<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/9475 E.  ,  2025/3578 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/9475<br>Karar No : 2025/3578<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'daki hesabının 11/09/2014 tarihinde açıldığı, hesabın açıldığı günden itibaren hesap hareketlerinin olağan şekilde seyrettiği, örgüt liderinin talimatıyla uyumlu bir biçimde herhangi bir mevduat artışı yapılmadığı gibi örgüt liderinin paranızı çekin, hesaplarınızı kapatın talimatını verdiği Mayıs 2015 tarihi ve sonraki dönemde davacının bu talimatla uyumlu herhangi bir işlem de yapmadığı, Cihan Medya A.Ş.'ye 15/02/2014 ile 03/11/2015 tarihleri arasında toplam 1.693,00-TL ödeme bilgisinin olduğu tespitine yer verildiği görülmüşse de, anılan ödemelerin kaynağının ne olduğuna ilişkin somut bilgi ve belgeler dosyada yer almadığı gibi Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin ve Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan bağışın örgütsel saiklerle yapılıp yapılmadığına yönelik araştırma yapılmadığı, <br>ayrıca Mahkemelerinin ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerde de FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevine iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; davacı tarafından, Bankasya'da tamamı 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra, ilki 11/09/2014 tarihinde olmak üzere 7 adet hesap açıldığı, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte ilk olarak 11/09/2014 tarihinde Bankasya'da hesap açıldığı, sonrasında ciddi miktarda hesap bakiyesinin arttığı ve kullanımın bu şekilde devam ettiği dikkate alındığında, davacının hesap hareketlerinin FETÖ/PDY'nin Bankasya'ya para yatırma talimatıyla uyumlu olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığından temin edilen bilgilerde, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 15/02/2014 - 03/11/2015 tarihleri arasında toplam 1.693,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, yine davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 06/12/2014 tarihinde para gönderdiği, 10/07/2014 ila 10/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği bilgisinin yer aldığı, davacının savunma ve beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu, davacının başvurusunun reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Terör örgütünün talimatıyla Bank Asya'da işlem yapmadığı, çocuğu için hediye edilen takıları, 2014 yılının yaz aylarında Amerikan Doları hesabı açmak için bankaya yatırdığı, bankacılık işlemlerinin rutin olduğu, Cihan Medya yayınlarına abone olmadığı, yapılan ödemenin mahiyetini aradan geçen uzun zaman nedeniyle bilmediği, Kimse Yok Mu Derneği'nin terör örgütleriyle iltisaklı olduğunu bilmediği, insani amaçla yardım yapmak istediği, Kızılay dahil birden çok yardım kuruluşuna da bağışlarının olduğu, bu hususun araştırılmadığı, hakkında herhangi bir ceza soruşturması/kovuşturmasının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hakları ihlal ettiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.<br> 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. <br>Davacı, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarih ve... sayılı işlem ile reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br>Temyize konu dosyada, davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; <br> FETÖ/PDY lideri tarafından, Bank Asya'ya destek talimatının verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Bankanın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek bir kısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler yapılmıştır. <br>Bu açıklamalardan hareketle, davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Bank Asya'da ... müşteri numarası ile 11/09/2014 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba 11/09/2014 tarihinde 1.400,00-TL ve 12/09/2014 tarihinde 1.600,00-TL para yatırdığı, ayrıca, 11/09/2014 tarihinde 1.400,00-TL tutarlı 35 günlük, 12/09/2014 tarihinde 2.966,32-TL tutarlı 35 günlük ve 26/10/2014 tarihinde 3.031,92-TL tutarlı 35 günlük katılım hesapları açtığı, davacı tarafından, örgüt liderinin talimatlarıyla herhangi bir işlem yapmadığı, yapılan işlemlerin rutin bankacılık işlemlerinden ibaret olduğu ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra, 2016 yılı Temmuz ayına kadar hesap hareketlerinin olağan şekilde devam ettiğinin belirtildiği, davacının hesap hareketleri incelendiğinde, 2014 yılı Eylül ayı ila 2016 yılı Temmuz ayına kadar hesap hareketlerinin olağan şekilde devam ettiği, örgüt liderinin anılan bankaya "para yatırın, mevduat arttırın, yeni hesap açın" şeklinde basına yansıyan talimatıyla uyumlu bir biçimde herhangi bir mevduat artışı yapmadığı gibi örgüt liderinin "paranızı çekin, hesaplarınızı kapatın" talimatını verdiği Mayıs 2015 tarihi ve sonraki dönemde davacının bu talimatla uyumlu olacak şekilde para çekme işlemi yapmadığı, hesabın aktif olarak kullanılmaya devam edildiği, yapılan işlemlerin olağan bankacılık işlemi kapsamında kaldığı ve örgüt liderinin talimatlarıyla uyumsuz bir seyir izlediği sonucuna varılmıştır.<br> Ayrıca, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin ve Kimse Yok Mu Derneği'ne gönderilen bağışların, kaynağının ne olduğuna ve örgüte yardım amacıyla yapıldığına ilişkin somut bilgi ve belgelerin dosyada yer almadığı, söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.<br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, Mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, Mahkeme kararı kaldırılarak, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br><br>(X)KARŞI OY :<br> Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkeme kararı kaldırılarak, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar; hukuk ve usule uygun olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

memur