<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5526 E. , 2025/298 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/5526<br>Karar No : 2025/298<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin...arih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Gıda Ürünleri Dış Ticaret Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin bir kısmının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ..., ... tarih ve ..., ...tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ...,... tarih ve ...,... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ...tarih ve ... ile... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgelerin davalı idarece arşiv çalışmasının devam ettiği belirtilerek dava dosyasına sunulmadığı, ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin bir diğer kısmının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ...; ...tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirket adresinde tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun şekilde saptanmadığından yapılan ilanen tebliğin usulsüz olduğu; ... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlendiği belirtilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin dosyaya ibraz edilmediği, ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin, şirket müdürü olan davacının ikametgah adresinde eşine 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, kanuni temsilcinin bilinen adresinde yakınına yapılan tebliğin usulüne uygun olduğunun kabul edilebilmesi için tüzel kişinin adresinde tebliğ yapılamadığının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin son fıkrasına uygun şekilde düzenlenmiş bir tebliğ alındısıyla ortaya konulması gerekmekte olup davalı idarece dava dosyasına bu nitelikte bir tebliğ alındısı sunulamadığından söz konusu tebliğin usulüne uygun olmadığı; bu haliyle değinilen ödeme emirleri yönünden asıl borçlu şirket hakkında takibin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kanuni temsilci sıfatıyla asıl amme borçlusu şirket nezdinde usule uygun tebligat ile kesinleşen dava konusu ödeme emirlerine konu borçtan sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Davacının 25/02/2008 tarih ve 7006 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanda ilk 10 yıl için, 27/02/2008 tarih ve 7008 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanda ise süre sınırı belirtilmeden kanuni temsilci olarak yer aldığı, asıl borçlu ... Gıda Ürünleri Dış Ticaret Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, Vergi Mahkemesince verilen ara kararları üzerine dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin bir kısmının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ...;... tarih ve ..., ...; ... tarih ve ...;... tarih ve ...;... tarih ve ...; ... tarih ve ..., ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgelerin arşiv çalışmasının devam ettiği belirtilerek dava dosyasına sunulmadığı, ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin bir diğer kısmının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ... ile... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirket adresinde tebliğ edilemediği hususunun yalnız postacı imzası ile iade edilen 2011 ve 2012 yıllarında düzenlenen tutanaklara dayanılarak ilanen tebliğ edildiği, ... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlendiği belirtilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin dosyaya sunulmadığı; 2008 dönemine ait katma değer vergisi, gecikme faizi, özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasından oluşan amme alacağını içeren ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağının asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... ile ...tarih ve ... takip numaralı; 2012 ila 2014 dönemine ait özel usulsüzlük cezalarını içeren ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağının ise asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri olduğu; ...,...ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 12/12/2018 tarihinde şirket müdürünün ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği; dava dosyasında mevcut davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısında asıl amme borçlusu şirketin 30/04/2008 tarihinde re'sen terk ettirildiğinin belirtildiği, davalı idarece tahsil zamanaşımını kesen veya durduran bir sebep gösterilmediği anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği, 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı kuralı yer almakta olup 103. maddede de tahsil zamanaşımını kesen haller sayılmak suretiyle belirtilmiştir. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı hükme bağlanmış, 7061 sayılı Kanun'un 16. ve 17 . maddelerinde yapılan ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin, 1. fıkrasının 1. bendinde, mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri ile 2. bendinde, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adreslerinin bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, 2. fıkrasında (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı kurala bağlanmıştır.<br>213 sayılı Kanun'un 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan 7061 sayılı Kanun'un 16 ve 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki şeklinde; 101. maddesinde bilinen adreslerin neler olduğu belirtilmiş,102. maddesinin değiştirilmeden önceki şeklinde ise tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiğinin, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakın çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 30/04/2008 tarihi itibariyle işini bırakmış sayılarak mükellefiyetinin terkin edildiği dikkate alındığında, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili için sözü edilen şirket adına düzenlenen...tarih ve ...; ... tarih ve ... ve ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 12/12/2018 tarihinde şirket müdürünün ikamet adresinde eşine tebliğinin usule aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle değinilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının, söz konusu kamu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, uğramadığı neticesine varılması halinde şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı, tahsil imkansızlığının ortaya konulması durumunda ise davacının söz konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. <br><br> Öte yandan, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin bir kısmının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ...; 28/08/2008 tarih ve ..., ...;... tarih ve ...;... tarih ve ...; ... tarih ve ..., ...tarih ve ..., ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ...tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgelerin arşiv çalışmasının devam ettiği belirtilerek dava dosyasına sunulmadığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... takip numaralı ödeme emrinin bir diğer kısmının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ...; ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirketin bilinen adreslerinde tebliğ edilemediği hususunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun şekilde ortaya konulduğundan söz edilemeyeceğinden ilanen tebliğin usulsüz olduğu,... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlendiği belirtilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin dosyaya sunulmadığı, Mahkemelerince verilen ara kararlarına rağmen davalı idarece tahsil zamanaşımını kesen veya durduran bir sebep gösterilmediği ve dava konusu ... ila ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin de 30/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, söz konusu ödeme emirlerine konu amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne, <br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA<br>3. Kararın; dava konusu ... ila ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 30/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur