<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/3426 E.  ,  2024/3162 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3426<br>Karar No : 2024/3162<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>... İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 ve 8/7. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez "meslekten çıkarma", 6/B-5. maddesi uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" ve 7/A-4. maddesi uyarınca da "12 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar Danıştay Onikinci Dairesinin 23/11/2009 günlü, E:2007/577, K:2009/6507 sayılı kararıyla bozulmuş olup; ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; 5525 sayılı Yasa uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" ve "12 ay uzun süreli durdurma" cezaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Tüzüğün 8/6. maddesinde yer alan "dolandırıcılık" fiili nedeniyle verilen "meslekten çıkarma" cezası yönünden dava konusu işlemin iptaline; davacının anılan Tüzüğün 8/7. maddesine göre "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br>Anılan kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 22/10/2013 günlü, E:2010/8935, K:2013/7244 sayılı kararıyla onanmış olup; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının düzeltilmesi istemi, Danıştay Beşinci Dairesinin 30/05/2017 günlü, E:2016/17967, K:2017/15219 sayılı kararıyla kabul edilerek, söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.<br>Bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine hükmedilmiştir.<br>Dava Konusu İstem : Dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde; davacının ... İl Emniyet Müdür Yardımcısı (2.sınıf Emniyet Müdürü) olarak görev yaptığı dönemde "dolandırıcılık" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının görev vasfını da kullanarak vatandaşa güven telkin etmek suretiyle gerek ... plakalı aracın, gerekse ... plakalı aracın teknik belge ve plaka sorunları nedeniyle satış ve devrinin yapılamayacağını bildiği halde ... plakalı aracın satışından 7.000,00 TL ... plaka takılı aracın satışı nedeniyle de kapora karşılığı 1.000,00 TL aldığı ve her iki vatandaşın paralarını ödemeyerek “dolandırıcılık” suçunu işlediği gerekçesiyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden açılan kamu davasında, davacının, ... ve ... adlı kişileri dolandırdırdığı iddiasının ispatlanamadığı, davacının her iki kişiye yönelik dolandırıcılık suçundan dolayı ayrı ayrı beraatine karar verildiği, disiplin cezalarında genel olarak, disiplin soruşturması yapılması ve disiplin cezası verilmesi için adli yargı davasının sonucunun beklenmesi ve bu sonuca göre karar verilmesi hukuki bir gereklilik olmamakla birlikte, davacıya isnat edilen dolandırıcılık fiilinin aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç teşkil eden bir fiil olması nedeniyle ceza mahkemesinin fiilin sübut bulmadığı yönündeki kararının bağlayıcı bir nitelik taşıdığının kabul edilmesi gerektiğinden, disiplin hukuku bakımından dolandırıcılık fiilinin sübuta erdiğinden bahsedilmesi mümkün olmadığı, bu sebeple tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 16/12/2019 günlü, E:2019/1013, K:2019/6533 sayılı kararıyla, "...ilk derece mahkemesi tarafından verilen esasa ilişkin ilk karar, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten (20/07/2016) önce verilmiş olmasına rağmen, bozmaya uyularak 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne aykırılık nedeniyle verilen dilekçe ret kararı üzerine her bir meslekten çıkarma cezasına karşı ayrı ayrı açılan davaların yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu ve bu davalarda verilen kararların da bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten (20/07/2016) sonra verildiği dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun istinaf başvurusu niteliğinde olduğu ve anılan Kanun hükümleri uyarınca bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine tabi olduğu anlaşıldığından, dosyanın görevli ve yetkili Samsun Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine ..." hükmedilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALAR : Davalı idare tarafından; davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucu isnat edilen suçlamaların sübut bulduğu, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle, temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğu açık olduğundan ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı kaldırılarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dosyanın ... İdare Mahkemesine ve kararın bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava, davacının İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde "dolandırıcılık" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin disiplin kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. <br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. <br>Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.<br>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.<br>İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.<br><br></font></p></body></html>

müdür