<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/580 E.  ,  2024/2584 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/580<br>Karar No : 2024/2584 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...<br> Hukuk Müşaviri...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Medikal Diş Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı Şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunun mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet diş hekimi, bir adet pratisyen hekim kadrosu verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; polikliniklerde en az iki tabip kadrosu bulunmasının mevzuat gereği olduğu, sağlık hizmeti sunulan ve işleteni tabip olmayan poliklinikte bir tabibin mesul müdürlük görevini de yürüttüğü hususu da dikkate alındığında, tek tabiple sağlık hizmetinin sunulmasında aksamalar olabileceği, davalı idarece davacının başvurusunun reddedilme sebebi olarak davacı Şirkete ait poliklinik hakkında Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Planlama ve İstihdam Komisyonu prensip kararı uyarınca, dönüştüğü tarihteki sahiplik ve kadrosu ile faaliyet göstermesi gerektiği, ikinci bir hekim başlatılmasına imkan bulunmadığından başkaca bir sebep ortaya konulamadığı, mevcut kadroya ek olarak 1(bir) adet diş tabip kadrosu ve 1(bir) adet pratisyen tabip kadrosu tesis edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dönüşümünü tamamlayarak poliklinik olarak faaliyet göstermesi uygun görülen sağlık kuruluşlarının belirli kolaylıklar sağlanarak ve muafiyetler tanınarak da olsa artık poliklinik statüsünde bulunduğu, bu kuruluşlarda görev yapan tek hekimin de aynı anda hem hekimlik faaliyetinde bulunması hem de mesul müdür olarak idari görevler üstlenmesinin sağlık hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesine de engel olabileceği, güzellik merkezinden dönüşen polikliniklerde de asgari iki hekim bulundurulmasının kamu yararının gereği olduğu, dolayısıyla, davalı idarece, güzellik merkezinden dönüşen poliklinik olması haricinde başkaca bir sebep de ortaya konulamadığına göre davacı Şirkete ait poliklinikte ikinci hekim çalıştırılmasına izin verilmesi isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, bununla birlikte, polikliniklerin diğer sağlık kuruluşları gibi planlama hükümlerine tabi olduğu, davacı Şirkete ait poliklinikte çalıştırılacak ikinci hekimin hangi branştan olacağının genel planlama ilkeleri gözetilerek değerlendirilebileceği, idarenin planlama yetkisini bertaraf edecek şekilde davacının talebi doğrultusunda bir adet diş tabibi kadrosu ve bir adet pratisyen tabip kadrosu verilmesi sonucunu doğuracak mahiyette yargı kararı verilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine kesin olarak karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı, davalı idarece temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararıyla; bakılan davanın konusu itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalardan olmadığı ve temyizi istenen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br><br>Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 28/02/2023 tarih ve E:2022/2926, K:2023/829 sayılı kararıyla;<br> Danıştay Onuncu Daire Üyesi ...'in, davacı Şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunun mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet diş hekimi, bir adet pratisyen hekim kadrosu verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığı, bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu ve temyizen incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının onanması gerektiği oyuna karşılık, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğuna ve temyiz isteminin reddi yolunda verilen... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının kaldırılmasına oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildiği,<br> 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 39. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendiyle Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı ve Yönetmeliğin geçici 4. maddesi ile de yürürlükten kaldırılan Yönetmelik uyarınca açılan merkez ya da ünitelerin faaliyet sürelerinin 01/01/2010 tarihinde sona ereceğinin kurala bağlandığı ve bu merkezlerden işleteni tabip olanlara muayenehane veya polikliniğe dönüşme hakkı, işleteni tabip olmayanlara ise işletenin tercihine göre güzellik salonuna veya tabip mesul müdür istihdam etmek şartıyla polikliniğe dönüşme hakkı tanındığı,<br> Bu kapsamda dönüşen polikliniklerin, Yönetmeliğin 7. maddesindeki polikliniklerin en az iki tabip tarafından işletilebileceği ve asgari iki tabip kadrosu bulunduracağı kuralından ayrıksı olarak güzellik merkezlerinden polikliniğe dönüşen sağlık kuruluşu statüsünde tek hekim ile açılabildikleri, bu polikliniklerin açılışlarında A tipi poliklinikler için aranan şartların aranmadığı ve bina ve fiziki şartlar bakımından da belli bazı kolaylıklar tanındığı, bu bağlamda, güzellik merkezinden polikliniğe dönüşen sağlık kuruluşlarına hem sahiplik hem de çalışacak asgari hekim