<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/14760 E.  ,  2024/21563 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/14760<br>Karar No : 2024/21563<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, söz konusu KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuki dayanağının kalmadığı, somut olayda hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, MGK ve Bakanlar Kurulu kararlarının idari nitelikte olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, savunma hakkı tanınmadan KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, barışçıl dini sohbetlere katılımın din ve vicdan özgürlüğü kapsamında olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair somut delil bulunmadığı, kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra elde edilen delillerin söz konusu işleme hukuki dayanak yapılamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ile geçmişe yürümezliği ilkeleri, sosyal devlet ilkesi, ayrımcılık yasağı, ölçülülük ilkesi, özel hayata saygı hakkı, örgütlenme özgürlüğü, mülkiyet hakkı, doğal hâkim ilkesi, savunma hakkı, çalışma hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede,...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, dava dosyasının Dairemizin karar tarihi itibariyle İstinaf incelemesinde olduğu anlaşılmış olup yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.<br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; <br> "...Sanık ...'in şüpheli sıfatıyla ... CBS .../... Sr sayılı dosyasında 16.08.2016 tarihinde müdafii huzurunda verdiği ifadesinde; Ben emniyetteki ifademde belirttiğim gibi ilk kez 2011 yılında Şehit Ethem İlköğretim okulunda öğretmen M.K.'ın daveti ile ... isimli öğrenci yurdunda okul müdürleri ve öğretmenlerin olduğu bir ortamda toplantıya katıldım. Bu toplantı kalabalıktı, emniyetteki ifademde belirtmiş olduğum H.K.'yi de o toplantıda görmüştüm ama ondan sonraki ev toplantılarında yada sohbetlerde görmedim. 2013 yılına kadar ifademde belirttiğim gibi orada toplantılar oldu, 2013 yılından sonra orada toplanmadık. Bu yurtta yapılan toplantılarda cemaate yardım adı altında herkesten gücü yettiği kadar para toplanırdı, ben 50-100 TL civarında para vermişliğim vardır, 2013'ten sonra bu yurda hiç gitmedim, 2013'ten sonra o yurtta toplantı yapmayı kaldırdılar, daha orada toplantı yapılmadı, buraya gelip toplantılara katılıp daha sonra kendi aralarında başka yerde toplanıp toplanmadığını bilmiyorum. 17-25 Aralık sürecinden sonra birçok kişi cemaatle ilişkisini kesti, uzaklaştı, toplantılara Ö.Ç. yada T.K. davet ederdi ama M.K. ile bende bazen dışarıda çay içmek için birbirimizi davet ettiğimiz olmuştur. Bizim bir araya geldiğimiz toplantı yaptığımız arkadaş grubu Ö.Ç., M.K., T.K., N.Ş., H.C.'den oluşurdu. Bazen hepimiz bir araya gelemezdik, bir kaç kişi eksik de toplandığımız çay içtiğimiz olmuştur. Benim daha önce kullanmış olduğum cep telefonumda kakao talk isimli program kuruluydu, bu programı cep telefonuma kurmamı T.K. söylemişti. Bu program anlık mesajlaşma programıydı, T.K. bu program üzerinden mesajlaşırız diye söyledi, ben niye bu mesajlaşma programını kuruyoruz diye söyleyince, takip edilmekten çekiniyorum, bunun üzerinden haberleşirsek ve toplantıları bunun üzerinden organize edersek daha sağlam olur. Toplanan arkadaşların bir kısmı müdür ve müdür yardımcılığından alınmış olması, aynı görüşte olması hasebiyle önceden de sürekli birlikte olmamızdan dolayı bu program üzerinden haberleşip gizli toplanırsak daha doğru olur düşüncesiyle bu programı cep telefonuma T.K.'nın söylemesi ile kurdum. Bu program üzerinden sadece T. hoca ile mesajlaştım. Bu mesajlaşma programının diğer arkadaşların cep telefonunda kurulu olup olmadığını biliyorum onlar ile bu program üzerinden mesajlaşmadım. Telefonuma kurulu olan kakao talk programını 2014 başlarında yada 2015'de telefonumdan sildim. T.K.'da ile de bunu konuştum, özellikle 2013'ten sonra hepimizin cemaat ile bağlantımız olması sebebiyle bir korku oluştu, üzerimize gelinir, sorun olur diye programı telefonumdan sildim, Tarık hocanın silip silmediğini bilmiyorum. Bu programın kurulu olduğu telefonumu da 15 temmuzdan sonra başım derde girmesin diye kartımı çıkartıp çöpe attım. Aktifsen sendikasından da 19 Temmuzda istifa ettim. Bu darbe teşebbüsünden sonra bunların gerçek yüzlerini ve gerçekte bir terör örgütü olduğunu görmüş olduğumdan kendimce bu şekilde onlardan sıyrılmaya çalıştım... Evlerimizde 1,5-2 ayda bir bir araya geliyorduk, komşulardan şikayet ve sıkıntı olmasın diye bazen dışarıda çay bahçesinde buluşup kendi aramızda muhabbet ediyorduk, Ö.Ç.'nin evine bu grup ile beraber iki defa toplantı için gidip toplandığımızı hatırlıyorum, T. hocanın evinde de bir defa toplantı yaptığımız hatırlıyorum ama T.K. toplantıların evde yapılması sıkıntı olur diye ev toplantılarını azalttı ve ara ara dışarılarda bir araya gelmeye başladık, bu toplantılarda genelde toplantı gündemini T. hoca açardı, T.K. toplantılarda zaman gazetesinin tirajının arttırılması, çevremizde etkileyebileceğimiz insanlar varsa onlara söyleyip gazetenin tirajını artırılması için beyanları olurdu, toplantılarda günlük meseleleri değerlendirirdik, hükümet'in icraatları eleştirilirdi, risale, Kuranı Kerim okunur, bunlar değerlendirildi, 17-25 Aralık döneminden önce toplantılar yurtlarda yapıldığı için Fethullah GÜLEN'in kasetleri, vaazları ve slaytları izlenirdi, bu tarihten sonra gerek biz evlerde yaptığımız toplantılarda gerekse dışarı bir araya geldiğimizde Fethullah GÜLEN'e ait kaset ve slayt izlemedik çünkü herkes korkuyordu, toplantılarımızda hepimiz Fethullah GÜLEN'e yanlış yapıldığını, hizmet hareketine kötülük yapıldığını, bu sıkıntıların geçeceği üzerinde konuşurduk. Fethullah GÜLEN'in televizyonlara beddua olarak yansıyan konuşması ile ilgili ...'nın Kuran-ı Kerim'de bedduanın olduğunu, dolayısıyla Fethullah GÜLEN'in bedduasının mantığının ve dayanağının doğru olduğunu, orada yanlış yapan kimse ona beddua edildiğini, biz de buna Kuranı Kerim'de baktığımızda o şekilde olduğunu gördük. Ben hasta olduğum ve böbrek nakli geçirmiş olduğum için bu tür toplantılardan uzak durmak istiyordum ama minnet borcum olduğu düşüncesi ve arkadaşları kırmamak düşüncesi ile toplantılara gidiyordum ama beni başka bu camiadan birileri ile kimse tanıştırmadı. Zaman gazetesine aboneliğim vardı, gazeteye el konulunca aboneliğimi iptal ettim. Sızıntı dergisini de dışarıdan bayiden alıyordum ama 2013'ten sonra bu dergiyi almayı da bıraktım sadece gazete aboneliğim devam etti. Kendi aramızdaki konuşmalarımızda cemaatin üzerine çok gelindiğini, ... Partiye oy verilmesi durumunda daha çok gelineceğini bu sebeple ... Partiye oy verilmeyeceği şeklinde konuşmuştuk ancak kimseye şuraya veya buraya oy verin diye bir yönlendirmede bulunulmadı, kardeşim Teog sınavlarına hazırlanmak için Gemlik'te ki yeşilırmak dersanesine gidiyordu, sonra bu dersane Açılım Lisesi oldu, bu dersaneye taksitleri yatırmak için bize Bank Asya'dan yatırın dedikleri için ben de Gemlik Bank Asya'da 2014 yılında hesap açtırdım ve kardeşimin dersane taksitlerini buradan ödedim, daha sonra bu dersane Açılım Lisesine dönüşünce son taksidi gidip elden ödedim. Banka da sonra kapatılınca hesabım da öyle kaldı, hesabımı kapatmak için aradım ama kimseye ulaşamadım..." şeklindeki beyan ve tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

müdür