<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2526 E. , 2024/156 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2526<br>Karar No : 2024/156 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br><br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... <br> VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Holding Anonim Şirketi<br> VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ısrar hükmü yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Holding Anonim Şirketi Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan davacının, başka bir göreve atanmak üzere Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinden alınmasına ilişkin 27/05/2020 tarihli Hazine ve Maliye Bakanı Olur'u işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4046 sayılı Kanun'un 4. maddesinin verdiği yetki uyarınca aynı maddenin (i) bendi kapsamında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Makamının teklifi ve Maliye Bakanının Olur'u ile ... Holding Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü "Genel Müdür" kadrosuna ve Yönetim Kurulu Başkanlığına atanan davacının, 4046 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ilga edilmesi üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ilişkin özel düzenlemeler içeren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 4. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi uyarınca yine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Makamının teklifi ve Hazine ve Maliye Bakanı Olur'u ile bu görevlerinden alındığı, anılan işlemler yönünden yetki tecavüzünün söz konusu olmadığı; öte yandan, davacının bulunduğu makam gereği 1 yıl gibi uzun bir süre aylıksız izne ayrılmasının kurumsal işleyişin aksamasına sebebiyet verebileceği dikkate alındığında, tesis edilen işlemin kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekliliklerine uygun olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davalı idarelerce kullanılan takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının başka bir göreve atanmak üzere Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinden alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Anayasa'nın 104. maddesinde, yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanı'na ait olduğu, üst kademe yöneticilerini atama, görevlerine son verme ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenleneceği kuralının yer aldığı,<br>1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1. maddesinin 3. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, yetkilerinden bir kısmını gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak belirterek astlarına devredebilir. Ancak devrettiği yetkiyi, gerek gördüğünde kendisi de doğrudan kullanabilir." hükmüne yer verildiği,<br>Öte yandan, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3 sayılı Üst Kademe Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2. maddesinin 2. fıkrasında; (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılacağı hükmünün yer aldığı,<br>15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın görevleri başlıklı 353. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde, "Kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri ile denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ve genel müdürlükleri ile ait oldukları kuruluşlardan ayrı olarak özelleştirme programına alınan ve anonim şirkete dönüştürülmelerine gerek görülmeyen müesseselerde, müessese müdürlükleri ve yönetim komitelerine, işletme ve işletme birimlerinde bunların müdürlüklerine yapılacak atamalar ve bu görevlerden alınma işlemlerine ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanına teklifte bulunmak" hükmüne yer verildiği,<br>Yukarıda yer verilen düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2. maddesi uyarınca genel müdürlerin atanmasının ve görevden alınmasının Cumhurbaşkanı'nın kararı ile olacağının açık olduğu,<br>Ancak, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yürürlüğe girmesinden bir müddet sonra 15/07/2018 tarihinde yürürlüğe 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2. maddesinin (h) bendindeki hüküm ile özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların yönetim kurulu başkanı ve üyelikleri ile denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ve genel müdürlüklerine atama ve görevden alma konusunda, özelleştirme idaresi başkanının teklifi üzerine Maliye Bakanının yetkili kılındığı, 4046 sayılı Kanun'un mülga 4. maddesinin (i) bendi hükmüne benzer nitelikte olan ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca genel müdürlerin atanması ve görevden alınmasında Cumhurbaşkanı'nın sahip olduğu yetkinin yine Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Maliye Bakanına devrine ilişkin olan bir düzenleme uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği, bu itibarla dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Öte yandan, I sayılı cetvelde yer alan kadro ve pozisyonlarda yer alanların atanma ve görevden alınmasında teklif söz konusu olmayıp, atama ve görevden alma işlemleri Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan tesis edildiğinden, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 353. maddesinin 2/h bendi hükmünün, Maliye Bakanı'na atama yetkisi tanımadığı, Cumhurbaşkanı'na teklifte bulunmaya ilişkin bir yetki olduğu yönündeki davacı tarafın iddiasının hukuki temelinin de bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2022/3691, K:2022/6743 sayılı kararıyla; ... Holding Anonim Şirketinin, Bakanlar Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsamına alınmış, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yer alan bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu,<br>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ekinde yer alan cetvellerdeki kadro, pozisyon ve görevlerin, bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarını kapsadığı, cetvellerin incelenmesinde genel müdürlerin I sayılı cetvelde, kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyelerinin ise II sayılı cetvelde sayıldığı; Kararname'nin 2. maddesi uyarınca genel müdürlerin atanması ve görevden alınmasının Cumhurbaşkanı kararı ile kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyelerinin atanması ve görevden alınmasının ise Cumhurbaşkanı onayı ile yapılacağı hususunda tereddüt bulunmadığı,<br>4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 353. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendinde yer alan ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görev ve yetkileri arasında sayılan "özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri ile genel müdürlüklerine yapılacak atamalar ve bu görevlerden alınma işlemlerine ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanına teklifte bulunmak" hükmünün, atama usulünün şekil unsuru ile ilgili olduğu, anılan hükümden, sayılan görevlere atamaya ve görevden almaya ilişkin yetkinin Hazine ve Maliye Bakanına ait olduğu veya hükmün, yetkinin Hazine ve Maliye Bakanına devrine ilişkin bir düzenleme olduğu yönünde bir sonuca ulaşılamayacağı gibi bu hükmün 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile sadece Cumhurbaşkanına verilen yetkiyi ortadan kaldırmayacağı,<br>Davacının ... tarih ve ... sayılı Maliye Bakanı Olur'u ile ... Holding Anonim Şirketi Genel Müdürü olarak atanmasının da bu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre Başbakana ait olan atama yetkisinin açık bir yetki devriyle Maliye Bakanına devri sonucu Maliye Bakanı Olur'u ile tesis edilmiş olduğu,<br>Bu durumda; ... Holding Anonim Şirketi'nin 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında sayılan kamu kurum ve kuruluşlarından olduğu, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli I ve II sayılı cetvellerde yer alan kadro ve görevlere yapılacak atama ve görevden almaların ancak Cumhurbaşkanı tarafından yapılacağı, öte yandan davalı İdarece Cumhurbaşkanına ait olan yetkinin Hazine ve Maliye Bakanına devredildiğine ilişkin bir yetki devri belgesinin de dosyaya sunulmamış olması karşısında, davacının başka bir göreve atanmak üzere Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinden alınmasına ilişkin 27/05/2020 tarihli Hazine ve Maliye Bakanı Olur'u işleminde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ısrar kararının ilave gerekçe içermemesinin, hukuka aykırı olduğu; Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Bakanın bu konuda yetkili olmadığı, atama ve görevden alma makamının Cumhurbaşkanı olduğu; 4046 sayılı