<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3805 E. , 2024/3561 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/3805<br>Karar No : 2024/3561 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Aksaray İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken istifa eden davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...... K:... sayılı kararıyla; davacının ... İcra Müdürlüğü'nün... İflas sayılı dosyasında taraflara müzekkere yazarak tahrifatlı sözleşmenin kabulünün sağlanmasını amaçlamak şeklindeki eyleminin 05/02/2016 tarihinde gerçekleştiği, davaya konu disiplin cezasının ise 05/04/2018 tarihinde tesis edildiği dikkate alındığında, davacının bu eylemine ilişkin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı; davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dava dosyasında ödeme emri düzenlemek yerine icra emri düzenleyerek peşin harç kaybına neden olmak şeklindeki eyleminin ise tek başına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak kapsamında değerlendirilecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı ve Devlet memurluğuna engel suçlar arasında yer almadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının eylemlerinin sabit olduğu, İdare Mahkemesi tarafından davacının eylemlerinin bütünlük içinde değerlendirilmesi gerekmekte iken farklı suçlar gibi değerlendirilip bir kısmının zaman aşımına tabii tutulmasının hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir. <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Eylemlerin Devlet memurluğundan çıkarılmasını gerektirecek ağırlıkta olmadığı, Yüksek Disiplin Kurulu kararında açıklanan gerekçenin yetersiz olduğu, davalı idare tarafından ceza zamanaşımı bakımından ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY :<br>Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, ... İcra Müdürlüğü’nde görevli olduğu dönemde alacaklı ... Turizm Otelcilik Hizmetleri A.Ş vekili tarafından borçlu ... Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş. (Banka) aleyhine 18/04/2016 tarihinde yapılan icra takibine ilişkin... esas sayılı dosyanın açıldığı, fakat iş bölümü gereği takip taleplerini kontrol etmek ve kaydını yaptırmakla görevli icra müdür yardımcısının vazife başında bulunmasına rağmen havale işleminin davacı tarafından yapıldığı; öte yandan, aynı icra müdürlüğünde ... esas sayılı iflas dosyasında yine davacı tarafından, söz konusu takip ile herhangi bir ilgili olmayan S.Ö. isimli kişiyi müzekkere takip yetkisi verildiği, bu kişi tarafından Tapu Müdürlüğünden bahsedilen takibin ilamlı takip usûlü ile gerçekleştirilmesine dayanak alınan sözleşmenin alındığı, fakat bu sözleşmenin Tapu Müdürlüğüne ibraz edilmediği halde, S.Ö. isimli kişi tarafından müzekkere cevabı ekine eklenmek suretiyle iflas dosyasına girişinin sağlandığı, daha sonra 7201 sayılı Kanun’a aykırı olarak özel kargo şirketi aracılığıyla iflas alacaklısı bankaya söz konusu sözleşmenin kendileri tarafından yapılıp yapılmadığının sorulduğu fakat aynı sözleşmenin UYAP'a yüklenen halinin bankayı borçlu konuma düşürecek yönde tahrifatlı olduğu, bu şekilde tahrifatlı sözleşmenin Banka tarafından ikrarının amaçlandığı görülmüştür.<br>Davacının iş bölümüne aykırı olarak havale ettiği 48.241.500,00-TL bedelli takibin, niteliği gereği, ilamsız takip usûlüyle yani alacaklı tarafından 241.207,50-TL tutarındaki harç yatırılması gerektiği halde, takibin ilamlı takip usûlü ile başlatılması suretiyle kamunun maddî zarara uğratıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bunun yanı sıra söz konusu takibin ilamlı olarak yapılmasına dayanak belgenin ... Turizm Otelcilik Hizmetleri A.Ş ve banka arasında imzalanan 30/06/2010 tarihli sözleşmeden ibaret olduğu, davacının meslek deneyimi dikkate alındığında, bu eylemi hata (bilgisizlik yada tecrübesizlik) ile gerçekleştirmesinin kabulü mümkün olmayıp, her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, davacının suça konu eyleminin devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirir ağırlıkta olmadığından bahisle iptal kararı verilmiş ise de; ilamsız takip usûlü ile yapılması gerektiği açık olan bir alacağın, iş bölümü gereği takip taleplerini kontrol etmek ve kaydını yaptırmakla görevli icra müdür yardımcısı vazife başında bulunmasına rağmen, kendisi havale işlemi yapmak ve ilamsız takip edilecek alacak için gereken 241.207,50-TL harcı almayarak kamuyu kasıtlı olarak zarara uğrattığı sonucuna varılan davacının eyleminin ağırlığı ile orantılı şekilde 657 sayılı Kanun'un 125/E(g) bendi kapsamında Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ile cezalandırılması yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından işlemin iptali ve bu karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmediğinden onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
müdür