<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3435 E. , 2025/1401 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/3435<br>Karar No : 2025/1401 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından; 09/07/2016 tarihinde, Ağrı ili, Diyadin ilçesi, ... köyü, ... Tepe mevkiinde hayvan otlatırken el yapımı patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu sol kolundan yaralandığından bahisle, uğradığı iddia edilen zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 273.688,32 TL), tedavi giderlerine karşılık 5.000,00 TL olmak üzere toplam 278.688,32 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının hayvanlarını otlatmakta iken bölücü terör örgütü mensuplarının döşediği EYP'nin infilak etmesi sonucunda yaralandığı, idarenin vatandaşının güvenliğini sağlama sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle idarenin patlamanın ortaya çıktığı alanlarda güvenliği tesis emesinin gerekli olduğu, olayda çok geniş bir alanın güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan güvenlik güçlerinin bütün alanları her zaman takibinin mümkün olmayabileceği, ancak ortaya çıkan söz konusu zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece tazmininin gerektiği, zararın tespiti için alınan bilirkişi raporunda davacının iş gücü kaybının 273.688,32 TL olarak hesaplandığı, anılan raporun karara esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, davacının yaralanması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının 273.688,32 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.000,00 TL'nin davacının idareye başvuru tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren, 272.688,32 TL tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 23/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, tedavi giderleri nedeniyle istenilen maddi tazminat ile faizin olay tarihinden başlatılması talebinin reddine, manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne, idareye başvuru tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı tarafından yapılan istinaf istemi hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından; 09/07/2016 tarihinde, Ağrı ili, Diyadin ilçesi, ... köyü, ... Tepe mevkiinde hayvan otlatırken el yapımı patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu sol kolundan yaralandığı, Diyadin İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından 14/06/2017 tarihinde düzenlenen tutanakta; 09/07/2016 tarihinde ... köyüne bağlı ... mevkiinde BTÖ mensuplarının daha önceden tuzakladıkları EYP'nin patlaması sonucu bir şahsın ölmesi, bir şahsın yaralanması olayı ile ilgili olarak olayı gerçekleştiren BTÖ mensuplarının yapılan araştırma ve soruşturma neticesinde açık kimliklerinin tespit edilemediğinin, şahısların yakalanamadığının, araştırmaya devam edildiğinin belirtildiği, Diyadin Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında 24/10/2016 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma, çocuğu kasten öldürme suçları nedeniyle daimi arama kararı verildiği, davacı tarafından zararlarının karşılanması amacıyla maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, ) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, ) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Bakanlar Kurulu, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.'' hükümleri yer almaktadır.<br>Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı; 22. maddesinde, " Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında engelli hâle gelme durumlarında ödenecek tazminata esas çalışma gücü kayıplarının tespitinde 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır." kuralı bulunmaktadır. <br>Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Ancak, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.<br>Bu kapsamda, terör olayları nedeniyle meydana gelen manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında topluma pay edilerek genel hükümlere göre tazmin edilmesi gerekmektedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>A) Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:<br>İdare Mahkemesince, dava konusu olayda, davalı idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereğince manevi tazminata hükmedilmişse de; dava konusu olayın terör örgütünce yerleştirilen EYP'nin patlaması sonucu meydana geldiği, söz konusu yerin Bakanlar Kurulu kararı ile geçici askeri yasak bölge ilan edilen yer olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca daimi arama kararı verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; olayın öngörülebilir nitelik arz etmediği, bu haliyle üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiren davalı idarenin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, terör örgütü mensuplarınca kurulan düzeneğin patlatılması, daha açık bir ifadeyle terör eylemi sonucu davacının yaralanması nedeniyle meydana gelen manevi zararın sosyal risk ilkesi gereğince topluma pay edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. <br>Buna göre, davacının manevi olarak uğradığı zararın sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini gerekmekte ise de, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesine ilşkin İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br>B) Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:<br>Yukarıda belirtildiği üzere, zarara neden olan olayın terör eylemi olması, olayda idarenin kusuru ya da kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir neden olmaması sebebiyle maddi tazminat istemlerinin, sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek tazmin edilmesi gerekmektedir. Buna göre, uyuşmazlığa konu olay nedeniyle meydana gelen maddi zarar, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanmalıdır.<br>Davacı tarafından dosyaya sunulan ... Devlet Hastanesinin 30/03/2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda; tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %22 ve raporun geçerlilik süresinin iki yıl olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.<br>Buna göre, davacı tarafından dosyaya sunulan ve tazminat hesabına esas alınan sağlık raporunun süreli olduğu göz önüne alındığında davacının dava konusu olay sebebiyle sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise sürekli maluliyet oranının tespit edilmesi için 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sağlık raporu alınması ve tazminat hesabının bu raporla belirlenecek orana göre yapılması gerekmektedir.<br> Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden son işlem tarihi olarak idareye yapılan başvurunun zımnen reddedildiği 07/11/2016 tarihinin esas alınması gerekmektedir. <br>Buna göre; Mahkemece yapılacak hesapta, zımni ret işlemi (ön karar) tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine göre davacının yeniden tespit edilecek olay sebebiyle yaralanmasından kaynaklanan iş gücü kaybı oranının Ek-D cetvelde karşılık gelen katı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar maddi tazminatın davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekirken, genel hükümlere göre hesaplanan maddi tazminata hükmeden Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının 273.688,32 TL maddi tazminat isteminin kabulü yolundaki kısmına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyize konu davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının manevi tazminat istemi yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, maddi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
memur