<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/15623 E. , 2025/3689 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/15623<br>Karar No : 2025/3689<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurulu Başkanlığı / ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleme karşı yaptığı itirazın reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacı hakkında yapılan idari soruşturma neticesinde hazırlanan raporda; davacının 2010 yılında tabip subay adayı olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na girdiği, adına kayıtlı olan ve kendi kullandığı cep telefonu hattının Ankara ilinde bulunan 4 ayrı sabit hattan, 2013-2015 yılları arasında 17 defa arandığı, bu aramaların bir tanesinin FETÖ mensubu başka asker şahıslarla ardışık olduğunun görüldüğü, ayrıca erkek kardeşinin FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları kapsamında gözaltına alındığı, 2014 yılı içerisinde annesinin Bank Asya hesabında 64.049,00-TL hesap hareketi, erkek kardeşinin Bank Asya hesabında 2013 yılında 185.990,00-TL ve 2014 yılında 10.643,00-TL hesap hareketi, kız kardeşinin Bank Asya hesabında ise 2014 yılında 3.147,00-TL hesap hareketi görüldüğü hususlarının belirtildiği, her ne kadar davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verilmiş ise de; mevzuat hükümleri uyarınca meslekten çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için söz konusu örgütle bağın; yapıya, oluşuma veya gruba "üyelik" veya "mensubiyet" şeklinde olması zorunlu olmayıp "iltisak" ya da "irtibat" şeklinde olmasının yeterli olduğu, bu durumda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü ve bu konuda idarelere geniş takdir yetkisi verildiği, davacı hakkında dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, ifa ettiği görevin önem ve özelliği de dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının anılan işlemden dolayı yoksun kaldığı parasal ve özlük hak talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "Mahkememizce temin edilen bilirkişi raporu ile dosyada soruşturma aşamasında temin edilen analiz raporuna nazaran sanık ile ardışık arandığı belirtilen H.A. arasında telefon irtibatının bulunmadığı, bu kişi ile sanığın cep telefonunun ortak baz uyarısı vermediği, sanığın sağlık sınıfında Tabip Yüzbaşı olduğu halde H.A.'nın Jandarma sınıfından Teğmen olarak görev yaptığı, görüleceği üzere sanık ile ardışık arandığı belirtilen kişinin rütbe farklılıkları olduğu gibi sınıflarının da farklı olduğu, aralarında bir irtibat kurulmadığı, sanığın ve tanığın beyanlarında birbirlerini tanımadıklarını ifade ettikleri, sanığın askeri doktor olarak görev yapması nedeniyle hastalarının asker olup askerleri cep telefon kullanamadıklarının bilindiği, asker hastaların sanığı ankesör/kontörlü telefonlardan aranma ihtimalinin yüksek olduğu, mahkememiz tarafından temin edilen 04/03/2019 tarihli raporunda sanığın aranmalarının örgütsel kabul edileceğine dair bir kanaat ve açıklama bildirilmediği, Mahkememizce yaygın kriterlere göre yapılan araştırmalarda, dosyaya temin edilen dijital materyal raporunda ve sicil/disiplin evraklarında sanığın örgüt üyesi olduğuna dair hiç bir somut bulgu temin edilemediği, sanığın baylock kullanıcısı olmadığı gibi, Bank Asya hesabının bulunmadığı belirlenmiş olup, netice itibariyle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin-inandırıcı delil ve emare temin edilemediği" gerekçeleriyle beraatine karar verildiği, karara itiraz edilmemesi üzerine kararın 28/11/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, davacı hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan yürütülen ceza yargılaması sırasında elde edilen ve ağır ceza mahkemesinin gerekçeli beraat kararında yer verilen hususlar, ifade, bilgi ve belgeler ile davacının disiplin soruşturması sırasındaki beyan ve savunmaları kapsamında davacının, atılı suçu işlemediğinin ortaya konulmuş olması karşısında, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik veya mensubiyeti olmadığının kabulü gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı olup olmadığının değerlendirilmesinde ise, davacı hakkında yukarıda ayrıntı ve gerekçelerine yer verilen beraat kararından anlaşıldığı üzere ceza davasının açılma sebebini davacının ByLock kriptolu haberleşme programını kullandığı yönündeki tespitlerin oluşturduğu, beraat kararında, "davacının bylock kullanıcısı olmadığı..." hususlarının belirtilmesi, öte yandan, davacının söz konusu örgütle ilişkisinin sempati, irtibat veya iltisak noktasında kaldığı yönünde bir değerlendirme de yapılmaması, davalı idarece yapılan soruşturma sonucunda da davacının kardeşleriyle ilgili Bankasya hesap hareketleri bulunduğu yönündeki tespitlerin de davacı aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmaması ve davacının adı geçen örgütle irtibat veya iltisakını ortaya koyan başkaca bir delil elde edilmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı olduğunun değerlendirilmesinde ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, aksi yönde değerlendirme ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br>Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından; 375 sayılı KHK'da geçen "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının idari sorumluluk için getirildiği, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı veya irtibatı bulunduğu anlaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br>Davalı Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; Davacı hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında tespit edilen deliller ile ceza yargılaması aşamasında tespit edilen delillerin birlikte değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, ardışık aranma iddiasının gerçeği yansıtmadığı, suç ve cezanın şahsiliği ilkesi gereği aile üyeleri hakkında yapılan tespitlerin aleyhine değerlendirilemeyeceği, savunma hakkı tanınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.<br> 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(d) maddesinde; 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personelin Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.); ... 7) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(d) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.<br>Davacı, araştırma görevlisi (tabip yüzbaşı) olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bu işleme karşı yaptığı itiraz da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine, kamu görevinden çıkarılmasına dair işleme karşı yaptığı itirazın reddine dair işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.<br> Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca davacının beraatine karar verilmiş, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br> Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. <br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br> Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. <br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.<br>Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.<br>Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.<br> Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarelerce, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirmenin gösterildiği, bu değerlendirmenin dayanaklarına ilişkin İdare Mahkemesince araştırma yapılmayarak soruşturma raporu tespitleri ile davacının aile bireyleri hakkında tespitlere yer verilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de sadece davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde beraatine karar verilmiş olması, davacının ByLock kullanıcısı olmadığı ve davacının aile bireyleri hakkındaki tespitlerin davacıya atfedilemeyeceği hususları gerekçe gösterilmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verildiği görülmüştür.<br> Bu nedenle, öncelikle; davalı idarelerce dava dosyasına sunulan davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, bununla birlikte; her ne kadar davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmiş olsa da; davacıya isnat edilen ardışık aranma iddiasının idari yargı mercilerince ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu tespitin özellikle davacının ardışık arandığı tarihlerde ardışık arandığı iddia edilen şahıslarla hizmet belgesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle anılan tarih itibarıyla davacı ile rütbe ve sınıf uyumunun bulunup bulunmadığı, yine söz konusu şahıslar hakkında FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları kapsamında işlem tesis edilip edilmediğinin araştırılması, bu doğrultuda yapılacak araştırma neticesinde elde edilecek bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılacak değerlendirme neticesinde uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.<br> Öte yandan, İdare Mahkemesi tarafından davacının annesi ve kardeşleri hakkındaki tespitler ret kararına gerekçe olarak esas alınmış ise de, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.<br> Bununla birlikte, Mahkemece yukarıda yer verilen eksikliklerin tamamlanmasının yanı sıra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;<br> "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,<br> Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,<br>Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,<br>Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,<br> İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,<br>Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,<br> ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Zira 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan yürütülen ceza kovuşturması neticesinde beraatine hükmedilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen yaptırımın hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. <br>Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne; <br> 2. Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur