<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/5558 E.  ,  2025/116 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/5558<br>Karar No : 2025/116<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacının murisi ...'nın bir dönem ortağı olduğu ... Plastik Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ila 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla adına mirasçı sıfatıyla düzenlenen ... ve ... ila ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl amme borçlusu şirketin mükellefiyetinin, 31/12/2015 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiği, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94.maddesi uyarınca, tüzel kişilerin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ise iş yerindeki memur ya da müstahdemlerden birine tebliğ edilmesi gerektiği halde şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde, şirkette çalışan veya temsil yetkisini haiz olmayan kanuni temsilcisinin annesinin imzasına 10/09/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda şirket adına tebligat almaya yetkili olduğu ortaya konulamayan şahsa, şirket adına yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı böylece dava konusu ödeme emri içeriği alacakların asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği anlaşıldığından, davacı adına mirasçısı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının asıl amme borçlusu şirket nezdinde usule uygun kesinleştirilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTA/ TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Muris ...'nın 23/09/2008 tarih ve 325 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilanda şirket ortağı olarak yer aldığı, 08/08/2018 tarih ve 936 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilanda 25/07/2018 tarihli genel kurul kararı ile davacıya hisselerini devrettiği ve müdürlük görevinin sona erdirildiğinin bildirildiği, Vergi Mahkemesince verilen 08/09/2020 tarihli ara kararı uyarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden şirketin 31/12/2015 tarihi itibariyle mükellefiyeti re'sen terkin edilen asıl amme borçlusu şirketin faaliyet adresi bulunmadığından asıl amme borçlusu şirket hakkında tanzim olunan ödeme emirlerinin şirket müdürünün ikamet adresinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, dava konusu ... tarih ve ... ila ... sayılı muris sıfatıyla tanzim olunan ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 10/09/2018 tarihinde şirket müdürünün ikamet adresinde annesine tebliğ edildiği ancak söz konusu borcun ödenmemesi üzerine gerçekleştirilen mal varlığı araştırması sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle dosyadaki şirket mevcut ve ortaklarını gösteren 21/02/2020 tarihli çıktı da görüleceği üzere ...'nın hissesi ile mirasçıların hisseleri dikkate alınarak muris sıfatıyla adına ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, ... takip numaralı ödeme emrine konu amme alacağının asıl amme borçlu şirket adına gerçekleşen ilan evrakı dosyaya ibraz edildiği halde söz konusu amme alacağı için asıl amme borçlusu şirket adı tanzim edilen ödeme emrinin ve tebliğine ilişkin evrakların ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı için şirket adına düzenlenen ödeme emri ile tebligat alındısının ise dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı, 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı hükme bağlanmış, 7061 sayılı Kanun'un 16. ve 17 . maddelerinde yapılan ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin, 1. fıkrasının 1. bendinde, mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri ile 2. bendinde, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adreslerinin bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, 2. fıkrasında (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Bir limited şirket ortağının sorumlu tutularak, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca takip edilebilmesi için, kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin şirket ortağına duyurulmasından önce, borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşmiş bulunmasına rağmen vadesinde ödenmemiş olması, bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerekir. <br>Davacının murisinin ortağı olduğu şirketin 31/12/2015 tarihi itibariyle işini bırakmış sayılarak mükellefiyetinin terkin edildiği dikkate alındığında, dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsili için sözü edilen şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerini kanuni temsilcisinin ikamet adresinde tebliğinin usule aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle değinilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkasının, söz konusu kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı, tahsil imkansızlığının ortaya konulması durumunda ise davacının söz konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarından mirasçı sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. <br> Öte yandan, dava konusu ... takip numaralı ödeme emrine konu amme alacağına yönelik asıl amme borçlu şirket adına gerçekleştirilen ilana ilişkin belgeler dosyaya ibraz edildiği halde söz konusu amme alacağı için asıl amme borçlusu şirket adı tanzim edilen ödeme emri ve ilanen tebliğ öncesinde mutat tebliğ usulleri ile tebliğ cihetine gidildiğine dair tebliğ alındıları ile ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı için şirket adına düzenlenen ödeme emri ve tebligat alındısının dosyaya sunulmadığı dikkate alıdığında, sözü edilen ödeme emirleri içeriği borçlarla ilgili olarak ortada şirket tüzel kişiliği nezdinde kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle sözü edilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne, <br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,<br>3. Kararın; dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 23/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur