<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4933 E. , 2025/933 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/4933<br>Karar No : 2025/933 <br><br>DAVACI : ...<br><br>DAVALI :...Teşkilatı Anonim Şirketi<br>VEKİLLERİ : Av...., Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin Cezalarının Çeşitleri” başlıklı 78. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile “Ücret Kesimi” başlıklı 81. maddesinin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununda disiplin cezalarının düzenlenmediği, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, davanın süresinde açılmadığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2021/251 YD İtiraz Nolu kararının karşı oyunda belirtildiği gibi Yönetmelikte hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenmesi gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarede Destek Hizmetleri ve Ulaşım Daire Başkanlığı Hizmet Alımları Şube Müdürü olarak görev yapan ve Satınalma Daire Başkanlığı Hizmet Alımları Şube Müdürü iken Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin (a) bendi uyarınca 1/8 oranında ücret kesimi cezasıyla cezalandırılan davacı tarafından, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin Cezalarının Çeşitleri” başlıklı 78. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile “Ücret Kesimi” başlıklı 81. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br> Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davalı idarenin ve burada görev yapan personelin hukuki statülerinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir<br> Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi 233 sayılı KHK'ye ekli listede isimleri sayılan Kamu İktisadi Kuruluşları arasında belirtilmiş, daha sonra yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun Mülga 21. madde,1. fıkrasında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket olarak yeniden yapılandırılmış, 15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 385. maddesinde, anılan Şirketin Türk Ticaret Kanunu'na ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hazineye ait olduğu, "Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde PTT personelinin, 27/6/1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26. ve 27. maddelerine göre istihdam edileceği belirtilmiş, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin 1. fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür.", aynı maddenin 4. fıkrasında, "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak Yönetmelikle belirlenir." kurallarına yer verilmiştir.<br> Belirtilen yasal düzenlemelere göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermek birlikte gerek sermayesinin tamamının hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği gerekse bünyesinde halen anonim şirket olmadan önce istihdam ederek 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel çalıştırmaya devam eden kamu kurumu niteliği ağır basan bir şirket olması karşısında çalışan personelinin de kamu görevlisi statüsü kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.<br> 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 391. maddesine dayanılarak Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hazırlanarak 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe konulmuş olup, Yönetmeliğin iptali istenilen “Disiplin Cezalarının Çeşitleri” başlıklı 78. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Ücret kesimi: Personelin, kusuru nedeniyle brüt sözleşme ücretinden 1/30-1/8 arası oranlarda kesinti yapılmasıdır." şeklinde düzenleme yapılmış, “Ücret Kesimi” başlıklı 81. maddesinde de, ücret kesimi cezasının verilmesini gerektiren fiil ve haller belirtilmiştir.<br> Anayasa’nın 128. maddesinin 2. fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiş, Anayasa’nın 38. maddesinin 1. fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; aynı maddenin 3. fıkrasında "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile de "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir.<br> Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin düzenli ve en iyi şekilde gereği gibi yürütülmesi konusunda memur veya diğer kamu görevlilerinin verimli ve yararlı çalışmasının sağlamak amacı ile yapma veya yapmama biçiminde beliren davranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan, yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. <br> Disiplin ile ilgili yaptırımlar, Anayasa’nın 128. maddesinde memur ve diğer kamu görevlilerinin yasal güvence altına alınan hakları arasında açıkça belirtilmemiş ise de, disiplin cezalarının, statü haklarını doğrudan etkilemesi nedeniyle bu madde hükmünde kanunla düzenlenmesi öngörülen "diğer özlük işleri" kapsamına giren konulardan olduğu açıktır.<br> Bu durumda Anayasanın anılan maddelerindeki hükümler uyarınca disipline ait yaptırımlara ilişkin düzenlemeler, sadece kanunla yapılması gerektiğinden kanun dışındaki düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketler ile bunlara uygulanacak cezaların belirlenmesi hukuka aykırı olacağından Yönetmeliğin iptali istenilen disiplin cezalarına ilişkin maddelerinde yapılan düzenlemelerde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Belirtilen nedenlerle, dava konusu, Yönetmeliğin 78. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 81. maddesinin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY :<br> PTT Destek Hizmetleri ve Ulaşım Daire Başkanlığı şube müdürü olarak görev yapmakta iken Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin (a) bendi uyarınca 1/8 oranında ücret kesimi cezasıyla cezalandırılan davacı tarafından, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin, disiplin cezalarının düzenlendiği Yedinci Kısım Birinci Bölümünde yer alan, "Disiplin cezalarının çeşitleri" başlıklı 78. maddesinin (c) bendindeki "Ücret Kesimi: Personelin, kusuru nedeniyle brüt sözleşme ücretinden 1/30 −1/8 arası oranlarda kesinti yapılmasıdır." düzenlemesi ile ücret kesimi cezası verilmesini gerektiren fiil ve halleri düzenleyen 81. maddesinin tamamının iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. <br> Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük statüsünde kamu hizmeti yürütmüş olup, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin “B – Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer almış, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket (Mülga 21. madde,1. fıkra) olarak yeniden yapılandırılmıştır. <br> Dava konusu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 27. maddesi ile 4 sayılı, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 391. maddesine dayanılarak hazırlanmış olup, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır.<br>15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin düzenlendiği Yirmisekizinci Bölümünün "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde, anılan Şirketin Türk Ticaret Kanunu'na ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hazineye ait olduğu belirtildikten sonra "Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde PTT personelinin, 27/6/1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26 ve 27. maddelerine göre istihdam edileceği hükme bağlanmış, 389. maddesinin (h) bendinde ise; faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli organizasyonu ve çalışma usullerini tespit etmek ve Genel Müdürlükçe hazırlanan Yönetmelik ve yönergeleri onaylamak, Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. <br>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin 1. fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür." hükmü; 4. fıkrasında ise, "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak Yönetmelikle belirlenir." hükmü öngörülmüştür.<br> Anılan madde uyarınca dava konusu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik hazırlanmış, 19/11/2019 günlü, 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. <br> Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; yukarıda da belirtildiği üzere, gerek sermayesinin tamamının hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nin kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı Kurumun halen kamu tüzelkişiliği sıfatını koruduğu, Kurum bünyesinde çalışan personelin ise geniş anlamda kamu görevlisi olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. <br> Nitekim Anayasa Mahkemesi de, 04/12/2014 günlü, E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu sonucuna varmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." denilmek suretiyle memurlar ve diğer kamu görevlileri, özlük hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statü haklarını doğrudan etkileyen disiplin işlemlerinin "diğer özlük işleri" kavramı kapsamına girdiğine kuşku bulunmamaktadır.<br>Kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz. <br> Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında yer alan "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır. <br> "Suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerin yalnızca kanun metninde yer alması yeterli değildir. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, söz konusu düzenlemelerin içerik bakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gerekir. Bu açıdan kanunun metni, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır. Bu nedenle, belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerekir.<br>Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş, yapma veya yapmama biçiminde beliren davranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan, yasal olarak düzenlenmiş idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış, bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür.<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında, disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, kanun dışında tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketlerin ve bunlara uygulanacak cezaların belirlenmesinin ve buna göre disiplin cezası verilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin disiplin cezalarına ilişkin hükümlerinin Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açıktır.<br> Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin “Disiplin Cezalarının Çeşitleri” başlıklı 78. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile “Ücret Kesimi” başlıklı 81. maddesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin “Disiplin Cezalarının Çeşitleri” başlıklı 78. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile “Ücret Kesimi” başlıklı 81. maddesinin İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderinin...-TL'lik kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan...-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>3. Posta giderleri avansından artan tutarlarının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur