<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3038 E. , 2024/4018 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3038<br>Karar No : 2024/4018 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Ticaret Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kuruluştaki maaş sisteminin yeniden düzenlenmesi amacıyla Oda personelinin ücretlerinin tespitine yönelik 30.12.2020 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarının iptali ve söz konusu karardan önceki müktesep hakları dikkate alınarak 2021 yılı Temmuz-Aralık ayları arasındaki farklarının yeniden hesaplanarak ödenmesi talebiyle 25.05.2021 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun, reddine ilişkin olarak tesis edilen ... tarihli ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının mevduata uygulanan en yüksek faiziyle ödenmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşu Oda'nın meclisinin verdiği yetki kullanılarak alınan kararın hükümlerine bakıldığında; davacı gibi statü hukukuna tabi olarak mevcut statüsünü koruyan çalışanlarla ilgili referans form olarak alınacak bilhassa (657 sayılı Yasa) hukuki düzenlemelerde yeri olmayan ödeme kalemu unsurları oluşturulduğu, bunun basit bir maaş hesaplama yönteminin değiştirilmesi olarak açıklanamayacağı, ücret dengesizliğini gidermek amacıyla yürürlüğe sokulan -mevcut ve yeni ücret arasındaki farkı telafiye yönelik- denge tazminatı adı altındaki ödeme gibi kamu personel rejiminde yukarıda da izah edildiği üzere bazı ödeme kalemleri geliştirilebileceği açık ise de, bunun yasal dayanağının bulunması gerektiği, halbuki, denge tazminatına Oda mevzuatına dair yasa veya yasaları göstermek için hazırlanan düzenleyici işlemlere ilişkin hükümlere rastlanmadığı, yine, hesaplanan denge tazminatının kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, ücretin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmemesinin de personelin müktesep haklarının korunması bağlamında haklı bir yaklaşım olmayacağı, personel hukukunda eğitim seviyesi ve düzeyinin, unvanın, görevin hiyerarşideki yeri, önemi, ağırlığı gözönüne alınarak bazı hesaplamalarda teşvik amaçlı ücret skalasında farklılık, ayrıştırma oluşturabiliyorsa da, kurumsal hizmet yeterlilik fark ödeneği (kıdem fark ödeneği + eğitim fark ödeneği + unvan tazminatı ödeneği) adı altındaki bu ücret kaleminin de Oda mevzuatına dair yasa veya yasaları göstermek için hazırlanan düzenleyici işlemlere ilişkin hükümlerde dayanağının bulunmadığı, yine, gerektiğinde, ücret hesabına esas alınan birçok kalemde (ödenek v.s) yararlanacak müdürlük grubu, görev unvanının yeniden belirlenmesi/değiştirilmesi hususunda mevzuatta öngörülmediği halde yönetim kurulu başkanının ayrıca yetkili kılınmasının verilen yetkinin aşımı niteliğinde bir başka ifadeyle verilen belli bir yetkinin ayrıca bir makam ve kişiye devri niteliğinde görülmesi gerektiği, ayrıca, kamu görevlilerine yapılacak genel kapsamdaki artışların, bazı hallerde sadece taban aylıklara uygulanmasının, genel hatlarıyla giydirilmiş ücret üzerinden artışların yansıtılması ilkeleriyle bağdaşmadığı, özel hizmet tazminatının ve oranlarının belirlenmesi hususunda atıf mevzuatta açık dayanak hüküm bulunmakla birlikte, referans norm düzenlemeleri (657 sayılı Yasa) ve yan ödeme kararname hükümlerinden uzaklaşılarak düşük nisbette oranlar öngörmekle, bu biçimde yapılacak hesaplamayla davacı gibi kapsamdaki personelin mevcut mali haklarının muhafaza edilmesinin önüne geçildiği, bunun bütçe gelir ve gider kalem, harcamalarının sıradan bir unsuru gibi değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, anılan kararla, personel arasındaki ücret eşitlenmesi veya dengelenmesi amaçlanmışsa da, sonuçta bugünden ve/veya müteakip süreçte daha önceden hukuksal olarak elde etmiş olduğu mali ve sosyal haklarının muhafaza edilmesine engel bir durum oluşturacağı açıktır. Buna karşılık, her ne suretle olursa olsun, seyyanen ödeneğin ödenip ödenmeyeceği hususu idarenin takdirinde olduğu çok açık olup, kuruluşun bütçe imkanları gözönünde bulundurularak bu ödemenin kaldırılmasına dair kararın