<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2073 E.  ,  2024/3434 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2073<br>Karar No : 2024/3434 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı<br>VEKİLİ:Av....<br><br>DİĞER DAVALI:... Kaymakamlığı - ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) :...'ü temsilen ... Sendikası (...)<br>VEKİLİ :Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 31/05/2022 tarih ve E:2019/1358, K:2022/3179 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Çanakkale İli, Yenice İlçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan ve üyesi olduğu EĞİTİM-SEN'in aldığı karar doğrultusunda, öğle tatillerinde, temel gereksinimlerini karşılayabilmesi için makul süre verilinceye kadar nöbet görevini yerine getirmeyen davacı tarafından, bu nedenle 15 saatlik ek ders ücretinin kesilmesine ilişkin işlemin yeniden değerlendirilmek suretiyle mağduriyetinin giderilmesi için yapılan 26/12/2018 tarihli başvuru üzerine tesis edilen Yenice Kaymakamlığı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün ''Nöbet görevi'' konulu, ... tarih ve E... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olduğundan bahisle Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün ''Nöbet eylemi'' konulu, ...tarih ve E... sayılı işleminin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 31/05/2022 tarih ve E:2019/1358, K:2022/3179 sayılı kararıyla;Anayasa'nın 51. ve 90. maddeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 22. maddesi, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 1., 3. ve 18/1. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi, Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 sayılı ILO Sözleşmesi'nin (I) Nolu Bölümünün 3. maddesi, Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Nolu Sözleşmenin (I) Nolu Bölümünün 3. ve (II) Nolu Bölümünün 4. maddeleri, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme'nin hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal hakların düzenlendiği 3. kısmının "Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 2. bölümünün 21. maddesi, 07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 86/4/(ö) ve 91. maddeleri, 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 44. maddesi hükümleri aktarıldıktan sonra;<br>Mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; işçi ve memur ayrımı yapılmaksızın tüm çalışanların sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkının anayasal güvenceye bağlandığı, ayrıca bu kapsamda uluslararası sözleşme metinleriyle de sendikal hakkın korunması yönünde düzenlemeler getirildiği, kamu görevlilerinin ortak, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla kurulan sendikaların, bu amaç doğrultusunda sendikal eylem kararı alabileceklerinin kabul edildiğinin görüldüğü,<br>Bu kapsamda, sendikal hakkın, demokratik toplumun temeli olan örgütlenme özgürlüğünün bir parçası niteliğinde olduğu, örgütlenme özgürlüğünün, bireylere bir araya gelerek topluluk halinde siyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik amaçlarını gerçekleştirmelerine imkân sağladığı,<br>Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün ''Nöbet görevi'' konulu, 26/12/2018 tarih ve E.25010345 sayılı yazısında; eğitim kurumlarında görevli öğretmen ve müdür yardımcılarından nöbet görevi yürütenlerin, bu görevleri sırasında temel insani ihtiyaçlarını karşılamak durumunda oldukları, dolayısıyla bu ihtiyaçların karşılanması amacıyla nöbet görevine verilen araların bu görevin tam olarak yerine getirilmediği sonucunu doğurmayacağı, bu çerçevede, nöbet görevinin, ilgili mevzuatında öngörüldüğü şekilde yerine getirilmesinin sağlanması, nöbet görevinin, bu görevi yerine getiren öğretmen ve müdür yardımcılarının, temel insani ihtiyaçlarının dikkate alınarak düzenlenmesi ve özellikle öğle arası dinlenme ve yemek ihtiyacı göz önünde bulundurularak, bu sürelerde nöbet görevinin, dönüşümlü olarak yapılmasına imkan tanınması, nöbet görevine verilen araların, nöbet görevinin fiilen ve tam olarak yerine getirilmemesi anlamına gelmeyeceğinden, nöbet görevi için öngörülen ek ders ücretinin tam olarak ödenmesi gerektiğinin ifade edildiği,<br>Dosyanın incelenmesinden; davacının, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar doğrultusunda, öğle tatilinde temel gereksinimlerini karşılayabilmeleri için makul bir süre verilinceye kadar nöbet tutmama eylemine katıldığı, bu karar uyarınca nöbet hizmetinde bir aksama olmaması için bağlı olduğu okul müdürlüğüne dilekçe verilerek, nöbet