<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/358 E. , 2023/667 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/358<br>Karar No : 2023/667<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ... <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı adına, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Denizcilik Proje Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı:<br>Davacı tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edildiği, bu ödeme emirlerinden, kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu şirkete ait vergi borçları nedeniyle kişisel banka hesaplarına konulan hacizlerin iptali istemiyle ... Vergi Mahkemesinin ... esas numaralı dosyasında açılan davada, davalı idarece sunulan savunma dilekçesi ve eki belgelerin UYAP sistemi üzerinden incelenmesi neticesinde 08/11/2020 tarihinde haberdar olunduğu, öncesinde gerek kendisine gerekse asıl borçlu şirkete herhangi bir tebligatın yapılmadığı ileri sürülmektedir.<br> Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emirleri, davacının MERNİS'te kayıtlı ikametgâh adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Blok ... No:... Kartal/İSTANBUL" adresinde 24/12/2019 tarihinde tebliğ edilmeye çalışılmıştır. Ancak, adres kapalı olduğundan tebliğ evrakı iade edilmiştir. 15/01/2020 tarihinde aynı adrese ikinci kez gönderilen ödeme emirlerinin aynı sebeple tebliğ edilememesi üzerine tebligat pusulası kapıya yapıştırılmıştır.<br>Bu haliyle ödeme emirlerine ilişkin tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin hükümleri doğrultusunda usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmış olup davanın on beş günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra 09/11/2020 tarihinde kayıtlara intikal ettirilen dilekçe ile açıldığı görüldüğünden, süresinde açılmayan davanın esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.<br>Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.<br><br>Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 05/10/2021 tarih ve E:2021/2284, K:2021/4225 sayılı kararı:<br>Dava konusu ödeme emirlerinin ikinci kez tebliğ edilmeye çalışıldığı sırada davacının yerleşim yeri adresine bırakılan görüşme mektubunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun ile değişik "Tebliğ"e ilişkin hükümleri ile 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ilgili düzenlemeleri uyarınca, adrese ikinci kez gelindiği, tebliğ evrakının evrakı gönderen idareden alınabileceği, alınmaması halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren on beşinci gün tebliğ edilmiş sayılacağı hususlarını içermesi gerekmektedir. Ancak, görüşme mektubunun anılan hususları içermediği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirlenen usule uygun biçimde tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden, davanın, tebliğ evrakına muttali olunduğu belirtilen tarihten itibaren süresinde açıldığının kabulü gerekmektedir.<br>Bu nedenle, davayı süreaşımı nedeniyle reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Daire, bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararı:<br>Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, <br> 07/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X - KARŞI OY:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun ile değişik "Bilinen Adresler" başlıklı 101. maddesi ile "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesi şu şekildedir:<br> "Madde 101 - Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:<br> 1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,<br> 2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,<br> 3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.<br> Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.<br> İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.<br> İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır."<br><br> "Madde 102 - Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.<br> Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.<br> Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.<br> Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.<br> Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.<br> Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin son fıkrasında Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden çıkarılan 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "3.2. Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması" başlıklı bölümündeki düzenleme şu şekildedir:<br> "213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak kişinin bilinen işyeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) ya da muhatabın bilinen işyeri adresinin olmaması durumlarında, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligata çıkılır ve tebliğ bu adreste yapılır.<br> Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur. Zarfın, posta memuru tarafından muhatabına verildiği tarihte tebliğ yapılmış sayılır. 213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir. Bu durumda kapıya pusula yapıştırılmaz ve tebliğ evrakı derhal gönderildiği idareye iade edilir.<br> Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulur. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulası (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır."<br> Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emirleri, 24/12/2019 tarihinde davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine tebliğe çıkarılmış, ancak, adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ evrakı tebliği çıkaran idareye iade edilmiştir. Akabinde 15/01/2020 tarihinde aynı adreste tebliğ tekrar denenmiştir. Bu tebliğe ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen tebliğ alındısında, "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır" ibaresi yer almaktadır. Yine bu tebliğe ilişkin olarak dosyaya sunulan tebligat pusulasında, muhatabın adı soyadı, tebliğ evrakını gönderen idare ve tebliğe çıkan memura ilişkin bilgiler, tarih bilgisi ve "tevziat saatlerinde adreste muhatap ve muhatap adına tebliğ yapılacak kimse bulunmadığından 213 no'lu V.U.K.'un 101., 102., 103. ve 157. maddelerinde yapılan değişiklikle çıkaran merci tarafından düzenlenen pusula muhatabın kapısına asılmıştır." ibaresi yer almaktadır. <br> Davacı tarafından, kapıya yapıştırma suretiyle yapılan tebligattan haberdar olunmadığı, banka hesaplarına konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle açılan davada idarece dosyaya sunulan savunma dilekçesinin 08/11/2020 tarihinde UYAP üzerinden incelenmesi sırasında ödeme emirlerinden haberdar olunduğu ve 09/11/2020 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile işbu davanın açıldığı ifade edilmektedir.<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde 7061 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile getirilen kapıya yapıştırma usulü uyarınca ikinci defa tebliğe çıkarılan tebliğ evrakı, ilk defa tebliğe çıkarılan tebliğ evrakı ile aynı sebeple tebliğ edilemediğinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılacak ve bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilecektir. Nihayetinde, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde muhatabı tarafından alınması halinde alındığı günde, bu süre içinde alınmaması halinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacaktır. <br> Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun ile değişik 102. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneği yer almaktadır. Bu örnek incelendiğinde, biri tebliği çıkaran idarede kalacak diğeri ise muhatabın kapısına yapıştırılacak iki farklı tebligat pusulası öngörüldüğü, bunlardan muhatabın kapısına yapıştırılacak olanında, 213 sayılı Kanun uyarınca pusula içeriğinde yer alması gereken bilgilerin tamamının yer aldığı, idarede kalacak olanında ise muhataba, tebliği çıkaran idareye, tebliğe çıkan memura ilişkin bilgiler ile tarih bilgisine yer verildiği görülmektedir.<br> Uyuşmazlıkta, davalı tarafından, davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine ikinci defa tebliğe çıkılması üzerine tebliğin yapılamaması nedeniyle düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen tebligat pusulasının, 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan ve idarede kalacak olan tebligat pusulası olduğu anlaşılmakla birlikte bu pusula üzerine düşülen şerhte, anılan Genel Tebliğ uyarınca muhatabın kapısına yapıştırılması gereken tebligat pusulasının da muhatabın kapısına yapıştırıldığı belirtilmektedir.<br> Bu durumda, 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca taşıması gerekli unsurları içerecek şekilde matbu olarak yer alan tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırılacak olması nedeniyle dosyaya ibrazının mümkün olamayacağı da dikkate alındığında, muhatabın kapısına yapıştırıldığının kabulü gerektiğinden, dava konusu ödeme emirlerinin tebliğinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.</font></p></body></html>
müdür