<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/1240 E.  ,  2025/1276 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/1240<br>Karar No : 2025/1276 <br><br>DAVACI : ... Sendikası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : 01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yarışma sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak” hükmünün, 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresinin, 65. maddesinin ikinci fikrasının (h) bendinde yer alan "Ders denetimi; öğretmenin alanındaki yeterliliğinin; hazırlık ve planlama, uygun öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilme, etkinliklere yer verebilme, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi ve pedagojik esaslara uygunluk durumu ile öğrencilerin öğretim programında öngörülen kazanımlara ulaşma düzeyinin incelenip değerlendirilmesidir.” hükmünün, (ı) bendinde yer alan “Öz değerlendirme; kurumların kendi kendilerini belirli yöntem ve teknikler kullanarak belirlenen standartlar doğrultusunda kapsamlı ve sistematik olarak değerlendirmesidir.” hükmünün, altıncı fıkrasında yer alan “Kurumlarca her yıl öz değerlendirme yapılır ve öz değerlendirme raporunun bir örneği eğitim müfettişleri başkanlığına gönderilir. Öz değerlendirme sürecinde kurumlara eğitim müfettişleri başkanlıklarınca gerekli rehberlik yapılır.” hükmünün ve onaltıncı fıkrasında yer alan “Ders denetimi kurum denetimi sırasında veya ayrı olarak yapılır. Aday ve sözleşmeli öğretmenlerin ders denetimleri rehberlik ağırlıklı olarak her yıl yapılır.” hükmünün iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden; Anayasa’nın 10. maddesinde eşitlik ilkesinin, 70. maddesinde de her Türk’ün kamu hizmetine girebileceği ilkesinin düzenlendiği, eğitim müfettişliği kadrosuna atanmak için 35 yaş şartının aranmasının anılan ilkelere aykırı olduğu, ayrımcılık yapılmaması gerektiği, kamu hizmetine giriş konusunda sınırlama getirilecekse, bunun kanunla yapılabileceği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde Devlet memurluğuna alınma şartlarının düzenlendiği ve memurluğa girebilmek için 18 yaşını doldurmanın yeterli olduğu, başkaca da bir sınırlamanın getirilmediği; Yönetmeliğin 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresi yönünden; kişiler hakkındaki verilerin paylaşılmasının, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırılık oluşturacağı, nitekim Anayasa Mahkemesinin de Kanun Hükmünde Kararnameler ile sağlık denetçilerine verilen yetkileri hukuka aykırı bulduğu, kişisel verilerin işlenmesi konusunda yönetmelikle yetki verilmesinin hukuka aykırı olduğu; 65. maddenin iptali istenilen hükümleri yönünden; öğretmenlere ve eğitim kurumu yöneticilerine hukuki ve idari sorumluluk verilmesine ilişkin bu maddenin yasal dayanağının mevcut olmadığı, herhangi bir Kanunda ders denetimi ve öz değerlendirme hakkında hüküm olmadığı, eğitim sisteminde 2 çeşit denetim olduğu ve bunların teftiş yoluyla denetim ve ders denetimi olduğu, bunlar dışında düzenleme olmadığı ve yönetmelikle de yeni teftiş yöntemi getirilemeyeceği ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Yönetmeliğin 8. maddesi yönünden; Yönetmelik maddelerinin kanuni dayanaklarının mevcut olduğu, Kanun’da yer verilmeyen hükümlerin Yönetmelik ile düzenlenmediği, Yönetmelik hükmündeki yaş şartının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 41. maddesinde düzenlendiği ve Kanuni düzenleme gereği Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğu; Yönetmeliğin 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresi yönünden; Yönetmeliğin 55. maddesinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 24. maddesine dayanılarak ve bu maddeye uygun olarak düzenlendiği; 65. maddenin iptali istenilen hükümleri yönünden; Yönetmeliğin 65. maddesinin bir bütün olarak ele alındığında denetim hizmetlerinin çeşitleri, kapsamı ve uygulamasına yönelik hükümlerin bütüncül bir yaklaşım ile düzenlendiği, hukuka ve dayanak hükümlere uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın, dava konusu edilen Yönetmelik maddelerinden yaş şartını düzenleyen 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden reddine, kalan maddelerin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; 01/03/2022 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yarışma sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak” hükmünün, 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresinin, 65. maddesinin ikinci fikrasının (h) bendinde yer alan "Ders denetimi; öğretmenin alanındaki yeterliliğinin; hazırlık ve planlama, uygun öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilme, etkinliklere yer verebilme, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi ve pedagojik esaslara uygunluk durumu ile öğrencilerin öğretim programında öngörülen kazanımlara ulaşma düzeyinin incelenip değerlendirilmesidir.” hükmünün, (ı) bendinde yer alan “Öz değerlendirme; kurumların kendi kendilerini belirli yöntem ve teknikler kullanarak belirlenen standartlar doğrultusunda kapsamlı ve sistematik olarak değerlendirmesidir.” hükmünün, altıncı fıkrasında yer alan “Kurumlarca her yıl öz değerlendirme yapılır ve öz değerlendirme raporunun bir örneği eğitim müfettişleri başkanlığına gönderilir. Öz değerlendirme sürecinde kurumlara eğitim müfettişleri başkanlıklarınca gerekli rehberlik yapılır.” hükmünün ve onaltıncı fıkrasında yer alan “Ders denetimi kurum denetimi sırasında veya ayrı olarak yapılır. Aday ve sözleşmeli öğretmenlerin ders denetimleri rehberlik ağırlıklı olarak her yıl yapılır.” hükmünün iptali istemiyle açılmıştır.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir. <br>Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden önce gelen üst hukuk normlarına aykırı düzenlemeler getirmesi hukuken mümkün değildir.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 40. maddesinde, ''Mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan ve 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolara atanmak amacıyla kurumlarca yapılacak olan özel yarışma sınavlarına başvurularda üst yaş sınırı; özel mevzuatında yer alan yaş şartına ilişkin hükümlere bağlı kalınmaksızın giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak şeklinde uygulanır.<br>(Değişik fıkra: 2/7/2018 - KHK-703/173 md.) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları tarafından mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle yapılacak alımlarda da birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.<br>01/03/2022 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 657 sayılı Yasanın anılan hükmü ile uyumlu olduğu anlaşılan 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde üst normlara ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>01/03/2022 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresi yönünden;<br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör, aktüer istihdamı'' başlıklı Ek 24. maddesinde, ''Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla bakanlık, kurum ya da birim düzeyinde müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör, aktüer ile müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı, denetçi yardımcısı, aktüer yardımcısı ve stajyer kontrolör istihdam edilebilir.<br>Bu madde kapsamında merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır.<br>Bu madde kapsamında taşra teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil ve tez şartı hariç olmak ve yeterlik sınavı yazılı ve sözlü aşamalardan oluşmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır.<br>Milli Eğitim Bakanlığının bu madde kapsamındaki yardımcılık kadrolarına, ayrıca yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak kaydıyla, öğretmen olarak en az sekiz yıl hizmeti bulunanlar arasından da atama yapılabilir.<br>Bu madde kapsamında istihdam edilen yardımcı veya stajyerlerden verilen ilave süre içerisinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar, yardımcı veya stajyer unvanını kaybederler ve kurumlarında durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara atanırlar.<br>Bu madde kapsamında istihdam edileceklerin mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları, hizmetin gerektirmesi halinde birim veya görev yeri itibarıyla yer değiştirme esasları ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.<br>Denetime tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gereken gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep halinde göstermek, sayılmasına ve incelemesine yardımcı olmak zorundadır. Müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör ve aktüerler ile bunların yardımcı ve stajyerleri, görevleri sırasında tüm resmi daire, kurum, kuruluş ve kamuya yararlı derneklerle, gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup, kanuni bir engel olmadıkça bu isteğin yerine getirilmesi zorunludur.