Kanun döneminde, Başbakanın ... tarih ve ... sayılı yetki devreden Olur'u ile Maliye Bakanına "açıkça" yetki devri yapıldığı, atamasının bu şekilde gerçekleştiği; 4 sayılı CB Kararnamesinin 353. maddesinde Özelleştirme İdaresinin görevlerinin sıralandığı, Özelleştirme İdaresinin, Hazine ve Maliye Bakanına sadece "teklifte bulunma" görevinden hareketle, hükmün lafzında, amacında, sistematiğinde yer almayan bir yetki devri farazî olarak ve yorum ilkeleri ihlâl edilerek işlemin tesis edildiği; bir kimseye, makama teklifte bulunmanın, onun bu konuda yetkili kılınması anlamına gelmeyeceği, dosyaya sunduğu bilimsel mütalâada da belirtildiği üzere, "ağır ve bariz yetki tecavüzü"nün söz konusu olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, davacının 4046 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (i) bendi uyarınca atamasının yapıldığı, anılan hükümde yer alan “Başbakana teklifte bulunmak” ibaresinin atama ve görevden almanın şekli bir unsuru olarak değil, Başbakanın doğrudan yetkilendirilmesi olarak kabul edildiği ve Başbakan'ın da bu yetkisini bir Olur ile Maliye Bakanına devrettiği, Danıştay kararında da bu uygulamanın yani 4046 sayılı Kanunun 4/i maddesi gereğince Başbakanın doğrudan atama ve görevden alma yetkisinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönünde bir ifadenin de yer almadığı; 4046 sayılı Kanun'un söz konusu mülga hükmü ile 4 sayılı CBK'nın 353/2-h. madde hükmünün bire bir aynı olduğu, iki maddenin birebir aynı olmasına rağmen Dairece 4046 sayılı Kanunda yer alan ifade atama ve görevden alma yetkisi olarak kabul edilip, 4 sayılı CBK hükmünün atama usulünün şekil unsuru ile ilgili olduğunun iddia edilmesinin ve gücünü Anayasa'nın 104. maddesinden alan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin kabul edilmemesinin Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini tartışılır hâle getireceği, 3 sayılı CBK'da yer alan düzenlemenin genel hükümler içerdiği, 4 CBK'nın ise özel düzenleme içerdiği ve genel düzenlemeye istisna getirdiği, 3 sayılı CBK'nın, 4 sayılı CBK'dan önceki düzenleme olduğu; davacı iddialarının hukuksal dayanaktan yoksun olduğu,<br>Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, Daire kararında ... Holding Anonim Şirketinin hukuki statüsünün yanlış değerlendirildiği, özelleştirme kapsamına alınmakla bu şirketin 233 sayılı KHK kapsamı dışına çıktığı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 37. maddesi gereğince özelleştirme programına alınan kuruluşların özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, bunlar hakkında varsa kendi kuruluş kanunları ile diğer kanunlarda yer alan bu Kanun'a aykırı hükümler ve 233 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmadığı; Daire yorumunun hatalı olduğu, 4 sayılı CBK'nın 353/2-h. maddesinde adı geçen görevlere yapılacak atamalar ve görevden almalarda 3 sayılı CBK'nın 2. maddesinden ayrı bir usul belirlenmiş olduğu, bozma kararında, davacının genel müdürlük görevine ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerine yapılan atamasındaki usulü ve dayanak mevzuatı hukuka uygun kabul edip, mevzuat değişikliği ile yerine gelen düzenlemeye göre yapılan görevden alma işlemini hukuka uygun bulmamanın çelişkili olduğu, davacının Yönetim Kurulu üyeliğine 2019 yılında yapılan atamasının da 4 sayılı CBK çerçevesinde tesis edilmiş olduğu; <br>Davalılar yanında müdahil ... Holding Anonim Şirketi tarafından, 4046 sayılı Kanun'un Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemindeki karşılığının 4 sayılı CBK olduğu, 4046 sayılı Kanun'un mülga 4. maddesinde "Başbakana teklifte bulunma” ifadesi ile atamaya yetkili amir olarak Başbakan kabul ediliyor ise 4 sayılı CBK'nın 353. maddesinde yer alan “Hazine ve Maliye Bakanına teklifte bulunmak” ifadesi gereği atamaya yetkili makamın Hazine ve Maliye Bakanı olduğunun kabulü gerektiği, Hazine ve Maliye Bakanına 4 sayılı CBK hükmü gereği sahip olduğu atama yetkisi için ayrıca bir yetki devri yapılmasına gerek bulunmadığı savunulmuş, diğer müdahil tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin temyize konu kararının ısrara ilişkin kısmının onanması ve işin esası hakkında temyiz incelemesinin yapılması için dosyanın Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Üye ...'