görevinin yerine getirilmediği, ancak idare tarafından, üyesi bulundukları sendikanın aldığı karar doğrultusunda, tam gün eğitim yapılan okullarda, nöbet görevini tam gün yerine getirmesi gerekirken, öğle arası zaman diliminde nöbet tutmama eylemine katılarak, nöbet görevini fiilen yerine getirmeyen öğretmenlerin bu eyleminin, yasalara aykırı bir tutum olarak değerlendirilip, ilgili ders ücretinin tahakkuk ettirilmediğinin anlaşıldığı,<br>Bu durumda; davacının, üyesi olduğu sendikanın yetkili kurulunca alınan karara uyarak, sendikal eyleme destek vermek amacıyla öğle tatillerinde nöbet tutmama eylemine katılmasının, örgütlenme özgürlüğü kapsamında bulunduğu, dolayısıyla yasalara aykırı bir tutum olarak değerlendirilemeyeceği açık olduğundan ve temel insani ihtiyaçlar için nöbet görevine ara verilmesinin, nöbet görevinin fiilen yerine getirilmemesi anlamına gelmeyeceğinden, yalnızca öğle nöbeti tutulmamasına rağmen fiilen yerine getirilen diğer nöbetler nedeniyle de ücret ödenmeyecek şekilde hiç nöbet ücreti tahakkuk ettirilmemesini öngören işlemlerde hukuka uygunluk görülmediği,<br>Öte yandan; hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle, davacının tuttuğu nöbet saatlerine göre belirlenecek nöbet ücretlerinin Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idarelerce tazmininin gerektiği gerekçeleriyle,<br>Dava konusu Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün ''Nöbet eylemi'' konulu, ... tarih ve E... sayılı işlemi ile bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen Yenice Kaymakamlığı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün ''Nöbet görevi'' konulu, ... tarih ve E... sayılı işleminin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; öğretmenlerin nöbet görevinin öğrencilere ders dışı zamanlarda fırsat eğitimi yapılmasına da imkan sağlayan bir süreç olduğu, bu yönüyle nöbetin eğitim-öğretim süreçlerinin devamı niteliğinde bir görev olduğu, nöbetçi öğretmenin okul içinde öğrencilerin davranışlarını takip ettiği ve olumsuz durumların önlenmesi için gerekli tedbirleri aldığı, eğitim ortamında kargaşanın önlenmesi ve uygun olmayan öğrenci davranışlarının düzeltilmesi için öğretmenlerin zorunlu olarak nöbet tutması gerektiği; her hak ve özgürlüğün bir sınırı olduğu gibi sendika özgürlüğünün de bir hukuki sınırı bulunduğu; tüm sendikaların nöbet görevi tutmama eylemi yapması hâlinde öğretmenlerin yarısından fazlasının nöbet tutmayacağı ve bu durumun eğitim-öğretim hizmetlerini aksatacağı, ayrıca sendikalı olmayan öğretmenler açısından eşitsizlik yaratacağı; EĞİTİM-SEN tarafından alınan nöbet tutmama kararının 2822 sayılı Kanun bağlamında "grev" niteliğinde olduğu ve kamu görevlilerine grev hakkı tanınmadığı; davacının öğretmenlik görevini aksatmakla öğrencilerin eğitim hakkını ve 657 sayılı Kanun'u ihlal ettiği, davacının mazeretsiz olarak nöbet görevini yerine getirmemesinde hukuka uyarlık olmadığı; nöbet görevinin bölünemeyeceği ve bu görevin ifası karşılığında ek ders ücreti ödeneceği, nöbetin terk edilmesi hâlinde olabilecek olumsuzlukların telafisinin imkansız olduğu, bu nedenle davacıya kısmi de olsa ücret ödenmemesi yönündeki idari işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, daha önceki dilekçelerinde açıklanan hususlar ve iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda, davalı idarenin temyiz talebinin reddine ve Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b)Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu düzenleyici ve bireysel işlemlerin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 31/05/2022 tarih ve E:2019/1358, K:2022/3179 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde, Daire kararının iptale ilişkin kısmı yönünden gerekçede oyçokluğu, diğer kısımları yönünden oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br>KARŞI OY<br>X- Anayasa'nın "Sendika kurma hakkı" başlıklı 51. maddesinde; "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir... Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir..." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anayasa'nın 51. ve devamı maddelerinde güvence altına alınan "sendika hakkı", çalışanların ve çalıştıranların sadece istedikleri sendikaları kurmaları ve bunlara üye olmaları yönünde bir hakla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda oluşturdukları tüzel kişiliklerin varlığının ve bu tüzel kişiliklerin kendine özgü faaliyetlerinin de garanti altına alınmasını içermektedir. Üyelerinin ekonomik, sosyal ve kültürel ortak menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının serbestçe sendikal faaliyetlerde bulunabilmesi ... sendika hakkının gereklerindendir. (AYM, E:2014/177, K:2015/49, 14/05/2015) <br>Anayasa'nın 51. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzenlenen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü yer almış, 3/f maddesinde, sendikanın, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşları ifade edeceği belirtilmiştir. Bu Kanun hükmüyle sendikal faaliyet, tahdidi olarak sayıldığı üzere, kamu görevlilerinin ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amaçlarıyla sınırlı olarak gerçekleştirilebilecektir.<br>Ölçülülük ilkesi, bir özgürlük ya da hakkı sınırlandırmada başvurulan aracın, sınırlandırmayla ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, sınırlandırma aracının amaç için gerekli olması, amaçla araç arasında ölçülü bir oran bulunması alt görünümlerini içeren ilke olarak tanımlanmaktadır.<br> Anayasa Mahkemesi 15/10/2002 tarih ve E:2001/309, K:2002/91 sayılı kararında ölçülülük ilkesini ayrıntılı olarak açıklamış ve, “… Kimi zaman zorunlu olarak birlikte uygulanan iki Anayasa kuralından biri diğerinin sınırını oluşturabilir. Ne var ki bu sınırlamaların da temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmaması, demokratik toplum düzeninin gerekli kıldığından fazla olmaması ve ulaşılmak istenen amacı aşmaması, başka bir anlatımla ölçülülük ilkesiyle uyum içerisinde bulunması zorunludur...” değerlendirmesine yer verilmiştir.<br>Ölçülülük ilkesinin esas uygulama alanı temel hak ve özgürlükler olmakla birlikte, bu ilke kapsamı itibarıyla sadece yasamanın uyması gereken bir ilke değildir. İdarenin yetkilerini kullanırken durumun gereklerine uygun davranıp davranmadığını denetlemek için bu ilkeye başvurulabildiği gibi bir kamu hizmetini sunma konusunda üzerine sorumluluk yüklenen kamu görevlilerinin de haklarını kullanırken bu ilkeye uygun davranması gerekmektedir.<br>Bu açıklamalardan hareketle, anayasal bir hak olan sendikal faaliyet hakkı kullanılırken yine Anayasa ile güvence altına alınan eğitim hakkına ulaşmak isteyen vatandaşların, bu haklarının ölçüsüz bir şekilde engellenmesine mani olma konusunda, kamu hizmetinin asli yükümlüsü olan idarenin yetki ve sorumluluğunun olduğu açıktır. İdare bu yetkisini kullanırken yine ölçülülük ilkesine uygun hareket edecektir. <br>Vatandaşların eğitim hakkına ulaşmalarını sağlamak ve bu çerçevede tedbirler almak demokratik toplumun gereklerindendir. Davacının üyesi olduğu sendika tarafından, 4688 sayılı Kanun'la belirlenen kamu görevlilerinin ortak, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla sendikal eylem kararı alınabileceği kabul edilmekle birlikte, bu hakkın kullanımının öğlen nöbeti görevini yerine getirmemek amacıyla düzenli bir şekilde tekrarlanmasının, vatandaşların eğitim hizmetinden belirtilen nöbet süresince etkin bir şekilde yararlanmasını ölçüsüz bir şekilde engellediği anlaşılmaktadır. Burada, sendikal faaliyetin amacı ile nöbet görevinin aksatılması arasındaki dengeyi gözetmek gerekmektedir. Salt sendikal faaliyete katılım gerekçesiyle öğlen nöbet görevini yerine getirmemek, sendikal hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracağı açıktır.<br>Bu durumda, eğitim hizmetinin sunulmasında asli yükümlü olan idare tarafından, "sendikal faaliyet" gerekçesiyle nöbet görevini tam olarak yerine getirmeyen kamu görevlisine, yerine getirmediği öğlen nöbetine karşılık gelen kısım için herhangi bir ödeme yapılmaması yolunda düzenleme yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>Ancak, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 21. maddesinde; örgün eğitim kurumlarında (mesleki eğitim merkezleri dahil) ders yılı süresi içinde eğitim ve öğretimin fiilen yapıldığı normal çalışma günleri için ilgili mevzuatına göre kendilerine nöbet görevi verilen ve bu görevi de fiilen yerine getiren müdür yardımcıları ile öğretmenlere haftada 3 saati geçmemek üzere ek ders ücreti ödeneceği düzenlenmiştir.<br>Nöbet görevinin fiilen yerine getirilmesi karşılığında öğretmenlere anılan toplu sözleşme hükmü gereği haftada 3 saati geçmemek üzere ek ders ücreti ödenmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla davalı idare tarafından, sadece nöbet görevinin fiilen ifa edilmediği zamanlar için nöbet ücreti ödenmemesi mümkün iken, bu husus gözardı edilerek, fiilen yerine getirilen nöbet görevleri için de ücret tahakkuk ettirilmemesini öngören düzenleyici işlem ve ona dayalı bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

müdür