<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/2741 E.  ,  2023/2473 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2020/2741<br>Karar No : 2023/2473 <br><br>DAVACI : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU :<br> Davacı tarafından, sigorta hakemliği listesine kaydedilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen 13/A ve 13/B maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> Davacı tarafından, sigortacılıkta 22 yıllık tecrübesi bulunduğunu belirterek Hayat Dışı Sigorta Hakemliği listesine kaydolmak için yaptığı başvurunun davalı idarece sınava girilmeksizin hakem alımı yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. ve 10. fıkralarında hakem olmanın koşullarının ve hakemliğe kabul esaslarının sayıldığı, bu koşullar arasında sınava tabi olma koşulunun yer almadığı, sınava ilişkin düzenlemenin Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile getirildiği, Kanunda yer almayan koşulun Yönetmelikle getirilmesinin mümkün olmadığı, kendisinin Kanunun sigorta hakemliği için aradığı deneyim şartını taşıdığı ve kazanılmış hakkının bulunduğu, davalı idarenin sınav yapıp yapmama konusundaki takdir hakkının sınırsız olmadığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemelerin ve işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI :<br> Davalı idare tarafından, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir." hükmü doğrultusunda deneyime esas teşkil eden bilginin belirlenmesinde yapılacak sınavda başarılı olma esasının benimsendiği, Yönetmelikte yapılan değişikliğin Kanun'un 30. maddesinde yapılan değişikliğe dayandığı, davacının Yönetmelik değişikliği öncesinde sigorta hakemliği yapmadığı, dolayısıyla kazanılmış hakkının bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." ibaresinin iptaline, diğer istemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesiyle Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe eklenen "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesi ile "Sınav kapsamı ve atanma usulü" başlıklı 13/B maddesinin tamamının ve davacının sigorta hakemi olma ve sigorta hakem listesine kaydedilme isteminin reddine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br> 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde sigortacılıkta tahkim müessesesi düzenlenerek, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya hesaptan faydalanacak kişiler ile hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı kurala bağlanmış, 8. fıkrasında, Sigorta hakemlerinin; a) Mali güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>13/06/2012 tarih ve 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile anılan fıkranın (c) bendine "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.'' hükmü eklenmiştir.<br> Görüldüğü üzere Kanun koyucu, sigorta hakemlerinde bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yapmış, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla da sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konusunda Hazine Müsteşarlığına yetki vermiştir.<br>Hazine Müsteşarlığı tarafından, Kanunla verilen bu yetkiye dayanılarak dava konusu Yönetmelikte 24/07/2013 tarihinde değişiklik yapılmış olup, sigorta hakemlerinde aranacak deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin objektif bir ölçüt olduğu tartışmasız olan sınav konusunda düzenleme yapılmıştır. <br>Bilindiği üzere sınav, kişinin belirli bir konu hakkında edindiği bilgiyi ölçmek için kullanılan, kişinin yeterliliğinin değerlendirilebilmesi ve birden çok aday arasında seçim yapılabilmesi için tercih edilen objektif bir yöntemdir.<br> Anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesinin 1. fıkrasında," Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." düzenlemelerine yer verilmiş, devamı maddelerde adaylarda aranacak deneyimin nasıl tespit edileceği, 13/B maddesinde de sigorta hakemi sınav kapsamı ve alım yöntemleri belirlenmiştir,<br> Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. <br> Hukuk devletinde kişiler, kendilerine uygulanacak hukuk kurallarının neler olduğunu önceden bilme ve davranışlarını ona göre ayarlayabilme imkanına sahip olmalıdır. Kişilerin, haklarını kullanırken belli kısıtlamalara tabi olacağını önceden bilmesi ve bu kısıtlamaların da somut, objektif ve öngörülebilir nitelikte ve netlikte olması gerekmektedir.<br>Hukuk devletinin zorunlu koşullarından olan hukuki belirlilik ilkesi, hukuk kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini açık şekilde bertaraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir.<br> Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. fıkrası ile Müsteşarlığın bu fıkra uyarınca sigorta hakemi olmak için aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkili olduğu, ancak anılan fıkrada Müsteşarlığa bu yetki dışında sınav yapıp yapmama hususunda bir yetki tanınmadığı, bilgi ve deneyimin objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından biri olan sınava ilişkin mecburiyetini hangi şartlarda kaldırılacağına ilişkin bir açıklık da getirilmediğinden Yönetmeliğin 5. maddesi ile ilgili Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." düzenlemesinde hukuki belirlilik ilkesine uyarlık görülmemiştir.