<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/7694 E.  ,  2025/1590 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7694<br>Karar No : 2025/1590<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>2- ...Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br>Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapmakta iken 15/07/2015 tarihinde ilişiği kesilerek başka kuruma tayin olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi gereğince "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, .../... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. <br><br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:... K:... sayılı "yetki ret" kararıyla, dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesindeki "memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin karşılığı olarak belirlenen "Devlet Memurluğundan Çıkarma" disiplin cezası ile daha sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/5-(ç)-11 maddesindeki davacının eylemine uyan "göreve ilişkin ... belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak" fiilinin karşılığı olarak öngörülen "24 Ay Uzun Süreli Durdurma" disiplin cezası karşılaştırıldığında, anılan Kanun Hükmünde Kararname ile fiile uyan suç ve bu suça karşılık verilecek ceza yönünden davacı lehine bir düzenlemenin getirildiği, lehe olan mevzuat hükmü dikkate alınmak suretiyle davacının durumunun davalı idarece yeniden değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerektiğinden işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla, İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idareler tarafından; mevzuatla belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülen disiplin soruşturması neticesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmüştür. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Dava dosyasının incelenmesinden; polis memuru olarak görev yapmakta iken 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığı (Doğa Koruma ve Milli Parklar)... Bölge Müdürlüğü kadrosuna memur olarak ataması yapılan ve 15/02/2016 tarihinden itibaren de anılan Bölge Müdürlüğüne bağlı ... Şube Müdürlüğünde çalışmaya başlayan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, POLNET sistemi üzerinden ... plakalı aracın kullanım şeklinin ticari taşıttan okul taşına değiştirildiği, araç verilerini kendisine tahsis edilen şifreyi kullanarak değiştirdiği, bu değişiklikleri belgeye dayalı olarak yapması gerekirken belgesiz yaptığı, emniyet teşkilatı mensubu olmasının kendisine görev dahilinde ve haricinde sorumluluklar yüklediği, resmi yaşantısını düzenli şekilde sürdürme yükümlülüğü verdiği, yapmış olduğu her olumsuz davranışın vatandaşlar tarafından tüm polis teşkilatına mal edildiği ve bu olayların polis - halk ilişkisini olumsuz yönde etkilediği değerlendirmelerine yer verilerek dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin (E) fıkrasında, "Devlet Memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet Memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlama yapıldıktan sonra maddenin devamında, "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ..., g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, ..." hükmüne yer verilmiştir. <br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde, emniyet teşkilatında çalışan her sınıftan memura verilecek disiplin cezalarını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlarla cezaların derece ve miktarı gösterilmiştir. <br>Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.<br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.", 2. fıkrasında da, "(Değişik:18/10/2018-7148/45 md.) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak; ... b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır. ..." kuralı öngörülmüştür. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler.<br>Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. <br>Uyuşmazlıkta, davalı idarelerce işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesindeki "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin işleminin tesis edildiği anlaşılmakta ise de; eylem tarihi itibarıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü yürürlükte olduğundan, öncelikle bu Tüzük hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması ve ulaşılacak sonuca göre işlem tesis edilmesi gerekirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanması suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmaya ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idareler üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br> (X) KARŞI OY :<br>Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.<br>Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";<br>657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07)" bahsetmediği görüşündedir.<br>Anayasa Mahkemesi ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.<br>Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.<br>Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:2016/14253, 2/7/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."<br>Somut uyuşmazlıkta; davacının, isnat edilen eyleme yönelik yargılandığı ceza davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin E:... sayılı dava dosyası ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan birleştirme kararı verildiği, yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği anlaşılmıştır.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve ceza yargılamasının halen devam ettiği gözönüne alındığında; bu ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin soruşturma raporuyla birlikte yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

memur