<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/5363 E.  ,  2025/1211 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/5363<br>Karar No : 2025/1211 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...<br> Teşkilatı A. Ş. <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br>, Av. ...<br><br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) :...<br><br>VEKİLLERİ : Av. ...<br>, Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : ...<br> Bölge İdare Mahkemesi...<br>İdari Dava Dairesince verilen ...<br>tarih ve E:...<br>, K:...<br>sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir ili, Kemalpaşa PTT Merkez Müdürlüğünde sözleşmeli dağıtıcı olarak görev yapan davacının, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 83. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...<br> tarih ve ...<br> sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...<br>İdare Mahkemesinin...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br>sayılı kararıyla; davacının zimmet suçunu işlediğinden bahisle hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ...<br> tarih ve Soruşturma No:...<br> ve K:...<br> sayılı kararıyla "T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Rehberlik ve Kontrol Hizmetleri Kontrolörlüğünün ...<br> tarih ve ...<br>sayılı soruşturma raporu, dosya kapsamında bulunan beyan ve savunmalar ve 22/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, şüpheliler üzerine atılı olan zimmet suçu yönünden şüphelilerin eylemlerinin TCK 247 anlamında zilyetliği fiilen mülkiyete dönüştürmesine yönelik olmadığı, şüphelilerin söz konusu ücretleri zimmetlerine geçirmeye yönelik kastlarının bulunmadığı, şüpheliler üzerine atılı olan suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; bahsedilen karara davalı idarece yapılan itiraz üzerine ...<br>Sulh Ceza Hakimliğinin ...<br> tarih ve ...<br>D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği; davacı hakkında uygulanan işten çıkarma cezasının dayanağı Yönetmelik hükmünün Danıştay Onikinci Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/2057 sayılı kararı ile, "Yukarıda açıklananlar ışığında, disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, kanun dışında tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketlerin belirlenmesinin ve buna göre disiplin cezası verilmesinin hukuken mümkün olmadığı görülmektedir. Dava konusu Yönetmelik hükmünde düzenlenen disiplin cezasının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açıktır." gerekçesi ile yürütmesinin durdurulduğu dikkate alındığında anılan Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının 01/08/2019 - 30/11/2019 tarihleri arasında toplam 156 adet yurtdışı gönderisini imzasız olarak varış adresine teslim ettiği halde bu gönderileri KPAPG sisteminde "ihbarlı" gibi göstererek daha sonra kendi T.C. kimlik numarası ile düşümünü sağlaması ve 156 adet gönderi için tahsil ettiği toplam 2.367,25 TL'yi 7 ila 65 gün zimmetine geçirdiği belirtilerek söz konusu kusurunun işten çıkarma cezası kapsamında değerlendirildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, dava konusu işlemin hangi fiil nedeniyle tesis edildiğinin dava konusu işlemden anlaşılamadığı ve davacı hakkında dava konusu işleme dayanak olan zimmet suçunu işlediğinden bahisle Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve yapılan itirazın ...<br> Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiği anlaşıldığından, davacının zimmet suçunu işlediğinden bahsedilemeyeceği açık olup, tesis edilen işlemde bu bakımdan da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının varsa bu dönemde elde ettiği gelir mahsup edildikten sonra ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...<br> Bölge İdare Mahkemesi...<br> İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin hem esas hem de şekil yönünden iptaline karar verildiğinin görüldüğü; 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "İşten çıkarma" başlıklı 83. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, "Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya ve Devlet sırlarına karşı suç işlemek, casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık gibi görevi ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici eylemlerde bulunmak." fiilinin, işten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayıldığı, Yönetmeliğin 83. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Onikinci Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/2057 sayılı kararı ile, "Yukarıda açıklananlar ışığında, disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, kanun dışında tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketlerin belirlenmesinin ve buna göre disiplin cezası verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, dava konusu Yönetmelik hükmünde düzenlenen disiplin cezasının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açıktır." gerekçesi ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu karara davalı idare tarafından yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/07/2021 tarih ve YD İtiraz No:2021/366 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bu haliyle davacı hakkında uygulanan işten çıkarma cezasının dayanağı Yönetmelik hükmünün Danıştay Onikinci Dairesi kararı ile hukuka aykırı bulunarak yürütülmesinin durdurulduğu dikkate alındığında