<br>Ayrıca 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7.maddesiyle 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 13/A maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinin değiştirildiği belirlenmiştir.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile ilgili Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi ve 2 fıkrasının h bendi dışında kalan kısımları ve 13/B maddesinin tamamı düzenlemelerde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.<br>Olayda, davacının Hayat Dışı Sigorta Hakemliği listesine bilirkişi olarak kaydolmak amacıyla yaptığı başvurunun, sigorta hakemi alımı için yapılacak sınavda başarılı olma şartı arandığı gerekçesiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün 24/03/2020 tarih ve 219721 sayılı işlemi ile reddedildiği anlaşılmıştır. <br><br>Dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterilen sınava ilişkin Yönetmelik maddelerinde yukarıda açıklandığı üzere hukuka aykırılık görülmediği dikkate alındığında, davacının sınav şartına tabi olmaksızın sigorta hakemi olma ve hakem heyeti listesine kaydedilme yönündeki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile ilgili Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." düzenlemesinin iptali, 13/A maddesinin 2. fıkrasının h bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin iptali istenen diğer maddeleri ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemi yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/05/2023 tarihinde, davacı ...'un ve davalı idare vekili Av. …'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Davacı tarafından, 04/02/2020 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'ne hayat dışı sigorta hakemi olarak kaydedilmesi talebiyle başvurulmuş, söz konusu talep Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile sınava girmeksizin hakem alımı yapılmadığı belirtilerek reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine davacı tarafından, sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen 13/A ve 13/B maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> 14/06/2007 tarihli ve 26552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tabi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (o) bendinde, "sigorta hakemi", sigorta ettiren veya sigorta sözlşemesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözlşemesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi olarak tanımlanmış; "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde, "(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.<br>...<br>(7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür.<br>(8) Sigorta hakemlerinin;<br>a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması,<br>b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması,<br>c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması,<br>gerekir. Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.<br>(9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır.<br>(10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir.<br>...<br>(19) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur.<br>(20) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur.<br>(21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir.<br>5684 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak hazırlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. <br>Anılan Yönetmelikle, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim sistemine ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir.<br> <br>Anılan Yönetmeliğin ilk halinde yer almayan sınav koşulu, 24/07/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile getirilmiş, bilahare 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile sınav mecburiyeti yeni eklenen 13/A maddesinde, sınavın kapsamı ve atanma usulü ise aynı değişiklikle eklenen 13/B maddesinde düzenlenmiştir.<br><br>Hukuki Değerlendirme:<br>1-17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen dava konusu "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesinin 1.fıkrasının "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." şeklindeki son cümlesinin incelenmesi: <br>Dava Konusu Yönetmeliğin 13/A maddesinin 1.fıkrası, "Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." şeklindedir.<br>Her ne kadar dava konusu cümle, 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğinin 7. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ise de, anılan düzenlemenin yargı kararının uygulanması mahiyetinde olduğu ve bu haliyle davanın bu kısmının konusuz kalmasına neden olmadığı kanaatine varıldığından, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.