<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1483 E. , 2025/1969 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/1483<br>Karar No : 2025/1969<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...<br> Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve anılan Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Kanun Hükmünde Kararnamenin iptaline yönelik talebinin incelenmeksizin reddi, diğer talepler açısından davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'daki hesabına, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 15/01/2014, 26/08/2014, 12/09/2014, 22/12/2014 tarihlerinde para yatırdığı, Bank Asya'da 20/01/2014, 06/02/2014, 02/09/2014 tarihlerinde katılım hesabı açtığı ve para yatırdığı, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği anlaşıldığından davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna ulaşıldığı, ayrıca davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine sms ile para gönderdiği, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı, davacı hakkındaki tespitler, ilgili mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde; örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bankasya'ya para yatırdığı, sabit olduğundan FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğunun açık olduğu, nitekim davacının, ceza mahkemesince “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacı FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğundan bahisle Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listeyle kamu görevinden çıkarılmış olup, yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğundan, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının; dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığını iddia ettiği parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davacının Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali talebine gelince ise; uyuşmazlıkta, davacının kamu görevinden çıkarılması doğrudan ve kanun niteliğini taşıyan bir hukuki düzenleme olan Kanun Hükmünde Kararname ile varlık kazandığı açık olup, Kanun Hükmünde Kararname'de bu konuda idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem kurma olanağı tanınmadığının anlaşılmış olması karşısında, davacının hukuki durumunu etkileyen idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilmesine olanak bulunmadığından, davacının ekli listeyle kamu görevinden çıkarıldığı Kanun Hükmünde Kararnamenin iptaline yönelik talebinin incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmayan ve savunma alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, masumiyet karinesinin ve Anayasada düzenlenen haklarının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, Bank Asya hesabındaki işlemlerinin olağan bankacılık faaliyeti olduğu, hesabın 2014 yılından önce açıldığı, hesabındaki artışın talimat dönemi öncesinde de olduğu, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesaba para girişinin devam ettiği, talimattan haberi olduğuna dair herhangi bir delilin olmadığı, yasaya uygun bir şekilde kurulmuş dernek ve basın kuruluşuna ilişkin tespitlerin hukuka aykırı olduğu, Cihan Medyaya herhangi bir ödeme yapmadığı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. <br>Davacı, Sağlık Bakanlığında doktor olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, KHK ile görevinden çıkarılması işlemi ile OHAL Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. <br> Ayrıca UYAP kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; davacı hakkında açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etmek" ten verilen mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ortadan kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesinin Yargıtayda devam ettiği görülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyize konu kararın; davacının 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılma işleminin incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı yönünden temyiz isteminin incelenmesi: <br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın incelenmeksizin reddine yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu kararın; davacının göreve iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemlerinin reddine ilişkin kısmı yönünden;<br> 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılması" adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br> Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. <br>Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.<br>Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.