ın "uyuşmazlıkta davaya konu işlemin ısrara konu yetki unsurunun dayanağı olan 4 sayılı CBK'nın 353. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi hükmünün, Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu ve on yedinci fıkraları ile 128. maddesine aykırı olduğu ve anılan CBK maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği" yönündeki (X) oyuna karşılık, 4 sayılı CBK'nın söz konusu hükmünün Anayasa'ya aykırı görülmediğine oyçokluğu ile karar verilerek işin esası incelendi:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Uyuşmazlıkta ısrar kararı, özelleştirme kapsamında bulunan ... Holding Anonim Şirketinde Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan davacının, başka bir göreve atanmak üzere bu görevlerinden alınmasına ilişkin işlemde Hazine ve Maliye Bakanının yetkili olduğuna ilişkindir.<br>Temyizen incelenen kararın ısrara konu kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bu nedenle, temyiz incelemesine konu karar hakkında işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ısrara ilişkin kısmının ONANMASINA,<br> 3. Uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın Danıştay İkinci Dairesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 01/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>KARŞI OY<br>X- Uyuşmazlıkta ısrar kararı, özelleştirme kapsamında bulunan ... Holding Anonim Şirketinde Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan davacının, başka bir göreve atanmak üzere bu görevlerinden alınmasına ilişkin işlemde Hazine ve Maliye Bakanının yetkili olduğuna ilişkindir.<br>Anayasa'nın 104. maddesinin 9. fıkrasında "[Cumhurbaşkanı] Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler." hükmü, 17. fıkrasında ise "Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir." hükmü yer almaktadır.<br>3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1. maddesinde; Kararnamenin, üst kademe kamu yöneticileri ile ilgili usûl ve esaslar ile kamu kurum ve kuruluşlarında atama usûl ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlandığı, Kararname'ye ekli cetvellerdeki kadro, pozisyon ve görevler, bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacağı belirtilmiştir. Anılan CBK'nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, Anayasanın 104. maddesine göre yürütme yetkisinin sahibi olan Cumhurbaşkanı'nın, atamaya yetkili amirlere ait yetkileri haiz olduğu; 2. fıkrasında Kararname'ye ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılacağı, bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılacağı, Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan'ın bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebileceği kuralına yer verilmiştir. Cetvellerin incelenmesinde "genel müdürler"in I sayılı cetvelde, "kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri"nin ise II sayılı cetvelde sayıldığı görülmektedir.<br>Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarih ve E: 2018/120, K: 2023/171 sayılı kararıyla, 3 sayılı CBK'nın 2. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "…(II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile…" ibaresi ve (II) sayılı cetvelde yer alan "I. Hukuk Müşavirleri (Bakanlık Bağlı, İlgili, İlişkili Kuruluşları" ve “Spor Müşavirleri” haricinde kalan kısmı iptal edilmiş olup, bu kararın gerekçesinde ise;<br> "...38. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde benimsenen temel esaslardan biri üst kademe kamu yöneticilerinin bizzat Cumhurbaşkanı tarafından atanmasıdır. Kendilerini atayan Cumhurbaşkanı ile göreve gelmeleri esası benimsenen üst kademe kamu yöneticilerinin Cumhurbaşkanı ile birlikte görev yapıp onunla birlikte görevden gitmeleri yönündeki yaklaşım da bu ilkenin bir sonucudur. Bu bağlamda (3) numaralı CBK’ya ekli (I) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla uyumlu olarak doğrudan Cumhurbaşkanınca atama yapılması öngörülmüştür (AYM, E.2019/111, K.2023/63, 05/04/2023, § 69).<br>39. Bununla birlikte (3) numaralı CBK’nın adından ve “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinden de anlaşılacağı üzere anılan CBK’da sadece üst kademe kamu yöneticilerinin atama usul ve esasları değil, aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşlarında atama usul ve esasları da düzenlenmiştir. Dolayısıyla CBK’ya ekli cetvellerdeki tüm kadro, pozisyon ve görevlerin kategorik olarak üst kademe kamu yöneticiliği sıfatına işaret etmediği görülmektedir (AYM, E.2019/111, K.2023/63, 05/04/2023, § 68).<br>40. Bu bağlamda CBK’ya ekli (II) Sayılı Cetvel’de çeşitli kamu kurumlarının Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri gibi ilgili kurumun hiyerarşik bakımdan üst düzeylerinde görev almaları ve aynı zamanda o hizmet alanıyla ilgili kamu politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında etkin bir otoriteye, yetki ve sorumluluğa sahip olmaları nedeniyle Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği ölçütler çerçevesinde üst kademe kamu yöneticisi olanların yanı sıra, müfettişler, hazine kontrolörleri, Sayıştay savcıları, daimi temsilci yardımcıları gibi üst kademe kamu yöneticisi olmayan kadro, pozisyon ve görevlere de yer verildiği anlaşılmıştır.<br>41. Üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların CBK’yla düzenlenebileceğiyle ilgili olarak tereddüt bulunmamakla birlikte Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca atanma esaslarına ilişkin olarak yapılacak düzenlemenin üst kademe kamu yöneticilerine münhasır olması gerekir. Zira Anayasa koyucu sadece üst kademe kamu yöneticileriyle sınırlı olarak atanma esaslarının belirlenmesi yetkisini Cumhurbaşkanı’na bırakmıştır. Kendilerini atayan Cumhurbaşkanı ile göreve gelme esasına tabi olmayan diğer kamu görevlilerinin atanma esaslarının CBK ile belirlenmesi mümkün değildir. Diğer kamu görevlileri yönünden Anayasa’nın 128. maddesindeki atanma esaslarının kanunla düzenlenmesi güvencesi varlığını devam ettirmektedir. Dolayısıyla üst kademe kamu yöneticilerinin kimler olduğunun Anayasa Mahkemesince tespit edilen kriterler de dikkate alınmak suretiyle CBK’yla açık ve net bir biçimde belirlenmesi diğer kamu görevlilerine sağlanan anayasal güvencelerin zedelenip zedelenmediğinin denetimi bakımından oldukça önem taşımaktadır.<br>42. (3) numaralı CBK incelendiğinde üst kademe kamu yöneticilerinin kimler olduğunun açık bir biçimde düzenlenmediği görülmektedir. Üst kademe kamu yöneticilerinin açık bir biçimde belirtilmesi yerine CBK’ya ekli farklı cetvellerin oluşturulması ve bu cetvellerde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerin farklı kurallara tabi tutulması yönteminin benimsendiği gözlemlenmektedir. Bu cetveller incelendiğinde ise Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği ölçütlere göre üst kademe kamu yöneticisi olan ve olmayanlara birlikte yer verildiği anlaşılmaktadır. Örneğin yukarıda da belirtildiği üzere (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlerin bir kısmı üst kademe kamu yöneticilerine ilişkinken bir kısmı da bu nitelikte değildir. Bu durumda CBK’ya ekli (II) Sayılı Cetvel’in ve cetvelin tabi olduğu hükümlerin üst kademe kamu yöneticisi olmayan kamu görevlilerine özgü olarak mı düzenlendiği dahi tespit edilememektedir. Dava konusu kuralla ilgili olarak anayasallık denetimi yapılmasına imkân vermeyen bu durum Anayasa’nın 2. maddesi kapsamında belirlilik ilkesine aykırıdır.<br>43. Öte yandan, dava konusu kural ile CBK’ya ekli (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılması öngörülmektedir. Kurala göre (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlere doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılamayacak ancak yetkili merciin teklifi üzerine Cumhurbaşkanı onayı ile atama işlemi gerçekleşebilecektir. Dolayısıyla (II) Sayılı Cetvel’de yer alan herhangi bir kadro, pozisyon ve göreve Cumhurbaşkanı’nın onayı ile atama yapılması, öncesinde bu onay işlemine ilişkin bir atama teklifinin bulunmasını zorunlu kılmaktadır.<br>44. Daha önce açıklandığı üzere (3) numaralı CBK’ya ekli (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevleri üstlenenlerin bir kısmının üst kademe kamu yöneticisi olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu kadro, pozisyon ve görevlere atamanın Cumhurbaşkanı kararıyla değil, onayıyla yapılmasını düzenleyen dava konusu kurala göre üst kademe kamu yöneticisi olarak yapılacak atama için Cumhurbaşkanı’nın iradesi yeterli olmayıp birden fazla iradenin aynı sonuca yönelik biçimde açıklanması gerekmektedir. <br>45. Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı belirtilerek bu konuda Cumhurbaşkanı tek başına yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın üst kademe yöneticilerini atama yetkisi bir başka makamın onayına tabi tutulamayacağı gibi bir başka makamın teklifine de bağlı tutulamaz. Bu itibarla kuralla (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlerden üst kademe yöneticisi olanların atamasının Cumhurbaşkanı onayı ile yapılmasının öngörülmesi Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırılık teşkil etmektedir..."<br>ifadelerine yer verilmiştir.<br>4 sayılı "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görevlerinin düzenlendiği 353. maddesinin 2. fıkrasının -dava konusu işlemin yetki unsurunun dayanağı olan- (h) bendinde ise "Kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri ile denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ve genel müdürlükleri ile ait oldukları kuruluşlardan ayrı olarak özelleştirme programına alınan ve anonim şirkete dönüştürülmelerine gerek görülmeyen müesseselerde, müessese müdürlükleri ve yönetim komitelerine, işletme ve işletme birimlerinde bunların müdürlüklerine yapılacak atamalar ve bu görevlerden alınma işlemlerine ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanına teklifte bulunmak." hükmü yer almaktadır.<br>Davacının görevden alındığı özelleştirme kapsamındaki ... Holding Anonim Şirketindeki Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevleri, kuruluşun hiyerarşik bakımdan üst düzey görevleri olması ve aynı zamanda o hizmet alanıyla ilgili kamu politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında etkin bir otoriteye, yetki ve sorumluluğa sahip olmaları nedeniyle Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği ölçütler çerçevesinde üst kademe kamu yöneticilik görevlerinden olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu bağlamda, Anayasa’nın 104. maddesinin 9. fıkrasında, üst kademe kamu yöneticilerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı belirtilerek bu konuda Cumhurbaşkanı tek başına yetkili kılınmış olduğundan ve bu konudaki yetkisini devredebileceğine ilişkin bir hükme de yer verilmediği görüldüğünden, 4 sayılı CBK'nin 353. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi ile getirilen, "kuruluşların yönetim kurulu üyelikleri ile genel müdürlüklerinin görevlerden alınma işlemlerine ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanının yetkili kılınmasına" yönelik normun Anayasa'nın anılan hükmüne aykırı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, özelleştirme kapsamındaki kuruluşların genel müdürlerinin üst kademe kamu yöneticisi olmadığı sonucuna varılması hâlinde de ilgili hüküm yine Anayasa'ya aykırı olmaktadır. Çünkü, üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların CBK'yla düzenleneceğinde tereddüt bulunmamakla birlikte, Anayasa'nın 104. maddesinin dokunuzcu fıkrası uyarınca atanma esaslarına ilişkin olarak yapılacak düzenlemenin üst kademe kamu yöneticilerine münhasır olması zorunludur. Zira Anayasa koyucu sadece üst kademe kamu yöneticileriyle sınırlı olarak atanma esaslarının belirlenmesi yetkisini Cumhurbaşkanına vermiştir. Diğer kamu görevlileri yönünden Anayasa'nın 128. maddesindeki atanma esaslarının yasayla düzenlenmesi güvencesi varlığını sürdürdüğünden, kendilerini atayan Cumhurbaşkanı ile göreve gelme esasına tabi olmayan diğer kamu görevlilerinin atanma esaslarının CBK ile belirlenmesi mümkün değildir.<br>Bu durumda, üst düzey kamu görevlisi statüsünde olmadığı sonucuna varılması hâlinde de Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca münhasıran yasayla düzenlenmesi gereken bir konuda düzenleme yapan 4 sayılı CBK'nın ilgili hükmü Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olmaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlıkta davaya konu işlemin ısrara konu yetki unsurunun dayanağı olan 4 sayılı CBK'nın 353. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi hükmünün, Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu ve on yedinci fıkraları ile 128. maddesine aykırı olduğu ve anılan CBK maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği oyuyla, aksi yoldaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
müdür