<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/2034 E.  ,  2023/2951 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2022/2034<br>Karar No : 2023/2951 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı …<br> (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. … <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, haksız yere mahsuben iade edilen miktarın geri alınması için hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2014/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarenin … tarih, … sayılı servis notunda da belirtildiği üzere, dava konusu 2014 takvim yılına ait cezalı tarhiyatlara ilişkin düzenlenen ihbarnameler için zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2019 tarihinde vergi memuru vasıtasıyla üç ayrı adrese tebliğe çıkıldığı, adreslerden birinin; … isimli şahsın ikamet adresi olup bu şahsın, tüzel kişilerde tebliğ yapılabilecek olan başkan, müdür veya kanuni temsilcilerden biri olmadığı gibi, adresin şirkete ait bir iş yeri adresi olmaması nedeniyle iş yerlerinde memur ya da müsdahdemlerden birine yapılmış olan bir tebliğ olarak da kabul edilemeyeceği, diğer adresin; davacı şirket yetkilisi …'a ait ikametgah adresi olduğu, tüzel kişi adına yapılacak tebligatların öncelikle şirketin bilinen iş yeri adresine gönderilmesi gerektiği, ancak bu adreste tebligat yapılamaması halinde tüzel kişiliğin yetkilisinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğ yapılabileceği, dolayısıyla şirketin iş yeri adresine tebliğe çalışılmadan şirket müdürünün ikamet adresinde tebliğe çıkılamayacağı, kaldı ki şirket yetkilisine gönderilen evrakın, vergi memurunun "mükellefin bulunamadığı" şerhiyle birlikte tebliğ edilemediğinin de görüldüğü, tebliğe çıkılan bir diğer adresin; şirketin iş yeri adresi olduğu, davalı idarece dosyaya sunulan iki adet tebligat pusulasının incelenmesinden, 31/12/2019 tarihli pusulalarda, tebellüğden imtina ile yerleşim yeri adresine ikinci defa gidilmesi hallerine ilişkin olarak matbu ibarelerin yer aldığı, görevli memurca tebellüğden imtina kısmının işaretlenmesiyle yetinildiği, ancak adreste kiminle görüşüldüğü, imzadan imtina ettiği ileri sürülen şahsın kim olduğu ve dolayısıyla mevzuatta sayılan tebliğe ehil kimselerden olup olmadığı, bu şahsın ismi ya da ismini vermekten kaçınıp kaçınmadığı hususlarına ilişkin olarak vergi memurunca herhangi bir şerh ve bilgiye yer verilmediği, kaldı ki yukarıda yer verilen 213 sayılı Kanunun 102. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, muhatap tebellüğden imtina ederse posta memurunun, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza etmesi gerekirken, tebliğ alındısında memurun isim ve imzası ile tarihin yazılı olmadığı ve tebellüğden imtina durumunun tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmediği gibi, pusula ile ihbarname ve/veya ihbarnamenin tebliğine dair tebliğ evrakı arasında ilginin de kurulmadığı görülmüş ve dolayısıyla tebliğ evrakının, imzadan imtina hususunu somut ve ispat edici şekilde ortaya koymaktan uzak olduğu anlaşılmış olup, açıklanan nedenlerle davacı adına düzenlenen ihbarnamelere ilişkin tebligatların, 213 sayılı Yasada tebliğe ilişkin olarak hüküm altına alınan usullere aykırı olarak yapılmaya çalışılmış olması nedeniyle usulsüz olduğu 7201 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmü göz önüne alındığında, usulüne aykırı olarak yapılan tebliğ nedeniyle ihbarnamelerin, davacının tebliğe muttali olduğu anlaşılan davanın açıldığı 30/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu kabul edileceğinden,Bu durumda, 2014 yılına ait cezalı tarhiyatlara ilişkin davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin, en geç 31/12/2019 tarihine kadar tebliğ edilmeyerek kamu alacağının zamanaşımına uğradığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden adına re'sen yapılan cezalı tarhiyatlarda ve bu tarhiyatların tebliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde; "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.", "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde; "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. " hükmü yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin … tarih, … sayılı servis notunda da belirtildiği üzere, dava konusu 2014 takvim yılına ait cezalı tarhiyatlara ilişkin düzenlenen ihbarnameler için zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2019 tarihinde vergi memuru vasıtasıyla üç ayrı adrese tebliğe çıkıldığı, adreslerden birinin; … isimli şahsın ikamet adresi olduğu, 30/01/2020 kayıtlı dava dilekçesi ekinde sunulan Beyoğlu 22. Noterliği'nin … tarih ve … No'lu vekaletnamesi ile anılan kişinin, davacı şirket yetkilisi … tarafından "tebliğ ve tebellüğ" dahil her konuda yetkilendirildiği, dolayısıyla söz konusu vekaletnameye göre tam yetkili olduğu görülen ...ın davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme tutanağını da imzalayan kişi olduğu da göz önüne alındığında, davacı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin tebligatının anılan kişiye yapılmasının usulsüz olduğundan bahisle, davacının ihbarnamelere muttali olduğu tarih esas alınarak, dava konusu tarhiyatın zamanaşımına uğradığı yönünde verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>

müdür