<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/331 E.  ,  2025/1639 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/331<br>Karar No : 2025/1639 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E..., K...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uyarınca sözleşmeli elektronörofizyoloji teknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, 25/08/2021 tarihinden itibaren hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Personel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyası içeriği bilgi ve belgeler ile Uyap Entegrasyon Sistemi'nden elde edilen veriler birlikte değerlendirildiğinde;... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve... sayılı kararıyla üzerine atılı sabit olan sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçundan Kanunda belirtilen indirim oranları uygulanmak suretiyle davacının 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu durumda,davacının sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediğinin Mahkeme kararı ile sabit olduğundan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli elektronörofizyoloji teknikeri olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: . ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında "Çocuğun cinsel istismarı" suçu isnadıyla açılan davada Ceza Mahkemesince verilen kararın bozulduğu, yeniden yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, somut bir gerekçe olmaksızın sözleşmesinin feshedildiği, işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY<br> 17/08/2020 tarihinden itibaren İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uyarınca sözleşmeli elektronörofizyoloji teknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, görevi sırasında çocuğa karşı cinsel tacizde bulunduğuna ilişkin tutulan tutanaklara istinaden Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 6. maddesi uyarınca hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Personel Müdürlüğünün... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> <br> MEVZUAT <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilmiş olup, maddenin (B) fıkrasında; sözleşmeli personel; "kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına İhtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri" olarak tanımlanmıştır.<br>06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın, 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde ise; sözleşmeli personelin sözleşmesinin feshedilmesini gerektirecek nedenler, maddeler halinde belirlenmiş olup, "Personelin;<br>a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,<br>b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,<br>c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,<br>ç) (Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)<br>d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,<br>e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,<br>f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, <br>hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve sözleşmesinin feshine konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle davacı hakkında "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından açılan davada, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraatine, "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak anılan kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı yukarıda anılan her iki suçtan ayrı ayrı beraatine ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve anılan kararın Yargıtay... Hukuk Dairesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır.<br> ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının içeriği incelendiğinde; "sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı" gerekçesine dayandığı görülmektedir.<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü öngörülmüştür. <br>Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, Ceza Mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin yönünden değerlendirilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı açıktır.<br> Disiplin işleminde olduğu gibi, sözleşmenin feshi işleminde de, ceza mahkemesi kararının delil yetersizliğinden beraat olması durumunda, İdare Mahkemesince maddi olayın açıklığa kavuşturulması için yapılacak hukuki denetimin, Ceza Mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerekmekle birlikte, re'sen araştırma yetkisi kapsamında, ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen Ceza Mahkemesi kararı ile bu karardaki tespitlerin kullanılması ve değerlendirme yapılmak suretiyle hükme esas alınması gerektiği de açıktır.<br> Dava dosyandaki bilgi ve belgenin incelenmesinden; olayda, H.Y. isimli annenin 24/08/2021 tarihi saat 13.00 civarında, Acil cerrahide bulunan güvenlik personelinin yanına gelerek, çocuğunun arkadaşı olan İ.B. İsimli çocuğun EEG çekim odasında, davacı tarafından cinsel tacize uğradığı şikayetinde bulunduğu, anılan şikayete ilişkin 24/08/2021 tarihli durum tespit tutanağı düzenlendiği, konunun hastane yönetimine intikali üzerine, dava konusu sözleşme feshi işleminin tesis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. <br> Her ne kadar, dava konusu işlemin sebebi olarak gösterilen davacının görevi sırasında çocuğun cinsel istismarı fiilinin kesinleşmiş bir Ceza Mahkemesi kararı ile subüt bulmuş olduğu söylenemese de, İdare Hukuku yargılamasını, ceza hukuku yargılamasından farklı olduğu ve de sağlık sektöründe çalışmakta olan davacının görevinin hassasiyeti gözönünde bulundurulduğunda, davalı idarenin takdir yetkisi çerçevesinde davacının sözleşmesinin feshinde makul sebebe sahip olduğu açıktır.<br>Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E..., K... sayılı kararın yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,<br>3. Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, <br>4. 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> (X) KARŞI OY :<br><br>Dava, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uyarınca sözleşmeli elektronörofizyoloji teknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, 25/08/2021 tarihinden itibaren hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Personel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. <br>Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve sözleşmesinin feshine konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle davacı hakkında "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından açılan davada,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraatine, "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak anılan kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin...tarih ve E:...ve K:...sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı yukarıda anılan her iki suçtan ayrı ayrı beraatine ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve anılan kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır.<br> Anılan suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği; ancak, ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.<br>Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun beklenilmesi ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.<br> <br><br></font></p></body></html>

memur