ilgili kısmı ise üst hukuk normlarına aykırı değildir. Tüm bu aktarım ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarının dava konusu hükümlerinden seyyanen ödeneğin kaldırılmasına yönelik Usul ve Esasların 5.maddesinin (a) bendinde hukuka ve mevzuata aykırılık, davacının maaş ve müktesep haklarını önceye göre değiştirmesine yol açan diğer hükümlerinde ise üst hukuk normlarına, hizmet gereklerine, eşitlik ilkesine ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, yeni ücret esaslarına dair düzenleme kapsamında yapılan ödemelerin yeniden hesaplanması talebine dair başvurunun reddine dair işlemin de, yukarıda yer verilen gerekçe kapsamında incelenerek işlem tesis edilmesi gerektiği açık iken, aksi yaklaşımla, başvurunun reddine ilişkin olarak tesis edilen ... tarihli, ... sayılı işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca; Anayasanın 125'inci maddesi uyarınca kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olan idare tarafından, davacının işlemin seyyanen ödeneğe karşılık gelen parasal hakkı dışındaki doğurduğu mahrum kalınan tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin (Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslar) davacının maaş ve müktesep haklarını önceye göre değiştirmesine yol açan seyyanen ödenek hariç tüm hesaplama hükümleri ve ... tarihli ... sayılı işlemin iptaline, Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarının seyyanen ödeneğe karşılık gelen parasal hakkı dışındaki doğurduğu mahrum kalınan tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine/iadesine, sair istemler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, dava konusu işlemin (Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslar) 5.maddesinin (a) bendi hükmü dolayısıyla verilen seyyanen ödeneğin 31.12.2020 tarihi itibariyle kaldırılmasını öngören kısmının iptali isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden; uyuşmazlığa konu olayda, -mülga- 5590 sayılı Kanun 86. maddesi ile Oda personelinin aylık ücret ve ödenekleri, Bakanlar Kurulunca onaylanacak yönetmelikte gösterileceği düzenlenmiş, bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 13. maddesi ile kadrolu statüde olan personele derece ve kademe aylığı, taban aylığı, kıdem aylığı ve varsa ek gösterge toplamının 2/3'ünü geçmemek üzere, oda ve borsalarda meclislerin kararı ile ek ödenenek ödenebileceği, 14. maddesi ile de, Devlet Memurlarına ödenen özel hizmet tazminatı miktarının iki katını aşmamak şartıyla, brüt özel hizmet tazminatı ödeneceği kurala bağlanmış olup, davalı idare personelinin 2/3 oranında ödenek konusunda Oda Meclisine takdir yetkisi tanınmış iken özel hizmet tazminatı açısından Oda Meclisine ödenip ödenmeme konusunda takdir yetkisi dahi tanınmadığı gibi Oda Meclisi yetkisinin Oda Yönetim Kurullarına devrine ilişkin her hangi bir açık düzenlemeye yer verilmediği, Anayasal ilkeler ve ilgili mevzuat dikkate alındığında, davacının, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında işe başladığı ve niteliği itibari ile kamu personeli olan davacının, Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca parasal haklarının kanun dışında veyahut Kanunun açıkça yetki verdiği Yönetmelik dışında diğer alt düzenleyici işlemlerle düzenlenmesi hukuken mümkün bulunmadığı, bu durumda, Anayasa'nın 128. maddesi hilafına ve Kanunla verilen yetki aşılmak suretiyle tesis edilen İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu'nun 30/12/2020 tarihli toplantısında kabul edilen Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esasları'nın 5. maddesinin (a) bendi hükmünün de iptali gerekirken aksi yönde verilen mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı; Mahkeme kararının, dava konusu işlemlerin iptaline yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden; uyuşmazlığa konu olayda, -mülga- 5590 sayılı Kanun 86. maddesi ile Oda personelinin aylık ücret ve ödenekleri, Bakanlar Kurulunca onaylanacak yönetmelikte gösterileceği düzenlenmiş, bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 13. maddesi ile kadrolu statüde olan personele derece ve kademe