kadrosu bakımından istisnai düzenlemeler yapılarak mevcut durumlarıyla sınırlı olarak faaliyette bulunmalarının sağlandığı, <br> Bu durumda, daha önceden güzellik merkezi olarak açılan ve yukarıda belirtilen istisnai düzenlemeden faydalanarak polikliniğe dönüşen davacıya ait sağlık kuruluşunun mevcut haliyle faaliyetine devam edeceği, mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet diş hekimi, bir adet pratisyen hekim çalıştırma istemlerinin kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacı Şirketin, sahibi bulunduğu sağlık kuruluşunun kadrosuna ilave olarak bir adet diş hekimi ve bir adet pratisyen hekim kadrosu verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 4. maddesi kapsamında dönüşümünü tamamlayarak poliklinik olarak faaliyet göstermesi uygun görülen sağlık kuruluşlarının, belirli kolaylıklar sağlanarak ve muafiyetler tanınarak da olsa artık poliklinik statüsünde olduğu, bu polikliniklerin dönüşüm tarihindeki kadro oluşumuyla faaliyete devam edeceklerine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı,<br> Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca güzellik merkezinden polikliniğe dönüşen bazı sağlık kuruluşlarınca hakları kaybolmaksızın hisse değişikliğine/devrine izin verilmesi talebiyle yapılan başvuruların reddedilmesine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 tarih ve E.2018/2146, K.2019/2084 sayılı ve 23/05/2019 tarih ve E.2018/451, K.2019/2640 sayılı kararlarında da, Yönetmelik ile tanınan geçiş hakkını kullanarak polikliniğe dönüşen kuruluşların Yönetmelikte düzenlenen polikliniklerle aynı statüde bulundukları, devir taleplerinin de polikliniklere ilişkin düzenlenen kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle işlemlerin iptaline karar verilerek, dönüşümünü tamamlayarak poliklinik olarak faaliyet göstermesi uygun görülen sağlık kuruluşlarının artık polikliniklerle aynı statüde değerlendirilmeleri gerektiğinin vurgulandığı,<br> Bununla birlikte, polikliniklerin de diğer sağlık kuruluşları gibi planlama hükümlerine tabi olduğu, bu nedenle davacı Şirkete ait poliklinikte çalıştırılacak ikinci hekimin hangi branştan olacağının genel planlama ilkeleri gözetilerek değerlendirilebileceğinden, idarenin planlama yetkisini bertaraf edecek şekilde davacının talebi doğrultusunda (1) adet Diş Tabibi Kadrosu ve (1) adet Pratisyen Tabip Kadrosu verilmesi sonucunu doğuracak mahiyette yargı kararı verilemeyeceği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, güzellik merkezinden dönüşen polikliniklerin dönüştüğü tarihteki sahiplik ve kadrosuyla faaliyet göstermesi gerektiği, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte polikliniklere ek kadro verilmesi imkanını tanıyan bir düzenlemenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, söz konusu polikliniğin güzellik merkezinden dönüşmesi sebebiyle değil, polikliniklere ek kadro tahsis edilmesine izin veren bir düzenlemenin bulunmaması sebebiyle tesis edildiği, polikliniklere tanınmayan bir hakkın bu polikliniğe de tanınmayacağı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında; "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.<br> Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; belirli miktarı aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalara; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarına, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan ... iptal davalarına karşı temyiz yolunun açık olduğu düzenlenmiş,<br>Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6.fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.", 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. " hükmü yer almıştır. <br><br><br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Uyuşmazlık, davacı Şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunun, mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet diş hekimi, bir adet pratisyen hekim kadrosu verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır. <br>Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait sağlık kuruluşunun, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğinin geçici 4. maddesi kapsamında güzellik merkezinden polikliniğe dönüştüğü ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla; güzellik merkezinden dönüşen poliklinik olarak sağlık hizmeti sunan davacıya ait sağlık kuruluşunun, mevcut kadrosuna ilave olarak bir adet diş hekimi ve bir adet pratisyen hekim kadrosu verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin dava konusu işlemin, davacı Şirketin ticari faaliyetinin engellenmesi sonucunu doğuran bir yönünün bulunmadığı, dolayısıyla temyiz istemine esas teşkil eden işlemin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu, bu nedenle davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince verilen ilk kararın Danıştay Dairesince temyiz incelemesinin yapılmış olmasının ve temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. Bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 30/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

müdür