<br> Dava dosyasının incelenmesinden; 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin gerekçesi olarak, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada 911948 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunması, anılan Bankada 31/12/2013 tarihinde 6.951,82 TL hesap bakiyesinin bulunması, 15/01/2014 tarihinde 10.000,00 TL, 26/08/2014 tarihinde 16.093,15 TL, 12/09/2014 tarihinde 54.000,00 TL, 22/12/2014 tarihinde 10.400,00 TL para yatırması, ayrıca 20/01/2014 tarihinde 11.800,00 TL tutarlı 31 günlük, 06/02/2014 tarihinde 7.620,00 TL tutarlı 180 günlük, 02/09/2014 tarihinde 15.965,00 TL tutarlı 91 günlük katılım hesabı açması, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkum edildiği, davanın istinaf aşamasında olduğu, Kimse Yok mu Derneğine Ocak 2014- Mayıs 2015 tarihleri arasında 23 adet SMS yolu ile para gönderdiği, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye 15/03/2014-11/12.2015 tarihleri arasında toplam 1.118,00TL ödeme bilgisinin bulunduğu değerlendirmesinde bulunulduğu gösterilmiş; davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının bulunduğunun belirtildiği, İdare Mahkemesince Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tespitleri esas alınarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br> Davacı hakkındaki ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararı ile ilgili istinaf talebinde bulunulması üzerine ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı istinaf talebinin kabulü ile davacının beraatine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesinin Yargıtayda devam ettiği görülmüştür. Beraat kararının gerekçesi incelendiğinde, "sanık ...'ın söz konusu hesabı 19/10/2006 tarihinde açmış olduğu, bu hesabın açılış tarihinden itibaren sürekli ve düzenli olarak kullanılan bir hesap olduğu, fatura, kredi kartı ve ev taksit ödemelerinin bu hesap üzerinden yapıldığı, 2013 yılından önce 12 adet vadeli hesap açıldığı, talimat tarihlerinden önce 2011-2012-2013 yıllarında hesaba yüksek miktarlı paraların yatırıldığı, 2013 yılından 2016 Mayıs ayına kadar hesapta aylık bazda yüklü miktarda paraların bulunduğu, nitekim hesabın 2013-2016 arası aysonu miktarlarına bakıldığında 2013 Ocak'ta 66.119 TL, 2013 Temmuz'da 78.498 TL, 2013 Kasim'da 22.951 TL, 2014 Subat 'ta 21.441 TL 2014 Eylul'de 103.690 TL, 2015 Haziran'da 70.021 TL, 2016 Nisan'da 21.187 TL paranın olduğunun anlaşıldığı, her kadar hesaba 12/092014 tarihinde 54.000 TL para girişi oluyor ise de 02/10/2014 tarihinde tekrardan bu paranın havale edildiğinin görüldüğü, bu kapsamda dosya değerlendirildiğinde; sanık ...'ün terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan Bankasya'da hesabının olduğu ve bu hesabın sanığın eşi olan diğer sanık İdris tarafından yönetildiği olduğu hususu sanık beyanları ve hesap detayları incelenmesi ile sabit olup, söz konusu hesabın düzenli ve sürekli olarak kullanılan hesap olduğu, her ne kadar talimat dönemlerine denk gelen tarihlerde para hareketlilikleri var ise de, hesapta daha önceden de benzer para hareketlerinin olduğunun bilirkişi raporu ve dosyadaki bankasya CD sinin incelenmesi ile anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu hesabın sanıklar tarafından sürekli olarak kullanılan hesap olması nedeniyle talimat dönemine denk gelen hesap hareketlerinin de rutin hesap hareket olarak kabul edilmesi gerektiği, ayrıca bankadaki hesap hareketliliğinin bankanın TMSF'ye devrinden sonra da yoğun olarak devam edip, 2016 temmuz nisan ayında dahi hesapta para bulunuyor olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna, örgütle organik bağ içine girip, örgüte ait süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ya da örgüt elebaşının çağrı ve talimatı üzerine örgüte yardım etme kastıyla hareket edip bu amaçla bankaya para yatırarak örgüte maddi destek sağladığına dair savunmaların aksini gösterir nitelikte kesin, somut ve inandırıcı deliller elde edilemediği" tespitleri yapıldığı görüldüğünden, Bank Asya hesap işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamındaki işlemler olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;<br> "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının, <br> Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak var ise ilgili belge ve raporların, (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde)<br> Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığı sorularak var ise tespitine ilişkin belge ve raporların, <br> Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak var ise ilgili belge ve raporların,(şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde)<br> İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığı sorularak var ise ilgili belge ve raporların, (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde)<br> Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığı sorularak var ise ilgili belge ve raporların, (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) <br> Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediği, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiği, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümü ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz isteminin reddine, davanın reddine ilişkin kısmı yönünden temyiz isteminin kabulüne, <br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın incelenmeksizin reddine kısmının ONANMASINA,<br>3. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
memur