aylığı, taban aylığı, kıdem aylığı ve varsa ek gösterge toplamının 2/3'ünü geçmemek üzere, oda ve borsalarda meclislerin kararı ile ek ödenenek ödenebileceği, 14. maddesi ile de, Devlet Memurlarına ödenen özel hizmet tazminatı miktarının iki katını aşmamak şartıyla, brüt özel hizmet tazminatı ödeneceği kurala bağlanmış olup, davalı idare personelinin 2/3 oranında ödenek konusunda Oda Meclisine takdir yetkisi tanınmış iken özel hizmet tazminatı açısından Oda Meclisine ödenip ödenmeme konusunda takdir yetkisi dahi tanınmadığı gibi Oda Meclisi yetkisinin Oda Yönetim Kurullarına devrine ilişkin her hangi bir açık düzenlemeye yer verilmediği, Anayasal ilkeler ve ilgili mevzuat dikkate alındığında, davacının, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında işe başladığı ve niteliği itibari ile kamu personeli olan davacının, Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca parasal haklarının kanun dışında veyahut Kanunun açıkça yetki verdiği Yönetmelik dışında diğer alt düzenleyici işlemlerle düzenlenmesi hukuken mümkün bulunmadığı, bu durumda, Anayasa'nın 128. maddesi hilafına ve Kanunla verilen yetki aşılmak suretiyle tesis edilen İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu'nun 30/12/2020 tarihli toplantısında kabul edilen Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esasları'nın 3. maddesinin a ve b fıkrasının, 4. maddesinin a ve b fıkrasının, 5. maddesinin tamamının, 6. maddesinin a ve b fıkralarında yetki unsuru açısından hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, farklı bir gerekçeyle bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline hükmeden İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönüyle sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin (Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslar) davacının maaş ve müktesep haklarını önceye göre değiştirmesine yol açan seyyanen ödenek hariç tüm hesaplama hükümleri ve ... tarihli ... sayılı işlemin iptaline ve Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarının seyyanen ödeneğe karşılık gelen parasal hakkı dışındaki doğurduğu mahrum kalınan tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine/iadesine, yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine; dava konusu işlemin (Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslar) seyyanen ödenen ödeneğin düzenlendiği 5.maddesinin (a) bendi hükmünün reddine ilişkin kısmına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne, kararın seyyanen ödenen ödeneğin ödenmesinin kaldırılması kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin (Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslar) seyyanen ödenen ödeneğin kaldırılmasının düzenlendiği 5.maddesinin (a) bendi hükmünün iptaline, davacının dava konusu işlemler dolayısıyla mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 18.06.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yeni ücret sisteminde bağlayıcı mevzuat ile birlikte Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının esas alındığı, özel hizmet tazminatının (ÖHT) kaldırılmadığı, zaten ÖHT’ını kaldırma gibi bir yetkilerinin bulunmadığı, ancak; ÖHT oranını, devlet memurlarının ÖHT katsayısının iki katını geçmeyecek şekilde belirleme konusunda takdir haklarının bulunduğu, Oda yönetim kurulu tarafından sadece ÖHT katsayılarının değiştirildiği ve devlet memurlarının ÖHT katsayısının iki katını geçmeyecek şekilde belirlendiği, önceki maaşlarıyla oluşan aradaki farkın da denge tazminatı ödemesi ile giderildiği, Yönetim Kurulunca hazırlanan bütçelerin Oda Meclisince karara bağlandığı, bugüne kadar maaş zam ve ödeneklerinin Yönetim Kurulunca hazırlandığı, işlemde yetki yönünden sakatlık bulunmadığı, kadrolu personel maaşının üstü konumundaki sözleşmeli müdür pozisyonunda çalışanlardan yüksek olduğu, yeni gelen düzenleme ile brüt maaşa değil taban maaşa artış uygulandığı, maaş artışında azalma olduğu, maaşların geriye gitmediği, özel hizmet tazminatının ve 2/3 oranındaki ödeneğin denge tazminatı olarak ödendiği, işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
müdür