<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/1157 E.  ,  2025/1608 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/1157<br>Karar No : 2025/1608 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ...<br> 3- ... 4- ...<br> 5- ... 6- ... <br> 7- ... 8-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun 14/08/2017 tarihinde Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... Köyü yolu üzerinde araçla seyir halinde iken bölücü terör örgütü mensuplarının yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının patlatılması neticesinde vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık olarak davacı baba ... için 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı anne ... için 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat ile müteveffanın kardeşleri olan diğer davacılardan her biri için 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200,00 TL (miktar artırımı sonrası 58.025,10 TL) maddi, 380.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat istemi yönünden; olayda, Mahkemenin 12/03/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden ve Hakkari Valiliğinden davacılar yakınının terör örgütü mensupları tarafından yerleştirilen patlayıcının patlaması sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca güncel gösterge ve katsayı rakamları üzerinden hesaplama yapılmak koşulu ile davacılara ne kadar nakdi ödeme yapılacağının sorulduğu, ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgeler ile hesaplama tablosunda davacıların zararının 58.025,10 TL olarak hesaplandığı, davacılar vekili tarafından Mahkeme kayıtlarına 18/04/2021 tarihinde giren dilekçe ile toplam 200,00 TL olan maddi zarar kaleminin artırıldığının görüldüğü, bu durumda, müteveffa ...'nun babası ... ve annesi ...'nun dava konusu olay nedeniyle oluşan zararlarına karşılık olarak 58.025,10 TL maddi tazminatın davalı idarece davacılar ... ve ...'ya ödenmesi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemi yönünden; somut olayın niteliği, idarenin sosyal risk ilkesi gereği sorumlu olması, davacıların sosyoekonomik durumu göz önünde bulundurularak olay nedeniyle duyulan elem ve üzüntü nedeniyle, taleple bağlılık ilkesi gereğince takdir edilen ve davacı baba ... için 100.000,00 TL, davacı anne ... için 100.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri olan diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun her biri için 30.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, dava konusu manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talebine ilişkin olarak ise; davacılara yapılacak manevi tazminat ödemesine, ön karar için 22/09/2017 tarihinde idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının esasına ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, kararın bu kısmı yönünden, istinaf başvurularının reddedilmesi gerektiği, kararın, maddi tazminatın artırılan kısmına miktar artırımı tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmı yönünden ise; davacılar tarafından, 28/04/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile maddi tazminat miktarı artırılmış olup, artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvuruda bulunduğu 22/09/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği tarihten itibaren faiz yürütülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların maddi ve manevi tazminat isteminin esasına yönelik istinaf istemlerinin reddine, kararın, 58.025,10 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacılar lehine hükmedilen 58.025,10 TL maddi tazminatın artırılan kısmı için de davalı idareye başvuruda bulunulduğu 22/09/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; Mahkemece davalı idarenin yalnızca kusur sorumluluğuna değinildiği, kusursuz sorumluluk ilkesinin göz ardı edildiği, her ne kadar patlama terör örgütü tarafından gerçekleştirilmiş olsa da idarenin pasif durumundan dolayı olayda kusurunun bulunduğu, bu nedenle maddi tazminatın da genel hükümler çerçevesinde hesaplanması ve temyize konu kararın maddi tazminat yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br> Davalı idare tarafından; Mahkemece başvuru tarihinde hesaplanan maddi tazminat tutarının üzerinde verilen tazminatın hukuka ve yasalara aykırı olduğu, ayrıca manevi tazminata faiz yürütülmesinin hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin maddi tazminat yönünden kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> 14/08/2017 tarihinde davacılar yakını ...'nun Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... Köyü yolu üzerinde araçla seyir halinde iken bölücü terör örgütü mensuplarının yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının patlatılması neticesinde vefat etmesi nedeniyle, dava konusu olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranılan zararlara karşılık olarak davacı baba ... için 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı anne ... için 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat ile müteveffanın kardeşleri olan diğer davacılardan her biri için 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200,00 TL (miktar artırımı sonrası 58.025,10 TL) maddi, 380.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır. <br> Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A) Temyize Konu Kararın İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmı ile Maddi Tazminatın Kabulüne İlişkin Kısmına Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyize Konu Kararın İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:<br> İdare Mahkemesinin, davalı idarenin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi ve temyize konu kararın bu gerekçe yönünden kararı hukuka uygun bulması Dairemizce de yerinde görülmüştür. Bununla birlikte hükmedilen maddi tazminatın miktarı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br> Terör eylemi sonucu vefat eden kişinin mirasçıları tarafından açılan maddi tazminat davalarında, ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarı esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.<br><br>Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsenmiştir.<br> Buna göre, Zarar Tespit Komisyonu tarafından hesaplanan tazminatlarda, miktarın hak sahibi tarafından kabul edilmeyip dava açılması halinde Mahkemece yapılacak hesaplarda son işlem tarihinin esas alınması gerekmektedir. <br> Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından 27/09/2017 tarihinde davalı İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun Bakanlık tarafından Hakkari Valiliğine yönlendirildiği, Hakkari Valiliği 2 Nolu Zarar Tespit Komisyonca yapılan inceleme neticesinde 15/03/2018 tarihinde müteveffa ...'nun mirasçılarına 37.992,50 TL tazminat ödenmesine karar verildiği, 21/06/2018 tarihli sulhname tasarısı imza davetiyesiyle davacıların anılan miktar karşılığında sulhname tasarısını imzalamak üzere davet edildiği ancak davacılar tarafından sulhname teklifinin kabul edilmediği ve dava açıldıktan sonra 23/07/2018 tarihli Uyuşmazlık Tutanağının imzalandığı anlaşılmaktadır. <br> Bu doğrultuda; Zarar Tespit Komisyonunun karar tarihi olan 15/03/2018 tarihinde geçerli olan gösterge ve katsayılar esas alınarak memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre elli katı tutarında belirlenecek maddi tazminatın hak sahipleri tespit edilmek suretiyle miras payları oranında ödenmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece 12/03/2021 tarihli ara kararla idareden güncel gösterge ve katsayı rakamları üzerinden hesaplama yapılmak koşulu ile ne kadar nakdi ödeme yapılacağının sorulması üzerine idarece ara karar tarihi itibarıyla yani "2021" yılının "birinci" yarısında geçerli olan gösterge ve katsayılar esas alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan 58.025,10 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesinde ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki kararın davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE; davacıların temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

memur