<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/4580 E.  ,  2025/6559 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/4580<br>Karar No : 2025/6559 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DİĞER DAVALI : ... Kaymakamlığı<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Şırnak ili, İdil ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Pençe-Şimşek/Pençe Kaplan harekatı operasyonuna katılmak istemeyerek emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak ve operasyona çağrılmasına rağmen göreve katılmamak fiilini işlediğinden bahisle İdil Kaymakamlığının ...arih ve ... sayılı teklifinin Valilik makamının 15/12/2021 tarihli oluruyla uygun görülerek Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca görevle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber ödenmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin 12/04/2022 tarihli ara kararı ile davacının görevine son verilmesine ilişkin disiplin soruşturmaları yapılıp yapılmadığı hususu sorulduğu, ara kararına cevaben gönderilen dilekçe ve eklerinin incelenmesinden; davacı hakkında disiplin işlemleri tesis edilirken usulüne uygun olarak soruşturmacı atanmak sureti ile disiplin soruşturması yapılmadığı ve soruşturma raporu düzenlenmediği, disiplin soruşturmasına ilişkin sadece İdil Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve ...sayılı yazısı ile savunma istem yazısı tebliği edildiği görüldüğü, bu durumda dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; dava konusu işlemin tesisinden önce davacıdan savunmasının istenildiği, usulüne uygun soruşturma raporu düzenlenmediği anlaşıldığından, kamu görevlisi olan davacı hakkında görevden çıkarma işlemi tesis edilmeden önce son savunmasının alınması, usulüne uygun olarak soruşturma yapılıp soruşturma raporu hazırlanması gerekmekte iken, bu işlemler yapılmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacının yoksun kaldığı mali hakların ödemesi istemine gelince; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmakla birlikte iptal kararının usul; eksikliğe ilişkin olduğu, Mahkemelerince verilen karar ile belirtilen gerekçeye uyulmak suretiyle davalı idarece usulüne uygun olarak disiplin soruşturması yapıldıktan sonra davalı idarece bu karar üzerine yeniden işlem tesis edilerek davacının görevinden çıkarılıp çıkarılmayacağına karar verileceğinden, bu aşamada davacının mali hak kaybının varlığından söz edilmesi mümkün olmayıp yoksun kalınan mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline, mali hakların ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare mahkemesi kararının davacının görevden çıkarılmasına dair işleme ilişkin kısmı yönünden; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, ancak Anayasa Mahkemesince söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiğinin görüldüğü, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadıyla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanun'a "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı yönündeki iptal kararlarının gerekçesinin değiştirilerek onandığı, Dairelerinin çoğunluk görüşünün; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairelerince Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklarda Danıştay 8. Dairesinin alıntısına yer verilen kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından yukarıda belirtilen aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, İdare mahkemesi kararının "parasal hakların ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi yönünden; Anayasa'nın 125'inci maddesinde, idarenin, kendi işlem ve eyleminden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, iptal kararlarının geçmişe yürüyeceği, hukuk aleminde hiç doğmamışcasına etki ve sonuç doğuracağı yönündeki kuralı gereğince, hukuka aykırı olan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (18/01/2021) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, İdare mahkemesi kararının "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmı hukuka uygun bulunduğundan, davalı Şırnak Valiliği tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının "parasal hakların ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (18/01/2021) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Şırnak Valiliği tarafından, usul ve hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal hakların ödenmesi istemine ilişkin kısmı yönünden bozulması, idari işleme ilişkin kısmı yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Şırnak ili, İdil ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Pençe-Şimşek/Pençe Kaplan harekatı operasyonuna katılmak istemeyerek emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak ve operasyona çağrılmasına rağmen göreve katılmamak fiilini işlediğinden bahisle İdil Kaymakamlığının ...tarih ve ... sayılı teklifinin Valilik makamının 15/12/2021 tarihli oluruyla uygun görülerek Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca görevle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.<br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br> Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1) Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: ... f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 11. alt bendinde; 'Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak,' hükmü, aynı maddenin 18. alt bendinde; 'Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. <br> 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden;<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br> Temyize konu kararın, davacının parasal hakların ödenmesi talebine ilişkin kısmı yönünden; <br> Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.<br> Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.<br> Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. <br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...işlendiği zaman yürürlükte olan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi incelendiğinde; dava konusu işleme esas "Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak," ve "Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek" şeklinde belirtilen ve göreve son verilmesini gerektiren fiil olarak yaptırım öngören düzenlemesinin, Köy Kanunu'ndaki yeni düzenlemede göreve son verilme gerekçesi olarak aynen yer almadığı; bu nedenle dava konusu işleme esas fiilin güvenlik korucusunun özlük dosyası da göz önünde tutularak Köy Kanunu'nun ilgili maddeleri ve Yönetmelik hükümleri kapsamında idare tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış olup, idare tarafından dava konusu fiil yeniden değerlendirilerek karar verilebileceğinden davacının parasal haklarına ilişkin talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı açıktır.<br>Bu itibarla, parasal hakların ödenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (18/01/2021) tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacının parasal haklarının ödenmesi istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA, işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

memur