<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/4276 E.  ,  2025/1623 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/4276<br>Karar No : 2025/1623 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten;... ve <br> ... adına velayeten ... ve<br> ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:2..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 31/08/2016 tarihinde Hakkari-Çukurca karayolu ... köyünde, davacılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan bölgeye askeri malzeme taşıyan ... plakalı aracın geçişi sırasında, bölücü terör örgütü mensuplarınca yol kenarına döşenen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu yaralandığından bahisle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak ... için geçici iş göremezlik için 500,00 TL (miktar artırım sonucu: 12.310,99 TL), sürekli iş göremezlik için 2.000,00 TL (miktar artırım sonucu: 1.039.510,36 TL) maddi ve 200.000,00 TL manevi; eşi ... için 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 50.000,00 TL manevi ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması üzerine yeniden yapılan inceleme neticesinde, dava konusu olay sonucunda ortaya çıkan maddi zararın, kusursuz sorumluluk çerçevesinde "tehlike sorumluluğu, risk ilkesi" kapsamında davalı idarece karşılanması gerektiği, dava konusu olay nedeniyle davacı ...'de meydana geldiği belirtilen sürekli iş gücü kaybı oranının ve geçici iş göremezlik süresinin tespiti için dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporu ile davacı ...'in dava konusu olay neticesinde uğradığı zarara karşılık olarak hesaplanan toplam 1.051.821,35 TL maddi tazminatın, davalı idareye başvurunun yapıldığı 05/02/2018 (her ne kadar dava dilekçesinde 24/10/2016 tarihinde davalı idareye uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle başvuru yapıldığı belirtilmiş ise de 24/10/2016 tarihli başvurunun, aynı olayda vefat eden ...'in vefatından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olduğu, 05/02/2018 tarihli başvurunun ise dava konusu olayda davacılardan ...'in yaralanmasından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olduğu görülmüştür.) tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği görevin ifası sırasında, meydana geldiği anlaşılan olayda, zarar sonucunu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan, davacıların zararlarının davalı idare tarafından karşılanması gerektiği, mezkur olay sebebiyle davacıların duyduğu ve yaşamı süresince duyacakları üzüntü ve acı nedeniyle uğradıkları manevi zararın kısmende olsa tazmini gerektiği, olayın meydana geliş şekli ile uğranılan zararın derecesi göz önünde bulundurularak takdiren davacılardan ... için 100.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ... için 25.000,00 TL ve ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvurunun yapıldığı 05/02/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında hatalar mevcut olduğu, bu nedenle yeni bilirkişi raporu alınması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle aleyhine karar harcına hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge idare mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, 31/08/2016 tarihinde Hakkari-Çukurca karayolu ... köyünde, davacılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan bölgeye askeri malzeme taşıyan ... plakalı aracın geçişi sırasında, bölücü terör örgütü mensuplarınca yol kenarına döşenen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu yaralandığından bahisle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak ... için geçici iş göremezlik için 500,00 TL (miktar artırım sonucu: 12.310,99 TL), sürekli iş göremezlik için 2.000,00 TL (miktar artırım sonucu: 1.039.510,36 TL) maddi ve 200.000,00 TL manevi; eşi ... için 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 50.000,00 TL manevi ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, ''Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. İlgili valilik dışında diğer valilikler, kaymakamlıklar, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvurular ilgili valiliğe gönderilir.''; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.''; Geçici 1. maddesinde, ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde, 19.7.1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır.'' hükümleri düzenlenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br><br> A) Temyize konu kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi: <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br><br> B) Temyize konu kararın, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi:<br> 5233 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de açıklandığı üzere anılan Kanun'un yürürlüğünden sonra meydana gelen ve idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında 5233 sayılı Kanun'un uygulanacağı ve Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin, ''Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler'' başlıklı 21. maddesinde anılan hallerde maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu nedenle maddi zarar talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Anayasa Mahkemesince de yukarıda gerekçesine yer verilen kararında; idare, hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk hallerinde meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olurken, sosyal risk ilkesinde sulh yoluyla ödenecek tazminat miktarının kanun koyucu tarafından yasayla belirlenmesinin Anayasayla güvence altına alınan sorumluluk hukukunun temel ilkelerine aykırılık oluşturmayacağı değerlendirmesinde bulunulmuştur.<br> Bu halde Bölge İdare Mahkemesince; olayın terör olayı olması ve olayda idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluk sebeplerinin olmadığı gözetilerek maddi tazminatın sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekirken genel hükümlere dayanılarak maddi tazminat ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. <br> Bu itibarla, maddi tazminat isteminin kabulüne karar veren idare mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge idare mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

memur