör örgütü mezarlığının kaldırıldığı bilgisine ulusal basında da genişçe yer verilmişken Kızıltepe'de ikamet eden, bölge ile iç içe olan ve mesleği icabı yöreyi tanıyan davacının mezarlıktan habersiz olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, buna rağmen bölgeye belediyenin araçları ile belediyeye ait malzemeleri taşıyarak mezarlık yapımına katkı sağladığı ceza mahkemesi dosyasında sabit olduğundan davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma hakkı tanınmadan Kanun Hükmünde Kararname eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, PKK/KCK ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hakkında beraat kararı verildiği, ilgili amirleri tarafından resmi olarak amir onayıyla görevlendirildiği, Kızıltepe'de ikamet eden, bölge ile iç içe olan ve mesleği icabı yöreyi tanıyan herkesin örgüt mensuplarının ismi verilen mezarlığı bilmek zorunda olmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY: <br>Davalı idare bünyesinde şoför olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurusu, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile PKK silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının Yargıtayda temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br>MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.<br>22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler Türk Silahlı Kuvvetlerinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' kuralına yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7083 sayılı Kanun'la kabul edilmiş, bu Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “üyeliği, mensubiyeti veya” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2022 tarihli ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br>AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. <br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>Öte yandan, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanlar hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak'' suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.<br> Bununla birlikte, 677 sayılı KHK uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında verilen kararın ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.<br>Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile delil ve tespitler incelendiğinde; her ne kadar öldürülen PKK/KCK terör örgütü mensupları için yapılan ve isimleri verilen mezarlığın 09/09/2013 tarihinde yeniden inşası için gidenler arasında davacının da bulunduğu tespit edilmiş ise de, davacının amirleri tarafından verilen yazılı emir ve talimat kapsamında geçici görevlendirmeyle ilçe sınırları içinde bulunmayan kırsal alana gittiği hususunun açık olduğu gibi davacının PKK/KCK ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde delilin dosyada mevcut olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

memur