<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10793 E. , 2025/1601 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/10793<br>Karar No : 2025/1601<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Hakkari ili, Çukurça İlçesinde Polis memuru olarak görev yapan davacının, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü İdari İşler Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde "suç tasnii" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ...sayılı işleminin iptali ile mahrum kaldığı tüm özlük ve mali haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü İdari İşler Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde 21/11/2014 günü saat 11:15 de Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğünde kullanılmakta olan telefona kendisinin de polis olduğunu fakat ismini veremeyeceğini söyleyen şahsın; "Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğünde çalışan İ.C. isimli komiserin cemaat yapılanmasının içindeki sorumlusu olduğunu, emirleri şu an ücretsiz izne ayrılan S.K. adlı komiserden aldıklarını halen o gruba mensup olmayan polisleri sindirdikleri, emrinde çalışan tüm personele Sızıntı ve Zaman gazetesi hedefi verdikleri, ama asıl cemaate maddi kaynakları ilçede organize ettikleri, insan kaçakçılığı, sigara kaçakçılığı, sahte parfüm, marka muhalefet ürünler, kumar (tombala) ve korsan cd ticaretinden kazandıklarını" söylediği, davacının da gelen bu ihbarı tutanak haline getirdiği, söz konusu tutanağın içeriğinden dolayı hakkında suç tasniinde bulunmaktan soruşturma başlatıldığı, davacıya isnat edilen fiile ilişkin olarak yapılan adli soruşturma neticesinde kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığından kovuşturma açılmasına gerek görülmediği, söz konusu tutanak içeriğinde yer verilen isimlerin birçoğunun 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kesin olarak kamu görevlerinden ihraç edilmiş olduğu, davacının ilgili tutanağı dahili hatlar üzerinden gelen bir aramaya dayalı olarak da düzenlemiş olabileceğinin hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmamış olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacıya atılı fiilin sübut bulmadığı, dolayısıyla davacının bu eylemi nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden (02/11/2016) itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği, yapılan soruşturma neticesinde davacının üzerine atılı fiilin sübuta erdiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Dosyanın incelenmesinden, Hakkari ili, Çukurça İlçesinde Polis memuru olarak görev yapan davacının, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü İdari İşler Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde 21/11/2014 tarihli telefon görüşmesindeki ihbarı tutanağa çevirdiği, bu tutanak içeriğinde, "21/11/2014 günü saat 11:15 de Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğünde kullanılmakta olan 0212 582 7077 telefonu arayan, kendisinin de polis olduğunu fakat ismini veremeyeceğini söyleyen erkek şahıs özetle; Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğünde çalışan İ.C. isimli komiserin cemaat yapılanmasının içindeki sorumlusu olduğunu, emirleri şu an ücretsiz izne ayrılan S.K. adlı komiserden aldıklarını halen o gruba mensup olmayan polisleri sindirdikleri, emrinde çalışan tüm personele Sızıntı ve Zaman gazetesi hedefi verdikleri, ama asıl cemaate maddi kaynakları ilçede organize ettikleri, insan kaçakçılığı, sigara kaçakçılığı, sahte parfüm, marka muhalefet ürünler, kumar (tombala) ve korsan cd ticaretinden kazandıklarını" söylediği, düzenlenen tutanağın asılsız olduğuna ilişkin şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporunda, "ihbarda adı geçen ve tutanakla isimlerine yer verilen personelin belirtilen paralel yapılanma içerisinde bulunmadıkları, tutanak içeriğinin asılsız olduğu, tutanak ile ilgili olarak yapılan soruşturmalar neticesinde tutanakta adı geçen personeller hakkında herhangi bir ceza tayinine yer olmadığına karar verildiğinden" bahisle davacı hakkında suç tasnii suçunu işlediği gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "Meslekten Çıkarılma" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı işlemin tesisi üzerine anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı tüm özlük ve mali haklarının iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT : <br> Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.<br> Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.<br> 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "suç tasnii" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.<br> Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.<br> Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br> Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.<br> Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2025 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br><br> (X) KARŞI OY :<br><br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "... suç tasnii ..." fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. <br> 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.<br>7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesinde sayılan fiillere (Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira) ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br>09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır."<br>...<br>"İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.<br>Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır.<br>Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>Bu kapsamda, davacıya isnat edilen fiilin, 657 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde yer verilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında olduğu, bu nedenle dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinin "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasından daha hafif bir yaptırım olan "meslekten çıkarma" cezasını gerektirmesi nedeniyle sonraki düzenlemenin davacı açısından lehe bir hüküm getirmediği anlaşıldığından davacının eyleminin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Bu bağlamda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükmü uyarınca işin esasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede, davalı idarece davacıya isnat edilen suç tasnii suçunun aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp kişinin cezalandırılması halinde "suç tasnii" suçunun işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır.<br>Dava konusu işleme dayanak teşkil eden fiili nedeniyle davacı hakkında yapılan şikayet üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde ... günlü, K:... sayılı karar ile "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verilmiştir.<br>Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararına ilişkin istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>
memur