<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3427 E. , 2024/6849 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/3427<br>Karar No : 2024/6849 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ... <br> 3- ... <br> 4- ... <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'in, 23/03/2019 tarihinde, polis memuru tarafından vurularak öldürüldüğünden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık anne ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 338.019,60 TL) maddi, 300.000,00 TL (miktar artırımı ile 750.000,00 TL) manevi; baba ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 235.401,60 TL) maddi, 300.000,00 TL (miktar artırımı ile 750.000,00 TL) manevi; kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 200.000,00 TL (miktar artırımı ile ayrı ayrı 500.000,00 TL) manevi tazminatın 23/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda hizmetin kötü işlemesi nedeniyle davalı İçişleri Bakanlığının hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle de davacıların maddi ve manevi zararlarını karşılamakla yükümlü olduğu, davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından, manevi zararın niteliği gereği bu zarar kalemi için talep edilen manevi tazminat tutarının arttığından bahsedilemeyeceği, miktar artırım dilekçesinde manevi tazminata ilişkin artırımın dikkate alınmayarak dava dilekçesinde belirtilen toplam 1.000.000,00 TL üzerinden uyuşmazlığın incelenmesi gerektiği, olayda, hırsızlık suçu işlendiği ihbarı sonrasında gerçekleşen eylem sonucu ölümün meydana geldiği ve ölüm olayının ailede elem ve üzüntü oluşturduğu açık olup, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin kabulüne, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, anne ve baba için ayrı ayrı 60.000,00 TL, kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar yakınının, havaya iki el uyarı ateşi açılmasına rağmen polisin "dur" ihtarına uymadığı ve kaçmaya devam ettiği dikkate alınarak, hesaplanan tazminattan takdiren %25 oranında müterafik kusuru indirimi yapılması gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden ise; uyuşmazlığın miktar artırımı dilekçesi ile artırılan toplam 2.500.000,00 TL manevi tazminat istemi olarak kurulması ve buna göre davadaki haklılık oranlarının belirlenmesi gerektiği bu kapsamda mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusu ile davalı idarece kararın manevi tazminata ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine, davalı tarafından kararın maddi tazminata ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılarak, maddi tazminat isteminin %25 müterafik kusur oranı dikkate alınarak kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat yönünden yapılan indirimin hukuka aykırı olduğu, faizin haksız fiil tarihinden itibaren banka mevduat faizi ya da avans faiz olarak işletilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, kusursuz sorumluluk şartlarının da gerçekleşmediği, manevi zarar koşullarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı ile manevi tazminata yönelik yapılan miktar artırımının kabulü dışındaki kısımlarının onanması, manevi tazminata yönelik yapılan miktar artırımının kabulüne ilişkin kısmının ise gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> A) Temyize Konu Kararın Maddi tazminata İlişkin Kısmı ile Manevi Tazminata Yönelik Yapılan Miktar Artırımının Kabulü Dışındaki Kısımlarının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın maddi tazminata ilişkin kısmı ile manevi tazminata yönelik yapılan miktar artırımının kabulü dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminata Yönelik Yapılan Miktar Artırımının Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Manevi tazminatın patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp manevi tatmin aracı olduğu, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışının manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği yargısal içtihatlar ile sabittir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.'' cümlesi, aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak ''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır:" cümlesi eklenmiştir.<br> Miktar artırım müessesesi, davanın görülmesi sırasında tarafların kusurlarında, zararı doğuran nedenlerin ve olayların tespitinde ve uğranılan zararın miktarında bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat için işletileceği gibi; zararı doğuran olaydan sonra yeni ortaya çıkan bulgu ve tespitler sonucu, kişilerin manevi yönden çok daha fazla etkilendiğinin saptanması halinde manevi tazminat için de uygulanabilir. Ancak bu durumun istisnai bir durum olduğu ve manevi zararın sonradan gerçekten artmış olduğunun tespiti halinde işletilebileceği kuşkusuzdur.<br> Uyuşmazlıkta, davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından miktar artırım yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasına olanak bulunmamakta olup, davacıların manevi zarara ilişkin taleplerinin dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Bu itibarla, temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br> C) Temyize Konu Kararın Yargılama Giderine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır. <br> Bölge İdare Mahkemesince; dava dilekçesinde talep edilen toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminat isteminin miktar artırım dilekçesi ile 2.500.000,00 TL'ye yükseltildiği dikkate alınarak uyuşmazlığın toplam 2.500.000,00 TL manevi tazminat istemi olarak kurulması ve buna göre davadaki haklılık oranlarının belirlenmesi gerektiği belirtilerek reddedilen 2.320.000,00 TL manevi tazminat miktarı nedeniyle kararın yargılama giderleri kısımının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br> Yukarıda da izah edildiği üzere davacıların manevi zarara ilişkin taleplerinin dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden yargılama giderlerinin de buna göre tespit edilmesi gerekmektedir.<br> Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "ve yine ıslah edilen manevi tazminat istemi bakımından kararda yer verilen açıklama kapsamında reddedilen 2.320.00,00 TL manevi tazminat miktarı nedeniyle kararın yargılama giderleri, nispi karar harcı ile... kaldırılmasına, davacılar tarafından karşılanan ilk derece aşamasına ait 2.299,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren 460,00 TL'si ... davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan ilk derece yargılama gideri ile istinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, ... istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 130,00 TL yargılama giderinden takdiren 65,00 TL'sinin davacılardan alınarak davalı idareye ödenmesine," ibaresinin "2.299,50 TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına (% 38,77) göre hesaplanan 891,51 TL'sinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, geriye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına.... istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 130,00 TL yargılama giderinden takdiren 50,40 TL'sinin davacılardan alınarak davalı idareye ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminata yönelik yapılan miktar artırımının kabulüne ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmı ile manevi tazminata yönelik yapılan miktar artırımının kabulü dışındaki kısımlarının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
memur