<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/5210 E.  ,  2025/935 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/5210<br>Karar No : 2025/935 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI ...Teşkilatı Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : PTT bünyesinde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından, 1/30 oranında ücret kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin dayanağı olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.<br> <br>DAVACININ İDDİALARI : Disiplin işlemleri cezai yaptırımların bir türü olduğundan kanunla düzenlenmesi gerektiği, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununda disiplin cezalarının yer almadığı, idari hizmet sözleşmesi ile görev yapan personelle ilgili Devlet Memurları Kanunu'nun disiplin hükümlerine de atıf yapılmadığı, bu nedenle, dava konusu ücret kesimi cezasının ve bu işlemin dayanağı olan yürürlükteki Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81/1-(a) maddesinin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, davalı idare bünyesinde çalışan idari hizmet sözleşmeli personelin disiplin işlemlerinin, 657 sayılı Kanun ve 399 sayılı KHK çerçevesinde hazırlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yürütüldüğü, dava konusu Yönetmeliğin, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 389/3-(h) hükmüne istinaden mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde düzenlendiği, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen disiplin hükümleri anılan personele uygulanamayacağından, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi göz önünde bulundurularak ücret kesimi disiplin cezasının dava konusu edilen Yönetmelik ile hüküm altına alındığı, tesis edilen işlem ve dayanak yönetmeliğin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenmesi gerektiği, Yönetmeliğin ve söz konusu Yönetmeliğe dayalı olarak tesis edilen birel işlemin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; PTT bünyesinde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından, 1/30 oranında ücret kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin dayanağı olan, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde PTT tarafından belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" düzenlemesini içeren 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük statüsünde kamu hizmeti yürütmüş, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin “B – Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer almış, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket olarak yeniden yapılandırılmıştır.<br>Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilmesi, eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan ve davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasınadair işleme dayanak oluşturan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 27. maddesi ile 4 sayılı, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 391. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulmuştur.<br>15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin düzenlendiği Yirmisekizinci Bölümünün "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde, anılan Şirketin Türk Ticaret Kanunu'na ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hazineye ait olduğu belirtildikten sonra "Sözleşmeli Personel" başlıklı 391. maddesinde PTT personelinin, 27/6/1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26 ve 27. maddelerine göre istihdam edileceği hükme bağlanmış, 389. maddesinin (h) bendinde ise; faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli organizasyonu ve çalışma usullerini tespit etmek ve Genel Müdürlükçe hazırlanan Yönetmelik ve yönergeleri onaylamak, Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. <br>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli Personel İstihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin 1. fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür." hükmü; 4. fıkrasında ise, "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak Yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almıştır.<br>Her ne kadar, Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; yukarıda da belirtildiği üzere, gerek sermayesinin tamamının hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nin kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin halen kamu tüzelkişiliği sıfatını koruduğu, Kurum bünyesinde çalışan personelin ise geniş anlamda kamu görevlisi olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. <br>Bu duruma göre; PTT A.Ş. personeline uygulanacak disiplin hükümlerinin, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade eden "kanuni düzenleme ilkesi" yönünden incelenmesine geçilmiştir. <br>Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." denilmek suretiyle memurlar ve diğer kamu görevlileri, özlük hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statü haklarını doğrudan etkileyen disiplin işlemlerinin "diğer özlük işleri" kavramı kapsamına girdiğine kuşku bulunmamaktadır.<br> Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.<br> "Suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerin yalnızca kanun metninde yer alması yeterli değildir. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, söz konusu düzenlemelerin içerik bakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gerekir. Bu açıdan kanun metninin, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerekir.<br> Disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, anılan kanuni düzenlemenin de, disipline ait yaptırım türlerinin ve yaptırım konusu eylemlerin acıkça belirlemesi, ilgililerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun uygulanacağını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanıması gerektiği hususları, Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış yerleşik kararlarında acıkça vurgulanmıştır. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 12/02/2019 tarih ve 30684 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/12/2018 tarih ve E:2018/107, K:2018/114 sayılı kararı da bu yöndedir.<br> Bu durumda, Kanun dışında yönetmelik, yönerge ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller ile bunlara uygulanacak cezaların belirlenmesinin Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açık olduğundan, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptaline karar verlmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br>PTT bünyesinde sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından, 1/30 oranında ücret kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin dayanağı olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde PTT tarafından belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" düzenlemesini içeren 81/1-(a) maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. <br> Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük statüsünde kamu hizmeti yürütmüş olup, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin “B – Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer almış, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket (Mülga 21. madde,1. fıkra) olarak yeniden yapılandırılmıştır. <br> Dava konusu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 27. maddesi ile 4 sayılı, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 391. maddesine dayanılarak hazırlanmış olup, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır.<br>15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin düzenlendiği Yirmisekizinci Bölümünün "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde, anılan Şirketin Türk Ticaret Kanunu'na ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hazineye ait olduğu belirtildikten sonra "Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde PTT personelinin, 27/6/1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26 ve 27. maddelerine göre istihdam edileceği hükme bağlanmış, 389. maddesinin (h) bendinde ise; faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli organizasyonu ve çalışma usullerini tespit etmek ve Genel Müdürlükçe hazırlanan Yönetmelik ve yönergeleri onaylamak, Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. <br>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin 1. fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür." hükmü; 4. fıkrasında ise, "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak Yönetmelikle belirlenir." hükmü öngörülmüştür.<br> Anılan madde uyarınca dava konusu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hazırlanmış, 19/11/2019 günlü, 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. <br> Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; yukarıda da belirtildiği üzere, gerek sermayesinin tamamının hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nin kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı Kurumun halen kamu tüzelkişiliği sıfatını koruduğu, Kurum bünyesinde çalışan personelin ise geniş anlamda kamu görevlisi olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. <br> Nitekim Anayasa Mahkemesi de, 04/12/2014 günlü, E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu sonucuna varmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." denilmek suretiyle memurlar ve diğer kamu görevlileri, özlük hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statü haklarını doğrudan etkileyen disiplin işlemlerinin "diğer özlük işleri" kavramı kapsamına girdiğine kuşku bulunmamaktadır.<br>Kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz. <br> Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır. <br> "Suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerin yalnızca kanun metninde yer alması yeterli değildir. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, söz konusu düzenlemelerin içerik bakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gerekir. Bu açıdan kanunun metni, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır. Bu nedenle, belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerekir.<br>Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş, yapma veya yapmama biçiminde beliren davranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan, yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış, bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür.<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında, disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, kanun dışında tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketlerin ve bunlara uygulanacak cezaların belirlenmesinin ve buna göre disiplin cezası verilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Ücret kesimi" başlıklı 81. maddesinin ücret kesimi cezasının verilmesini gerektiren fiil ve hallerden "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde PTT tarafından belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" düzenlemesini içeren "a" bendinin, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açıktır.<br>Bu durumda, dava konusu 1/30 oranında ücret kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemde ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin dayanağı olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin İPTALİNE,<br>2. Dava konusu Yönetmeliğe dayalı olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı "ücret kesimi cezası" işleminin İPTALİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderinin ...-TL'lik kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Posta giderleri avansından artan tutarlarının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

memur