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>01/03/2022 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin ''Eğitim müfettişi ve eğitim müfettiş yardımcılarının bilgi ve belge isteme yetkileri'' başlıklı 55. maddesinde, ''(1) Eğitim müfettişleri ve eğitim müfettiş yardımcıları, görevleri sırasında kamu kurum ve kuruluşları ve kamuya yararlı dernekler ile gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup kanuni engel bulunmadıkça bu talebin yerine getirilmesi zorunludur. Denetim, izleme ve değerlendirme ile inceleme, soruşturma, ön inceleme çalışmalarına tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep hâlinde göstermek, sayılmasına ve incelenmesine yardımcı olmakla mükelleftir. Bu kapsamdaki belgelerin örneklerini, bir yolsuzluğun kanıtını oluşturanların ise asıllarını almak, kasa, depo ve ambarları görüp incelemek ve saymak, bunları mühürlemek yetkisine sahiptir.<br>(2) Eğitim müfettişleri ve eğitim müfettiş yardımcıları, asıllarını aldıkları belgelerin mühür ve imzalarıyla onayladıkları örneklerini, dosyasında saklamak üzere ilgililere verirler.'' hükmü yer almıştır.<br>Bu durumda, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresinde üst normlara ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.<br>01/03/2022 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin dava konusu diğer düzenlemelerinde ise eğitim ve öğretim hizmetlerinin nitelikli ve düzenli olarak yürütülmesi amacına, kamu yararına, üst hukuk normları ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci ve İkinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> MADDİ OLAY : <br> 01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yarışma sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak” hükmünün, 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresinin, 65. maddesinin ikinci fikrasının (h) bendinde yer alan "Ders denetimi; öğretmenin alanındaki yeterliliğinin; hazırlık ve planlama, uygun öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilme, etkinliklere yer verebilme, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi ve pedagojik esaslara uygunluk durumu ile öğrencilerin öğretim programında öngörülen kazanımlara ulaşma düzeyinin incelenip değerlendirilmesidir.” hükmünün, (ı) bendinde yer alan “Öz değerlendirme; kurumların kendi kendilerini belirli yöntem ve teknikler kullanarak belirlenen standartlar doğrultusunda kapsamlı ve sistematik olarak değerlendirmesidir.” hükmünün, altıncı fıkrasında yer alan “Kurumlarca her yıl öz değerlendirme yapılır ve öz değerlendirme raporunun bir örneği eğitim müfettişleri başkanlığına gönderilir. Öz değerlendirme sürecinde kurumlara eğitim müfettişleri başkanlıklarınca gerekli rehberlik yapılır.” hükmünün ve onaltıncı fıkrasında yer alan “Ders denetimi kurum denetimi sırasında veya ayrı olarak yapılır. Aday ve sözleşmeli öğretmenlerin ders denetimleri rehberlik ağırlıklı olarak her yıl yapılır.” hükmünün iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesinde; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.”, Ek 40. maddesinde; “Mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan ve 36 ncı maddenin 'Ortak Hükümler' bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolara atanmak amacıyla kurumlarca yapılacak olan özel yarışma sınavlarına başvurularda üst yaş sınırı; özel mevzuatında yer alan yaş şartına ilişkin hükümlere bağlı kalınmaksızın giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak şeklinde uygulanır. Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları tarafından mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle yapılacak alımlarda da birinci fıkra hükmü uygulanır.”, Ek 41. maddesinde; “Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla kurumun görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkez teşkilatlarında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilir.<br>Uzman yardımcılığına atanabilmek için; 48 inci maddede sayılan şartlara ek olarak, yapılacak yarışma sınavında başarılı olma ve (…)(1) en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bu bakanlıklar ve kurumlarca yürütülen kurumsal hizmet gerekleri çerçevesinde en az dört yıllık lisans eğitimi veren ve yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olma şartı aranır.<br>Uzman yardımcıları mesleğe özel yarışma sınavı ile alınır. Uzman yardımcılığı giriş sınavı merkezi sınav sonuçlarına göre; yazılı ve sözlü sınav veya yalnızca sözlü sınavdan oluşur. Öğrenim dalları itibarıyla belirlenecek uzman yardımcılığı kadrolarına giriş sınavı için, eleme sınavı sonucunda aranacak puan türleri, taban puanları ve sınavda alınan başarı derecelerine göre çağrılacak aday sayısı tespit edilerek, giriş sınavı duyurusuyla ilan edilir. Ancak, giriş sınavına çağrılacak aday sayısı, atama yapılacak kadro sayısının yirmi katından, yalnızca sözlü sınav yapılması hâlinde sözlü sınava çağrılacak aday sayısı giriş sınavı duyurusunda belirtilen kadronun dört katından fazla olamaz. Yazılı sınav, kurumun görev alanına göre yönetmelikle belirlenen konulardan yapılır. Yazılı sınav sonucunda yetmiş puandan az olmamak üzere, en yüksek puandan başlanarak giriş sınavı duyurusunda belirtilen kadronun dört katına kadar aday sözlü sınava çağrılır. Sözlü sınav, adayların; <br>a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi, <br>b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, <br>c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, <br>d) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, <br>e) Genel yetenek ve genel kültürü, <br>f) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, yönlerinden değerlendirilerek, ayrı ayrı puan verilmek suretiyle gerçekleştirilir. <br>Adaylar, komisyon tarafından üçüncü fıkranın (a) bendi için elli puan, (b) ila (f) bentlerinde yazılı özelliklerin her biri için onar puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz. Sınav komisyonu, kurum içinden veya dışından yönetmelikle belirlenen kişilerden oluşur. Sözlü sınavda başarılı sayılmak için, komisyon başkan ve üyelerinin yüz tam puan üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasının en az yetmiş olması şarttır. Başarı puanı en yüksek olan adaydan başlanmak suretiyle giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadro sayısı kadar asıl adayın isimleri ilan edilir. Yapılan sınavlarda başarılı olmak şartıyla, giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadro sayısının yarısını geçmemek üzere komisyon tarafından belirlenen sayıda yedek adayın isimlerini kapsayan bir liste belirlenerek ilan edilir.<br>Uzman yardımcılığına atananlar, en az üç yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Süresi içinde tezlerini sunmayan veya tezleri kabul edilmeyenlere tezlerini sunmaları veya yeni bir tez hazırlamaları için altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir. Yeterlik sınavında başarılı olanların uzman kadrolarına atanabilmeleri, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından asgari (C), Dışişleri Uzmanlığı için asgari (B) düzeyinde veya dil yeterliği bakımından bunlara denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterlik sınavından itibaren en geç iki yıl içinde sahip olma şartına bağlıdır. Sınavda başarılı olamayanlar veya sınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli mazereti olmaksızın sınav hakkını kullanmayanlara, bir yıl içinde ikinci kez sınav hakkı verilir. Verilen ilave süre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar ile süresi içinde yabancı dil yeterliliği şartını yerine getirmeyenler, uzman yardımcısı unvanını kaybederler ve kurumlarında durumlarına uygun memur unvanlı kadrolara atanırlar. <br>Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı ile uzman ve uzman yardımcılarıyla ilgili diğer hususlar, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir. <br>İkinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarda yer alan hükümler, 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen uzman ve uzman yardımcılarından merkez teşkilatına ait kadrolarda bulunanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı yasama uzman ve yasama uzman yardımcıları ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı Cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların uzman ve uzman yardımcıları hakkında da uygulanır.” hükümleri öngörülmüştür.<br>10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 302. maddesinde; “(1) Milli Eğitim Bakanlığı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşur.” hükmüne, 320. maddesinde; "(1) Teftiş Kurulu Başkanlığı, Bakanın emri veya onayı üzerine aşağıdaki görevleri yapar:<br>a) Bakanlığın görev alanına giren konularda Bakanlık personeline, Bakanlık okul ve kurumlarına, özel öğretim kurumlarına ve gerçek ve tüzel kişilere rehberlik etmek,<br>b) Bakanlığın görev alanına giren konularda faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile gönüllü kuruluşlara, faaliyetlerinde yol gösterecek plan ve programlar oluşturmak ve rehberlik etmek,<br>c) Bakanlık tarafından veya Bakanlığın denetiminde sunulan hizmetlerin kontrol ve denetimini ilgili birimlerle iş birliği içinde yapmak, süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek, kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor hâline getirerek ilgili birimlere ve kişilere iletmek,<br>ç) Bakanlık teşkilatı ve personeli ile Bakanlığın denetimi altındaki her türlü kuruluşun faaliyet ve işlemlerine ilişkin olarak, usulsüzlükleri önleyici, eğitici ve rehberlik yaklaşımını ön plana çıkaran bir anlayışla, Bakanlığın görev ve yetkileri çerçevesinde denetim, inceleme ve soruşturma iş ve işlemlerini yapmak,<br>d) Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin rehberlik, işbaşında yetiştirme, denetim,<br>değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerini yürütmek,<br>e) Eğitim müfettişlerinin çalışmalarının koordinasyonu ile rehberlik ve denetim hizmetlerinin yürütülmesinde bütünlüğü sağlamak,<br>f) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.<br>(2) Başkanlıkta 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesi uyarınca müfettiş ve müfettiş yardımcısı istihdam edilebilir.<br>(3) Bakanlık tarafından veya Bakanlığın denetiminde sunulan hizmetlerin rehberlik ve teftişini sağlamak amacıyla gerekli görülen illerde Bakan onayı ile çalışma merkezleri kurulabilir. Teftiş Kurulu Başkanlığı, Başkan ile Başkanlık birimlerinde ve çalışma merkezlerinde görevli başmüfettiş, müfettiş ve müfettiş yardımcılarından oluşur. Başkanlığın görev merkezi Ankara’dır. Bu merkez, Başkanlık birimlerinde görevlendirilen müfettişlerin aynı zamanda çalışma merkezidir.<br>(4) Teftiş Kurulu Başkanlığının ve çalışma merkezlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma usul ve esasları, (…) ve diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 24. maddesinde; "Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla bakanlık, kurum ya da birim düzeyinde müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör, aktüer ile müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı, denetçi yardımcısı, aktüer yardımcısı ve stajyer kontrolör istihdam edilebilir.<br>Bu madde kapsamında merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır.<br>Bu madde kapsamında taşra teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil ve tez şartı hariç olmak ve yeterlik sınavı yazılı ve sözlü aşamalardan oluşmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır.<br>Milli Eğitim Bakanlığının bu madde kapsamındaki yardımcılık kadrolarına, ayrıca yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak kaydıyla, öğretmen olarak en az sekiz yıl hizmeti bulunanlar arasından da atama yapılabilir.<br>Bu madde kapsamında istihdam edilen yardımcı veya stajyerlerden verilen ilave süre içerisinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar, yardımcı veya stajyer unvanını kaybederler ve kurumlarında durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara atanırlar.<br>Bu madde kapsamında istihdam edileceklerin mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları, hizmetin gerektirmesi halinde birim veya görev yeri itibarıyla yer değiştirme esasları ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.<br>Denetime tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gereken gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep halinde göstermek, sayılmasına ve incelemesine yardımcı olmak zorundadır. Müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör ve aktüerler ile bunların yardımcı ve stajyerleri, görevleri sırasında tüm resmi daire, kurum, kuruluş ve kamuya yararlı derneklerle, gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup, kanuni bir engel olmadıkça bu isteğin yerine getirilmesi zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.<br>01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği’nin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72 nci maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 320 nci ve 327 nci maddeleri ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne, 7. maddesinde; “Yarışma sınavı, <br>(1) Yarışma sınavı yazılı ve sözlü veya KPSS sonucuna göre ataması yapılacak adaylar için sadece sözlü sınavdan oluşur. <br>(2) Yarışma sınavına, öğretmen unvanını ihraz edenler ile en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakülteleri veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt içi ve yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar katılabilir.<br>(3) Yarışma sınavı, Bakanlık öğretmen kadrolarında öğretmenlik yapanlar ile KPSS sonuçlarına göre kamu görevine ilk defa atanacaklar veya diğer kamu görevlerinde çalışanlar için birlikte ilan edilerek aynı tarihte yapılabileceği gibi ihtiyaca göre ayrı olarak da yapılabilir.” hükmüne, 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yarışma sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak” hükmüne yer verilmiştir.<br>Yönetmeliğin 55. maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Eğitim müfettişleri ve eğitim müfettiş yardımcıları, görevleri sırasında kamu kurum ve kuruluşları ve kamuya yararlı dernekler ile gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup kanuni engel bulunmadıkça bu talebin yerine getirilmesi zorunludur. Denetim, izleme ve değerlendirme ile inceleme, soruşturma, ön inceleme çalışmalarına tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep hâlinde göstermek, sayılmasına ve incelenmesine yardımcı olmakla mükelleftir. Bu kapsamdaki belgelerin örneklerini, bir yolsuzluğun kanıtını oluşturanların ise asıllarını almak, kasa, depo ve ambarları görüp incelemek ve saymak, bunları mühürlemek yetkisine sahiptir." hükmüne, 65. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde; “Ders denetimi; öğretmenin alanındaki yeterliliğinin; hazırlık ve planlama, uygun öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilme, etkinliklere yer verebilme, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi ve pedagojik esaslara uygunluk durumu ile öğrencilerin öğretim programında öngörülen kazanımlara ulaşma düzeyinin incelenip değerlendirilmesidir.” hükmüne, (ı) bendinde; “Öz değerlendirme; kurumların kendi kendilerini belirli yöntem ve teknikler kullanarak belirlenen standartlar doğrultusunda kapsamlı ve sistematik olarak değerlendirmesidir.” hükmüne, 65. maddesinin altıncı fıkrasında; “Kurumlarca her yıl öz değerlendirme yapılır ve öz değerlendirme raporunun bir örneği eğitim müfettişleri başkanlığına gönderilir. Öz değerlendirme sürecinde kurumlara eğitim müfettişleri başkanlıklarınca gerekli rehberlik yapılır.” hükmüne, 65. maddesinin onaltıncı fıkrasında; “Ders denetimi kurum denetimi sırasında veya ayrı olarak yapılır. Aday ve sözleşmeli öğretmenlerin ders denetimleri rehberlik ağırlıklı olarak her yıl yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlık, iptali istenilen 01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yarışma sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak” ibaresi yönünden incelendiğinde;<br>Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla, bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 40. maddesinde; “Mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle alınan ve 36 ncı maddenin 'Ortak Hükümler' bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolara atanmak amacıyla kurumlarca yapılacak olan özel yarışma sınavlarına başvurularda üst yaş sınırı; özel mevzuatında yer alan yaş şartına ilişkin hükümlere bağlı kalınmaksızın giriş sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak şeklinde uygulanır." hükmünün mevcut olduğu, dava konusu edilen Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan yaş şartının kanuni dayanağının bulunduğu, dolayısıyla dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen bu hükmünde üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Anılan Yönetmeliğin 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresinin, 65. maddesinin ikinci fikrasının (h) bendinde yer alan "Ders denetimi; öğretmenin alanındaki yeterliliğinin; hazırlık ve planlama, uygun öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilme, etkinliklere yer verebilme, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi ve pedagojik esaslara uygunluk durumu ile öğrencilerin öğretim programında öngörülen kazanımlara ulaşma düzeyinin incelenip değerlendirilmesidir.” hükmünün, (ı) bendinde yer alan “Öz değerlendirme; kurumların kendi kendilerini belirli yöntem ve teknikler kullanarak belirlenen standartlar doğrultusunda kapsamlı ve sistematik olarak değerlendirmesidir.” hükmünün, altıncı fıkrasında yer alan “Kurumlarca her yıl öz değerlendirme yapılır ve öz değerlendirme raporunun bir örneği eğitim müfettişleri başkanlığına gönderilir. Öz değerlendirme sürecinde kurumlara eğitim müfettişleri başkanlıklarınca gerekli rehberlik yapılır.” hükmünün ve onaltıncı fıkrasında yer alan “Ders denetimi kurum denetimi sırasında veya ayrı olarak yapılır. Aday ve sözleşmeli öğretmenlerin ders denetimleri rehberlik ağırlıklı olarak her yıl yapılır.” ibareleri yönünden incelendiğinde;<br>Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği, 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 320. ve 327. maddeleri ile 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 24. maddesi dayanak alınarak hazırlanmış ve 01/03/2022 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Dava konusu anılan maddeler ise, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 24. maddesi dayanak alınarak hazırlanmıştır. <br>Anayasa Mahkemesinin 07/12/2023 tarih ve E:2018/117, K:2023/212 sayılı kararıyla, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 24. maddesi, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.<br> Dava konusu edilen düzenlemelere dayanak oluşturan kanun hükmünde kararname kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında; Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği, beşinci fıkrasında; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, altıncı fıkrasında ise; Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı, kuralları yer almaktadır.<br> Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.<br>Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.<br> Bu durumda; dava konusu olan söz konusu düzenlemeler, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle eklenen Ek 24. maddeye dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulduğundan ve Ek 24. madde, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan, hukuki dayanağı kalmayan dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliğinin 55. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinde yer alan “gerçek ve tüzel kişiler” ibaresinin, 65. maddesinin ikinci fikrasının (h) bendinde yer alan "Ders denetimi; öğretmenin alanındaki yeterliliğinin; hazırlık ve planlama, uygun öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilme, etkinliklere yer verebilme, ölçme ve değerlendirme, sınıf yönetimi ve pedagojik esaslara uygunluk durumu ile öğrencilerin öğretim programında öngörülen kazanımlara ulaşma düzeyinin incelenip değerlendirilmesidir.” hükmünün, (ı) bendinde yer alan “Öz değerlendirme; kurumların kendi kendilerini belirli yöntem ve teknikler kullanarak belirlenen standartlar doğrultusunda kapsamlı ve sistematik olarak değerlendirmesidir.” hükmünün, altıncı fıkrasında yer alan “Kurumlarca her yıl öz değerlendirme yapılır ve öz değerlendirme raporunun bir örneği eğitim müfettişleri başkanlığına gönderilir. Öz değerlendirme sürecinde kurumlara eğitim müfettişleri başkanlıklarınca gerekli rehberlik yapılır.” hükmünün ve onaltıncı fıkrasında yer alan “Ders denetimi kurum denetimi sırasında veya ayrı olarak yapılır. Aday ve sözleşmeli öğretmenlerin ders denetimleri rehberlik ağırlıklı olarak her yıl yapılır.” hükmünün oyçokluğuyla İPTALİNE, <br>2. Anılan Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yarışma sınavının yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak” hükmü yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE, <br>3. Dava kısmen iptal kısmen retle sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin ve yürütmenin durdurulması itiraz harcı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/03/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153. maddesinde, "... Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar" hükmüne yer verilmiştir. <br> 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 66. maddesinin üçüncü fıkrasında da, Anayasada yer alan bu düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.<br> Anayasa Mahkemesinin 04/06/2024 tarih ve 32566 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 07/12/2023 tarih ve E:2018/117, K:2023/212 sayılı kararıyla; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 178. maddesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak oniki ay sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak oniki ay süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olması, anılan maddelerde yer alan söz konusu ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına oniki ay süre verilmesi amacını taşımakla birlikte, bir diğer amaç da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle anılan yasal düzenlemelerin oniki ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.<br> Kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca Yasama Organına yönelik olduğunun kabulü, öncelikle iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına, bunun yanı sıra, Anayasanın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir. <br>Bu nedenle, dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarihten sonra verilen ve henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanması mümkün değildir. Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında işlem tesis edilememesi ve daha önce tesis edilip, henüz yargılama süreci devam eden tüm işlemlerin de iptali sonucunu doğuracaktır ki böyle bir durum, kamusal yararın özel yararın üzerinde tutulma prensibine de aykırı olacaktır.<br> Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın incelendiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması ve dolayısıyla 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 178. maddesinin halen yürürlükte olduğu hususu dikkate alınarak, bu maddeye dayanılarak hazırlanan Yönetmelik maddelerinin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden davanın esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

memur