<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/959 E. , 2025/623 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/959<br>Karar No : 2025/623<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla 2017 yılının Ekim ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 08/01/2018 tarihinde kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı, şirketin tasfiyesinin sonlanarak tüzel kişiliğinin sona erdiği hususunun 24/06/2021 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, şirkete ait 2017 yılına ilişkin defter ve belgelerin 21/02/2022 yılında şirketin son kanuni temsilcisi olan ... isimli şahsa tebliğ edildiği, dava konusu tarhiyatın yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden kaynaklandığı dolayısıyla ibraz etmeme eyleminin gerçekleştiği tarihte kanuni temsilcilik sıfatını haiz bulunmayan davacının, kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonra görev yapan yönetici ya da yöneticilerin defter ve belge ibraz etmeme eyleminden doğan tarhiyattan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mükellefiyet kaydı kapanan şirketin ilgili dönemde kanuni temsilcisi olan davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Davacının, 08/01/2018 tarihinde kanuni temsilciliğine son verilerek 15/10/2020 tarihine kadar ... isimli şahsın kanuni temsilci olarak atandığı, şirketin 15/10/2020 tarihlinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak ... isimli şahsın görevlendirildiği, tasfiyenin tamamlanmasıyla 24/06/2021 tarihinde tüzelkişiliğinin sona erdiği, şirkete ait 2017 yılına ait defter ve belgelerinin istenilmesine yönelik olarak tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı yazının, ...'in aynı adreste ikamet eden eşi ...'e 21/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu ile katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle kanuni temsilcisi sıfatıyla adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 253. maddesinde, bu Kanun'a göre defter tutmak mecburiyetinde olanların, tuttukları defterlerle kullanmak zorunda oldukları belgeleri, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süreyle muhafazaya etmeye mecbur oldukları, 256. maddesinde, geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257. madde ile getirilen zorunluluklara tabi olanların, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorunluluklarının bulunduğu belirtilmiş, 30. maddesinin 3. Bendinde de bu Kanun'a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi re'sen takdir sebebi olarak sayılmıştır.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her tacirin ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini saklamakla yükümlü olduğu belirtildikten sonra 8. fıkrasında, gerçek kişi olan tacirin ölümü hâlinde mirasçılarının ve ticareti terk etmesi hâlinde kendisinin defter ve kâğıtları birinci fıkra gereğince saklamakla yükümlü olduğu, mirasın resmî tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fıkra gereğince on yıl süreyle Sulh Mahkemesi tarafından saklanacağı hükme bağlanmıştır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin tüzel kişiliği sona erdikten sonra defter ve belgelerinin yukarıda sözü edilen 6102 sayılı Kanun'un 82. maddesinin 8. fıkrası gereğince Sulh Mahkemesince saklanacağı dikkate alındığında, bu hususun davalı idarenin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiğinden dolayısıyla davalı idarece ilgili Sulh Mahkemesinden yasal ve defter ve belgeler istenilmeksizin ibraz ödevinin yerine getirilmediğinden bahisle yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br> 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
memur