<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/4360 E. , 2025/3197 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/4360<br>Karar No : 2025/3197<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı / ...<br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlem ile 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca "...Uyuşmazlıkta iltisak ve irtibatın tespiti açısından davacı hakkında yapılan tespitlerin tek tek değil birlikte değerlendirilmesi gerektiği çünkü ancak bu şekilde pek çok alanda faaliyet gösteren FETÖ/PDY terör örgütü ile birlikte hareket etme iradesinin ortaya konulabileceği düşünüldüğünden bu kapsamda, davacının; FETÖ/PDY terör örgütünün finans kaynağı Bank Asya'da talimat döneminde artan hesabının olması yanında örgütün yayın organlarından olup mali kaynaklarının başında gelen Cihan Medya'ya yapılan ödemelerinin bulunması, örgütle irtibatlı veya iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu isimli derneğe sms ile para göndermesi, çocuğunun örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel okulda kaydının bulunması, FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan şirketlere ödemede bulunması hususlarının bir arada FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisakı noktasında delil olarak değerlendirileceği, bu durumda, yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte incelenip değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup bu haliyle Anayasamızda yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine ekli liste ile kamu görevinden çıkarılmasından sonra kamu görevine iadesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında; davacının Bankasya hesap hareketlerinin "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu bakımından aleyhine değerlendirilmeyerek delil yetersizliği gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve davanın istinaf aşamasında olduğu görüldüğünden, davacının anılan suçu işlediğinin kabul edilemeyeceği açık olmakla birlikte, davacı yönünden söz konusu ceza yargılamasından bağımsız olarak Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile "irtibatının veya iltisakının" bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılması karşısında; dava dosyasında, dava konusu Komisyon kararında ve davacı hakkındaki ceza yargılamasında belirtilen tüm delil ve tespitler davacının Bankasya hesap hareketleriyle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Yargı denetimi" başlıklı 11/1. maddesinde; Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabileceği hüküm altına alınmış ve Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin müstemir yetkilendirme kararları ile Ankara 19., 20., 21., 22., 24., 25., 26., 27. ve 28. İdare Mahkemeleri bu konuda yetkilendirildiği, buna göre, ... İdare Mahkemesi tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair işlem yanında, Komisyon kararına dayanmayan, davacının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak da "idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığından, esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle" davanın reddine karar verildiği görülmekte olup, bakılan uyuşmazlıkta asıl iptali istenilen ve davacı yönünden icrai olan işlem, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair işlem olduğundan; İdare Mahkemesince, davacının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden de hüküm kurulmuş olması, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir husus olarak görülmediği açıklamasıyla istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatının ve iltisakının bulunmadığı, çocuklarının iyi bir eğitim amacıyla Özel Ütfade Okullarına gittikleri ve hakkında ileri sürülen tespitlerin de bu hususla bağlantılı olduğu, savunma hakkı tanınmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğuna ilişkin hiçbir kriterin şahsında gerçekleşmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. <br>Davacı, gelir uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ...tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlem ve 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal ve sosyal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının 01/03/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>a) Davacının Bank Asya hesabına para yatırdığı iddiası ile ilgili olarak;<br> FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.<br> Bu kapsamda, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir. <br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından Bank Asya'da ilk kez 2006 yılında hesap açıldığı, o tarihten beri sürekli ve rutin bir şekilde kullanıldığı anlaşılmıştır.<br>Nitekim, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında, "...FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün söz de lideri Fetullah Gülen'in ''neyiniz varsa satın bank asyaya yatırın'', Asya Katılım Bankası A.Ş'de (BANKASYA'da) bünyesinde hesap açtırmaları ve cüzi de olsa para yatırarak örgütsel tavırlarını ve duruşlarını ortaya koymalarını istediği talimat dönemlerine riayet etmediği şöyle ki; TMSF'den temin olunan banka döküm kayıtlarında sanığın 2006 yılında açmış olduğu ... müşteri numaralı hesabında 2014 yılı hesap hareketliliği incelendiğinde; ... numaralı Bankasya hesabında, talimat dönemlerine denk gelecek şekilde herhangi katılım hesabı açmadığı, TMSF bankasyanın tamamına el koyma sürecinden sonrada sanığın söz konusu banka ile bağını koparmayarak 21/01/2016 tarihine kadar bankacılık faaliyetlerine devam ettiği, diğer bankacılık hareketleri virman ve temdit vb, işlemlerinden ibaret olduğu, ayrıca bu hususta mahkememizce alınan 10/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporu da desteklediği dolayısıyla bankasya hesabındaki tüm hareketliliğin olağan bir hesap hareketliligi olduğu, yukarıda belirtilen sebepler ve sanığın parasal hareketlerinin devam edegelen rutin işler olduğu..." yolunda tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.<br>Bu itibarla, davacının kendisi adına açılmış olan Asya Katılım Bankası hesabında gerçekleştirilen işlemlerin olağan bankacılık işlemleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde gerçekleştirilen işlemler, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakı kanaati için aleyhine değerlendirilmemiştir.<br>b) Dava dosyasına sunulan diğer tespitler ile ilgili olarak; <br>Davacının çocuklarının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan öğretim kurumunda kaydının olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan şirketler ile FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme; örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderme bilgisinin bulunduğu yönündeki tespitler, başkaca delillerle desteklenmediği sürece davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı olduğu kanaati için yeterli bulunmamıştır.<br>Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür.<br> Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Daire kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur