<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/4194 E.  ,  2024/5375 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/4194<br> Karar No : 2024/5375<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Akaryakıt Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosya içeriğinde yer alan tebliğ alındılarının incelenmesinden şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen vadesinde ödenmemesi üzerine davacının müteselsil sorumlu sıfatıyla takip edilerek adına dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, zira davacıdan takip edilen amme borcunun şirketin borcu olmakla birlikte davacının kanuni temsilcilik sıfatından kaynaklı sorumluluğuna dayandığı; dolaysıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin tescilli adresine gönderilmesi sonrası 20/09/2021 tarihinde "muhatap ismen tanınmıyor" şerhiyle iade edilmesi üzerine aynı ödeme emirlerinin bu kez o tarihte şirket kanuni temsilcisi olan davacının yerleşim yeri adresine gönderilmesi yerinde ise de, bu adresteki tebliğin 94. maddenin ikinci fıkrasına uygun olmadığı, o tarih itibariyle şirketle bir ilgisi olmayan ve davacı tarafından tanınırlığı da reddedilen Hüseyin Seldan imzasına yapılmış tebliğin geçersiz olduğu, ödeme emirleri şirkete usulüne uygun tebliğ edilemediğinden sonraki tahsilat aşamalarına geçilerek kanuni temsilci davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>... Akaryakıt Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.<br>213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinde, bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı düzenlenmesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidileceği, şirketin adreste bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde ise, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.<br>Dosyanın ve Dairemizin E:2023/4025 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davacının 23/03/2007 ilâ 03/02/2023 tarihleri arasında ... Akaryakıt Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin kanuni temsilcisi olduğu, adı geçen şirketin mükellefiyet kaydının 31/12/2012 tarihinde re'sen terk ettirildiği, söz konusu şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle verilen kabul kararı üzerine davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin iptal edilerek anılan karara istinaden şirket hakkında yeniden ödeme emirlerinin düzenlenerek tekrar şirkete tebliğ edildiği, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin de, E:... sayılı dosyada verilen karar neticesinde iptal edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin olduğu, söz konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve yukarıda belirtilen iptal kararı sonucunda şirket hakkında yeniden düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin de tebliği için 20/09/2021 tarihinde şirket adresine gidildiği ancak "muhatap ismen tanınmıyor" şerhiyle tebliğ alındısının gönderen idareye iade edildiği, bunun üzerine aynı ödeme emirlerinin ilgili dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacının ikametgah adresinde ... isimli şahsa tebliğ edildiği, ancak söz konusu ödeme emirleri içeriği borcun ödenmediği ve şirket hakkına yapılan malvarlığı araştırması neticesinde de dava konusu amme alacaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>Olayda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin davacının 2013 sonrası mernis adresi olan "..." adresinde tebliğ edildiği ...'ın görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunduğuna yönelik herhangi bir kaydın ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındısında bulunmadığı, ayrıca kendisine tebliğ yapılan ...'ın davacı tarafından tanınmadığı ileri sürülmüş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda, nüfus kayıt örneğine göre davacının kardeşi olduğu anlaşılan ... tarafından, başka bir şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle ... Vergi Mahkemesi'nde açılan davada, ...'un bildirdiği adresin davacının ikametgah adresiyle (...) aynı olduğu ve söz konusu dava konusu olayda da dava konusu ödeme emirlerinin yine aynı adrese tebliğ edildiği, Vergi Mahkemesi tarafından ise; dava konusu ödeme emirlerinin; davacıyla aynı adreste ikamet ettiğini beyan eden ve davalı idarenin savunması ekinde dava dosyasına ibraz ettiği bilgi ve belgelerden görüldüğü üzere; daha önce 24/02/2014 ve 03/03/2015 tarihlerinde şirket adına tanzim edilen ihbarnameleri ve ödeme emirlerini sigortalı çalışan olarak tebliğ alan ...'a 27/11/2017 tarihinde tebliğ olunduğu halde, davanın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun (tebliğ tarihinde yürürlükte olan) 58. maddesinde öngörülen 7 günlük dava açma süresi bittikten sonra 09/01/2018 tarihinde açıldığı, dolayısıyla süresinde açılmayan davanın esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi tarafından reddedildiği ve söz konusu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığından kararın kesinleştiğinin görüldüğü, ayrıca Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından ...'ın davacının hisselerini devralarak şirketin davacıdan sonraki tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğunun görüldüğü, diğer yandan davacı hakkında düzenlenen dava konusu ödeme emrinin de yine aynı adreste 19/01/2022 tarihinde ... ile aynı soyadına sahip olan ...'a tebliğ edildiği ve söz konusu ödeme emrine karşı davacı tarafından süresinde dava açıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının ikametgâh adresinde bulunan ve 18 yaşından aşağı ve bariz bir surette ehliyetsiz olma şartlarını taşıdığı yönünde bir kayıt bulunmayan ...'a tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği sonucuna varıldığından, diğer hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

müdür