anılan Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde "şekil" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı; bu durumda, işlemi hem "esas" hem de "şekil" yönünden iptal eden İdare Mahkemesince, işlem "şekil" yönünden hukuka aykırı iken esasa ilişkin irdeleme yapılarak karar verilmesi yerinde bulunmamış ise de, işlemin "şekil" yönünden iptaline ilişkin gerekçenin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerinin disiplin kovuşturması için gereken yasal yetkile sahip olduğu, bu sebeple davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, ceza kovuşturması sonucunda davacı hakkında verilen hükmün, idari soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasının ertelenmesi anlamına gelmeyeceği gibi, sözleşmesinin feshi cezasının yürürlüğünü de kaldırmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br><br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın parasal haklara ilişkin kısmının uygulanacak faizin, dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu kararın, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının varsa bu dönemde elde ettiği gelir mahsup edildikten sonra ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı incelendiğinde;<br> Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 25/01/2021 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının, "dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının varsa bu dönemde elde ettiği gelir mahsup edildikten sonra dava açma tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının varsa bu dönemde elde ettiği gelir mahsup edildikten sonra ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...<br> Bölge İdare Mahkemesi ...<br> İdari Dava Dairesince verilen...<br> tarih ve E:...<br>, K:...<br> sayılı kararının parasal haklara ilişkin kısmının, "dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının varsa bu dönemde elde ettiği gelir mahsup edildikten sonra dava açma tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Kullanılmayan ...<br>-TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...<br> Bölge İdare Mahkemesi ...<br> İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın...<br> İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 06/03/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dava, İzmir ili, Kemalpaşa PTT Merkez Müdürlüğünde sözleşmeli dağıtıcı olarak görev yapan davacının, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 83. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...<br> tarih ve ...<br> sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. <br>19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "İşten çıkarma" başlıklı 83. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, "Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya ve Devlet sırlarına karşı suç işlemek, casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık gibi görevi ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici eylemlerde bulunmak." fiilinin, işten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayıldığı, Yönetmeliğin 83. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Onikinci Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/2057 sayılı kararı ile, "Yukarıda açıklananlar ışığında, disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, kanun dışında tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketlerin belirlenmesinin ve buna göre disiplin cezası verilmesinin hukuken mümkün olmadığı,dava konusu Yönetmelik hükmünde düzenlenen disiplin cezasının, Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açıktır." gerekçesi ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu karara davalı idare tarafından yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/07/2021 tarih ve YD İtiraz No:2021/366 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bu haliyle davacı hakkında uygulanan işten çıkarma cezasının dayanağı Yönetmelik hükmünün Danıştay Onikinci Dairesi kararı ile hukuka aykırı bulunarak yürütülmesinin durdurulduğu dikkate alındığında anılan Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde "şekil" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Öte yandan, 09/07/2024 tarih ve 32597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7519 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 6475 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında, "PTT'de idari hizmet sözleşmeli olarak görev yapan personele uygulanacak disiplin cezaları ile ceza gerektiren fiil ve haller hakkında 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 inci maddesi uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. <br>Disiplin hükümleri içeren bir Yönetmelik maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca bu hususta bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta, dava devam ederken 09/07/2024 tarih ve 32597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personele uygulanacak disiplin hükümleri yönünden 657 sayılı Kanun'a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın 657 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının varsa bu dönemde elde ettiği gelir mahsup edildikten sonra ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına belirtilen açıklamanın eklenmek suretiyle onanması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz. <br><br> <br><br></font></p></body></html>

memur