<br>Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinin 8. fıkrasında, Sigorta hakemlerinin; a) Mali güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>13/06/2012 tarih ve 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile anılan fıkranın (c) bendine "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.'' hükmü eklenmiştir. <br> Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihadı haline gelmiş hukuk devleti tanımına göre hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.<br> Hukuk devletinin unsurları, doktrin ve yargı kararlarıyla belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleridir. <br> Bireyin Devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür. Başka bir ifadeyle, hukuk devletinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin yasalar karşısında güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu bakımdan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. <br> Belirlilik ilkesi ise, hukuki güvenlikle bağlantılı olup yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması; bireyin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmesi anlamına gelir. <br> Diğer bir anlatımla, hukuk devletinde kişiler, kendilerine uygulanacak hukuk kurallarının neler olduğunu önceden bilme ve davranışlarını ona göre ayarlayabilme imkanına sahip olmalıdır. Kişilerin, haklarını kullanırken belli kısıtlamalara tabi olacağını önceden bilmesi ve bu kısıtlamaların da somut, objektif ve öngörülebilir nitelikte ve netlikte olması gerekmektedir.<br>Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava konusu düzenleme tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığının (mülga Hazine Müsteşarlığının), sigorta hakemliğine ilk kabul esnasında aranacak deneyimi ve bu deneyime esas teşkil eden bilgiyi tespite ilişkin ölçütleri belirleme konusunda yetkili olduğu; bu yetkinin, bilgiyi tespit araçlarından biri olan sınav koşulu getirme veya getirmeme ya da kriterleri ve çerçevesi belirlenmek kaydıyla sınavdan muaf olacak kişileri tespit etme konusundaki takdir yetkisini de içerdiği; ayrıca adı geçen Bakanlığın (mülga Müsteşarlığın), Sigorta Tahkim Komisyonunun görevleri, sigorta hakemlerinin çalışma usul ve esasları ile Sigorta Hakemliği Listesine yönelik konularda yönetmelikle düzenleme yapma yetkisini haiz olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu bağlamda, Bakanlıkça sigorta hakemliği sınavından muafiyet öngörülebileceğine ilişkin kural getiren dava konusu düzenlemenin de Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. ve 21. fıkraları ile Bakanlığa tanınan yetki kapsamında kaldığı noktasında bir duraksama bulunmamaktadır.<br>Bununla birlikte, dava konusu düzenlemede "gerek görülen hâllerde" denilmek suretiyle belirsiz bir ifadeye yer verildiği ve düzenlemenin bir düzenleyici işlemde olması gereken "açık ve belirgin olma" niteliğini taşımadığı, "gerek görülen hâllerde" ibaresinden neyin anlaşılması gerektiği hususunun müphem kaldığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin Hukuk Devletinin bir unsuru olan hukuki güvenlik (belirlilik) ilkesine aykırılık teşkil ettiği görülmektedir.<br>Bu durumda, belirsiz bir ifade içerdiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>2- 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen dava konusu "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesinin 1.fıkrasının "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." şeklindeki son cümlesi dışında kalan kısımları ve 13/B maddesinin incelenmesi:<br>Dava konusu Yönetmeliğin, "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesi, <br>"(1) Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir. Sınav, itiraz hakem heyetinde yer almak isteyenler ile diğer hakem adayları için ayrı ayrı yapılır. Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir.<br> (2) Sınava başvuru için sunulan belgelerin güncel olması gerekmekte olup daha önce başvurulan hakemlik sınavları için verilmiş olan belgeler dikkate alınmaz. Adaylar öncelikle başvuru için gerekli şartları taşıdıklarını gösterir aşağıda yer alan belgeleri Sigorta Tahkim Komisyonuna sunar:<br>a) Sigorta Tahkim Komisyonu internet sitesinden indirilen başvuru formu.<br>b) Özet olarak özgeçmişi belirtir imzalı beyan.<br>c) Deneyim şartının belirlenmesi için, ilgili kuruluşta çalıştığına ilişkin sosyal güvenlik kaydı yanında, kuruluşta çalıştığı dönemlerde hangi görevleri hangi süreler içinde yaptığını görev, yetki ve sorumluluğu gösterecek şekilde ilgili kuruluşun yetkili temsilcisinin imzasını taşıyan yazı.<br>ç) En son mezun olunan yüksekokula ait diplomanın noter tasdikli örneği.<br>d) Konkordato ilan ve iflas etmemiş olduklarına dair belge.<br>e) 5684 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen durumu sağladığına dair imzalı beyanı.<br>f) 5684 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendindeki suçlardan mahkûm olmadığına dair arşiv kaydını içeren adli sicil belgesi.<br>g) Nüfus cüzdanı örneği.<br>ğ) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim sahibi olduğunu gösteren belgeler.<br>h) Serbest çalışan avukatların, takip ettikleri davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaraları ile her yıla ait sigorta konulu en az beş davanın tensip zabıtları.<br>ı) Bilirkişilerin, sigorta hukuku alanında bilirkişi olduğuna dair ilgili Bilirkişilik Bölge Kurulundan alınmış yazı ve bu alanlarda her yıl en az 5 kere görevlendirildiğini gösterir UYAP bilirkişi portalından alınmış görevlendirme dökümü ya da bilirkişi yemin ve teslim tutanağı.<br>i) Terör suçlarıyla ilgili hakkında soruşturma bulunmadığına dair savcılıktan alınacak belge.<br>(3) Sınava girmek isteyen adayların; öncelikle, başvuru için gerekli olan ve ikinci fıkrada belirtilen evrakları Sigorta Tahkim Komisyonuna iletmeleri gerekmektedir.<br>(4) Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları inceler ve sınava girebileceklere ilişkin nihai karar Aday Değerlendirme Komisyonu tarafından verilir. Aday Değerlendirme Komisyonu tarafından hazırlanan nihai başvuru listesi Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM)’ne bildirilir.<br>(5) Aday Değerlendirme Komisyonu; Sigorta Tahkim Komisyonundan iki temsilci, SEGEM’den bir temsilci ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığından birer temsilci olmak üzere toplam beş temsilciden oluşur.<br>(6) İtirazlar Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılır ve Aday Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.<br>(7) Başvurusu kabul edilen adaylar, SEGEM’in internet sitesinde yer alan Sigorta Hakemliği Sınavı Başvuru ve Uygulama Kılavuzunda belirtilen usul ve esaslara göre sınav başvurusunu SEGEM’e yapar." şeklinde;<br> "Sınav kapsamı ve atanma usulü" başlıklı 13/B maddesi ise,<br> "(1) Sınav soruları çeşitli üniversitelerin ilgili bölümlerinden temin edilmek suretiyle SEGEM tarafından hazırlanır. Sınav 50 adet çoktan seçmeli (5 seçenekli) sorudan oluşacak olup konu başlıkları ve konu başına soru sayıları aşağıdaki gibidir:<br><br> Konu başlıkları<br>Soru Sayısı<br><br> -Medeni Hukuk (Başlangıç hükümleri ve Kişiler Hukuku) <br> 5<br> -Borçlar Kanunu (Genel Hükümler) <br> 5<br> -Ticaret Hukuku (Başlangıç Hükümleri ve Ticari İşletme) <br><br> 5<br>-Medeni Usul Hukuku <br><br> 10<br> -Sigortacılık Uygulamaları ve Sigorta Mevzuatı (Türk Ticaret Kanunu 6. Kitap, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve İkincil Mevzuat) <br> 25<br><br> (2) Sınav sonuçları SEGEM’in internet sayfasında açıklanır. Sınavda 4 yanlış 1 doğruyu götürecek ve adayın “net doğru” sayısı 2 ile çarpılarak puanı buna göre hesaplanacaktır. Sınav sonucunda 70 ve üzeri puan alan adaylardan puan sıralamasına göre o yıl için Bakanlıkça belirlenen kontenjan kadar aday sınavda başarılı olmuş sayılır. Sınavda başarılı sayılan son aday ile aynı puanı alan aday veya adaylar olması durumunda bu adaylar da sınavda başarılı olmuş sayılır. (Ek cümleler:RG-15/6/2019-30802) İptaline karar verilen soruların olması halinde, bu sorular değerlendirme dışı bırakılır. Değerlendirme dışı bırakılan soruların puan değeri, geçerli sorulara eşit olarak dağıtılarak sorulara ilişkin yeni puan belirlenir. Sınavın uygulanması, sınav sorularının yayımlanması, itirazlar ve sınav sonuçlarının açıklanmasına ilişkin hususlar SEGEM tarafından hazırlanan Sigorta Hakemliği Sınavı Başvuru ve Uygulama Kılavuzunda belirlenir.<br> (3) Sınavda başarılı olanlar SEGEM tarafından ilan edilir ve başarılı olan adayların listesi Bakanlığa bildirilir. Bakanlığın kabul etmesi halinde, uygun görülenler sigorta hakemliği listesine kaydedilmek üzere Sigorta Tahkim Komisyonuna bildirilir. Burada yer alan usul ve esaslar dışındaki sınava ilişkin kurallar SEGEM’in internet sitesinde yayımlanacak Sigorta Hakemliği Başvuru ve Uygulama Kılavuzunda yer alır.<br> (4) İtiraz hakem heyeti için başvuru yapılmaması ya da sınavı kazananın olmaması nedeniyle itiraz hakem heyetinin hiç ya da yeterli sayıda oluşturulamaması durumunda Komisyon tarafından itiraz hakem heyetinde yer alabilecek nitelikteki sigorta hakemleri arasından gönüllülük esasına göre Bakanlıkça yapılacak değerlendirme sonucunda yeterli sayıda atama yapılır. Bu şekilde geçici atanan itiraz hakem heyeti hakemlerinin görev süresi, asıl hakem atamasıyla son bulur. Atanan asıl hakemler nedeniyle hangi geçici hakemlerin görevinin biteceği Bakanlıkça yapılacak kura usulüyle belirlenir.<br> (5) Hakemliğe devam edilebilmesi; Bakanlıkça belirlenecek kriterler çerçevesinde, atanma tarihinden itibaren her beş yılda bir Komisyon Başkanlığının görüşleri de dikkate alınmak suretiyle Bakanlıkça yapılacak değerlendirmeye bağlıdır.<br> (6) Sigorta hakemleri başka işle iştigal edebilir." şeklindedir.