<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/15562 E.  ,  2023/16951 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/15562<br>Karar No : 2023/16951<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve cezanın bulunduğu, 26/05/2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararı öncesinde bir terör örgütünün varlığından bahsedilemeyeceği, bu tarihten önceki faaliyetlerin terör suçlamasına dayanak olamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir nitelikte olmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlâl edildiği, üyesi olduğu sendikanın kapatılması ile örgütlenme özgürlüğünün ihlâl edildiği, örgütlenme özgürlüğünü kullandığı için kamu görevinden çıkarılamayacağı, bir şirkete yapmış olduğu ödemenin kamu görevinden ihracına dayanak olamayacağı, Millî Eğitim Bakanlığı'nın denetimi altında olan bir özel okula çocuğunu göndermesinin tamamen yasal bir faaliyet olduğu, barışçıl nitelikte dini sohbetlere katılmasının din ve vicdan özgürlüğü kapsamında olduğu, aynı suçlama ve faaliyetler kapsamında iki kez cezalandırıldığı, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, bu verilerin usûlüne uygun olarak elde edilmediği, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ilişkin somut bir delilin mevcut olmadığı, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, mahkeme kararında dayanılan bilgi ve belgelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hâkimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, tanık F.Ç.'nin; "...Önceden verdiği ayrıntılı beyanının da doğru olduğunu, sanık ile birlikte FETÖ olarak bilinen örgütün öğretmenler grubunda yer aldıklarını, mütevelli grubu diye bilindiğini, 2015 yılından sonra sanık ile aynı grupta olduklarını, gruplarına C.D. diye birinin sohbet verdiğini, üye oldukları Kardelen Eğitimciler Derneğinin ihtiyaçları için zaman zaman kendilerinden para toplandığını, bu toplanan paraları kendilerinin sanığa verdiklerini, sanığın kasa görevini yaptığını, gelir ve giderleri ayarladığını, bu nedenle bu paraları ona verdiklerini, ayrıca sanığın kendilerinin grubuna gelmeden önce de diğer gruplardan toplanan paraların sanığa verildiğini, toplanan paraların ne şekilde harcandığını bilmediğini..." şeklinde, tanık A.T.'nin; "...Daha önceden verdiği ifadesinin doğru olduğunu, kendisiyle Ödemiş'te bulunan ... Koleji olarak bilinen kolejde yapılan dini konulardaki toplantılarda gördüğünü, bu toplantıların cemaat toplantıları olarak bilindiğini, 2012 yılından sonra sanığı bu toplantılarda gördüğünü, sanığın öğretmenler grubunun kasası olduğunu duyduğunu..." şeklinde, tanık E.B.'nin; "...sanığın 2016 yılında bir dernek kuracaklarını, bu derneğe üye olmasını istediğini ve kendisini üye yaptığını..." şeklinde, tanık E.E.'nin; "...kendisinin katıldığı sohbet toplantılarına sanığın da katıldığını" beyan ettiği, mahkememizde alınan beyanında; sanık ile 17-25 Aralık döneminden önce cemaat olarak bilinen şu anda örgüte dönüşmüş olan FETÖ örgütünün sohbet toplantılarında öğretmenler grubunun müdür yardımcıları grubunda karşılaştıklarını, kendisinin de bu sohbetlere geldiğini, bu sohbetlerin genellikle Kardelen Eğitimciler Derneği olarak bilinen dernekte olduğunu..." şeklinde, tanık M.N.E.'nin; "...Sanığın terör örgütüne müzahir Kardelen Eğitimciler Derneğinin sekreterya ve muhasebe işlerini yaptığını, kendisini 2016 yılında sanığın Kardelen Derneğine üye yaptığını..." şeklinde beyanlarına yer verilmiş olup, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle, temyiz aşamasında davacı tarafından yatırılan temyiz yoluna başvurma harcı, temyiz karar harcı ile posta giderinin mahsubu ile, tahsil edilmeyen bakiye yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

müdür