<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/6724 E.  ,  2024/4112 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6724<br>Karar No : 2024/4112 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :<br>1-(DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>2- (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br> 2- ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekli edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, tekrar 2015 yılı itibarıyla re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 17/04/2015 tarihli Bakan Oluru ile kadrosuzluk sebebiyle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada Danıştay Beşinci Dairesinin 07/07/2020 tarih, E:2017/4643, K:2020/3185 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı iptal kararı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından emeklilik durumunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde yeniden re'sen emekli edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; mevzuat hükümleri ile konuya ilişkin verilen yargı kararları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece; personeli re'sen emekliye sevk etme hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı, mevzuatta "rütbe" ve "emeklilik/yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olma" haricinde başkaca herhangi bir koşula yer verilmediği ileri sürülmekte ise de, yukarıda değinilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının içeriğinde, re'sen emekli edilecek personelin belirlenmesinde birtakım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılması gerektiği belirtilerek, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşılarak iptal kararı verildiği, bu kapsamda anılan yargı kararında re'sen emekli edilecek personelin belirlenmesinde ayırt edici, eşit, objektif ve istikrar içeren kriterlerin uygulanmış olduğu ortaya konulmak suretiyle yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği hususunun vurgulandığı; maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmayan davalı idarece, ortaya çıkan yeni ve hukuken kabul edilebilir bir sebep olmaksızın ve re'sen emekliye sevk edilecek (emekliliğin devamına karar verilecek) personelin seçiminde yargı kararında belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, dolayısıyla idarece yargı kararlarının gerekçelerine uygun olarak değerlendirme yapılmaksızın işlem tesisi cihetine gidildiği, bir başka deyişle söz konusu yargı kararının "şeklen" uygulanması suretiyle davacının 2015 yılı itibarıyla emekliye sevk edilmesine (re'sen emeklilik durumunun devamına) ilişkin karar verildiği anlaşıldığından, davaya konu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; idare tarafından yeniden değerlendirme yapılacağından, işlem nedeniyle yoksun kalındığı öne sürülen parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br> 1- Davacı tarafından; hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> 2- Davalı idareler tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br> <br>TARAFLARIN SAVUNMASI :<br>1-Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2-Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa 'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. <br>Yine Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir.<br>Yine Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir.<br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun (04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen) Geçici 27. maddesinde, "01/01/2015 tarihi itibarıyla, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü kadrolarında bulunanlar dışında kalanlar ile 01/01/2015 tarihi itibarıyla İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanlar; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile resen emekliye sevk edilebilir. Bu şekilde emekliye sevk edilenler hakkında da 55 inci maddenin yirmi birinci fıkrası hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekli edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, tekrar 2015 yılı itibarıyla re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davacının, ilk re'sen emekliliğe sevk işlemine ilişkin yapılan yargılamada ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararında yer alan, davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin gerekçede; "Kararın; davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılacağı" hususunun vurgulanmış olmasında hukuki isabetsizlik bulunmamakta ise de; temyizen incelenmekte olan işbu ikinci davanın, anılan karar gerekleri gözetilmeksizin işlem tesis edilmesi sebebiyle açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin, İdare Mahkemesi kararının gerekçesine uygun davranmamasının hukuki sonuçlarına katlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.<br>... İdare Mahkemesince ilk davada verilen karar ile idarenin eşit, objektif ve istikrarlı uygulama yapmadığı ortaya konulmuş iken; bu kez davacı hakkında tekrar tesis edilen dava konusu re'sen emekliye sevk işleminin de iptali yolunda verilen temyize konu kararda, davalı idarece davacının durumu ile ilgili olarak "yeniden değerlendirme yapılacağının" kabulü; verilen iptal kararının davacı yönünden doğurduğu hukuki sonucun etkisiz kalmasına yol açacağı gibi; yargı kararının gereklerini yerine getirmediği tartışmasız olan idareye, bu tutumunu sürdürme olanağı da tanıyacaktır.<br>Nitekim, konuya ilişkin olarak Dairemizde mevcut emsal nitelikteki dosyalarda; idarenin, sadece ikinci kez re'sen emekliye sevk işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda değil, daha sonra tesis edilen yeni re'sen emekliye sevk işlemi ile ilgili davalarda da aynı tutumu sergilediği görülmektedir.<br>Böyle bir durumun, sözü edilen Geçici 27. madde hükmü uyarınca tesis edilen re'sen emekliye sevk işlemleri ile ilgili yargılamaları kısır döngüye sokacağı; verilen yargı kararlarının idare tarafından gereği gibi uygulanması noktasında zafiyete sebep olacağı açıktır.<br>İdarenin, "kararı şeklen uygulamaktan" öteye gitmeyen bu ısrarlı tutumunun, hukuk devleti ilkesi ile de bağdaşmadığını ayrıca vurgulamak gerekir.<br>Yukarıda değinilen tüm hukuki ve fiili durum karşısında; İdare Mahkemesi kararında yer verilen ve Bölge İdare Mahkemesince de, davacının istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle aynen kabul edilmiş olan, "davalı idarece yeniden işlem tesis edileceğinin açık olduğu" şeklindeki gerekçede hukuki isabet bulunmadığından, kararın bu kısmının bozulması gerekmektedir. <br>Davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin temyiz istemi bu yönden incelendiğinde; <br>Anayasa'nın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, dava konusu işlem nedeniyle davacının parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyize konu kararın, davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmınında bozulması gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, Daire kararının, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin kısmına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

müdür