<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/2829 E.  ,  2024/3997 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/2829<br>Karar No : 2024/3997 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Ticaret Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, İTO Yönetim Kurulu'nun 30/12/2020 tarihli toplantı kararı ile kabul edilen Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarının 3.maddesinin a ve b fıkralarının, 4.maddesinin a ve b fıkralarının, 5.maddesinin tamamının, 6.maddesinin a ve b fıkralarının, ve bu işlem içeriğinde bahsedilen ... tarihli ... sayılı İTO Meclis toplantısında kabul edilen 2021 Bütçe Talimatının 5.maddesinin iptali ile mahrum kaldığı tüm özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı Oda'nın Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu, personelinin de kamu görevlisi olduğu, Anayasa Mahkemesinin birçok kararında, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasının kapsamına giren kişilerin/kamu görevlilerinin statülerine ve özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği, bu konuların düzenlenmesinin idarenin düzenleyici işlemlerine bırakılmasının Anayasa'ya aykırı olacağı hususu vurgulandığı, diğer taraftan, kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmekte olup, bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturacağı, uyuşmazlığa konu olayda, -mülga- 5590 sayılı Kanun 86. maddesi ile Oda personelinin aylık ücret ve ödenekleri, Bakanlar Kurulunca onaylanacak yönetmelikte gösterileceği düzenlenmiş, bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 13. maddesi ile kadrolu statüde olan personele derece ve kademe aylığı, taban aylığı, kıdem aylığı ve varsa ek gösterge toplamının 2/3'ünü geçmemek üzere, oda ve borsalarda meclislerin kararı ile ek ödenenek ödenebileceği, 14. maddesi ile de, Devlet Memurlarına ödenen özel hizmet tazminatı miktarının iki katını aşmamak şartıyla, brüt özel hizmet tazminatı ödeneceği kurala bağlanmış olup, davalı idare personelinin 2/3 oranında ödenek konusunda Oda Meclisine takdir yetkisi tanınmış iken özel hizmet tazminatı açısından Oda Meclisine ödenip ödenmeme konusunda takdir yetkisi dahi tanınmadığı gibi Oda Meclisi yetkisinin Oda Yönetim Kurullarına devrine ilişkin her hangi bir açık düzenlemeye yer verilmediği, yukarıda anılan Anayasal ilkeler ve ilgili mevzuat dikkate alındığında, davacının, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında işe başladığı ve niteliği itibari ile kamu personeli olan davacının, Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca parasal haklarının kanun dışında veyahut Kanunun açıkça yetki verdiği Yönetmelik dışında diğer alt düzenleyici işlemlerle düzenlenmesi hukuken mümkün bulunmadığı; bu durumda, Anayasa'nın 128. maddesi hilafına ve Kanunla verilen yetki aşılmak suretiyle tesis edilen Oda Meclisinin ... tarih ve ... sayılı 2021 yılı bütçe talimatının 5.maddesinde ve 30/12/2020 tarihli Yönetim Kurulu Kararında ve bu karar doğrultusunda hazırlanan Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarında ( İTO Yönetim Kurulunun’un 30/12/2020 tarihli toplantı kararı ile kabul edilen Yeni Ücret Sistemi Usul ve Esaslarının 3.maddesinin a ve b fıkralarının, 4.maddesinin a ve b fıkralarının, 5.maddesinin tamamının, 6.maddesinin a ve b fıkralarının) yetki unsuru açısından hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve özlük haklarının başvuru tarihinden itibaren ve tahakkuk tarihleri dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yeni ücret sisteminde bağlayıcı mevzuat ile birlikte Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının esas alındığı, özel hizmet tazminatının (ÖHT) kaldırılmadığı, zaten ÖHT’ını kaldırma gibi bir yetkilerinin bulunmadığı, ancak; ÖHT oranını, devlet memurlarının ÖHT katsayısının iki katını geçmeyecek şekilde belirleme konusunda takdir haklarının bulunduğu, Oda yönetim kurulu tarafından sadece ÖHT katsayılarının değiştirildiği ve devlet memurlarının ÖHT katsayısının iki katını geçmeyecek şekilde belirlendiği, önceki maaşlarıyla oluşan aradaki farkın da denge tazminatı ödemesi ile giderildiği, Yönetim Kurulunca hazırlanan bütçelerin Oda Meclisince karara bağlandığı, bugüne kadar maaş zam ve ödeneklerinin Yönetim Kurulunca hazırlandığı, işlemde yetki yönünden sakatlık bulunmadığı, kadrolu personel maaşının üstü konumundaki sözleşmeli müdür pozisyonunda çalışanlardan yüksek olduğu, yeni gelen düzenleme ile brüt maaşa değil taban maaşa artış uygulandığı, maaş artışında azalma olduğu, maaşların geriye gitmediği, özel hizmet tazminatının ve 2/3 oranındaki ödeneğin denge tazminatı olarak ödendiği, işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

müdür