<br>Dava konusu düzenlemelerde, 15/06/2019 tarihli ve 30802 sayılı, 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı, 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelilkler ile değişiklikler yapılmış ise de, uyuşmazlıkta, davacı tarafından, sigorta hakemliği yapabilmek için kendisi yönünden sınav koşulunun aranmaması gerektiği, davalı idarenin sınav şartı getiremeyeceği ve sınav yapılıp yapılmayacağına ilişkin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı öne sürülmekte ve bu nedenle dava konusu Yönetmelik değişikliği ile getirilen hükümlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla anılan düzenlemelerin iptali isteminde bulunulmakta olduğu görüldüğünden, söz konusu düzenlemelerin hukuki denetimi, davacının iddiası ile sınırlı olarak salt sınav koşulunun üst hukuk normlarına uygunluğu yönünden yapılmıştır.<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Güvence Hesabından faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı; komisyonun, bir Hazine Müsteşarlığı temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile teşekkül edeceği belirtilmiş; 3. fıkrasında, komisyonun görevleri sayılmış; 7. fıkrasında, uyuşmazlıkların hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözüleceği düzenlemesine yer verilmiş; 8. fıkrasında ise, sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerektiği belirtilmiş ve 13/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile de bu fıkraya "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir.'' hükmü eklenmiştir. <br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinin 8.fıkrasında yer alan "Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir." hükmünün Anayasa'nın 2, 36 ve 123. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 01/04/2015 tarih ve E:2014/139, K:2015/36 sayılı kararıyla "Kanun'un gerekçesinde konuyla ilgili olarak, sigorta ettirenler veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasındaki uyuşmazlıkların adli yargı mekanizmalarıyla çözümlendiği ancak, sigortacılık alanında ihtisas mahkemelerinin olmaması, yargı sürecinin uzun zaman alması ve masraflı olması nedeniyle, sigortalıların bazı uyuşmazlıklarda riski üstlenen tarafların haksız da olsa önerdikleri tazminatı kabul etmek durumunda kaldıkları, bu durumun da sigortalıları mağdur ettiği ve sigortacılık sektörüne duyulan güveni sarstığı, getirilen tahkim sistemi ile sigorta sözleşmesinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünün amaçlandığı, tahkim sisteminin işleyişe kavuşması ve uygulama alanı bulabilmesi için de sigortalıların sistemin tarafsızlığına olan güveninin sağlanması gerektiği, bu amaçla sigorta hakemliği müessesesinin tasarlandığının ifade edildiği; öte yandan, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Hazine Müsteşarlığının, maddede belirtilen diğer görevler yanında, sigorta sektörüne ilişkin faaliyetleri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesine ilişkin esasları tespit etmek amacıyla kurulduğunun hüküm altına alındığı, bu bağlamda itiraz konusu kuralla, Hazine Müsteşarlığı'na sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla verilen yetkinin, işin özelliğinden kaynaklanan, uzmanlık gerektiren, teknik konuları içeren, objektif bir düzenleme yetkisi olduğu; kanun koyucunun, sigorta hakemlerinin; malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olması ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıllık deneyimi olması gerektiğini belirterek, bu kişilerde bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yaptığı ve bu şekilde Hazine Müsteşarlığına verilen yetkinin çerçevesini belirlediği, buna göre, itiraz konusu kuralla sigorta hakemi olabilmek için sigorta hukukunda veya sigortacılıkta sahip olunması gereken deneyimin ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütlerin belirlenmesi yetkisinin sigorta sektörünü düzenlemekle görevli kılınan Hazine Müsteşarlığına verilmesinin, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasanın 7. maddesine aykırı olmadığı" gerekçesiyle, kuralın Anayasa'nın 2, 36 ve 123. maddeleriyle ilgisi görülmediği de belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Görüldüğü üzere, kanun koyucu, sigorta hakemlerinin, malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımaları, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olmaları ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıllık deneyimlerinin bulunması gerektiğini belirterek, bu kişilerde bulunması gereken niteliklerle ilgili asli düzenlemeyi yapmış, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların sigorta hukukunda veya sigortacılıkta belirli bir bilgi birikimi ve deneyime sahip kişiler tarafından çözülmesini sağlamak amacıyla da sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirleme konusunda Hazine Müsteşarlığına yetki vermiştir.<br>Davalı idare tarafından, Kanunla verilen bu yetkiye dayanılarak dava konusu 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13.maddesinde, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5.maddesiyle yapılan değişiklik ile sigorta hakemliği için sınav koşulu getirilmiş, ardından 19/01/2016 ve 18/04/2019 tarihli Resmi Gazete nüshalarında yayımlanan Yönetmelik değişiklikleri ile de sigorta hakemlerinde aranacak deneyim şartının belirlenmesinde esas alınacak ölçütler belirlenmiştir.