<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10933 E. , 2024/5134 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10933<br>Karar No : 2024/5134 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: IPARD Programı kapsamında, ... Tarımsal Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı idare arasında imzalanan sözleşme kapsamında hibe olarak ödenen ve sözleşmenin feshedilmesi üzerine geri ödenmesi istenilen borca ilişkin olarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ... İl Koordinatörlüğü tarafından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. Maddesinde, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükmü karşısında, davacının anılan borcun tamamından sorumlu olacağı açık olduğundan, kesinleşen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Makemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin sigortalı çalışanı olduğu ve şirkette hissesinin de bulunmadığı, bu nedenle IPARD kapsamında imzalanan hibe sözleşmesinin feshi üzerine geri ödenmesi istenilen borç ile ilgili herhangi bir ilgisi bulunmadığından adına tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararının karşı oyunda belirtilen gerekçe doğrultusunda dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br> Dava, IPARD Programı (Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınm Programı) kapsamında... Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı idare arasında imzalanan 09/06/2014 tarihli hibe sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle hibe desteğinin yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmış, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği hükme bağlanmıştır.<br>Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 629. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirketlerde müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı, 3. fıkrasında ise, müdürler tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda 367. madde ile 371. maddenin 7. fıkrasının kıyasen limited şirketlere de uygulanacağı; 630. maddesinin 1. fıkrasında, genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği; 631. maddesinin 1. fıkrasında da, şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmediği takdirde, ticari mümesiller ve ticari vekillerin ancak genel kurul kararı ile atanabileceği ve yetkilerinin de ancak genel kurul tarafından sınırlandırılabileceği hükümlerine yer verilmiştir. <br>Anılan Kanun'un yukarıda belirtilen 367. maddesinde, yönetim kurulunun esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabileceği, iç yönergenin ise şirketin yönetimini düzenlediği, bunun için gerekli olan görevleri tanımlayıp, yerlerini gösterdiği ve özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirlediği; 371. maddesinin 7. fıkrasında ise, anonim şirketlerde yönetim kurulunun, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabileceği, bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkilerinin, 367. maddeye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirleneceği, bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının ticaret siciline tescil ve ilan edilmesinin zorunlu olduğu ve belirtilen bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulunun müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiştir. <br>Bu durumda, limited şirketlerin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenmekte olup, şirket sözleşmesi ile şirketin yönetim ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilmekte, müdürler de, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkili olmaktadırlar. Öte yandan, müdürler tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda ise Ticaret Kanunu'nun 367. maddesi ile 371. maddenin 7. fıkrası kıyasen limited şirketlere de uygulanacağından söz konusu maddelere göre atanan, şirkete istihdam ilişkisiyle bağlı bulunan kişilerin görev süreleri müdürler tarafından belirlenmekte olup herhangi bir görev süresi de öngörülmeyebileceği gibi aksi yönde karar ibraz edilinceye kadar sınırlı yetkiye sahip olacakları tabiidir.<br>Dosyasının incelenmesinden, IPARD Programı kapsamındaki desteklerden yararlanmak üzere "29250 Adet Kapasiteli Tavuk Kümesi Kurulması" adlı yatırımın uygulanması için davalı idare ile ... Hayvancılık Tarımsal Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 09/06/2014 tarihli hibe sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmeye istinaden şirkete 806.789,49 TL hibe ödemesi yapıldığı, 10/07/2017 tarihli uygulama sonrası yerinde kontrol raporunda, işletmenin uzun süre faaliyette olmadığı, projelerde uyumsuzluk olduğu, ekipmanlardan traktör, kepçe, yem tankı, otomatik dezenfeksiyon sistemi, püskürtme cihazı, gübre taşıma römorku ve gübre küreğinin olmadığının tespit edildiği, ... tarih ve E... sayılı usulsüzlük bildirimine ilişkin karar ile işletmenin uzun süre faaliyette olmadığı, projelerde uyumsuzluk olduğu, ekipmanlardan traktör, kepçe, yem tankı, otomatik dezenfeksiyon tankı, gübre taşıma römorku ve gübre küreğinin olmadığı güncel sigortanın yaptırılmadığı, projenin amacını olumsuz etkileyecek düzeyde işletme üzerinde haciz olduğunun tespit edilerek ... tarih ve E... sayılı fesih kararıyla sözleşmenin feshedildiği, söz konusu fesih kararı üzerine ... tarihinde geri alım kararının çıkarıldığı ve geri alım kararı doğrultusunda alacağın tahsilinin 6183 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre sağlanması amacıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen borç bildirim mektubunun şirketin kanuni temsilcisine tebliğ edildiği ve itiraz edilmediği, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de 03/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, ... Tapu Sicil Müdürlüğü, araç haczi için İl Emniyet Müdürlüğü ile bankalara haciz müzekkeresi yazıldığı ancak borcu karşılayacak haczi kabil taşınmaz, para veya menkul mal bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca alacağı tahsil edilebilmesi için 24/10/2018 tarihinde fiili hacze gidildiği ancak haczi kabil mal bulunmadığına dair tespit tutanağı düzenlendiği, dolayısıyla amme alacağının borçlu limited şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle, alacağın tahsiline yönelik olarak kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına... tarih ve .../... takip nolu ve ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiş olup, davalı idarece davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu iddiasının ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan 09/06/2014 tarihli ortaklar kurulu kararına dayandırıldığı, anılan kararda, hayvan üretiminden sorumlu müdür olmasına, bütün resmi kurumlarda şirket adına sözleşme imzalamaya ve imzayı feshetmeye yetkili sorumlu müdür olarak yetkilendirilen şirket çalışanı olan davacının sadece hayvan üretimine ilişkin gerekli işlemleri yapmaya yetkili kılındığı, söz konusu yetkinin kanuni temsilden ziyade hayvan üretiminden sorumluluk için tanınmış vekalet yetkilerini barındırdığı, diğer taraftan,... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nden %50 hissesi bulunan ...'ın ilk on yıl için münferiden şirket müdürü olarak seçilmesine karar verildiği, daha sonra18/06/2014 tarih ve 8593 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nden ...'ın müdürler kurulu başkanlığına seçilmesine karar verildiği ve 27/01/2016 tarih ve 8998 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nden de şirketin %50 hissesine sahip diğer ortağın hisselerinin tamamının devri ile ...'ın şirketin tek ortağı olduğunun anlaşılması karşısında, davacının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da tüzel kişilerin borçlarından sorumluluk için aranan kanuni temsil yetkisine sahip olmadığı sonucuna varıldığında, düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz kararına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>
müdür