<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/3716 E.  ,  2024/4323 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3716<br>Karar No : 2024/4323 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR :<br> DAVACI : ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> DAVALI : ... Genel Müdürlüğü<br> VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekli edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, tekrar 2015 yılı itibarıyla emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali i ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının ise iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ilk olarak emekliye sevki işleminin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Davalı idarece bu kapsamda yapılan değerlendirmeler incelendiğinde; görevine devam ettirilen personelin, kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından re'sen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı, bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel açısından engel olarak görülmediği; dolayısıyla, davalı idarece yapılan değerlendirmede dikkate alındığı belirtilen; personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı anlaşıldığı, bu durumda, davalı idarece, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yukarıda yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, bu karar, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu da doğurmayacaktır...." ifadelerine yer verildiğinin görüldüğü, davalı idarece bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde davacının yeniden emekliye sevk edilmesine ilişkin olarak ne tür değerlendirmelerin yapıldığı, hangi kıstaslar ölçüt alınarak emekliye sevkin uygun görüldüğüne ilişkin davalı idarenin savunmasında; 3201 sayılı Kanun'un Geçici 27. maddesinde emeklilik şartlarına haiz olma hususunda başarısızlık ve yetersizlik vb. herhangi bir özel şarta yer verilmediğini, idareye tanınan geniş takdir yetkisi çerçevesinde dava konusu işlemin tesis edildiğini beyan ettiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçesinde yer verilen hususlar göz önünde bulundurulmaksızın, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiği ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen gerekçenin, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, resen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle parasal ve özlük hak tazminine ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> 1- Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>2- Davacı tarafından; İdare Mahkemesi kararının "parasal ve özlük hak tazminine ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına" ilişkin kısmının kaldırılmasına ve parasal hakların kabulüne karar verilmesine yönelik istinaf talebinin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar, verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMASI : <br> 1- Davalı idare tarafından; savunma verilemiştir.<br> 2-Davacı tarafından; davalı idarelerin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile parasal ve özlük hak tazminine ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br> (X) KARŞI OY :<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa 'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. <br>Yine Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir.<br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun (04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen) Geçici 27. maddesinde, "01/01/2015 tarihi itibarıyla, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü kadrolarında bulunanlar dışında kalanlar ile 01/01/2015 tarihi itibarıyla İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanlar; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile resen emekliye sevk edilebilir. Bu şekilde emekliye sevk edilenler hakkında da 55 inci maddenin yirmi birinci fıkrası hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden; Bayburt Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekli edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, tekrar 2015 yılı itibarıyla emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davacının, ilk re'sen emekliliğe sevk işlemine ilişkin yapılan yargılamada ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararında; davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin gerekçede; "Kararın; davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılacağı" hususunun vurgulanmış olmasında hukuki isabetsizlik bulunmamakta ise de; temyizen incelenmekte olan işbu ikinci davanın, anılan Daire kararı gerekleri gözetilmeksizin işlem tesis edilmesi sebebiyle açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin, İdare Mahkemesi kararının gerekçesine uygun davranmamasının hukuki sonuçlarına katlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.<br> İdare Mahkemesince ilk davada verilen karar ile idarenin eşit, objektif ve istikrarlı uygulama yapmadığı ortaya konulmuş iken; İdare Mahkemesince bu kez davacı hakkında tekrar tesis edilen dava konusu re'sen emekliye sevk işleminin de iptali yolunda verilen kararda, davalı idarece davacının durumu ile ilgili olarak "yeniden değerlendirme yapılacağının" kabulü; verilen iptal kararının davacı yönünden doğurduğu hukuki sonucun etkisiz kalmasına yol açacağı gibi; yargı kararının gereklerini yerine getirmediği tartışmasız olan idareye, bu tutumunu sürdürme olanağı da tanıyacaktır.<br>Nitekim, konuya ilişkin olarak Dairemizde mevcut emsal nitelikteki dosyalarda; idarenin, sadece ikinci kez re'sen emekliye sevk işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda değil, daha sonra tesis edilen yeni re'sen emekliye sevk işlemi ile ilgili davalarda da aynı tutumu sergilediği görülmektedir.<br>Böyle bir durumun, sözü edilen Geçici 27. madde hükmü uyarınca tesis edilen re'sen emekliye sevk işlemleri ile ilgili yargılamaları kısır döngüye sokacağı; verilen yargı kararlarının idare tarafından gereği gibi uygulanması noktasında zafiyete sebep olacağı açıktır.<br>İdarenin, "kararı şeklen uygulamaktan" öteye gitmeyen bu ısrarlı tutumunun, hukuk devleti ilkesi ile de bağdaşmadığını ayrıca vurgulamak gerekir.<br>Yukarıda değinilen tüm hukuki ve fiili durum karşısında; İdare Mahkemesi kararında yer verilen ve Bölge İdare Mahkemesince de, davacının istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle aynen kabul edilmiş olan, "davalı idarece yeniden işlem tesis edileceğinin açık olduğu" şeklindeki gerekçede hukuki isabet bulunmadığından, kararın bu kısmının bozulması gerekmektedir.<br>Davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin temyiz istemi bu yönden incelendiğinde; <br>Anayasa'nın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin kısmına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

müdür