<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/961 E.  ,  2025/6732 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/961<br>Karar No : 2025/6732 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Elazığ ili, Arıcak ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 1 yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası alması nedeniyle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17.ç.14 maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih, ... sayılı Elazığ Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, son bir yıl içerisinde 12/10/2018 tarihli Kaymakam onayı ve 22/01/2019 tarihli Kaymakam onayı ile iki defa ücretten kesme cezası ile cezalandırıldığı, Mahkemenin 01/01/2020 tarihli ara kararına davacı tarafça verilen 04/02/2020 tarihli cevabi yazıdan da anılan cezalara karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, anılan disiplin cezalarının kesinleşmiş olduğu, güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken, bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası alan davacının, görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu göreve son verme cezasının, bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası alınması durumunun oluşması ve ikinci cezanın akabinde zorunlu olarak tesis edilecek nitelikte bir işlem olduğu, göreve son verme disiplin cezası için ayrıca savunma alınmamış olmasının usuli/şekli bir eksiklik olarak değerlendirilmeyeceği, aksi yöndeki iddiaların hukuken itibar edilebilir nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aldığı ücretten kesme cezalarının fazladan gittiği görevlerden kaynaklandığı, sıradan cezalar olduğu, hakkındaki göreve gitmeme ve korucuları olumsuz etkileme isnatlarının gerçek dışı olduğu, hakkında usulüne uygun soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Elazığ ili, Arıcak ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı hakkında, 11/10/2018 tarihinde Kambertepe Köyü Kırmızı Tepe Bölgesinde 07.00-19.00 saatleri arasında nöbetçi olarak görevlendirilmesine rağmen savunmasında Alacakaya ilçesi ... Köyü'nde olduğunu bildirdiği, izinsiz ve mazeretsiz olarak görev yerine gitmediğinin tespit edilmesi üzerine 12/10/2018 tarihli Kaymakam onayı ile Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/c.7 maddesi uyarınca 1/8 oranında ücretten kesme cezası verildiği, yine Kambertepe Köyü'nde güvenlik korucularının göreve gitmeme - olumsuz yönde etkileme çabası içinde imza toplanmasına öncülük ettiği tespit edilerek 22/01/2019 tarihli Kaymakam onayı ile eylemine uyan anılan Yönetmelik'in 17/c.7 maddesi uyarınca 1/8 oranında ücretten kesme cezası verildiği, her iki ücretten kesme cezasının davacıya 1 yıl içerisinde verildiği gözetilerek Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.14 maddesi uyarınca görevine son verilmesi üzerine söz konusu göreve son işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.<br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br> Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 14. alt bendinde; 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. <br> 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.<br> Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.<br> Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. <br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.14 maddesinde yer alan 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak' hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nda yapılan düzenlemede aynen yer almadığı, buna karşın aynı Kanunu'nun "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B maddesinin son fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verilir." düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.<br> Bu durumda aylıktan kesme cezasının bir derece ağır cezası olan göreve son verme cezası için işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre; bir yıl içinde iki kez ücretten kesme cezası yeterli iken yasal değişiklikten sonra disiplin cezasına sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrürü nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanması ya da aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü kez uygulanması suretiyle bir derece ağır ceza verilmesi gerekmektedir. <br> Dava konusu işlemde; davacı iki kez aylıktan kesme cezası almış ve bu cezalar kesinleşmiş ise de; cezaya sebep olan fiiller (mazeretsiz nöbete gitmemek ve toplu müracaat ve şikayet) birbirinden farklı olduğundan ve bu fiiller aynı yıl içinde üç kez değil iki kez vuku bulduğundan davacının görevinden çıkarılması şartlarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak, 15/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur