<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3579 E. , 2025/1728 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/3579<br>Karar No : 2025/1728 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Av....<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Camiinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle, hizmet sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 29/05/2016 tarihinde ... Eğitim ve Hizmet Vakfı tarafından ... ilinde konferans düzenlenmesi için talep edilen iznin ... Valiliği tarafından reddedilmesine ve bu vakfın üyeleri tarafından yapılacak her türlü etkinliğin yasaklanmasına rağmen davacının bu konferansa katılmak üzere yola çıktığı, birlikte gittiği gruba kolluk kuvvetleri tarafından söz konusu konferansın yasak olduğunun bildirilmesine rağmen grubun geri dönmeyeceklerini bildirdiği, A.K.'nın gruba hitaben yaptığı konuşma üzerine grubun İskenderun istikametine doğru hareket ettiği, davacının da grubun içinde yer alması nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:2... sayılı kararı ile "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketine katılma" suçundan dolayı neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12/03/2021 tarihinde kesinleştiği, bu olay üzerine davacı hakkında başlatılan inceleme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı inceleme raporunda nihai kararın ceza yargılamasının sonucuna göre verilmesinin uygun olduğunun belirtildiği, konuya ilişkin Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ... tarih ve... sayılı yazısıyla da vakfın herhangi bir terör örgütüyle bağlantısının olup olmadığının Emniyet ve istihbarat birimlerine sorulduğu ve herhangi bir terör örgütüyle bağlantısına rastlanılmadığının bildirildiği belirtilerek, herhangi bir işlem tesisine mahal bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalı kurumca yapılan inceleme neticesinde davacının ortak nitelik şartını kaybettiği gerekçesiyle sözleşmesi feshedilmiş ise de; "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketine katılma" suçunun, İslam törelerine aykırı bir davranış olmadığı, din görevlisine duyulan güven ve itimadı sarsacak nitelikte bir hareket olarak kabul edilemeyeceği, vatandaşlar tarafından ahlaka, din kurallarına aykırı bir davranış olarak algılanmayacağı sonucuna varıldığından, davacının ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının işlediği fiillerin din görevliliği ile bağdaşmadığı, kamu hizmetini etkili ve verimli bir şekilde ifa etmesine artık imkan kalmadığı, dava konusu işlemin kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Camiinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapan davacı hakkında 14/08/2018 tarihinde CİMER üzerinden yapılan bir şikayet nedeniyle başlatılan inceleme sonucunda düzenlenen 26/11/2018 tarihli raporda; davacının cami lojmanında, zaman zaman A.K. cemaatinden olduğu tahmin edilen kişilerin gruplar halinde gelip davacı ile görüştükleri ve davacının eşinin de A.K'ye ... yazan bir ... sokakta yürürken görüldüğü ve emniyete götürüldüğünün tespit edilmesi nedeniyle bu iddialarla ilgili olarak da muhakkik görevlendirildiği, düzenlenen 20/09/2019 tarihli soruşturma raporunda; davacı hakkındaki iddianın sabit olduğundan bahisle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendinde düzenlenen "Hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiili kapsamında kınama cezası ile cezalandırılması, kendisine duyulan itibar ve güvenin sarsıldığı, artık orada görev yapmasında kamu yararı da bulunmadığından farklı bir ilçede görevlendirilmesinin teklif edildiği, benzer iddialarla ilgili bir inceleme daha yapıldığı ve düzenlenen ...tarih ve ... sayılı raporda ise; davacının eşi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet suçundan ve suçluyu övme suçundan adli işlem yapıldığı ancak suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği kimsenin başkasından fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağının vurgulandığı, ancak davacının da 2016 yılında işlediği fiiller nedeniyle hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ve kamu malına zarar verme suçlarından hakkında dava açıldığı, nihai kararın ceza yargılamasının sonucuna göre verilmesinin uygun olacağının belirtildiği görülmüştür.<br> ... Eğitim ve Hizmet Vakfı üyeleri tarafından yapılacak her türlü etkinliğin Valilik makamının 28/05/2016 tarihli oluru ile yasaklanmasına ve bu kararın da kendilerine bildirilmesine rağmen, davacının 29/05/2016 tarihinde adı geçen vakıf tarafından A.K.'nin konuşmacı olduğu konferansa katılmak amacıyla yola çıkması ve yol üzerinde bulunan ... Dinlenme Tesisleri önünde meydana gelen olaylar nedeniyle hakkında yapılan ceza soruşturması sonucu açılan davada ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının, "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketine katılma suçu"ndan dolayı neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve kararın 12/03/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine, Atama ve Yer Değiştirme Kurulunca yürüttüğü görevin gereği olarak, tavır ve hareketleriyle topluma örnek olması gerekirken, söz konusu davranışlarıyla "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması" şeklindeki ortak nitelik şartını görevi sırasında kaybettiğinin anlaşıldığından bahisle, hizmet sözleşmesinin feshedilmesi teklif edilmiş, Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işlemi ile de davacının sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmış, 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" koşuluna yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.<br>15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında gösterilmiş, 13/09/2023 tarih ve 32308 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlar bakımından; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygun olduğu şeklinde ortak nitelik taşımak." şeklinde değiştirilmiştir.<br>Davacı ile imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 10. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Personelin, sözleşme akdetme şartlarından birini veya genel nitelikler ile Başkanlığın sözleşmeli imam hatipler için belirlemiş olduğu diğer şartlardan herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya görevi esnasında bu şartlardan birini kaybetmesi halinde sözleşmesi sona erdirilir." kuralı yer almıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan ünvanlarda görev yapan personelin; Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklinde düzenlenen ortak nitelik şartının kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunması'' ve ''bu eylemin çevresinde bilinir olması'' şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıktır.<br>Din hizmetleri sınıfında görev yapan din görevlilerinin kendilerinden toplumda örnek davranışlar içinde olmalarının beklendiği, aynı zamanda örnek kişilik özellikleri sergileme sorumluluğunu taşıdıkları; ayrıca, toplumda kabul gören değerlere ters düşmek yerine inanç, ibadet ve davranış bütünlüğü içinde bu değerlere örnek olma görevini yüklendikleri, bundan ötürü bu hizmet sınıfı için hizmet gereklerine uygun olarak itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik şartı arandığı, bu şartın yitirilmiş olduğunun tespiti halinde ilgili din görevlisi hakkında görevine son verilmesi yönünde işlem tesis edilebileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.<br>Dosyada mevcut bilgi ve belgeler, davacı hakkında düzenlenen inceleme ve soruşturma raporları, bu raporların hazırlanması sırasında alınan tanık ifadeleri ve davacının beyanları ile ceza davasındaki tespitler dikkate alındığında; din görevlisi sıfatını haiz davacının, söz konusu eylemlerinin görevinin gereklerine aykırılık teşkil ettiğinden, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde aranan itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması şartını görevi sırasında kaybettiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, davanın konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>
memur