<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/5826 E.  ,  2024/20406 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/5826<br>Karar No : 2024/20406<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bakanlar Kurulunun kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Kanun Hükmünde Kararname ile bireysel nitelikte idari işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma ve ilave yaptırımları içeren KHK hükümlerinin, olağanüstü hal rejimine tabi olan yönleriyle Anayasa'nın 15. maddesine, olağanüstü hal ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesi ile ilgisi bulunmayan ve olağanüstü hal süresini aşan yönleriyle ise Anayasa'nın 13. maddesine açıkça aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesince Anayasa'nın 141/3. maddesine aykırı olarak gerekçesiz karar verildiği, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 7075 ve 7080 sayılı Kanunların Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: <br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br> Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ceza davasında mahkumiyetine karar verildiği belirtilmiş ise de; yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...Sanığın kayıtsız şartsız inkara dayalı savunmalarda bulunarak örgütle olan bağlantısını tamamıyla inkar ettiği, örgüte iltisaklı KEYDER isimli derneğin 07.02.2012 tarihinde yapılan genel kurulunda dernek başkanlığına seçildiği, 31.12.2013-27.05.2014 tarihleri arasında dernek saymanı olarak görev yaptığı, sanığın derneğin organizasyon faaliyetlerine katıldığı, KEYDER isimli dernek üyelerinin örgütün mütevelli heyetinde yer aldıkları, nitekim sanığın da örgütün öğretmen mütevellilerinden olduğuna ilişkin beyanların bulunduğu, örgütün mütevelli heyetinde yer alan sanığın M.K.'i Zaman Gazetesine abone yapmasının mütevelli sıfatıyla uyumlu olduğu, KEYDER'de 2012-2013-2014 yıllarında sohbet, gündem toplantılarının düzenlendiği ve bu toplantılara dernek üyelerinin tamamına yakının katıldığına ilişkin beyanların bulunduğu, sanığın başkanlığını ve saymanlığını yapmış olduğu dernekteki sohbet ve gündem toplantılarını bilmemesinin ya da hiç katılmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim sanığın örgütün öğretmen mütevelli heyetinde yer aldığına ilişkin beyanların bulunduğu, www.vezirkportal.com adlı haber sitesinin 22.09.2012 tarihli haberine göre sanığın ilçe abisi S.G. ve beraberindeki (örgütte mütevelli oldukları iddia edilen) bir grup ile dönemin kaymakamına hoşgeldin ziyaretine gittiği, dernek üyesi bylock kullanıcı L.D. ve dernek kurucusu - öğretmenlerden sorumlu abi bylock kullanıcısı N.Ç. ile irtibatının olduğu, birçok dernek üyesinin bylock ya da eagle kullanıcısı olduğunu beyan ettikleri, harddiskteki bilgilere göre sanığın eagle durumunun ... aidat ile mevcut olduğu, her ne kadar sendika üyeliği tek başına örgüt üyeliği için yeterli değilse de sanığın 2014 yılı Eylül ayında FETÖ/PDY çizgisinde faaliyet gösteren Aktif-Sen isimli sendika adına müdür atamalarını protesto etmek amacıyla Hükümet Konağı önünde basın açıklamasına katıldığı, dosyamız arasına gerekçeli kararı alınan ... ACM'nin ... Esas sayılı dosyasına yansıdığı üzere KEYDER üyesi pek çok şahsın Eylül ayı içerisinde Bank Asya hesaplarına para yatırdığının anlaşıldığı, bu hususun dernekte gerçekleştirilen gündem toplantılarında dile getirildiği, Bank Asya hesabı olan sanığın da 2014 yılında evini KEYDER üyesi L.D.'e sattığı, L.D. tarafından hesabına 6.000 TL para havale edildiği, sanığın örgüt liderinin talimatına uygun hareket ederek evini örgüt üyesi bir başka şahsa sattığı, talimat dönemi içerisinde bir miktar paranın banka hesabına yatırıldığının değerlendirildiği, sanığın Vezirköprü'den Merzifon'a taşındıktan sonra harddiskteki verilere göre örgüt içerisinde emniyet mahrem imamı olarak görev yaptığı, Murat kod ismini kullandığı, himmet verdiği, eagle kullanıcı olduğu, verilerin sanığın durumu ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, söz konusu ifade tutanaklarında geçen sanıkla ilgili kısımların sanık savunmasına karşı üstün tutulup tululmayacağı noktasındaki değerlendirmede, her ne kadar sanığın aşamalarda alınan savunmalarında hakkındaki beyanları kabul etmediğine ilişkin savunmalar mevcut ise de, sanığın hakkında beyanda bulunan ve beyanlarına yukarıda yer verilen şahıslarla arasında iftira atmayı gerektirecek somut bir husumet durumu veya bununla ilişkili bir delilin dosyaya yansımadığı, sanık hakkında beyanlarda bulunan şahısların sadece sanık ile ilgili beyanlarda bulunmayıp yer, zaman ve kişi adları belirtmek suretiyle Fetö yapılanması içerisinde vakıf oldukları konularla ilgili detaylı anlatımlarda bulundukları, açıklanan nedenlerle ifade tutanaklarındaki sanıkla ilgili beyanlara sanığın inkara yönelik savunmalarına nazaran üstünlük tanınması gerektiğinin açık olduğu, tüm dosya kapsamından sanığın öncesinde örgütün öğretmen mütevelli heyetinde sonrasında emniyet mahrem imamı olarak örgüt adına faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, sanığın uzun süredir örgütün içerisinde yer aldığı, örgütün illegal yapılanmasını bildiği, bu yapıya bilerek ve isteyerek dahil olduğu,..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

müdür