<br>Davacı tarafından, 5684 sayılı Kanun'un sigorta hakemi olmak için aradığı şartlara sahip olduğu, Kanun'da sınav şartı aranmadığı, Kanun'a aykırı olarak Yönetmelikle sınav şartı getirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br>Bilindiği üzere sınav, kişinin belirli bir konu hakkında edindiği bilgiyi ölçmek için kullanılan, kişinin yeterliliğinin değerlendirilebilmesi ve birden çok aday arasında seçim yapılabilmesi için tercih edilen objektif bir yöntemdir.<br> 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendi ile sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye Hazine Müsteşarlığı'nın yetkili kılındığı ve bu hükmün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunun Anayasa Mahkemesince reddedildiği dikkate alındığında; davalı idarenin sigorta hakemlerinin seçiminde deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkili olduğu, bu bağlamda sözü edilen bilginin tespit ve değerlendirilmesinin objektif bir yöntem olan sınav ile yapılmasının öngörülmesinde ve bu hususta yönetmelikle düzenleme yapılmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br> 3-Dava konusu Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesi:<br>Davacı tarafından, 04/02/2020 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'ne hayat dışı sigorta hakemi olarak kaydedilmesi talebiyle başvurulmuş, söz konusu talep Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile sınava girmeksizin hakem alımı yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, davacı tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'ne yapılan başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte olan 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte sigorta hakemi olabilmek için yapılacak sınavda başarılı olma şartı arandığından, davacının sınava girmeksizin sigorta hakemi olarak listeye kaydedilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde dayanağı mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br><br>Öte yandan, davacı tarafından 28/11/1990-07/06/2012 tarihleri arasında sigortacılık sektöründe fiilen çalışmış olması nedeniyle 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve sınav koşulunu ilk defa düzenleyen Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce kazanılmış hakkının bulunduğu, dava konusu düzenleme ile bu ilkenin ihlal edildiği öne sürülmektedir.<br>Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin 04/05/2017 tarihli ve 30056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 29/03/2017 tarihli ve E:2017/47, K:2017/84 sayılı kararında "Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından biri kanunların hukuk güvenliğini sağlaması, bu doğrultuda geleceğe yönelik, öngörülebilir kurallar içermesi gerekliliğidir. Bu nedenle, hukuk devletinde güven ve istikrarın korunabilmesi için kural olarak kanunlar, yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanırlar. Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, kanunlar kamu yararı ve kamu düzeninin gereği, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması hukukun genel ilkelerindendir.<br>Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden biri olup, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar ise bu nitelikte değildir. Kanunlarda yapılan değişiklikler kazanılmış hakları etkilemediği ve hukuk güvenliğini zedelemediği sürece bu değişikliklerin hukuk devleti ilkesine aykırı oldukları ileri sürülemez." hususlarına yer verilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, davacının, 24/07/2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 13.maddesini değiştiren ve sınav koşulunu ilk defa öngören Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 24/07/2013 tarihinden önce Sigorta Hakemliği Listesine kaydedilmediği ve fiilen sigorta hakemliği yapmadığı, dolayısıyla bu tarih itibarıyla kesinleşmiş ve kişisel bir hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, durumu kazanılmış hak ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılan davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen "Sigorta hakemliği sınavı" başlıklı 13/A maddesinin 1.fıkrasının "Bakanlık, gerek görülen hâllerde sigorta hakemleri için sınav mecburiyetini kaldırabilir." şeklindeki son cümlesinin İPTALİNE,<br>2. 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğe, 18/04/2019 tarihli ve 30749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi dışında kalan kısımları ve 13/B maddesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE, <br>3. Sonucu itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 2/3'ü olan … TL 'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/3'ü olan … TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, duruşmasız işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür